Okuduğunuz haber
BELEDİYELERDE BÜTÇE EMANETLERİ HESABININ (ÖDENEMEYEN GİDERLER) HUKUKİ NİTELİĞİ
Anasayfa   /    Mevzuat    /    Belediyelerde Bütçe Emanetleri Hesabının (Ödenemeyen Giderler) Hukuki Niteliği

Belediyelerde Bütçe Emanetleri Hesabının (Ödenemeyen Giderler) Hukuki Niteliği

Mali Mevzuat Haber

MEVZUAT      28 Eylül 2019 - 00:30     187     0

Belediyelerde Bütçe Emanetleri Hesabının (Ödenemeyen Giderler) Hukuki Niteliği

Belediyeler yapmış oldukları hizmetlerin giderlerine ilişkin ödemeleri nakit durumları çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Harcama esnasında ilgili tertipte yeterli ödenek bulması o harcamanın yapılmasına müsaade etse de; vade tarihinde belediye hesaplarında yeterli nakit bulunmaması, hak sahibine ödeme yapılmasını fiilen mümkün kılmamaktadır. Dolayısı ile bu durum, idarenin borçlanmasını gerektirmektedir. Mevzuatta bu konuda kamu idaresi olan belediyeler için muhasebe tekniği bakımında bir düzenleme yapılmıştır.

Buna göre, belediyeler giderleştirdikleri harcamalarına ilişkin ödemelerini vadesi geldiğinde – nakit sıkıntısı veya diğer sebeplerle gerçekleştiremezlerse– alacaklılarına karşı mevcut olan borçlarını ayrı bir hesaba kaydederek bu hesaptaki tutarları belirli bir sıraya göre ödeyecek veya şartlar oluşursa giderleştirmiş olduğu bu borçları tekrar! gelir kaydedecektir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34’üncü maddesinde; ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarların bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınacağı ve ilgilerine bu hesaplardan ödeneceği belirtilmiştir. Bu hesap, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 248’inci maddesine göre “320 Bütçe Emanetleri” hesabıdır.

Nakit yetersizliği ya da diğer sebeplerle ödenemeyen tutarların 320 Bütçe Emanetleri Hesabında izlenebilmesi için anılan Yönetmelik hükümlerine göre bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Buna göre, herhangi bir tutarın bütçe emanetine alınabilmesi için hizmetin yapılmış veya malın teslim edilmiş bulunması, bütün tahakkuk belgelerinin harcama yetkilisine imzalattırılmış ödeme emri belgesi ekinde ödeme yapılmak üzere muhasebe birimine gönderilmiş olması gerekmektedir.

Yine 5018 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesine göre malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilecek ve gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenebilecektir.

Gerek 5018 sayılı Kanunda gerekse Yönetmelikte yer alan hükümlerin borcun vadesine ilişkin olmadığı, daha çok muhasebe tekniği ve takip açısından hükümler içerdiği anlaşılmaktadır. Yani belediyelerce nakit yetersizliği ya da başka sebeplerle ödenemeyip 320 Bütçe Emanetleri Hesabına alınan borçların vadesi kendiliğinden ileri bir tarihe yürümeyecektir. Bunun anlamı, 5018 sayılı Kanunda yer alan hükmün, alacaklıların alacaklarını tahsil bakımından özel hukuktan kaynaklanan haklarını kullanmalarına engel olamayacağıdır. Kanun’da yer alan; malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarların bütçeye gelir kaydedileceği ve gelir kaydedilen tutarların ancak mahkeme kararı üzerine ödenebileceği hükmü ise ödeme yapılabilecek sürenin esasına dokunmakta ve bazı hukuki sonuçlar içermektedir. Öyle ki alacaklı alacağını artık doğrudan belediyeden talep edemeyeceği gibi, kamu görevlilerinin ilgili malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen bütçe emanetlerini mahkeme kararı olmaksızın ödemeleri kamu zararına neden olabilecek ve ilgililerin sorumluluğunu doğurabilecektir.

 

 

YORUM EKLEYİN

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.