Okuduğunuz haber
ÜLKEMİZDE İMAR PLANI TÜRLERİ
Anasayfa   /    emlak    /    Ülkemizde İmar Planı Türleri

Ülkemizde İmar Planı Türleri

Mali Mevzuat Haber

EMLAK      20 Temmuz 2019 - 15:56     261     0

Ülkemizde İmar Planı Türleri

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 6. maddesine göre imar planları; nazım imar planı ile uygulama imar planından oluşmaktadır. Bunun yanı sıra tanımsal olarak çevre düzeni planı da İmar Kanununun 5. maddesinde yer almıştır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ise önce mekânsal planları 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planı olarak üçer ayırmaktadır. Yönetmeliğe göre mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanır.

Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluşur.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile İmar Kanunu’nun 6. maddesini birlikte değerlendirdiğimizde mevcut hukuki düzenimiz itibarıyla ana mekânsal planların mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planından; bunlardan imar planlarının ise nazım ve uygulama imar planından oluştuğu sonucuna varırız. Fakat 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesinde hala metropoliten alan plan kavramı yer almaktadır. Dolayısıyla aşağıda açıklayacağımız şekilde bu planları da bir mekânsal plan türü olarak kabul etmek gerekir.

1)   Metropoliten Alan Planları

2)   Mekânsal Strateji Planları

3)   Çevre Düzeni Planları

4)   İmar Planları

a) Nazım İmar Planları

b) Uygulama İmar Planları

Ayrıca diğer kanunlarla çeşitli plan türleri ihdas edilmiştir. Bunlardan bazıları turizm amaçlı planlar, ıslah imar planı, koruma amaçlı imar planı, köy yerleşme planıdır.

1. Metropoliten Alan Planları

Aslında metropoliten alan planları, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde mekânsal planlar arasında sayılmamıştır. Keza İmar Kanunu da metropoliten alan planlarını planlama kademeleri arasında saymamaktadır. Bununla birlikte İmar Kanununun 9. maddesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına “birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten alan planlarını” yapma yetkisi vermektedir.

Metropoliten alan planları, İmar Kanunu’nun 9. maddesinde bir plan türü olarak sayılmasına rağmen Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde bu planlardan bahsedilmemiştir. Zaten 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasına 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’la eklenen (d) bendine göre arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur.

Metropoliten alan, “yüksek yoğunluklu büyük bir merkez ile onu çevreleyen ve onunla sıkı günlük ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkisi olan farklı büyüklükteki kentsel ve kırsal yerleşmelerden oluşan ve gelişmiş bir toplumun yaşadığı alan” olarak tanımlanabilir[1].

Metropoliten planlama kavramının ortaya çıkışının iki temel sebebi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, 1960’lı yıllarda ülke planlama, bölge planlama ve metropoliten planlama kavramlarının planlama literatürümüze girmesidir. İkinci olarak metropoliten planlama, birden fazla belediyeyi içerisine alan büyük kentlerde belediyeler arasında planlama yönünden ortaya çıkan koordinasyon eksikliğinden kaynaklanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu döneminde nazım imar planları ile giderilmeye çalışılan belediyeler arası koordinasyon meselesi, 6785 sayılı İmar Kanunu döneminde metropoliten alan planları ile halledilmeye çalışılmıştır. Zaten, (o tarihteki) İmar ve İskân Bakanlığı tarafından yapılacak planlamalar için nazım plan büroları kurulması da bunun göstergesidir.

Türkiye’de metropoliten alan planları ile ilgili ilk çalışmalar; 1960 yılında İmar ve İskân Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Marmara Bölge Planlama Örgütünün yaptığı Doğu Marmara Bölgesi ön planı çalışmaları ile başlamıştır. 1965 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’de nazım plan büroları kurulması için karar alınmış, 1966 yılında Büyük İstanbul Nazım Plan Bürosu, 1968’de İzmir Nazım Plan Bürosu, 1969’da Ankara Nazım Plan Bürosu çalışmalarına başlamıştır. İlerleyen yıllarda metropol olabileceği tahmin edilen Bursa, Elazığ, Samsun, Erzurum, Adana gibi kentler için de metropoliten planlama çalışmaları başlatılmıştır.

Uygulamada birlik sağlamak ve büyükşehirlerin meselelerini metropoliten kuruluşlar yoluyla çözümlemek amacıyla 1972 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile İmar ve İskân Bakanlığı’nın başkanlığında, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Turizm ve Tanıtma Bakanlıklarından oluşan “Bakanlıklararası İmar Koordinasyon Kurulu” kurulmuştur. Bu kurulun görevi; İstanbul, Ankara, İzmir ve metropol niteliğindeki kentlerin yerleşme, ulaşım, doğal ve yapısal değerlerinin korunması vb. konularda yapılacak planlama-uygulama-yatırım karar ve tedbirlerine ilişkin işbirliğini sağlamak ve metropoliten yönetimler sağlamak için gerekli hazırlık çalışmalarını yapmaktı[2].

3030 sayılı İmar Kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte büyükşehirlerde nazım imar planı yapma yetkisi büyükşehir belediyelerine verilmiş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kurulan nazım imar plan büroları ise büyükşehir belediyelerine devredilmiştir. Kanunun geçici 1. maddesi ile Büyük İstanbul, Ankara ve İzmir Nazım Plan Bürosu teşkilatları ilgili büyükşehir belediyelerine devredilmiştir.

Uygulamada metropoliten alan planları, nazım imar planı olarak hazırlanmasına rağmen mevzuatımızda metropoliten alan planları, kapsam ve ölçek bakımından bölge planları ile çevre düzeni planları arasında bir planlama kademesi olarak görülmektedir[3]. Örneğin 4856 sayılı Kanuna 4864 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 6. maddeye göre kalkınma, bölge ve metropoliten imar planlarına uygun olarak yapılan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ve bunlara ait değişikliklerle ilgili olarak, 08.05.2003 tarihinden önce onaylanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına intikal ettirilmiş bulunan planlarla ilgili iş ve işlemler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tamamlanarak onaylanır. Bu hükümden anlaşılması gereken şudur ki metropoliten imar planları bölge planları ile çevre düzeni planları arasında yer alan bir planlama kademesidir.

Ancak, burada şu hususu da gözden kaçırmamak gerekir: Yukarıda bahsedilen Geçici 6. maddede çevre düzeni planlarının 1/25.000 ölçekli olduğu belirtilmiştir. Fakat 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesine göre çevre düzeni planlarının ölçeği 1/50.000 ve 1/100.000’dir. Metropoliten alan planlarının da 1/100.000 ölçekli olduğu dikkate alınırsa aradaki ölçek farkının planlama hiyerarşisine imkân tanımayacak durumda olduğu görülecektir. Bu yüzden bazı yazarlar metropoliten alan planları ile çevre düzeni planlarının aynı şey olduğunu ifade etmektedirler[4].

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesinin (b) fıkrası ile büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırlarında 1/5.000 ve 1/25.000 ölçek arasındaki nazım imar planlarını yapma yetkisi büyükşehir belediyelerine verilmiş ise de bu belediyelerce hazırlanacak 1/25000 ölçekte planlar metropoliten alan planları değildir. Ölçeği ne olursa olsun 7/b maddesindeki planlar, nazım imar planlarıdır[5].

2. Mekânsal Strateji Planları

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre mekânsal strateji planları; ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekânsal düzeyde ilişkilendiren, bölge planlarının ekonomik ve sosyal potansiyel, hedef ve stratejileri ile ulaşım ilişkileri ve fiziksel eşiklerini de dikkate alarak değerlendiren, yer altı ve yer üstü kaynakların ekonomiye kazandırılmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine, yerleşmeler, ulaşım sistemi ile kentsel, sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekânsal stratejileri belirleyen, sektörlere ilişkin mekânsal politika ve stratejiler arasında ilişkiyi kuran, 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde şematik ve grafik dil kullanılarak hazırlanan, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilen, sektörel ve tematik paftalar ve raporu ile bütün olan planlardır.

3. Çevre Düzeni Planları

Çevre düzeni planı kavramına ilk kez 3194 sayılı İmar Kanununda yer verilmiştir. Kanunun 5. maddesinde çevre düzeni planı “Ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan” olarak tanımlanmıştır.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde ise “Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan” şeklinde tanımlanmıştır.

Şekil 1– Çevre Düzeni Planı Paftası Örneği

Bu plan türü Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik’te ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan olarak tanımlanmıştır.

4. Nazım İmar Planları

İmar Kanunu’nun 5. maddesindeki tanıma göre nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hâlihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği de nazım imar planlarını “Ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekânsal düzeyde ilişkilendiren, bölge planlarının ekonomik ve sosyal potansiyel, hedef ve stratejileri ile ulaşım ilişkileri ve fiziksel eşiklerini de dikkate alarak değerlendiren, yer altı ve yer üstü kaynakların ekonomiye kazandırılmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine, yerleşmeler, ulaşım sistemi ile kentsel, sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekânsal stratejileri belirleyen, sektörlere ilişkin mekânsal politika ve stratejiler arasında ilişkiyi kuran, 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde şematik ve grafik dil kullanılarak hazırlanan, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilen, sektörel ve tematik paftalar ve raporu ile bütün olan plan” şeklinde tanımlamıştır.

Nazım imar planları, genel nitelikte planlardır. Bu planlarda, çeşitli arazi kullanım kararları ile yerleşme alanlarını belirleyen sınırlar şematik olarak gösterildiğinden, bu planlar üzerinden plan mikyası ile ölçü alınamaz, yer tespiti ve uygulama yapılamaz.

Uygulamanın (inşaat ruhsatı verilmesi gibi) yapılabilmesi için 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının ve bu plana uygun olarak parselasyon işlemlerinin tamamlanması gerekir. Sadece nazım imar planına dayanılarak inşaat ruhsatı verilemeyeceği gibi, uygulama imar planı yapılmamış alanlarda sadece nazım imar planına dayanılarak tevhit-ifraz, parselasyon, terk, ihdas gibi işlemler yapılamaz.

Şekil 2 Nazım İmar Planı Paftası Örneği

Bu planların, üst ölçekli plan olan çevre düzeni planlarına uygun olması gerekir. Örneğin çevre düzeni planında “doğal karakteri korunacak yer” olarak ayrılmış bulunan bir yer, nazım imar planında konut ya da sanayi alanına ayrılamaz.

Bu planlar için belirlenmiş bir ölçek yoktur. Kentin büyüklüğüne göre 1/2000, 1/5.000, 1/10.000, 1/25.000 ölçekli olabilir. Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 2. maddesine göre nazım imar planlarının 1/2000 veya 1/5.000 ölçekli olarak düzenlenmesi gerekir. Buna karşılık 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/b madde-sinde büyükşehir belediyeleri tarafından hazırlanacak nazım imar planlarının 1/5.000 ila 1/25.000 ölçek arasında olacağı ifade edilmiştir. İller Bankası tarafından hazırlanan Teknik Şartlaşmada ise nazım imar planlarının ölçeği; 1/2000, 1/5.000, 1/10.000, 1/25.000, 1/50.000 olarak belirlenmiştir.

Bir planın nazım imar planı olarak kabul edilebilmesi için, adının mutlaka nazım imar planı olması gerekmez. Asıl önemli olan planın adı değil niteliğidir. Başka bir anlatımla, bir plan nazım imar planı niteliklerini taşıyor ise ismi nazım imar planı olmasa bile nazım imar planı olarak kabul edilmesi gerekir.

5. Uygulama İmar Planları

İmar Kanununa göre uygulama imar planı; onaylı hâlihazır haritalar üzerine çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlardır.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği uygulama imar planlarını “Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı hâlihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı” olarak tanımlamıştır.

Şekil 3– Uygulama İmar Planı Paftası Örneği

Uygulama imar planları 1/1.000 ölçekli olarak hazırlanır.

Uygulama imar planları sınırlarının gerektiğinde nazım planlar üzerinde gösterilmiş olması gerekir.

Bir bölgede inşaat ruhsatı verilebilmesi için, nazım imar planına uygun olarak uygulama imar planının yapılması, sonrasında ise ayırma/birleştirme ya da parselasyon yapılarak uygulama imar planına uygun imar parsellerinin oluşturulması gerekir.

[1]              Ersoy, Melih (2006) İmar Mevzuatımızda Planlama Kademeleri ve Üst Ölçekli Planlama Sorunu, s: 4

[2]              Keleş, Ruşen (2000) Kentleşme Politikası, s: 361

[3]              Ersoy, Melih (2006) İmar Mevzuatımızda Planlama Kademeleri ve Üst Ölçekli Planlama Sorunu, s: 5

[4]              Yıldız, Ferruh (2009) İmar Bilgisi, s: 71

[5]Altıntaş, Yusuf (2007) İmar Planlarında Yetki Kuralları ve Danıştay Kararları Örneğinde; Planlamada Karşılaşılan Yetki Sorunları ile Çözüm Yolları, s: 109

 

Suat ŞİMŞEK-Daire Başkanı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü

 

gayrimenkulmevzuati.com

 

belediye nedir

YORUM EKLEYİN

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.