Soru - Cevap - Platform  2

Belediyeler, sahip oldukları taşınmazları 2886 sayılı Kanun kapsamında kiraya vermektedirler. Ayrıca bir kamu tüzel kişisi olan belediyeler, genel hükümler yanında, kamu hizmeti sunmalarının gereği olarak idare hukukunun kendilerine sağladığı kolaylıklardan da yararlanmaktadırlar. Ancak idare hukuku alanı kamu idarelerine her zaman kolaylıklar sunmamakta, bazen sıkı şekil şartları ya da esasa ilişkin zorlukları da barındırmaktadır.

Belediyece kiraya verilmiş olan taşınmazların kiracılık hakkının devrini, önce kira süresinin sona ermemiş olmadığı durum için daha sonra işgal durumu için ele alacağız.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; “Genel bütçeye dâhil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” hükmü yer almaktadır.

Dolayısı ile hükümden anlaşılacağı üzere belediyeler taşınmazların sadece kiraya verme işlemlerini değil, Kanunda hüküm bulunan hususlar için kira sözleşme uygulama sürecini de bu Kanuna göre yürüteceklerdir.

Anılan Kanun’un “Sözleşmenin devri” başıklı 66’ncı maddesinde: “Sözleşme, ita amirinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir. Ancak, devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır. İzinsiz devir yapılması halinde, sözleşme bozulur ve müteahhit veya müşteri hakkında 62 nci madde hükümleri uygulanır.” ifadesine yer verilmiştir.

2886 sayılı Kanunun uygulanması bakımından belediyelerde ita amiri belediye başkanı olduğundan, kira sözleşmelerinin süreci içinde kiracı tarafından bir başkasına devri ancak belediye başkanının yazılı oluru ile olabilecektir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, sözleşme devredilecek kişinin ve gerçekleştireceği faaliyetinin, ilk ihalede belirtilen şartları taşıması gerektiğidir. Örneğin mali yeterlilik kriteri belirlendiyse ya da taşınmaz ancak fırın olarak işletilmek üzere kiraya verildiyse ya da teminat şartı ön görüldüyse, sözleşmeyi devralacak kişinin bu şartları yerine getirmesi gerekir.

Ayrıca konuya ilişkin olarak; Danıştay 12. Dairesinin Esas : 2001/301 Karar : 2001/728 No.lu Kararında: “2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre kiraya verilen gayri menkullerin kira sürelerinin 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerine göre uzatıldığı, devir işlemlerinin çoğunun 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 66 ıncı maddesi hükmü uyarınca belediye başkanlarının yazılı izinleri ile yapıldığı dolayısıyla bu konuda bir usulsüzlük bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığından itirazların kabulü ile içişleri bakanı tarafından soruşturma izni verilmesine ilişkin 14.11.2000 gün ve 2000/656 sayılı kararın kaldırılmasına 22.03.2001 gününde 2-a maddesinden oy çokluğu ile karar verildi.” hükmüne yer verilmiştir.

Danıştay Kararından ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere belediyelerin, ihale sureti ile kiraya verdikleri taşınmazların kiracılık hakkının devrine izin verebilecekleri düşünülmektedir.

Kira sözleşme süresi dolan, yani ecrimsil ödemek sureti ile işgalli olarak sürdürülen taşınmaz kullanım durumlarında, taşınmazın zilyedliği, artık herhangi bir meşru hakka dayalı olarak sürdürmediğinden, ortada devredilecek bir sözleşmede bulunmamaktadır.

Ancak 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde “Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir.”  hükmü yer aldığından, konu hakkında kira sözleşmesindeki özel hükümler de önem taşımaktadır. Bu hükümler sözleşmeden sözleşmeye göre değişiklik göstereceğinden, cevabımızda değerlendirme dışı bırakılarak, genel itibariyle sözleşme süresi dolan kiralamalarda, sözleşme yenilenmedikçe devrin mümkün olmayacağı söylenebilecektir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, özel hükümlerin ihale sürecinde tüm istekliler tarafından bilinmiyor olması durumunda, yani ihale gerçekleştikten sonra sözleşme ile özel hükümler belirlenmiş olması durumunda, bu durum ihalede verilecek teklifleri ve dolayısıyla kira bedelini etkileyebileceğinden denetimlerde eleştiri konusu yapılabilecektir,

görüşündeyiz…