ÖZET: Başvuran, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında yaralandığını iddia ederek malullük talebinde bulunmuştur. Ancak, başvurusunun reddedilmesinin gerekçesi, yaralanmasının terör eylemiyle bağlantılı olduğunun tespit edilememesi olmuştur. İlgili idareler, başvuranın yaralanma durumunu değerlendirmiş ve olayla ilgili yeterli belge ve kanıt bulunmadığını belirtmiştir. Özellikle, acil servis raporunda 15 Temmuz’da yaralandığına dair bir ibare yer almadığı ve olay yeri tespit tutanağının eksik olduğu vurgulanmıştır.

Başvuranın itirazları, Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından da incelenmiş ve 3713 sayılı Kanun’un j bendi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, başvuranın terör eylemlerine karşı mücadele sırasında yaralandığını ispatlayacak bir belge sunamadığı için başvurusu reddedilmiştir. Sonuç olarak, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

bulunmakla görevlidir .” hükmü yer almaktadır .

6. 23 Temmuz 2016 tarihli 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Vazife malulü aylığı bağlanması ve diğer haklar” başlıklı 7’nci maddesi “1)

15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır . Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz . Ayrıca, bunlar ile bu eylemler sebebiyle yaralananlar hakkında 3/ 11/ 1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır . Bu şekilde bağlanacak aylıklarda, genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borç olmama şartı aranmaz…” hükmünü içermektedir .

7. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21’inci maddesinin j bendinde “Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır . Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır…” hükmü yer almaktadır .

8. 18/ 1/ 1993 tarihli ve 21469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Nakdi Tazminat Ve Aylık

Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin “Nakdi tazminat verecek makamlar” başlıklı 12’nci maddesi “2 nci maddede sayılanların bu Yönetmelikte belirtilen durumlarda ölmeleri, yaralanmaları veya sakat kalmaları halinde; a) Güvenlik ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu görülen ve bu amaca yönelik görev verilen veya güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olan şahıslar ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatları

İçişleri Bakanlığınca…” , 8.1. “Nakdi tazminat komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesi “Bu Yönetmelikte belirtilen tazminatların ödenip ödenmemesi hususu ilgili bakanlık veya kurumca belirlenecek personel, maliye, hukuk ve sağlıkla görevli birim amirleriyle konu ile ilgili diğer yetkililerden oluşan bir komisyon tarafından incelenir . Komisyon kararları ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanır…”,

3 / 78.2. “Tazminat tahakkukuna esas belgeler” başlıklı 17 nci maddesi “a) Yaralanmalarda; 1 –

Olayın cereyan tarzını ve yaralanmaya konu teşkil eden durumu açıklayan ayrıntılı olay tutanağı, 2

–Yaralanmanın derecesini, araz bırakıp bırakmadığını, yaralının kaç gün iş ve gücünden geri kaldığını belirten, kurumlarınca sevk edildikleri Devlet hastaneleri, askeri hastaneler, üniversite hastanelerince verilen kesin sağlık kurulu raporları veya Adli Tıp Kurumu tarafından verilen kesin adli tıp raporları, … b) Sakatlanmalarda, (a) fıkrasında belirtilen belgelere ek olarak; tam teşekküllü hastane sağlık kurulundan verilen ve ilgili sosyal güvenlik kurumunca sakatlık derecesi tesbit edilmiş kesin rapor, … d) Sonradan meydana gelen yaralanma, sakatlanma ve ölüm halinde (a), (b) ve (c)

fıkralarında belirtilen belgelere ek olarak; 1 – Ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın evvelce ifa edilen görev veya yapılan yardımlardan yahut bunların yakınları olmalarından dolayı meydana geldiğini belgeleyen mahkeme ilamı, 2 – Mahkeme ilamı alınamayan hallerde, savcılıklardan bu durumu açıklayan yazılı belge, 3 – Yukarıdaki belgelerin temin edilememesi durumunda, olayla ilgili olduğunu gösteren ve ilgili kurumlarca hazırlanan yazılı belgeler, 4 – Yaralanma veya sakatlanmalardan sonra meydana gelen ölümlerde, ölümün daha önce meydana gelen olay nedeni ile ortaya çıkan yaralanmaya ve sakatlanmaya bağlı olduğunu gösteren tam teşekküllü hastane sağlık kurulu kararının, bulunması gereklidir .” hükümlerini ihtiva eder .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar

Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 gecesinde anayasal düzeni ve meşru hükümeti yıkmaya teşebbüs eden menfur darbe girişimi sırasında darbecileri engellemek amacıyla Sıhhiye civarında sokağa çıkarak darbe karşıtı vatandaşlar ile beraber direnişe geçtiğini, Adliye Köprüsü altında bulunan tankın üzerine çıktığını, tankın manevra yapmasından dolayı dengesini kaybettiğini ve yere düştüğünü, sol omzundan ve sağ bacağından yaralandığını, 15

Temmuz’dan sonra sonrasında evine geçtiğini ve yaralarına geleneksel yöntemler kullanarak müdahale ettiğini ancak ağrılarının artması sonucunda 19/ 07/ 2016 tarihinde Ankara Eğitim ve

Araştırma Hastanesi giderek tedavi olduğunu ve rapor aldığını, söz konusu rapor ile Altındağ

Kaymakamlığına malullük talebiyle müracaat ettiğini, yapılan değerlendirmeler neticesinde malullük talebinin reddedildiğini, yaptığı itirazın da ilgili yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek reddedilmesi sebebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .

11. İdareden Kurumumuza gelen bilgi ve belgelerin incelemesinden; başvuranın 15 Temmuz günü tanktan düşme sonucu yaralanmasına ilişkin olarak 07/ 08/ 2017 tarihinde Altındağ Kaymakamlığına başvur duğu ve ilgili Kaymakamlık tarafından başvuran hakkında düzenlenen 14/ 08/ 2017 tarihli durum belgesinde yer alan yetkililerin kanaatleri bölümü; “ 2330 sayılı Kanun kapsamında değildir .” şeklinde düzenlenerek Ankara Valiliğine gönderildi ği ,

4 / 712. Anılan Valilik tarafından yapılan incelemede; 19/ 07/ 2016 tarihinde Ankara Eğitim ve Araştırma

Hastanesinden alınan acil servis raporunda 15 Temmuz 2016 tarihinde yaralandığını belirtir herhangi bir ibarenin olmadığı, olay yeri tespit tutanağı ile genel adli muayene raporunun bulunmadığının tespit edildiği ve ilgili Kaymakamlığın verdiği görüş doğrultusunda Valilik Makamınca durum belgesi onaylandığı, bu itibarla başvuru için gereken belgelerde eksik tespit edilmiş ve başvurana ait söz konusu rapordaki tıbbi bulgular ve tıbbi değerlendirme yeterli görülmemiş ve 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminata müstahak olduğuna dair karar verilemediği görülmüştür . İçişleri Bakanlığı’na iletilen dosyanın Bakanlığa bağlı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesi neticesinde başvuranın 3713 sayılı Kanun’un j bendi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığının ifade edildiği anlaşılmıştır .

13. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname’nin 7’nci maddesi kapsamında yer alan düzenlemede “ Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden…” ibaresi yer almakta olup; kanunda yer alan tazminattan yararlanabilmek için öncelikle terör eyleminin etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinde yardımcı ve faydalı olmak amacıyla yürütülen faaliyetler sebebiyle yaralandığının veya engelli hale geldiğinin Nakdi Tazminat

Komisyonu tarafından tespit edilmesi gerekmektedir .

14. Başvuruya konu olayda, başvuran 15 Temmuz menfur darbe girişimi esnasında darbecilerin terör eylemlerini bertaraf etme maksadıyla faaliyette bulunurken tanktan düşerek yaralandığını ifade etmiştir . Yapmış olduğu müracaatlar Altındağ Kaymakamlığı, Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı tarafından incelenmiştir . İnceleme esnasında başvuranın 15 Temmuz gecesi yaşanan terör eylemlerini bertaraf etmek amacıyla faaliyette bulunurken yaralandığı tespit edilememiş olması nedeniyle başvuruları ve itirazları reddedilmiştir .

15. Hukuken tanınan bir haktan yararlanabilmek için, kişilerin hukuki durumlarının mevzuatta tanımlanan şartlara uygun olduğunun ispatı gerekmektedir . 667 sayılı KHK ile getirilen haklar kapsamında , kişilerin terör eylemlerine karşı mücadele sırasında yaralandıklarına Nakdi Tazminat

Komisyonları tarafından karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir . Başvuran Kaymakamlığa başvurusunda kararımızın ( 8.2.) numaralı paragrafında yer verilen ilgili Yönetmelik hükmünde de belirtilen; olay yeri tespit tutağı ile genel adli muayene raporunun bulunmaması ve ayrıca başvuru sırasında sunduğu acil servis raporunda; 15 Temmuz 2016 tarihinde yaralandığını belirtir herhangi bir ibarenin olmaması nedeniyle ilgili idare tarafından söz konusu raporda yer alan yaralanma bulgularının 15 Temmuz darbe girişimini önleme esnasında meydana geldiğine dair bir kanaat oluşturmamıştır .

16. Başvuranın Kurumumuza yaptığı başvuruda da, idareye göndermiş olduğu bilgi ve belgelerden farklı bir husus sunulmamış, başvuranın 15 Temmuz darbe girişimini önleme mücadelesi esnasında yaralandığını ispatlayıcı bir bulguya rastlanmamıştır .

17. Ayrıca başvuranın iddia ettiği durumları tespiti amacıyla tanık dinleme yöntemi dene n mek

5 / 7istenmiş ve bu doğrultuda , başvuran ile 1 3 .08.2018 tarihinde telefon görüşmesi gerçekleştirilmiş ve

görüşülen hususlar tutanak altına alınmıştır . Söz konusu görüşmede başvurana olay gecesi yanında bulunan ve kendisinin tanktan düşerek yaralandığını gören kişilerin tanık olarak dinlenip dinlenemeyeceği sorulmuş ancak başvuran olay gecesi yanında bulunan kişileri tanımadığını ve iletişim bilgilerinin mevcut olmadığını belirtmiştir .

18. Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 15 Temmuz darbe girişimini önleme mücadelesinde yaralandığına dair bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla Nakdi

Tazminat Komisyonu tarafından verilen “başvuranın 3713 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin j bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği” kararının hukuka uygun olduğu, başvuranın itiraz başvurusunda idareye sunmuş olduğu bilgi ve belgelerde aksini gösterir bir bulguya rastlanmadığı, idarenin işlem tesis ederken usule ve yasaya uygun davrandığı; başvuranın 15 Temmuz darbe girişimini önleme mücadelesi sırasında yaralandığına dair bir bilgi veya belge sunması durumunda idarece dikkate alınması, bununla birlikte başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk” , “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20 . 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre

Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup başvuru konusu işleme karşı Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

6 / 7Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve ANKARA VALİLİĞİNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi