Okuduğunuz haber
İPTAL EDİLEN İHALELERDE DAMGA VERGİSİ
Anasayfa   /    Kamu    /    İptal Edilen İhalelerde Damga Vergisi

İptal Edilen İhalelerde Damga Vergisi

İptal Edilen İhalelerde Damga Vergisi

KAMU      20 Temmuz 2019 - 10:57     152     0

İptal Edilen İhalelerde Damga Vergisi

İPTAL EDİLEN KAĞIDIN DAMGA VERGİSİ

 

Dr. Şenol TURUT[1]

Öz

Üzerinden damga vergisi tahakkuk ettirilen ya da ödenen bir kağıt (sözleşme, ihale kararı vb damga vergisine tabi kağıtlar) daha sonra iptal edilirse, tahakkuk eden bu damga vergisinin de ortadan kalkıp kalkmayacağı ya da ödenen damga vergisinin iade edilip edilmeyeceği sorunu gündeme gelmektedir. Uygulamada damga vergisinin kağıda bağlı ve kağıt bazında alınan bir vergi olduğundan hareketle, kağıdın düzenlenmesiyle verginin doğduğu dolayısıyla kağıt iptal edilse dahi verginin ortadan kalkmayacağı görüşü ağırlık kazanmaktadır. Damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, fiili bir durumun meydana gelmesinden ziyade kağıda bağlılıkla izah edildiği gerçeği, iptal edilen kağıdın damga vergisinde olduğu gibi, vergilemede farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Çalışmamızda iptal edilen kağıdın ispat gücü ortadan kalkacağından ya da hükmünden faydalanma imkanı kalmadığından damga vergisine de tabi olamayacağı hususu gündeme getirilerek uygulamaya yeni bir yaklaşım kazandırılması hedeflenmektedir.

Anahtar Sözcükler: damga vergisi, kağıdın iptali, iade

Abstract

If official documents (agreements, bidding papers and other documents subjected to stamp duty), which are stamp duty is accrued or paid on, are cancelled - the problem occurs whether this amount of stamp duty abates or can be refunded. In application, stamp duty is collected in official documents terms and the tax liability occurs when these documents are drawn up so the stamp duty does not abate even the documents are cancelled. The reason of taxation in stamp duty is explained according to official documents instead of actual circumstances. For this reason there are different approaches in taxation likewise on stamp duty in cancelled documents. In our work, we aim to give a new approach in application that cancelled official documents cannot be subjected to stamp duty because cancelled documents does not have conclusiveness and there is no possible benefit on these papers. Key Words: Stamp duty, cancelled official documents, refund,

  1. GİRİŞ :

Bir kağıdın damga vergisine tabi tutulduktan sonra iptal edilmesi halinde tahakkuk eden ya da ödenen damga vergisinin akıbeti bu verginin önemli hususlarından birisidir. İptal edilen kağıdın damga vergisi ile ilgili mevcut bir yasal düzenleme yoktur. Konu daha ziyade Maliye İdaresi ve Yargı ekseninde şekillenmektedir.

Kanaatimizce bu sorunun çözümü öncelikle damga vergisinde vergiyi doğuran olayın doğru tespiti ile mümkün olabilecektir. Gerçektende tüm vergi kanunlarında olduğu gibi damga vergisinde de, vergilendirmenin temellerinin doğru kurulması için vergiyi doğuran olayın doğru olarak tespiti büyük önem arz etmektedir.

Bu nedenle çalışmamızda önce damga vergisinde vergiyi doğuran olay kavramı üzerinde durulmuş daha sonra bu kavram ışığında iptal edilen kağıdın damga vergisinin akıbeti sorunu ele alınmıştır.

  1. DAMGA VERGİSİNDE VERGİYİ DOĞURAN OLAY:
    1. Genel Olarak Vergiyi Doğuran Olay:

Vergiyi doğuran olay, vergilendirme sürecini ya da vergilendirme işlemlerini başlatan temel fiil olup (Kıldiş, 2006), verginin konusu ile mükellefi arasında kanunun aradığı şartların ve ilişkinin meydana gelmesidir (Turgay, 1969,88; Oktar, 2006,105). Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 19. maddesinde yer alan “vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar” hükmü gereği, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesiyle, devlet açısından vergi alacağı, mükellef açısından ise vergi borcu doğar (VUK md.19/2).

Dolayısıyla vergiyi doğuran olayın vuku bulmasıyla, vergi mükellefiyetine ilişkin tüm yükümlülükler de başlar (Arıca, 1989,170). Buna göre konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi temel nitelikleri kanunda belirtilmiş olan soyut bir verginin, yükümlü bakımından belirli ve somut bir borç haline gelebilmesi için vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi gerekir (Karakoç,1996,103). Yine, vergilendirme döneminin saptanması; vergilendirme işleminin tabi olacağı hükümler (Kırbaş,2006,83; Oktar,2006,105); bir kısım şekli ve maddi ödevlerin yerine getirilmesi zorunluluğu; (Özbalcı, VUK,1998,188; Özyer, 2004,79); ceza uygulaması; gecikme faizi (Özyer, 2004,79); tarh zaman aşımı süreleri (Özbalcı,VUK,1998,188; Oktar,2006,105) de vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği zamanı esas alarak belirlenir. Dolayısıyla tüm bu açılardan hayati bir işleve sahip olan vergiyi doğuran olayın, doğru saptanması vergileme açısından büyük önem arz etmektedir.

  1. Damga Vergisinde Vergiyi Doğuran Olay:

Damga Vergisi Kanunu (DVK)’nda vergiyi doğuran olay açısından açık bir hüküm mevcut değildir. Bununla birlikte damga vergisinde vergiyi doğuran olayın tespiti    uygulamadaki yaklaşımlarla ortaya konulmaktadır.

Uygulamada ortaya konulan görüşler özetle şöyledir:

2.2.1. Maliye İdaresinin Görüşü:

Öncelikle belirtelim ki, İdare bir kağıdın damga vergisine konu edilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte sağlanması gerektiği görüşündedir (Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 2008).

  • Düzenlendiği anda herhangi bir hususu ispat ve belli etmek için ibraz edilebilecek belge vasfında olması,
  • Aynı zamanda söz konusu kağıdın 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alması.

İdareye göre, bu vasıflara sahip kağıda ilişkin damga vergisi, bu kağıdın düzenlenip imzalandığı anda doğacaktır. [2] Diğer bir deyişle Maliye İdaresinin yaklaşımına göre, damga vergisinde vergiyi doğuran olay vergiye tabi kağıdın imzalandığı anda meydana gelmektedir.

2.2.2. Yargının Görüşü:

Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, yargı kararlarına kavram olarak Maliye İdaresinin yaklaşımına paralel bir yaklaşım ile yansımaktadır. Nitekim bir Danıştay kararında(Danıştay 7. Dairesi, 2005) vergiyi doğuran olay şu şekilde hüküm bulmuştur: “Damga vergisinde, vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana gelmekte ve sözü edilen Kanunda gösterilen zamanlarda ödenmesi gerekmektedir.” Aynı şablon tanımlamaya yer veren daha bir çok Danıştay kararı (Danıştay 7. Dairesi,17.11.2005 ve Danıştay 7. Dairesi, 14.03.2006) mevcuttur.

Buradan yola çıkıldığında aslında prensip olarak vergiyi doğuran olayı kağıdın yazılıp, imzalanması anına bağlayan Maliye İdaresi görüşünün yargıda da kabul gördüğü gibi bir intiba edinilmektedir. Ancak, yargı kararlarına yansıyan bu temel belirleme örnek olayın hükme bağlanması noktasında farklılaşabilmektedir. Nitekim aşağıda belirteceğimiz iptal edilen kağıdın damga vergisi hususunda olduğu gibi, yargının bu genel belirlemesinin çoğunlukla örnek olayın çözümüne yansımadığı gözlemlenmektedir.

2.2.3. Doktrinde Ortaya Konulan Görüşler:

Yine bazı yazarlara göre vergiye tabi kâğıtların düzenlenmesi (yazılıp imzalanması), damga vergisinde vergiyi doğuran olay olarak değerlendirmekte; damga vergisinin doğabilmesi için düzenlenmiş bir kağıdın varlığı yeterli görülmektedir [3]. Diğer bir deyişle vergiyi doğuran olay işlemin varlığı değil, işleme ilişkin kağıdın düzenlenmesidir (Kıldiş, 2006). Uygulamada bazı yazarlar ise damga vergisinin doğması için, kağıdın yazılıp imzalanması ve bir hususu ispat ya da belli etmek için ibraz edilebilecek nitelikte olması halinde damga vergisini doğuran olayın da meydana geldiğini belirtilmektedir. (Kırman, 1997,12; Değer,2006,46; Karaaslan, Erişim 2010) Buna göre, bu halde kağıtlar hukuken tekemmül etmiş olmakta ve bu kağıtlarda damga vergisi açısından vergi alacağı doğmaktadır. Bu özellikteki kağıtlar hukuk düzeninin tanıdığı, ispat yönünden geçerli belgelerdir. (Değer, 2006, 46)

Bir başka görüş (Bilici, 2007,275-276) ise damga vergisinde vergiyi doğuran olayın gerçekleşebilmesi için; vergiye konu bir kağıdın mevcut olması; bu kağıdın yazılıp imzalanarak veya imza yerine geçen işaret konularak düzenlenmiş bulunması; düzenlenen kağıdın hukuki sonuç doğuracak şekilde ilgili yerlere ibraz edilmesi, şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

2.2.4. Kanaatimiz:

Kağıt üzerine tesis edilmiş bir mükellefiyet şekli olan damga vergisinin kağıdın varlığına yönelmesi doğal kabul edilebilir. Bu açıdan bakıldığında da bir kağıdın imzalı şekilde tanzim edilmiş olması damga vergisinin teşekkülü açısından yeterli sayılabilir.

Ancak, burada damga vergisine tabi olabilecek kağıdın özellikleri gözden kaçırılmamalıdır. Bu noktada öncelikle şu sorunun cevaplanması gerekir. Yasanın ekli (1) sayılı tablosunda tanımlanan kağıtlar her halükarda ve şartta damga vergisinin konusuna girmekte midir? Sorun cevabı yasanın 1. maddesinde yanıtlanmıştır. Maddede yapılan düzenlemeye göre buradaki “kağıtlar” teriminden, “yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler…” anlaşılmalıdır.

Dolayısıyla bir kağıdın damga vergisine konu edilebilmesi için Kanuna ekli 1 sayılı listede yer alması gerekli olmakla birlikte yeterli olmayıp, bu kağıtlar yazılıp imzalanmak suretiyle herhangi bir hususu ispat ve belli etmek üzere ibraz edilebilecek hale geldikleri takdirde verginin konusuna girmektedirler. Bu açıdan bakıldığında verginin doğabilmesi için öncelikle kağıdın herhangi bir hususu ispat ve belli etmek üzere ibraz edilebilecek bir hale gelmesi esastır. Bu hale gelmeyen kağıt verginin konusuna girmeyeceğinden vergiyi doğuran olaydan bahsetmek de kanaatimizce doğru değildir.

Netice olarak damga vergisinde, vergiyi doğuran olayı sırf kağıdın düzenlenmesi kriterine bağlayan görüşleri doğru bulmuyoruz. Zira uygulamaya konulmaksızın iptal edilen kağıttan vergi alınması mantıksızdır. Nasıl ki, iptal edilen bir faturanın gerektirdiği KDV, ÖTV ve kazanç vergilerinin alınması söz konusu olmuyorsa, yürürlüğe konulmaksızın iptal edilen kağıttan da damga vergisi alınmamalıdır.

Esasen sözleşmelerden damga vergisi alınması bir çok yönden sakıncalı olup, özellikle sözleşmeler üzerindeki damga vergisinin kaldırılmasının çok isabetli olacağını düşündüğümüzü bu vesileyle tekrarlamak istiyoruz.

  1. İPTAL EDİLEN KAĞIDIN DAMGA VERGİSİ:

İptal edilen kağıdın damga vergisinin akıbeti uygulamada sıkça tartışmaya konu olmaktadır. Burada en sıklıkla karşılaşılan durum iptal edilen ihale kararları nedeniyle ödenen damga vergilerinin iadesi meselesidir 3. İptal edilen kağıtların damga vergisinin akıbeti hususunda yine uygulamada farklı farklı görüşler ileri sürülmektedir. Aşağıda bu görüşleri kısaca özetledikten sonra konu hakkındaki düşüncemiz aktarılacaktır.

3.1. İptal Edilen Kağıdın Damga Vergisine İlişkin Olarak Uygulamadaki Yaklaşımlar:

3.1. Maliye İdaresinin Görüşü:

Yukarıda belirttiğimiz üzere, İdareye göre, prensip olarak damga vergisinde vergiyi doğuran olay kağıtların düzenlenmesi anında tekemmül etmekte olup, kağıt hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması, kısmen uygulanması, hükmünden yararlanılmaması veya kısmen yararlanılması vergileme açısından bir önem arz etmemektedir. Diğer bir deyişle, imzalanmak suretiyle hukuken tekemmül eden ve verginin konusuna giren bir kağıdın daha sonra hük-

.3 İhale kararlarında damga vergisi hususu için bkz: Şenol TURUT, “İhale Kararlarında Damga Vergisi

Uygulaması” Mali Çözüm Dergisi, 94 (Temmuz-Ağustos 2009),s.155-181

münden yararlanılmaması veya kısmen yararlanılmış olması, o kağıdın bir hususu ispat veya belli edebilecek belge olma vasfını ortadan kaldırmaz. Ayrıca İdare bir gerekçe olarak da, kağıtların sonradan hükmünden yararlanılmaması halinde bu kağıtlar için ödenmiş bulunan verginin iade edileceğine dair Kanunda bir hüküm bulunmamasını göstermektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara VDB, GİB Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı 12.09.2007, GİB Adana VDB’nın 17.01.2008, GİV İVDB’nın 12.04.2006, M.B. Antalya Defterdarlığı 2000)

Buna göre, kağıdın düzenlendiği (örneğin sözleşmenin ya da ihale kararının imzalandığı) anda damga vergisini doğuran olay meydana gelmiş demektir. Bu kağıtların iptal edilerek hükmünden yararlanılmaması, bu kağıtların bir hususu ispat veya belli edilecek belge olma niteliğini ortadan kaldırmayacağından, bu kağıtlara istinaden ödenen damga vergisinin iade edilmesi de mümkün bulunmamaktadır. (GİB, İVDB’nın 10.09.2008 )

Netice olarak, İdareye göre damga vergisine tabi kağıt imzalanmış olmakla doğan damga vergisi kağıdın iptal edilmesinde ortadan kalkmayacaktır.

3.2. Yargının Çelişkili Yaklaşımları:

İptal edilen kağıtların damga vergisi hususunda Yargının kararları istikrar arz etmemektedir. Konuyla ilgili birinci görüş iptal edilen kağıdın damga vergisinin ortadan kalkmayacağı yönündedir. Bu görüş çerçevesinde çözüme kavuşturulan bir uyuşmazlıkta şu hususlara değinilmiştir: (Danıştay 7. Dairesi, 04.04.2000)

  • Damga vergisi, sözleşmenin hukuken tekemmül ettiği; yani, taraflarınca imzalandığı tarihte doğar.
  • İmzalanan bir belgenin damga vergisine tabi olabilmesi için, ayrıca bir hususu ispat ve belli etmek için ibraz edilebilme niteliğine de sahip bulunması gerekmekte ise de; sözleşmenin bu niteliği kazanabilmesi; kullanılması, ibraz edilmesi veya hükmünden yararlanılması koşuluna bağlı değildir; bu nitelik, sözleşmenin hukuken tekemmül ettiği anda mevcuttur.
  • İmzayla doğan damga vergisi sözleşmenin feshi üzerine ortadan kalkmaz.

Bu kararında Danıştay, damga vergisinin doğumu açısından, kağıdın imzasını yeterli görmüş; iptalin damga vergisini ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir.

Bununla birlikte, iptal edilen kağıt nedeniyle damga vergisinin ortadan kaktığı yönündeki ikinci görüş daha çok karara yansımış olup, örnek bir kararda [4] (iade edilen teminat mektubuna ilişkin ödenen damga vergisinin iadesine ilişkin bir uyuşmazlıkta) şu hususlara değinilmiştir:

  • Düzenlenen kağıtların damga vergisine tabi olması için sadece yazılıp imzalanması yeterli olmayıp; aynı zamanda herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilme özelliğine sahip olması gerekir.
  • Düzenlenen kağıt kullanılmayarak iade edildiğinde, artık bir hususu ispat etme niteliğini kaybeder.
  • Bu durumda damga vergisi yükümlülüğünü doğuran bir belge niteliği kalmayan bu kağıt için ödenen damga vergisinin iadesi gerekir.

Görüldüğü üzere, Danıştay bu görüşünde, kağıdın iptal edildiğinde artık bir hususu ispat etme niteliği kalmadığından damga vergisine konu olamayacağını belirtmektedir. Bu görüş özellikle iptal edilen ihale kararlarına ilişkin damga vergisinde istikrarlı bir şekilde yinelenmektedir [5].

3.3. Konu Hakkında Görüşlerimiz :

Yukarıda belirttiğimiz üzere Maliye İdaresi iptal edilen kağıdın damga vergisinin ortadan kalkmayacağı görüşündedir. Yine uygulamada bir çok yazar da Maliye İdaresinin bu yaklaşımı yönünde görüşler ileri sürülmektedir.[6] Yargının konuya ilişkin görüşü istikrar arz etmemektedir. Ancak, özellikle iptal edilen ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin ortadan kalkacağı yönünde istikrarlı bir yargı uygulamasından söz edilebilir.

Bizim kanaatimize göre, iptal edilen kağıdın damga vergisinin akıbetinin tespiti açısından öncelikle damga vergisinde vergiyi doğuran olayın doğru tespiti önem arz etmektedir. Nitekim, yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, Yasanın ekli (1) sayılı tablosunda yer alan bir kağıdın düzenlenmiş bulunması tek başına vergiyi doğuran olayın teşekkül ettiğini göstermemelidir. Dolayısıyla bir kağıdın damga vergisine konu edilebilmesi için hukuki bir durumu ispat edecek nitelikte olması, yani bir hüküm ifade etmesi gerekir. Sadece bu nitelikli bir kağıt verginin konusuna girebilir ve de bu nitelikli bir kağıdın düzenlenmesi vergiyi doğurabilir.

Nitekim istisnai de olsa İdare tarafından verilen bir muktezada (T.C. GİB İVDB , 18.01.2007) şu ifadeler yer almaktadır: “Bu çerçevede, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi kağıtların tanzimi ve imzalanması suretiyle arzu edilen hukuki işlemin teşekkül ve tekemmül etmiş olması şartına bağlı bulunmaktadır. Bu itibarla, damga vergisinde vergi alacağının doğması için, kağıda bağlanmış olan hukuki işlemin eksiksiz olarak tekemmül etmiş olması ve kağıdın bir hususu ispat veya belli etmesi açısından hüküm ifade etme mahiyetini iktisap etmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere, İdare bu muktezasında gerçekten de doğru bir yaklaşım sergileyerek, damga vergisinin doğması için sadece kağıdın düzenlenmesinin yeterli bulunmadığını aynı zamanda taraflarının kağıda yansıttıkları iradelerinin de gerçekleşmiş olması şartının aranması gereğine işaret etmiştir.

Kaldı ki, Yargı kararlarında ağırlıklı olarak son derece doğru biçimde, düzenlenen kağıtların damga vergisine tabi olması için herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilme özelliğine sahip olması gerektiği; dolayısıyla kağıt iptal edildiğinde artık bir hususu ispat etme niteliğini kaybedeceği böylelikle damga vergisinin de ortadan kalkacağı vurgulanmaktadır.

Netice olarak bir kağıda bağlanan işlemin hukuken tekemmülü tamamlanmadığı sürece, bu kağıdın damga vergisi açısından bir hususu belli veya ispat etmek için ibraz edilebilirlik özelliğinin varlığından bahsedilemez. Dolayısıyla sözleşmenin iptal edilmesi, teminat mektubunun iade edilmesi, ihale kararının onaylanmaması veya iptal edilmesi gibi durumlarda bu belgeler bir hususu ispat etmek niteliğini kaybettiğinden ortada damga vergisi yükümlüğünü doğuracak nitelikte bir belge kalmamaktadır. Diğer bir deyişle iptal edilen bir kağıt herhangi bir husus ispat edemeyeceği gibi fiilen de hukuken de yoktur. Var olmayan bu kağıda dayalı bir vergi salınmaması ya da alınan verginin iade edilmesi gerekir.

Burada bir hususu daha ifade etmek gerekir ki, bir aşama kaydedilmiş işlere ilişkin sözleşmenin iptalini bu kapsamda değerlendirmemek gerekir. Bu tür sözleşmeler örneğin uyuşmazlık nedeniyle mahkemeye taşındığında yine bir hususu ispat ya da belli etmek vasfına sahip olduğundan, buradaki damga vergisinin iptaline ya da iadesine gerek bulunmamaktadır.

4. SONUÇ:

Kağıt üzerine tesis edilmiş bir mükellefiyet şekli olan damga vergisinin kağıdın varlığını esas alması doğal kabul edilebilir. Bu açıdan bakıldığında da bir kağıdın imzalı olarak tanzim edilmiş olması uygulamada ağırlıklı olarak damga vergisinin teşekkülü açısından yeterli sayılmaktadır.

Oysa yasaya göre damga vergisi açısından kağıdın varlığı aslolmakla birlikte bu kağıdın bir hususu belli veya ispat etme vasfını taşıması gerekir. Nitekim bir kağıda bağlanan işlem hukuken tamamlanmıyorsa bu kağıdın bir hususu belli veya ispat etme vasfından bahsedilemeyeceğinden, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olay meydana gelmeyecektir. Bu nedenle kanaatimizce burada yasaya ve hakkaniyete uygun çözüm iptal edilen kağıdın damga vergisinin ödenmemesi ya da ödenmiş verginin iadesi şeklinde olmalıdır.

KAYNAKÇA

Aksoy, Şerafettin (1999). Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi. 5. bs. İstanbul: Filiz Kitabevi.

Altun, Muhsin(2002). “İptal Edilen İhale Kararlarına Ait Damga Vergisi İade Edilebilir mi?”

(www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/read_result.asp?file_name=/mevzua t/dergi/makaleler/ 2002033001.htm) (erişim tarihi: 10 Nisan 2010)

Arıca, Mehmet Nadir (1989). Vergi Usul Kanunu. Ankara : [yayl.y].

Aslan, Mehmet (2007). “Kazanıldıktan Sonra İptal Edilen bir İhalede İmzalanan Sözleşme Nedeniyle Ödenen damga vergisinin İadesi Sorunu”

Mali Pusula, (Aralık 2007)

Bilici, Nurettin (2007). Vergi Hukuku. 15. bs. Ankara: Seçkin

Yayıncılık.

Danıştay 7. Dairesi (14.03.2006). E.N. 2005/1076 K.N. 2006/811 sayılı kararı. Ankara

Danıştay 7. Dairesi (04.04.2000). E.N. 1999/2761, K.N. 2000/958 sayılı kararı. Ankara

Danıştay 7. Dairesi (17.11.2005). E.N. 2005/1954 K.N. 2005/2790 sayılı kararı. Ankara

Danıştay 7. Dairesi (30.11.2005) “ E.N. 2002/850 K.N. 2005/3016 sayılı kararı” Vergi Dünyası, 327 (2008) : 185,

Değer, Nuri (2006). En Son Şekliyle Damga Vergisi Uygulaması.

Ankara: Yaklaşım Yayıncılık.

Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı(10.09.2008). B.07.1.GİB.4.34.18.01/2.1.1187.249/9388.3228 sayılı muktezası. İstanbul

         Gelir     İdaresi     Başkanlığı      Adana     Vergi     Dairesi      Başkanlığı

(17.01.2008).B.07.1.GİB.4.01.16.02/ 88 sayılı muktezası. Adana

Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı. B.07.1.GİB.4.06.17.02/DMG sayılı muktezası. Ankara

         Gelir      İdaresi      Başkanlığı      Bursa     Vergi      Dairesi      Başkanlığı

(12.09.2007).B.07.1.GİB.4.16.16.02-320-07-…./1397 sayılı muktezası. Bursa

Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı(12.04.2006). B.07.1.GİB.4.34.18.01/2.1/202.81-3495- 2146 sayılı muktezası. İstanbul

Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı(18.01.2007).

B.07.1.GİB.4.34.18.01/2.1.599.4-1- 228 sayılı muktezası. İstanbul http://www.ant-vdb.gov.tr http://www.avdb.gov.tr http://www.danistay.gov.tr http://www.gib.gov.tr/index http://www.ivdb.gov.tr

Kaneti, Selim (1989). Vergi Hukuku. İstanbul: Filiz Kitabevi.

Karaarslan, Erkan, “Damga Vergisi”. http://www.erkankaraarslan.org/bolum/makale/dosya/ 7.pdf (erişim tari-

hi: 11 Nisan 2010)

Karakoç, Yusuf (1996). “Gelir Vergisinde Vergiyi Doğuran Olay (1)

(Gelirin Elde Edilmesi)” Vergi Dünyası, 181 (Eylül 1996)

Kıldiş,Yusuf (2006). “Türk Vergi Hukukunda Vergiyi Doğuran Olay”

E-Yaklaşım. 33, (Nisan 2006)

Kırbaş, Sadık (2006). Vergi Hukuku. 17. bs. Ankara : Siyasal Kitabevi. Kırman, Ahmet (1997). 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu Şerhi. 2. bs. Ankara : [yayl.y]

Maliye Bakanlığı Antalya Defterdarlığı. B.07.4.DEF.0.34.12/2.10-7219

22.6.2000/4286 sayılı mukltezası. Antalya

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (12.02.2008).

B.07.1.GİB.0.02.62/6202- 2771 sayılı muktezası. Ankara

Oktar, Ateş (2006). Vergi Hukuku. 2. bs. İstanbul : Türkmen Kitabevi

Özbalcı, Yılmaz (1998). Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları.

Ankara: Oluş Yayıncılık.

Özyer, Mehmet Ali (2004). Vergi Usul Kanunu Uygulaması. 3. bs. İstanbul : Hesap Uzmanları Derneği.

Turgay, Recep (1969). Vergi Usul Kanunu ve Tatbikatı. 2. bs. İstanbul : [yayl.y]

Turut, Şenol (2009). “İhale Kararlarında Damga Vergisi Uygulaması”

Mali Çözüm Dergisi, 94 (2009)

 

[1] BDO Vergi Direktörü

 

[2] Bkz: 17 seri nolu DV Genel Tebliğinin II / C bölümü; bu görüş muhtelif muktezalarda da yer bulmaktadır (bkz : M.B.’nin 31.08.1999 tarih ve B.07.0.GEL.0.56/5601-1025/036492 sayılı muktezası; GİB, İstanbul VDB’nın 16.04.2007 B.07.1.GİB.4.34.19.02/VUK-1/231/5-2971 sayılı muktezası h ttp://www.ivdb.gov.tr/Mukteza/2007/usul2007/ 2971.htm )

[3] Nitekim, KANETİ, Damga vergisini doğuran olayın, bu vergiye tabi kağıtların Türkiye’de düzenlenmesi olduğunu belirtmektedir. (KANETİ, 1989, 402); AKSOY da benzer şekilde, vergiyi doğuran olayı, bu belgelerin düzenlenmesi ve imzalanması anına bağlamıştır. (AKSOY, 1999, 382)

[4] Bzk: Dns. 9. D.’nin 22/01/1991 tarih ve E.N. 1989/1470, K.N. 1991/113 sayılı kararı http://www.danistay.gov.tr/kerisim/ ozet.jsp?ozet=metin&dokid=14440)

[5] İptal edilen ihale kararlarına ilişkin ödenen damga vergisinin iade edilmesi gerektiğine ilişkin bazı Danıştay kararları şöyledir: Dns. 7. D.’nin 22/03/1995 tarih ve E.N. 1995/649, K.N. 1995/1183 sayılı kararı http://www.danistay.gov.tr/kerisim/ ozet.jsp?ozet=metin&dokid=11282; Dns. 9. D.’nin 30/05/1996 tarih ve E.N. 1996/623, K.N. 1996/2008 sayılı kararı http://www.danistay.gov.tr/kerisim/ozet.jsp?ozet=metin&dokid=14863; Dns. 9. D.’nin 16/05/1996 tarih ve E.N. 1996/665, K.N. 1996/1761 sayılı kararı

(http://www.danistay.gov.tr/kerisim/ozet.jsp?ozet=metin&dokid=14848)

[6] Nitekim Değer konuyu şu şekilde değerlendirmiştir: “DVK’nun konusunu kağıtların teşkil etmesi, kanunun kağıtların temsil ettiği hukuki işlemlerin zaman içerisindeki seyri değil, işlemin hukuken sağ doğup doğmadığıyla ilgili olduğunun ifadesidir. Bu nedenle damga vergisi doğan, ancak bu vergisi usulüne uygun biçimde ödenmeyen kağıtların terk edilmesi veya kullanılmasından vazgeçilmesi halinde dahi de vergi ve cezanın alınabileceği kanun hükmüdür. Aksi bir uygulama damga vergisinde vergiyi doğrtan olay kavramının ortadan kalmasına yol açacaktır.” (Değer, 2006,45); ALTUN ise şu belirlemeyi yapmaktadır : “Kağıtlar üzerine tesis edilen bir mükellefiyet olan DV uygulaması, temelde bazı ticari işlemler ile borçlar hukuku konusuna giren bir kısım işlemlerin vergilendirilmesine yöneliktir. Ancak vergileme tekniği açısından diğer vergilerden farklı olarak hukuki işlemlerin bizzat kendisinin değil, işlemin dayanağını teşkil eden belgelerin (kağıtlar) vergilendirilmesi esası geçerlidir. Bunun doğal sonucu olarak DVK, arka plandaki hukuki işlemin nasıl, neden ve ne zaman doğduğu ile değil; hukuki işlemin sağ doğmasını sağlayan belgelerle ilgilidir.Dolayısıyla DV’ye tabi bir kağıt düzenlendikten sonra söz konusu kağıdın düzenlenmesine esas teşkil eden işlemin iptal edilmesi halinde, DV’yi doğuran olay ortadan kalkmayacağından; kesilmiş bulunan DV’nin iadesi de mümkün olmayacaktır. Aksi uygulama, DVK’nın 1. maddesindeki DV’nin konusunun kağıtlar olduğu hükmü ile bağdaşmaz.” (ALTUN, 2002); aynı yönde bakınız Mehmet ASLAN, “Kazanıldıktan Sonra İptal Edilen bir İhalede İmzalanan Sözleşme Nedeniyle Ödenen damga vergisinin İadesi Sorunu”, Mali Pusula, Aralık 2007.

 mali çözüm dergisi

 

belediyelerde ihale iptalinde damga vergisi iadesi

 

YORUM EKLEYİN

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.