ÖZET: Başvuran, Seferihisar Belediyesi’ne ait 10/1 numaralı bağımsız bölüm için yapılan 704,16 TL tutarındaki çevre temizlik vergisi tarhiyatının iptalini talep etmektedir. Başvuran, 10 numaralı meskenin su aboneliği olduğunu, ancak 10/1 numaralı bölümde su aboneliği bulunmadığını belirtmekte ve bu nedenle su ihtiyacını 10 numaralı konuttan karşıladıklarını ifade etmektedir. İlgili idare, 10/1 numaralı bölüm için çevre temizlik vergisinin tahakkuk ettirilmesinin yasal gerekçesini, bu bölümde su aboneliği olmamasına dayandırmaktadır. Ancak, başvuranın iddiaları doğrultusunda, iki bağımsız bölümün ortak su kullandığı ve başka bir su kaynağının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Seferihisar Belediyesi’nin açıklamaları ve ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan incelemeler sonucunda, 10/1 numaralı bağımsız bölüm için ayrıca çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44. maddesi gereğince, su ihtiyacını belediye su şebekesi haricinde karşılayan konutlar için çevre temizlik vergisi hesaplanırken, su aboneliği olan konutların vergi mükellefiyeti esas alınmaktadır. Bu durumda, başvuranın 10/1 numaralı mesken için yapılan tarhiyatın iptali yönünde bir karar alınması gerektiği değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi doğrultusunda, Seferihisar Belediyesi’ne 10/1 numaralı mesken için yapılan tahakkukun iptali ve mağduriyetin giderilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu kararın uygulanması için ilgili idarenin, belirtilen süre içinde gerekli işlemleri tamamlaması gerekmektedir.

İdare tarafından düzeltme talebinin dikkate alınmadığını, 10/1 numaralı ayrı bir bağımsız bölüm olduğu ve burada su aboneliği olmadığı için tarhiyat yapıldığının ifade edildiğini, 2

Ancak zemin kat 10 numaralı meskenin 48 m olduğunu ve ikamet ihtiyacını karşılamadığını bu nedenle birinci kat 10/1 numaralı bağımsız meskeni de (dublex mesken gibi) birlikte kullandıklarını, Söz konusu 10/1 numaralı meskende tüketilen suyu su kuyusundan veya artezyenden karşılamadıklarını, su şebekesine kaçak bağlantı yapılarak da su temin etmediklerini, 10 numaralı meskenine bağlı olan suyu kullandıklarını, İlgili adreste idare tarafından gerekli denetimler yapılarak tüm binanın ailesi tarafından kullanıldığının tespit edilebileceğini, İki katlı binada tüketilen suyun yalnızca ailesi tarafından tüketildiği dikkate alınmadığını ve

İZSU tarafından tahakkuk ettirilerek tahsil olunan su + ÇTV+ diğer hizmet bedellerinin yok sayılarak cezalı tarhiyat yapılmasının mağduriyete neden olduğunu belirterek; 704,16 TL tutarındaki tarhiyatın iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkında idareden bilgi ve belge talep edilmiş olup Seferihisar

Belediye Başkanlığının 21/01/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44 üncü maddesinde belediye sınırları

ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine tabi olduğu,

2.2) Konutlara ait çevre temizlik vergisinin su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp

başına tahakkuk ettirilir ibaresine dayanarak Sk. No:10 da bulunan meskeninin çevre temizlik vergisini İZSU aboneliği ile birlikte öderken yine Sk. No:10/1’de bulunan bağımsız bölümün su aboneliği olmadığından 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44 üncü maddesindeki “Belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, yukarıdaki tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenecek derecesi üzerinden hesaplanır.” hükmü gereğince tahakkuk ettirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

3) Gelir İdaresi Başkanlığının 07/05/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında;

3.1) Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik

hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabi bulundukları, 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44 üncü maddesinde belirtilen

“Çevre temizlik hizmeti” ifadesinden binalarda kullanılan suyun tüketimi değil konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalarda yeme, içme, kullanma, büro ve benzeri faaliyetler sonucu veya park ve piknik alanları gibi yerlerde oluşan ve çevrenin kirlenmesine neden olan her türlü çevresel atıkların, çevre ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin önlenmesi için düzenli bir şekilde toplanması, taşınması, geri kazanılması, düzenli depolanması ve bertarafı suretiyle çevreye ve insan sağlığına zararsız hale getirilmesi ve bu suretle ekonomiye katkı sağlama işlemlerinin tümünün veya birkaçının anlaşılması gerektiği,

3.2) Çevre temizlik vergisinin mükellefi her ne sıfatla ve şekilde olursa olsun binaları

kullananlar olduğundan, söz konusu verginin binaları kullananlar tarafından ödenmesi gerektiği, konutlara ait çevre temizlik vergisi, su tüketim miktarı esas alınarak hesaplanır, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayılır ve su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edilir. Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlardaki çevre temizlik vergisi ise su ve kanalizasyon idarelerince tahsil edilir. Kullandıkları konuta ait su aboneliği bulunanlar, adlarına su bedeli ile birlikte tahakkuk edecek çevre temizlik vergisini de ödemekle yükümlü bulunmaktadırlar. Belediyenin çevre temizlik hizmetinden yararlanan ancak, su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinde karşılayan konutlar ile işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar için; mükellefler tarafından binanın kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren

30 gün içinde bildirim verilmesi ve verginin 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44 üncü

maddesinde yer alan tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenen derecesine intibak ettirilmek suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve emlak vergisi (birinci taksiti Mart, Nisan ve

Mayıs aylarında, ikinci taksitinin ise Kasım ayı sonuna kadar) taksit dönemlerinde ödenmesi gerekmektedir.

3.3) Bahsi geçen taşınmaz her ne kadar dubleks mesken gibi kullanılmakta ise de 10 numaralı

ve 10/1 numaralı iki ayrı bağımsız bölüm olduğu anlaşıldığı, 10 numaralı taşınmazda bulunan mevcut su aboneliğinin, tek sayaç takılarak ortak abonelik tesisi şeklinde değerlendirilmesi halinde, 10/1 numaralı bağımsız bölüm için ayrıca çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği, buna ilişkin tespitin İZSU tarafından yapılması gerektiği, ancak söz konusu aboneliğin yalnızca 10 numaralı bağımsız bölüm için tesis edilmiş olması halinde ise 10/1 numaralı bağımsız bölümün kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde bildirim verilmesi ve çevre temizlik vergisinin 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44 üncü maddesinde yer alan tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenen derecesine intibak ettirilmek suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.

4) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün 20/05/2020 tarihli

ve sayılı yazısında;

4.1) 2872 sayılı Çevre Kanunun 11 inci maddesi gereğince; “Büyükşehir belediyeleri ve

belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. ” hükmü yer almaktadır. Bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin; atıksu altyapı yönetimleri, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından belirlenmesi ve uygulanmasına yönelik olarak Atıksu

Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve

Esaslara İlişkin Yönetmelik 27/10/2010 tarihli ve 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı,

4.2) Yönetmeliğin 12 nci maddesi 1 inci fıkrasında “Her bir abone için toplam sistem

maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler.” hükmü çerçevesinde Yönetmeliğin 4 üncü maddesi 1 inci fıkrası (e) bendinde de belirtildiği üzere büyükşehir belediyeleri, diğer belediyeler ve belediye birlikleri olarak tanımlanan evsel atık idareleri tarafından aboneler ile karşılıklı hizmet sözleşmesi yapılması ile ücretin tahsil edilmesi gerektiği, Yönetmelik gereğince ücretin su faturaları üzerinden tahsil edilmesi amacıyla ilçe belediye meclislerinde alınan kararların büyükşehir belediye meclisinde de Yönetmeliğin 23 üncü maddesinde belirtilen şekilde değerlendirilmesi gerektiği,

4.3) Ayrıca Yönetmeliğin 8 inci maddesi 1 inci fıkrasında da evsel katı atık idarelerinin

görevlerinin tanımlandığı, buna göre evsel katı atık hizmetlerine ilişkin tarifeleri belirlemek ve evsel katı atık ücretini toplamak evsel katı atık idarelerinin görevleri arasında yer almakta olup büyükşehir belediyesinin evsel katı atık idaresi olarak tanımlandığı,

4.4) Yönetmeliğin 18’inci maddesi 1’inci fıkrasında “Evsel katı atık hizmetleri için

ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esasları kullanılır.” hükmü kapsamında tam maliyet esaslı tarifeler belirlenmektedir. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır.” kapsamında belediye meclisince tam maliyet esaslı atıksu ve evsel katı atık tarife ücretl eri kararı alındığı,

4.5) Evsel katı atık hizmetlerinin sürdürülebilir bir şekilde yapılabilmesi amacıyla tariflerin

belirlenmesinde; toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması, tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi, atıksu ve evsel katı atık hizmetlerinden tahsil edilen ücretlerin de ilgili hizmetler dışında kullanılmamasının esas olduğu, evsel katı atık idarelerinin toplam sistem maliyetinin hesaplanmasına; toplama, taşıma, aktarma ger kazanım (kompost, yakma gibi )

bertaraf (düzenli depolama sahasının kurulması, işletilmesi, kapatılması, kapatma sonrası bakım ve gözetim) ve satış kalemlerinin esas alındığı bu bağlamda Yönetmelik gereği, evsel katı atık idareleri tarafından toplam sistem maliyeti hesaplaması yapılırken verilen hizmet kalemlerinin dikkate alınması ve bu kapsamda belirlenecek ücretin tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

5) İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresinin 01/06/2020 tarihli sayılı cevabi yazısında;

5.1) Cumhuriyet Mahallesi Sokak No:10 adresinde başvuran adına no.lu

abonelik kaydının bulunduğu, No: 10/1 adresinde ise herhangi bir abonelik kaydının olmadığı,

5.2) aboneliğe su veren seri no.lu tek sayaçtan 10 ve 10/1 no.lu bağımsız

bölümlerin ortak su kullandığının tespit edildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü

maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”

6.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

7) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

8) 26/05/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun “Çevre temizlik vergisi”

başlıklı mükerrer 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir.”, üçüncü fıkrasında; “Verginin mükellefi, binaları kullananlardır. Mükellefiyet binanın kullanımı ile başlar.” , altıncı fıkrasında; “Belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, yukarıdaki tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenecek derecesi üzerinden hesaplanır.”, yedinci fıkrasında; “Su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisi, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayılır. Bu suretle tahakkuk eden vergi, su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edilir.

Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlardaki çevre temizlik vergisi ise 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı

Kanun hükümlerine göre kurulan su ve kanalizasyon idarelerince tahsil edilir.”, dokuzuncu fıkrasında; “Su ve kanalizasyon idareleri büyük şehir dahilindeki her ilçe veya ilk kademe belediyesinin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan konutlara ilişkin olarak tahsil ettiği çevre temizlik vergisi ile bu verginin süresinde ödenmemesi nedeniyle tahsil ettiği gecikme zammının yüzde seksenini tahsilatı takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar bir bildirim ile ilgili belediyeye bildirerek aynı süre içinde öder. Tahsil edilen vergi ve gecikme zammının yüzde yirmisini ise münhasıran çöp imha tesislerinin kuruluş ve işletmelerinde kullanılmak üzere büyük şehir belediyesinin hesabına tahsilatı takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar aktarır. Büyük şehir belediye sınırları içinde bulunan belediyelerin kendileri tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisinin yüzde yirmisi aynı esaslar çerçevesinde büyük şehir belediyelerine aktarılır.”, onuncu fıkrasında; “Tahsil ettiği vergiyi veya gecikme zammını yukarıda belirtilen süre içinde ilgili belediyeye yatırmayan idarelerden, bu tutarlar

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme

zammı tatbik edilerek tahsil edilir.”

9) 09/08/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunun “İzin alma, arıtma ve bertaraf etme

yükümlülüğü” başlıklı 11 inci maddesinin 11 inci fıkrasına göre; “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.”

10) 27/10/2010 tarihli ve 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde

Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin Hizmet Sözleşmesi başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Her bir abone için toplam sistem maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler. (2)

Sözleşme, abonenin ve/veya atık üreticisinin hangi hizmetlerden yararlandığını ve hangi tarife türü üzerinden ücretlendirileceğini tanımlar.”

10.1) “Evsel katı atık tarife türleri” başlıklı 20 nci maddesinde; “(1) Evsel katı atık

hizmetleri atık miktarı belirleme yöntemine göre aşağıda sayılan iki farklı tarife türü üzerinden

ücretlendirilebilir:

a) 18 inci maddede belirtilen yöntemlere göre hesaplanmış ve değişken ücretlerden oluşan tarife, b) Kirleten öder ilkesi dikkate alınarak ve 18 inci maddede belirtilen yöntemlere göre idareler tarafından hesaplanmış ve üretilen atık miktarını atık üreticilerinin etkileyemediği sabit tarifeler.

(2) Evsel katı atık idareleri her atık üreticisine sadece aldıkları hizmetlerin maliyetlerini dikkate alarak tarife belirlerler.”,

10.2) “Faturalandırma” başlıklı 22 nci maddesinde; “Atıksu ve evsel katı atık hizmetlerine

ait ücretlendirme yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden yapılır.”

11) 10/01/2004 tarihli ve 25342 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30 Seri Nolu Belediye

Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinde; “ I- Verginin Konusu ve Kapsamı

Maddenin birinci fıkrası, verginin konusunu ve kapsamını belirlemektedir. Anılan fıkra hükmüne göre, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabi bulunmaktadır. Boş bulunan, dolayısıyla hiçbir şekilde kullanılmayan binalar, 01/01/2004 tarihinden itibaren çevre temizlik vergisine tabi tutulmayacaktır.

Maddenin birinci fıkrasında geçen, “Çevre temizlik hizmetinden”, bu madde kapsamındaki konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalarda yeme, içme, kullanma, büro ve benzeri faaliyetler sonucu veya park ve piknik alanları gibi yerlerde oluşan ve çevrenin kirlenmesine neden olan her türlü çevresel atıkların, çevre ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin önlenmesi için düzenli bir şekilde toplanması, taşınması, geri kazanılması, düzenli depolanması ve bertarafı suretiyle çevreye ve insan sağlığına zararsız hale getirilmesi ve bu suretle ekonomiye katkı sağlama işlemlerinin tümünün veya birkaçının anlaşılması gerekir.

III- Mükellef

Maddenin üçüncü fıkrasına göre verginin mükellefi, her ne sıfatla ve ne şekilde olursa olsun binaları kullanan gerçek ve tüzel kişilerdir.

Barınma amacı ile oturulan, dolayısıyla konut olarak kullanılan yerlerde, içme veya temizlik için su kullanan gerçek ve tüzel kişilerle belediyeler veya büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ise su ve kanalizasyon idareleri arasında bir hizmet sözleşmesi yapılmakta ve hizmet sözleşmesi yapan bu gerçek ve tüzel kişiler de “Abone” olarak adlandırılmaktadırlar.

Dolayısıyla konutların vergilendirilmesinde, kullandıkları konuta ait su aboneliği bulunanlar, çevre temizlik vergisinin de mükellefi olup, adlarına su bedeli ile birlikte tahakkuk edecek çevre temizlik vergisini de ödemekle yükümlü bulunmaktadırlar…

ÖRNEK: 2. 10 daireli bir apartmanın su aboneliği (B) şahsı adına “ortak abone” olarak tek su sayacı takılarak tesis edilmiştir. Bu durumda, (B) şahsı 10 daire ile ilgili çevre temizlik vergisini, su tüketim bedeli ile birlikte ödeyecektir. (B) şahsı ödediği çevre temizlik vergisini de her bir daireyi kullanan şahıslardan, su bedelinin dağıtım usulünü esas alarak talep edecektir.

Boş olup, kullanılmayan dairelerde su tüketimi olmayacağından, boş bina sahipleri çevre temizlik vergisi ödemeyeceklerdir.

IV- Bildirim, Tahakkuk ve Ödeme 1- Bildirim Verilmesi

Konutlara ait çevre temizlik vergisi, konutları kullananların su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle su tüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirileceğinden, konutları kullananlar tarafından ilgili belediyelere, büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ise su ve kanalizasyon idarelerine bildirim verilmeyecektir.

Belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacı belediyece veya büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerince tesis edilmiş su şebekesi haricinde karşılayan konutlar ile işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların yıl içinde kullanılmaya başlanması halinde, mükellefler; kullanmaya başladıkları tarihten itibaren 30 gün içinde bildirim vereceklerdir. Ancak, kullandıkları binalarla ilgili olarak daha önce bildirim veren mükellefler, grup, derece veya mükellefiyetlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı sürece bildirimde bulunmayacaklar ve vergi her yılın Ocak ayında kendiliğinden tahakkuk etmiş sayılacaktır. (…)

Diğer taraftan, su ihtiyacını belediyece veya büyük şehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerince tesis edilmiş su şebekesi haricinde karşılayan konutlar ile işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların yıl içinde kullanılmaya başlanması halinde; yıllık vergiden, mükellefiyetin başladığı tarihten (bu tarih dahil) o yılın sonuna kadar olan süreye tekabül eden vergi, bildirim verme süresi içinde tahakkuk ettirilecektir. Verginin ödenmesi ise mükellefiyetin ilk taksit süresi geçmeden başlaması halinde, yarısı emlak vergisinin birinci taksit süresi içinde, yarısı da Kasım ayı içinde ödenecektir. Mükellefiyetin ilk taksit süresi geçtikten sonra ancak, yılın ilk yarısında başlaması halinde ise tahakkuk edecek verginin yarısı bildirim verme süresi içinde, yarısı ise Kasım ayı içinde ödenecektir. Mükellefiyetin yılın ikinci yarısında ve taksit süresi geçmeden başlaması halinde, bildirim verme süresi içinde tahakkuk edecek verginin tamamı Kasım ayı içinde, mükellefiyetin ikinci taksit süresi geçtikten sonra başlaması halinde ise bildirim verme süresi içinde ödenecektir. (…)” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek 10/1 no.lu mesken için yapılan tahakkukun iptali ile ilgili makul sürede yeni bir işlem tesis edilmesi ve mağduriyetin giderilmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, Sk. 10 ve 10/1 numaralı

2 konutta (toplam 96 m ) ailesi ile ikamet ettiğini, 10 numaralı konuta yönelik su abonesi

olduğunu ancak 10/1 konutta su aboneliğinin bulunmadığını ve su ihtiyacını 10 numaralı konuttan ortak bir şekilde karşıladığını belirterek 10/1 numaralı konutu hakkındaki 704,16 TL tutarındaki tarhiyatın (ÇTV+Evsel Katı Atık Ve Katı Atık Bertaraf Bedeli + G.Faizi +

G.Zammı + Usulsüzlük Cezası) iptal edilmesini talep etmektedir.

14) Seferihisar Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen belgelerde ise; Sk. No:10

da bulunan meskeninin çevre temizlik vergisini İZSU aboneliği ile birlikte ödendiğini ancak

No:10/1’de bulunan bağımsız bölümün su aboneliği olmadığından 2464 sayılı Belediye

Gelirleri Kanununun mükerrer 44 üncü maddesindeki hüküm gereğince çevre temizlik vergisinin tahakkuk ettirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

15) Çevre temizlik vergisi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44 üncü

maddesinde düzenlenmiş olup; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine tabi olacağı ilgili maddede hüküm altına alınmıştır.

Çevre temizlik vergisinin mükellefi de binaları kullananlar olup mükellefiyet binanın kullanımı ile başlamaktadır. Bu kapsamda konutlara ait çevre temizlik vergisi, su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına hesaplanmaktadır. Dolayısıyla çevre temizlik vergisi mükellefi olan kişilerin kullandıkları konuta ilişkin su aboneliği bulunanlar, adlarına su bedeli ile birlikte tahakkuk edecek çevre temizlik vergisini de ödemektedirler. Bu kapsamda su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisi, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk ettirilmekte ve bu suretle tahakkuk eden vergi, su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edilmektedir. Bu çerçevede konutlara ait çevre temizlik vergisi, konutları kullananların su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle su tüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirileceğinden, konutları kullananlar tarafından ilgili belediyelere, büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ise su ve kanalizasyon idarelerine bildirim verilmeyecektir.

16) Diğer taraftan belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacını

belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenecek derecesi üzerinden hesaplanmaktadır. Bu kapsamda Belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacı belediyece veya büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerince tesis edilmiş su şebekesi haricinde karşılayan konutlar ile işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların yıl içinde kullanılmaya başlanması halinde, mükellefler; kullanmaya başladıkları tarihten itibaren 30 gün içinde bildirim vereceklerdir. Ancak, kullandıkları binalarla ilgili olarak daha önce bildirim veren mükellefler, grup, derece veya mükellefiyetlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı sürece bildirimde bulunmayacaklar ve vergi her yılın Ocak ayında kendiliğinden tahakkuk etmiş sayılacaktır.

17) Katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti ise 2872 sayılı Çevre Kanunu ile düzenlenmiştir.

Anılan Kanunun 11 inci maddesinin 11 inci fıkrasında Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacakların, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlü oldukları ve bu hizmetten yararlananlardan, Belediye Meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınacağı hüküm altına alınmıştır. Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık

Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin

Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin ( m ) bendinde; “Ücret: 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Mükerrer 44 üncü maddesi hükmü gereği çevre temizlik vergisi ile aynı Kanunun 87 nci maddesi uyarınca kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri,” ifade edeceği, Yönetmeliğin “Evsel katı atık idarelerinin görev ve yetkileri” başlıklı 8 inci maddesinde; Evsel Katı Atık İdareleri; a) Evsel katı atık hizmetini vermek veya verdirmekle, b)

Evsel katı atık hizmetlerine ilişkin tarifeleri belirlemekle, c) Evsel katı atık ücretini toplamakla, yükümlü oldukları kurallarına yer verilmiş, son olarak Yönetmeliğin “Hizmet sözleşmesi” başlıklı 12 nci maddesinde; evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü oldukları belirtilerek “Faturalandırma” başlıklı 22 nci maddesinde ise; atıksu ve evsel katı atık hizmetlerine ait ücretlendirme yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden faturalandırma yapılacağı kuralı getirilmiştir.

2

18) Somut olaydaki uyuşmazlık incelendiğinde; başvuranın 48 m olan zemin kat 10 numaralı

2 ve yine 48m olan birinci kat 10/1 numaralı 2 adet bağımsız bölümlü meskenden ibaret olan 2

katlı binayı ailesi ile yaz aylarında kullandığı, 10 numaralı dairede su aboneliğinin bulunduğu ve su ihtiyacının bu abonelik yoluyla karşılandığı, artezyen ya da su kuyusu gibi başkaca bir su kaynağının bulunmadığı, başvuranın 10 numaralı dairede bulunan su aboneliğine yönelik faturalarını ödediği anlaşılmaktadır. Ancak Seferihisar Belediyesi tarafından söz konusu konutta iki ayrı bağımsız birim olması ve 10/1 numaralı dairede su aboneliği bulunmaması nedeniyle Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44 üncü maddesindeki “Belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, yukarıdaki tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenecek derecesi üzerinden hesaplanır.” hükmü gereğince çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirildiği tespit edilmektedir.

19) Yapılan incelemede; tek sayaçtan 10 ve 10/1 nolu bağımsız bölümlerin ortak su

kullandığının tespit edildiği, No: 10 da bulunan adresteki su aboneliğine yönelik faturalandırmanın yapıldığı, söz konusu faturalandırmada çevre temizlik vergisi ve atık toplama ile bertaraf bedelinin faturayla birlikte tahsil edildiği anlaşılmaktadır. 10 numaralı taşınmazda su aboneliğinin bulunduğu bununla birlikte iki taşınmaz için ortak su kullanımının olduğu ayrıca belediye şebekesi haricinde başkaca bir su kaynağının olmadığı anlaşıldığından 10/1 numaralı bağımsız bölüm için ayrıca çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir. İlgili yönetmelikte evsel katık idarelerinin görevleri tanımlanarak evsel katı atık hizmetlerine ilişkin tarifeleri belirleme ve evsel katı atık ücretini toplama hususlarının söz konusu idarelerin görevleri arasında olduğu belirtilmiştir. Yönetmelik gereğince evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her aboneyle karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdür ve evsel katı atık hizmetlerine ait ücretlendirme yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen ve düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden faturalandırma ile yapılmaktadır. Bununla birlikte somut olayda 10/1 numaralı taşınmazda herhangi bir su aboneliği olmadığı dolayısıyla su faturası da olmadığı için ilgili taşınmaza yönelik katı atık toplama ve bertaraf ücreti ile çevre temizlik vergisi hakkında ilgiliden ayrıca ödeme yapmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.

19.1) Kurumumuza yapılan bir başvuruda başvuranın… Belediye Başkanlığının evsel katı atık

toplama abonelik sözleşmesi yapmadan iş yeri adına “evsel katı atık bedeli” çıkardığını ve söz konusu ücreti tahsil etme adına “ödeme emri” belgesi düzenlediğini iddia ederek abonelik sözleşmesi yapılmadan gerçekleştirilen idarenin işlemleri ile adına düzenlenen ödeme emri belgesinin iptali talebi hakkında; Yönetmelik hükümlerinde her bir abone için toplam sistem maliyetinin o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanacağı, atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idarelerinin hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her aboneyle karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü oldukları vurgulanarak idare tarafından yönetmelik hükümlerinde zikredilen karşılıklı sözleşme yapma hükmünün ihlal edildiği, amme alacağı niteliği taşımayan ve özel hukuk hükümlerine tabi olan evsel katı atık ücretinden kaynaklanan şikayet konusu alacağın, amme alacaklarının takip ve tahsili için öngörülen bir yöntem olan 6183 sayılı Kanun kapsamında “ödeme emri” ile istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup mevzuatta belirtilen şekliyle abonelik sözleşmesi kurulmadan işlem tesis edilmesinde ve söz konusu alacağın amme alacağı olarak değerlendirilip 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilemediğinden başvuran hakkında tesis edilen işlemlerin iptal edilmesi hususunda Tavsiye Kararı verilmiştir.

(Kamu Denetçiliği Kurumunun 06/12/2019 tarihli ve 2019/11449 başvuru numaralı Tavsiye

Kararı) Bu kapsamda somut olayla ilgili Belediye ile yapılan görüşmede her ne kadar abonelik bulunmayan yerlerde katı atık bedelinin tahakkuk ettirilmesine yönelik meclis kararı olduğu belirtilmiş olsa da yukarıda yer verilen Tavsiye Kararı ile Çevre ve

Şehircilik Bakanlığının görüşü ve somut durumun özelliği göz önünde bulundurularak 10/1 numaralı mesken için yapılan katı atık bedeli ücretlendirmesinin iptal edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

20) Sonuç olarak; 30 Nolu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği ile Gelir İdaresi

Başkanlığının konuyla ilgili görüşleri de dikkate alınarak 10/1 numaralı mesken için ayrıca bir çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan ilgili idare tarafından her ne kadar katı atık hizmetlerinden yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama ve bertaraf ücreti alınmakta olduğu belirtilse de; yukarıda yer verilen 2019/11449 başvuru numaralı Tavsiye Kararı, Çevre ve Şehircilik

Bakanlığının görüşü (4.2 nolu paragraf) ve somut durumun özelliği göz önünde bulundurularak hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından söz konusu mesken için talep edilen katı atık bedelinin iptal edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

21) Başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin

incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; iki taşınmaz için ortak su kullanımının olduğu ayrıca belediye şebekesi haricinde başkaca bir su kaynağının olmadığı anlaşıldığından 10/1 numaralı bağımsız bölüm için ayrıca çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği, 2019/11449 başvuru numaralı Tavsiye Kararı ile

Bakanlığın görüşü ve somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak mevcut durumda söz konusu mesken için ayrıca katı atık bedelinin de yansıtılmaması gerektiği değerlendirildiğinden başvuranın 10/1 nolu mesken için yapılan tahakkukun iptal edilmesi talebinin reddi yönünde işlem tesis edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci

maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırmaması halinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu 15/05/2020 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; 10/1 no.lu mesken için yapılan tahakkukun iptali ile ilgili makul sürede yeni bir işlem tesis edilmesi ve mağduriyetin giderilmesi hususunda SEFERİHİSAR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve SEFERİHİSAR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi