|
ÖZET: Başvuru, %90 ve üzeri engelli bireyler için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyeti ile alınacak araçların kullanım koşullarına ilişkindir. Başvuran, anneannesinin %90 engelli olduğunu ve kendisinin bu araca erişim sağlamak istediğini, ancak mevcut düzenlemeler nedeniyle aracın kullanımında kısıtlamalarla karşılaştığını belirtmiştir. Bu kısıtlamaların kaldırılmasını talep etmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, ÖTV muafiyeti kapsamında edinilen araçların engelli bireyler tarafından bizzat kullanılması gerektiğini, aksi takdirde istisna şartlarının ihlal edileceğini ifade etmiştir. Ayrıca, engelli bireylerin araçlarını kullanabilmesi için belirli ailevi ve ekonomik koşulların sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü de, engelli araçlarının kullanımına ilişkin düzenlemelerin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlendiğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, %90 ve üzeri engelli bireylerin araçlarını doğrudan kullanabilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu bağlamda, başvurucunun durumu göz önünde bulundurularak, ilgili belgelerin kişisel ve ekonomik durumlarına uygun şekilde revize edilmesi önerilmiştir. Bu düzenlemelerin, engelli bireylerin haklarının korunması açısından önem taşıdığı ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/870-S.24.1449
BAŞVURU NO : 2023/19078
KARAR TARİHİ : 26.01.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : %90 ve üzeri engelli kişiler için ÖTV muafiyeti ile alınacak araçların kullanım şartları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, % 90 oranında engelli olan anneannesine kendisinin baktığını, hastane ve diğer ihtiyaçları için anneannesi adına ÖTV indirimli engelli aracı almak istediğini, fakat 2023 yılında alınan bir karar ile indirimli aracı engellinin torunu olarak kendisinin kullanamadığını, mevzuattaki bu kısıtlamanın mağdur olmasına neden olduğunu iddia etmiş olup, bahse konu kısıtlamanın kaldırılması için gerekli düzenlemenin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz talebine istinaden Gelir İdaresi Başkanlığının – – ile – – – – sayılı cevabi yazılarda özetle; 2.1. Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin, (II/C/1.5) bölümünün son paragrafında, istisna kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın, engelli kişi tarafından bizzat kullanılması gerektiği, taşıtın zorunlu sebepler dışında, engelli tarafından bizzat kullanılmadığının tespiti durumunda, istisna şartlarının ihlal edildiğinin kabul edileceği ve ilk iktisapta ödenmeyen
ÖTV’nin, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte malûl veya engelliden aranacağı, taşıtın ilk iktisabında yaptırılan hareket ettirici aksamın, sonradan söküldüğünün tespit edilmesi halinde de aynı yönde işlem tesis edileceğibelirtilerek, 4760 sayılı ÖTV Kanununun (7/2) maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği,
2.2.Anılan Kanunun (7/2-a) maddesinde yer alan istisnadan faydalanmak üzere engellilik derecesi
%90 veya daha fazla olan malûl veya engelliler bakımından, istisnaya konu taşıtın bizzat kullanılmasının, engelli kişinin taşıtı bizzat kullanmasının mümkün olmaması halinde sürekli olarak mezkûr istisnadan yararlanan engellinin bariz bir şekilde istifadesine sunulması, (7/2-b)
maddesinde yer alan istisnadan faydalanmak üzere engellilik derecesi %90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler bakımından, istisnaya konu taşıtın bizzat kullanılması mümkün olmaması durumunda mezkûr istisnadan yararlanan engellinin istifadesine sunulmasının şart olduğu, 2.3. Mezkur Kanunun (7/2-a) ve (7/2-b) maddesinde yer alan istisnadan yararlanılan taşıtlar bakımından istifadesine sunulmasından anlaşılması gerekeninasıl olarak istisnadan yararlanan malûl veya engellinin bizzat taşıtta bulunması olduğu, istisnadan yararlanan malûl veya engellinin taşıtta bulunduğu durumlar haricinde ise, istisnadan yararlananın istifadesine sunulmasını teminen söz konusu taşıtların; taşıt sahibi engelli kişinin eşi, aynı il sınırlarında ikamet eden birinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ile kardeşleri veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından yine sadece istisnadan yararlananın istifadesine sunulması şartıyla kullanılabileceği, bu durumlar dışındaki kullanımların suistimal olarak değerlendirilebileceği, kimlerin birinci derecede bulunduklarına ilişkin olarak 4721 sayılı Türk
Medeni Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, 2.4. Bununla birlikte, mezkûr Kanunun 10 uncu maddesinde, özel tüketim vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenebileceği, diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığının bu Kanunda yer alan istisna ve muafiyetlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğunun hüküm altına alınmış olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 4 üncü kısmının “Tescil Plakaları” başlıklı 4 üncü bölümünde “Nitelik ve Ölçüleri” başlığı altında bulunan 53 üncü maddesinin (c) ve (ç)
bentlerinde, bazı araçların tescilinde aranması gereken belgelere ilişkin yer alan düzenlemelerin ise
4760 sayılı ÖTV Kanununda yer alan istisnaya ilişkin uygulamaya esas teşkil etmeyeceği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Kurumumuz talebine istinaden bu defa Emniyet Genel Müdürlüğünün – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde ise özetle;Konuyla ilgili olarak; Karayolları
Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde engelli araçlarının kullanımına ilişkin düzenlemeler yer alsa da 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun ÖTV istisnasından faydalanılarak edinilen araçların kullanımına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verildiği, ayrıca gümrük muafiyetinden yararlanılarak ithal edilmek suretiyle edinilen engelli araçlar için bu yetkinin 29/9/2009 tarihli ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yürürlüğe giren
4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın 46 ila 54, 56
ila 58, 80 ila 83, 104, 105, 107, 110, 111 ve 134’üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan Gümrük
Muafiyeti Tebliği kapsamında Ticaret Bakanlığında olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret
Bakanlığı tarafından belirlenen şerhler ile Türkiye Noterler Birliğince aracın tescil kayıtlarına işlendiği, trafik denetleme birimleri ise gerçekleştirdikleri denetimlerde engelli araçlarının bu
şerhler doğrultusunda yetkili kişilerce kullanılıp kullanılmadığı hususunu kontrol ederek yetkisiz kullanım durumunda bahsi geçen Bakanlıklara bildirimde bulunduğu belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri”başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2.“Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında;“Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.4. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında;“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.
Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 5.Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;“Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 5.2. “Tanımlar” başlıklı2nci maddesinde;“İşbu Sözleşme’nin amaçları açısından;…“Makul düzenleme”, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve düzenlemeleri ifade eder…”, 5.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde;”1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı … (b)Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve
uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; … taahhüt eder.”, 5.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır: …”, 5.5. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu
Sözleşmeye Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir…”, 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;
6.1 “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;“Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve
özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde;“Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın j bendinde;“Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.3. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır.
Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 6.4.“Topluma dâhil olma” başlıklı 4/B maddesinde; “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir.Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun;
7.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu
Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 7.2.“Kurumun görevi” başlıklı5incimaddesininbirincifıkrasında;“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun, 8.1. “Diğer istisnalar” başlıklı 7 inci maddesinin 2. fıkrasında;“(II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan; a) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli
200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11
G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından, b) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3 ’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi %90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, c) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli
200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11
G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,…vergiden müstesnadır…Birinci fıkranın; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri ile (6) numaralı bendinde yer alan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarın 100 lirayı aşmayan kesirleri dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu şekilde tespit edilen tutarı %50’sine kadar artırmaya yetkilidir.”,
8.2. “İstisnaların sınırı ve yetki” başlıklı10’uncu maddesinde; “1. Özel tüketim vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır. 2. Maliye Bakanlığı, bu
Kanunda yer alan istisna ve muafiyetlerin uygulanması ile verginin tecilinde alınacak teminatların türü ve miktarları ile tecil edilen verginin terkinine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”, 9. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Nitelik ve Ölçüleri” başlıklı 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;“(Değişik fıkra:RG-17/4/2015-29329) Engellilere ait araçların trafik tescil
kuruluşlarınca tescil işlemlerinin yapılmasısırasında:
a) Bizzat kullanım amacıyla engelliler tarafından ithaledilen özel tertibatlı otomobiller ile motosikletlerin tescil belgelerine ve bilgisayar kayıtlarına, “Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.”şeklinde şerh konulur.
b) Engelliler tarafından ithal edilen özel tertibatlı minibüslerin tescil belgelerine ve bilgisayar kayıtlarına “Araç sahibinin eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, kiralanması ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.”şeklinde şerh konulur.
c) Engellilik derecesi % 90’ın altında olan engelliler tarafından bizzat kullanılmak amacıylaözel tertibatlı araçların Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak yurt içinden ilk iktisabında tescil belgelerine, “İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, “Özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.” şeklinde şerh konulur. Herhangi bir engeli bulunmayan kişilerin kullanımına uygun olarak üretilmiş olan aracın teknik donanımlarında hiçbir değişiklik yapılmadan, engelli kişinin sağlık raporunda belirtilen tertibatın ilave aparatlarla taktırılmış olması halinde, bu araç araç sahibinin eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından da kullanılabilir. Aracın engelli veya bu kişiler tarafından her iki şekilde de kullanılabileceğinin yetkili kurum ve kuruluşlarca belgelendirilmesişarttır.
ç) Özel tertibatı olmayıp, engellilik derecesi % 90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından
Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak bizzat ithal edilen araçların tescil belgelerine ve bilgisayar kayıtlarına, “Araç sahibi engelli kişinin eşi, kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, beş yıl içerisinde Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi
yasaktır.”şeklinde şerh konulur. Ayrıca ithalaraçların gümrük şahadetnamelerinde, yukarıda belirtilen şerh dışında varsa diğer şerhler de tescil belgesine işlenir.
…
e) Özel tertibatı olmayıp, engellilik derecesi % 90 ve üzeri olan engelliler tarafından Özel
Tüketim Vergisinden muaf olarak yurt içinden satın alınıp ilk iktisabı yapılan araçların tescil belgelerine “İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi yasaktır.” şeklinde şerh konulur.
f) Engellilere ait yurt dışından ithal edilmiş olan özel tertibatlı araçların Yönetmelikte izin verilen kişiler dışında başkaları tarafından kullanıldığının tespiti halinde; araç trafikten men edilerek bu hususta düzenlenecek bir tutanakla mer’i mevzuat çerçevesinde işlem yapılmak üzere Gümrük ve
Ticaret Bakanlığının ilgili birimlerine intikal ettirilir.”, 10. Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin
“Engelli araçlarınıntescili” başlıklı 16’ncı maddesinde; “(1) Engellilere ait araçların tescili, araç sahibinin engellilik derecesini gösterir sağlık raporu, ilgili vergi dairesi müdürlüğü tarafından düzenlenen özel tüketim vergisi istisnası uygulandığına dair özel tüketim vergisi ödeme belgesi ve araçların tescili için gerekli diğer belgeler esas alınarak yapılır. (2) Araçların engelliler tarafından ithal edildiği durumlarda, trafik şahadetnamelerinde yer alan şerhler aracın tescil kayıtlarına işlenir. (3) Engelliler tarafından ithal edilen araçlar gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri ödenmeden engelli olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz. Ancak bu araçların ilgili gümrük müdürlüğünün izni dahilinde engelli kişilere veya mirasçılarına ödünç verilmesi, kiralanması, devri veya satışında gümrük vergisinin ödenmesi şartı aranmaz. (4) Araçların engelliler tarafından yurtiçinden ilk iktisabında; a) Özel tertibatlı araçların, engelliler tarafından bizzat kullanılmak amacıyla özel tüketim vergisinden müstesna olarak yurt içinden ilk iktisabında, tescil kayıtlarına “İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe özel tüketim vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde sözleşme ile devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.”şeklindeşerhişlenir. b) Herhangi bir engeli bulunmayan kişilerin kullanımına uygun olarak imal edilmiş olan aracınteknik donanımlarında hiçbir değişiklik yapılmadan, engelli kişinin sağlık raporunda belirtilen tertibatın ilave aparatlarla taktırılmış olması halinde bu aracın tescil kayıtlarına yukarıdaki (a)
bendinde yer alan şerhin yanı sıra, “Araç sahibinin eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından da kullanılabilir.” şeklinde şerh işlenir. Aracın engelli veya bu kişiler tarafından her iki şekilde de kullanılabileceğinin yetkili kurum veya kuruluş tarafından belgelendirilmesi şarttır. c) Aracın sürülmesine yönelik özel tertibatı olmayan ve engellilik derecesi %90 ve üzeri olan engelliler tarafından özel tüketim vergisinden müstesna olarak yurt içinden ilk iktisabı yapılan taşıtların tescilkayıtlarına “İlk iktisap tarihinden itibaren beşyıl geçmedikçe özel tüketim vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde sözleşme ile devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi yasaktır.”şeklindeşerhişlenir. (5) Daha önce tescili yapılmış olan araçların, engellilik derecesi
%90’ın altında olması halinde özel tertibat yapılmak şartıyla; engellilik derecesi %90 ve üzerinde olması halinde ise özel tertibat yapılmaksızın engelliler adına tescili yapılabilir. (6) Özel tertibatlı
araçların tadilat veya montaj belgelerinde yer alan tertibat kodu tescil kayıtlarınaişlenir. (7)
Zihinsel engellilere ait araçların tescili için, veli ya da vasileri tarafından araç nedeniyle doğabilecek hukuki ve cezai sorumlulukları kabul ettiklerine dair noterde düzenlenmiş taahhütnamenin tescil anında verilmesi zorunludur. (8) Özel tüketim vergisi istisnası ile edinilen araç tescil edilmeden önce, istisnadan yararlandırılan engelli kişinin ölümü halinde tescil işlemi aracın vergisi ödenmek suretiyle yapılabilir. (9)Tüzel kişi adına kayıtlı araçların engelli kullanımına tahsis edilmesi ve engelli kullanımına uygun tertibat takıldığının belgelendirilmesi şartıyla kullanım şekli “engelli aracı” olarak tescil edilebilir.” 11. 18/4/2015 tarihli ve 29330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II)
Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin “II-İstisnalar ve Vergi İndirimi” başlıklı bölümünün
“C-DİĞER İSTİSNALAR” kısmının; 11.1. “1.2. Engellilik Derecesi %90 veya Üzerinde Olanların Taşıt Alımlarında İstisna” alt başlığında; “1.2.1. Taşıtta Tadilat Aranmayan İstisna Uygulaması, Özel Tüketim Vergisi
Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin, …engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. Bu istisnadan yararlanmak için, taşıtın özel tertibatlı olması ve malul veya engellinin taşıtı bizzat kullanması şartı aranmaz.1.2.2.
Taşıtta Tadilat Aranan İstisna Uygulaması, Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendiyle, Kanuna ekli (II) sayılı listede ..
vergilendirilen;… engellilik durumlarının taşıtları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu, yetkili sağlık kurumundan alınmış engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den istisna edilmiştir. Taşıtta, ilk iktisaptan önce tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptırılması zorunludur.(II) sayılı … ilk iktisabında bu istisnadan yararlanılamaz… Mezkûr istisnadan, yalnızca engellilik durumları sürücü olmalarını engelleyecek nitelikte olan, sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanması gerektiğini ve engellilik derecesinin %90 veya üzeri olduğunu engelli sağlık kurulu raporu ile belgeleyen malul veya engelliler yararlanabilir.1.3. Engellilik Derecesi %90’ın Altında
Olanların Taşıt Alımlarında İstisna, Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (c) alt bendi uyarınca, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin,…bizzat kullanmak amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul veya engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. İstisnadan yararlanmak için taşıtın, özel tertibatlı olması ve malul veya engelli tarafından bizzat kullanılabilecek durumda olması şarttır.” 11.2.“1.5 Ortak Hususlar” alt başlığının son fıkrasında;“İstisna kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın, engelli kişi tarafından bizzat kullanılması; engelli kişinin taşıtı bizzat kullanmasının mümkün olmaması halinde ise sürekli olarak istifadesine sunulması gerekmektedir. Taşıtın, zorunlu sebepler dışında, engelli tarafından bizzat kullanılmadığının veya engellinin taşıtı bizzat kullanamayacak durumda olması halinde taşıtın bariz bir şekilde engellinin istifadesine sunulmadığının tespiti halinde, istisna şartlarının ihlal edildiği kabul edilir ve ilk iktisapta ödenmeyen ÖTV, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte malul veya engelliden aranır.
Ayrıca, taşıtın ilk iktisabında yaptırılan hareket ettirici aksamın, sonradan söküldüğünün tespit edilmesi halinde de aynı yönde işlem tesis edilir. Söz konusu durumlara ilişkin tespitlerin, ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra yapılması halinde, ilk iktisapta ödenmeyen ÖTV ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesis edilmeyeceği açıktır.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, % 90 oranında engelli olan anneannesine kendisinin baktığını, hastane ve diğer ihtiyaçları için anneannesi adına ÖTV indirimli engelli aracı almak istediğini, fakat 2023 yılında alınan bir karar ile indirimli aracı engellinin torunu olarak kendisinin kullanamadığını, mevzuattaki bu kısıtlamanın mağdur olmasına neden olduğunu iddia etmiş olup, bahse konu kısıtlamanın kaldırılması için gerekli düzenlemenin yapılmasını talep etmiştir.
14. Bilindiği üzere, toplumun bedensel ve zihinsel yönden güçsüz ve başkalarına bağımlı şekilde hayatını devam ettirebilen engelli bireyler hukukun öncelikli konusu olup, özel olarak korunmaları anayasa ve yasalarda açıkça güvence altına alınmaktadır. Nitekim T.C. Anayasasının 5, 10, 41 ve 61. maddeleri ile 5378 sayılı Engelli Hakları Kanunu, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” gözetilerek düzenlemeler yapılmıştır.
15. Bununla birlikte, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinin
“Giriş”bölümünde “engellilik durumunun”, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşitbireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşmede engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
16. Anılan Sözleşmenin “Bağımsız yaşama ve topluma dâhil olma”başlıklı19. maddesinde yer alan hükümler ve taraf devletlerin bağımsız yaşam hakkı adına sağlayacaklarını taahhüt ettikleri
önlemler ise bir anlamda, engelli bireyler için hedeflenen pozitif ayrımcılık eylemlerinin benimsenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesinin 27
Ekim 2017 tarihinde yayınladığı “Bağımsız Yaşama ve Topluma Dâhil Olma Hakkında Genel
Yorum (No. 5)” metninde, “Taraf Devletler, engelli aile üyelerinin bağımsız yaşama ve topluluğa dâhil olma haklarını gerçekleştirmeleri konusundaailesinde engelli birey olan herkesi desteklemelidir” denilmiştir.
17. Ayrıca, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun“Genel Esaslar” başlıklı 4. maddesinde
“engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması, engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri için erişilebilirliğin sağlanması… esastır” hükmüne yer verilmiş olup, Kanunun diğer ilgili maddelerinde de engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.
18. Dolayısıyla, ilgili mevzuat hükümlerinde,engellilerin haklarını korumak adına idarelerin gerekli koruyucu-destekleyici tedbirleri alması ve engellilik durumundan kaynaklanan erişilebilirlik taleplerinin karşılanabilmesi için uygun düzenlemeleri yapması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Bununla birlikte, Avrupa İstihdam Stratejisine uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisinde,özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların önündeki manilerin kaldırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiştir.
19. İlgili mevzuat hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde somut başvuru konusu incelendiğinde; engellilik oranı %90 veya üzerinde olan yetişkin engelliler ile Çocuklar İçin Özel
Gereksinim Raporunda (ÇÖZGER) “Özel Koşul Gereksinimi Vardır (ÖKGV)” ibaresi bulunan 18 yaş altı engellilerin ÖTV istisnasından yararlanabileceği, engellilik oranı %90’ın altında olan engellilerden ise engelli sağlık kurulu raporunda “Sadece hareket ettirici aksamda özel tertibatlı taşıt kullanması gerekir” değerlendirmesi bulunanlardan, ilk iktisabı yapılacak taşıtın hareket ettirici aksamında (debriyaj pedalı, fren pedalı, gaz pedalı ve/veya vites kolunda) tadilat yaptırılmasını gerektirecek nitelikte engeli olan kişilerin ÖTV istisnasından yararlanabileceği mevzuatta düzenlenmiştir.
20. Engelli kişilerin ÖTV’den muaf olarak iktisap ettikleri araçların hangi hallerde ve kimler tarafından kullanılabileceğine ilişkin hususlar, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki (a) ilâ (f) bentlerinde düzenlenmiş olup, bahse konu fıkranın (ç)
bendinde; özel tertibatı olmayıp engellilik derecesi % 90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından ÖTV’den muaf olarak bizzat ithal edilen araçların; araç sahibi engelli kişinin eşi, kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunluluğu getirilmiş iken, aynı fıkranın (e) bendinde ise özel tertibatı olmayıp engellilik derecesi
% 90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından ÖTV’den muaf olarak yurt içinden alınan araçların araç sahibi dışında birisi tarafından kullanılması konusunda herhangi bir kısıtlayıcı hüküm getirilmediği, nitekim aynı fıkranın (f) bendinde de sadece (ç) bendine atfen yurt dışından bizzat ithal edilen araçların ilgili bentte yazılı kişiler dışında kullanıldığının tespiti halinde mevzuat çerçevesinde işlem yapılmak üzere Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bildirimde bulunulacağının
hüküm altına alındığı, böylelikle (e) bendi kapsamında yurt içinden iktisap edilen ÖTV’siz araçların kimler tarafından kullanılabileceği noktasında herhangi bir kısıtlamanın olmadığı belirtilmiştir.
21. Öte yandan, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun “İstisnaların sınırı ve yetki” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında, özel tüketim vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği, ikinci fıkrasında ise vergi istisna ve muafiyetlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin Maliye Bakanlığına verildiği belirtilmiş, ilgili vergi dairelerinin de bu yetki kapsamında engellilerden ÖTV’siz araç iktisabında gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri (taahhütname, vb) talep ettikleri anlaşılmıştır.
22. Diğer taraftan, ilgili idarelerin yazı cevaplarına göre; engelliler için ÖTV’siz araç iktisabına imkân veren kanuni düzenlemenin asıl amacının, söz konusu taşıtları engellilerin “doğrudan” istifadesine sunmak olduğu yönündeki değerlendirme ile bu değerlendirmeyi destekler mahiyetteki Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin “II-İstisnalar ve
Vergi İndirimi” başlıklı bölümünün “C-DİĞER İSTİSNALAR” başlıklı kısmının 1.5 “Ortak
Hususlar” alt başlığının son fıkrasındaki;“İstisna kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın, engelli kişi tarafından bizzat kullanılması; engelli kişinin taşıtı bizzat kullanmasının mümkün olmaması halinde ise sürekli olarak istifadesine sunulması gerekmektedir. Taşıtın, zorunlu sebepler dışında, engelli tarafından bizzat kullanılmadığının veya engellinin taşıtı bizzat kullanamayacak durumda olması halinde taşıtın bariz bir şekilde engellinin istifadesine sunulmadığının tespiti halinde, istisna şartlarının ihlal edildiği kabul edilir…” şeklindeki düzenleme doğrultusunda yaşanan suistimalleri önlemek için vergi dairelerinin engellilerden bazı belgeler (taahhütname, vb)
talep etmesinin doğru bir uygulama olduğu, bununla birlikte söz konusu ÖTV’siz araçların doğrudan engellilerin istifadesine sunulmasını sağlamak için Kanunun verdiği yetkiyle tüm engellilerden alınan taahhütnamelerde standart içerik kullanılarak söz konusu araçları sadece aynı ilde engelliyle belirli derecede kan veya sıhrî yönden “yakınlığı olanların” ya da “istihdam edilmiş şoförlerinin” kullanabileceğini kabul etmek, o il sınırlarında veya hiçbir yerde idarenin istediği derecede kan/sıhri yakını bulunmayan ve ekonomik imkânsızlıkları sebebiyle sürekli şoför istihdam imkânı da olmayan engelliler bakımından bu hakkın kullanımını tamamen işlevsiz bırakabilmektedir.
23. Bu itibarla, bahse konu hakkın % 90 ve üzeri engelli olan kişiler arasında Anayasadaki “eşitlik ilkesi”ne de uygun şekilde kullanılabilmesini teminen; her engellinin tıbbi, ailevi ve ekonomik durumunu resmi bilgi ve belgelerle ortaya koyması halinde gerektiğinde taahhütname içeriklerinin engellinin kişisel ve ekonomik durumuna göre “revize” edilmesi ve böylece elinde olmayan sebeplerle bu hakkı kullanamayan engellilerin mağduriyetlerinin giderilmesi zaruri görülmekte olup, tüm engellilerden tek tip (matbu içerikli) taahhütname alınması yönündeki mevcut uygulamanın, aynı ilde talep edilen yakınlıkta akrabası bulunmayan veya ekonomik zorluklar sebebiyle şoför istihdam edemeyen ve bu fiili durumu Kurumumuza şikâyet olarak ileten başvurucu ve benzer durumdaki engelliler bakımından hakkaniyete aykırı bir işlem olduğu, söz konusu işlemin bu haliyle hakkın özünü sınırlayıcı ve kişisel farklılıkları dikkate almayan bir uygulamaya sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, % 90 ve üzeri engelli olan kişilerin ilgili mevzuat hükümlerine göre doğrudan istifadelerine sunulmak üzere Özel Tüketim Vergisinden muaf şekilde motorlu taşıt iktisap edebilmelerini ve başka kişiler aracılığıyla da bu taşıtları kullanabilmelerini teminen; ilgili idarelerce talep edilen belgelerin (taahhütname,vb.) gerekmesi halinde her engellinin kişisel ve ekonomik durumuna uygun şekilde “revize” edilmesi ve böylece engellilik oranı dışındaki ailevi veya ekonomik kriterleri karşılayamadığı için bu hakkı kullanamayan engellilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli düzenlemelerin ivedilikle yapılması ve başvurucunun somut durumu dikkate alınarak konunnun yeniden değerlendirilmesi hususunda GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Gelir İdaresi Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi