|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 28.03.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının vergi kaydı ve esnaf sicil kaydı gibi belgeleri dikkate alarak, davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararın infaza elverişli olmadığını belirterek, hizmet süresinin başlangıcı ve sonunun gün, ay ve yıl olarak belirtilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Mahkeme, davacının talebinin net bir şekilde açıklanması ve talep edilen sürenin belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu eksiklikler nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, hukukun gerekliliklerine uygun bir karar verilmesi açısından önem taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4886 E. , 2024/8405 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2295 E., 2024/566 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/41 E., 2022/144 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı … kayıtları ile sabit olduğu üzere müvekkilinin 2000 yılı 10.aydan itibaren Bağ-Kur sigorta işe giriş bildirgesi ile sigorta başlangıcı yapıldığını, müvekkilinin kendi nam ve hesabına aralıksız olarak taze meyve sebze toptan ticareti ve karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı ile uğraşmakta olduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları 18.12.2020 tarihinde düzenlenen 1479 sayılı Kanuna göre düzenlenen Bağ-Kur Sicil Belgesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin esnaf sicil müdürlüğü kaydı mevcut olduğunu, 47/ 12191 sicil numarası ile Mardin Esnaf Sicil Müdürlüğü kaydi mevcut olduğunu, kayıt tarihinin 13.04.1988 olduğunu, kayıt silinme tarihinin ise 18.05.2007 tarihi olduğunu, yine dilekçe ekinde sundukları 21.12.2020 tarihli Mardin Defterdarlığı Kızıltepe Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen evraktan anlaşılacağı üzere müvekkilinin vergi kaydı mevcut olduğunu, sundukları evraka göre işe başlama tarihinin 28.03.1990, terk tarihinin ise 10.04.2007 olduğunu, davalı kurumun vergi kaydi ve esnaf ve sanatkarlar sicil kaydına rağmen resen tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini, müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını ileri sürerek, vergi kaydi başlangıç tarihi olan 28.03.1990 tarihi dikkate alınarak Bağ-Kur zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerine olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının vergi kaydı başlangıç tarihi olan 28.03.1990 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 619 sayılı KHK uyarınca 04.10.2000 tarihinden önceki bir dönemin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 28.03.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
2.Dosyanın incelenmesinde, davacının 28.03.1990-10.04.2007 tarihleri arasında taze sebze meyve toptan ticareti faaliyetinden dolayı vergi kaydının olduğu, 13.04.1988-18.05.2007 tarihleri arasında Mardin Esnaf ve Sicil Memurluğu kaydının olduğu, 15.09.2001 varide tarihli giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında tescilinin olduğu, davacının 28.03.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece, infazında tereddüt oluşturacak şekilde davacının vergi başlangıç tarihi olan 28.03.1990 tarihi itibariyle bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
3.Mahkemece davacının 28.03.1990 tarihi itibariyle bağkur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin karar verilmesi infaza elverişli bir karar olarak değerlendirilemeyeceğinden, Mahkemece, hizmet süresinin başlangıcı ve sonunu gün ay ve yıl olarak belirtilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, isabetsiz bulunmuştur.
Somut olaya ilişkin olarak, Mahkemece, öncelikle davacıya talebi açıklattırılmalı ,talebinin sadece 1479 sayılı Kanun’a tabi Bağ-Kur sigortalılık başlangıcı tespiti talebi mi yoksa 1479 sayılı Kanun’a tabi Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebi mi olduğu, talep edilen sürenin başlangıcı ve sonu tereddütsüz olarak belirlenmeli, bu suretle talep edilen sigortalılık dönemi ile ilgili değerlendirme yapılarak infaza elverişli olarak sigortalılık süresi belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.