|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı vekili müvekkilinin 07.06.1995-02.05.1996 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının Bağ-Kur giriş bildirgesinin geçerliliği ve ilgili yasaların uygulanabilirliği açısından yaptığı inceleme sonucunda, davacının belirtilen tarihler arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğuna hükmetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 18.04.2002 tarihinde Kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş bildirgesinin resen tescile dayanmadığını, ancak 07.06.1995-02.05.1996 tarihleri arasında gelir vergisi mükellefiyeti bulunan davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğini belirlemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın kabulüne karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin tespitini hukuken geçerli bulmuş ve temyiz başvurusunu reddetmiştir. Bu durum, Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin yasal düzenlemelerin ve mükellefiyetlerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4156 E. , 2024/6333 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/487 E., 2023/1474 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/411 E., 2023/15 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 07.06.1995-02.05.1996 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verimesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davacının 18.04.2002 tarihinde Kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş birdirgesinin resen tescile dayanmadığı, davacının Bağ-Kur giriş bildirgesi tarihi olan 18.04.2002 tarihinde 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1. maddesi Anayasa Mahkemesinin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren kararı ile iptal edilmiş olduğundan ve 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18 inci madde hükmü ise, Kanunun yayım tarihi olan 02.08.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunduğundan; her iki hükmün de somut olayda uygulanma yeri yoktur. Davacının Kuruma başvurduğu18.04.2002 tarihinde yürürlükte olan 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’un 24 ve 25 inci maddelerinde yapılan değişiklikle gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar sicilinde kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan, gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayıldığından, bu bağlamda Kanunun sigortalılık için aradığı sözü edilen koşullar dikkate alındığında; 07.06.1995-02.05.1996 tarihleri arasında gelir vergisi mükellefiyeti bulunan davacının dava konusu dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği tespit edilmiştir.” gerekçesiyle,
“1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi 2022/411 E. – 2023/15 K. sayılı ilamının kaldırılarak, düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesi suretiyle;
2-A) Davanın kabulü ile, davacının 07.06.1995-02.05.1996 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.