ÖZET: Başvuran, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanına hakaret eden bir gruba karşı durarak darp edildiğini ve bu nedenle 15 Temmuz Sivil Demokrasi Gazisi olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Ancak, İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu, başvuranın talebini, olayın darbe girişimiyle ilgili olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuranın yaralanması, yargı makamlarınca “Görevi yaptırmamak için direnme ve Cumhurbaşkanına hakaret” olarak değerlendirilmiştir.

Yapılan incelemelerde, başvuranın yaralanmasının 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı olmadığı ve bu nedenle gazilik unvanı talebinin hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuranın, olayla ilgili olarak mahkemeye başvurması ve itiraz süreçleri de değerlendirilmiş, ancak başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın gazilik talebinin reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/4907-S.7346

BAŞVURU NO : 2018/17845

KARAR TARİHİ : 28/06/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, 15 Temmuz 2016 gecesi yaralandığını ifadeyle

15 Temmuz Sivil Demokrasi Gazisi olarak kabul edilmeyi

talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 28/12/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 15 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanımızın meydanlara inme çağrısından

itibaren meydanlara hareket edildiğini, meydana intikal ederken Cumhurbaşkanına hakaretler eden bir kişi gördüğünü, daha sonra bu kişinin arkadaşı olan kişinin kendisine ve

Cumhurbaşkanına sinkaflı küfürler ettiğini, kendisinin bu gruba karşı çıkmasının ardından darp edildiğini, kendisinin polisler tarafından bu grubun elinden kurtarıldığını, 16 Temmuz 2016 tarihinde bu kişilerden şikâyetçi olduğunu, bu kişilerden bazılarının kamu görevinden ihraç edildiğini; ancak kendisinin 15 Temmuz sivil demokrasi gazisi olma müracaatının kabul edilmediğini ifade etmiş; mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 13/05/2019 tarih ve S… sayılı bilgi-belge talepli

yazısına Karacabey Kaymakamlığından alınan 10/06/2019 tarih ve E… sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Başvuranın talebinin İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 30/12/2016 tarih

ve …/… sayılı kararıyla değerlendirilerek uygun bulunmadığına karar verildiği,

2.2) İlçe sınırlarında 15 Temmuz Darbe Girişimi uzantısı şeklinde bir olay meydana gelmediği,

2.3) Başvuranın belirttiği olayın Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının …/… sayılı

soruşturmasında “Görevi yaptırmamak için Direnme ve Cumhurbaşkanına Hakaret” olarak değerlendirildiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01/08/2016 tarihli ve …

sayılı Olur’unda olayda şüpheli hakkında “Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan” kovuşturma yapılmasına izin verildiği,

2.4) Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin …/… sayılı Kararı ile söz konusu olaya ilişkin

sanık hakkında “Kasten Yaralama, Hakaret, Cumhurbaşkanına Hakaret” suçunu işlediği için ceza verildiği, Belirtilmiş ve yazı eklerinde ilgili mahkeme kararlarına ve diğer evraka yer verilmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74

üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü düzenlenmiştir.

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü düzenlenmiştir.

5) 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin (667 Sayılı) Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Vazife malulü aylığı bağlanması ve diğer haklar” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasında; “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır. Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz. Ayrıca, bunlar hakkında 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır. Bunların aylık başlangıç tarihine kadar olan genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı sebebiyle tahakkuk eden prim ve prime ilişkin her türlü borçları Sosyal Güvenlik Kurumunca terkin edilir.” hükmü yer almaktadır.

6) 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında (675 sayılı)

Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenir.” denmektedir.

7) 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında (670

sayılı) Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Tazminat

Ödenmesi” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralandıkları, tedavi amacıyla başvurdukları hastane ve sağlık kuruluşlarının kayıtları esas alınmak suretiyle, ilgili valinin teklifi üzerine İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan kamu

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

görevlileri ile sivillerden, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında aylık bağlama şartları oluşmayanlara, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık

Bağlanması Hakkında Kanun ile belirlenmiş esas ve usuller çerçevesinde engellilik ve yaralanma derecesine göre belirlenecek tazminatın beş katı tutarında nakdi tazminat ödenir.” hükmü yer almaktadır.

8) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j)

bendinde; “Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat

Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri,

2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki

haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır…” denmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında

tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran, 15 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanımızın meydanlara inme çağrısına

uyarak meydana intikal ederken Cumhurbaşkanına hakaretler eden bir kişi gördüğünü, daha sonra bu kişinin arkadaşı olan kişinin kendisine ve Cumhurbaşkanına sinkaflı küfürler ettiğini, kendisinin bu gruba karşı çıkmasının ardından darp edildiğini ifade ederek 15 Temmuz Sivil

Demokrasi Gazisi olma müracaatının kabul edilmesini talep etmektedir.

11) Başvuran darbe teşebbüsünde yaralandığından bahisle 7082 sayılı Kanun (675 sayılı KHK)

kapsamında Gazilik şartlarından yararlanma talebini 20/09/2016 tarihli dilekçesiyle Karacabey

Kaymakamlığı’na ilettiği görülmüştür. Başvuranın dilekçesinde; “15 Temmuz 2016 günü meydana gelen darbe girişimini kahvehanede televizyon izlerken öğrendim. Hemen Ak Parti binasına geldim. Bir müddet orada durduktan sonra ben de ilçe teşkilatı ile birlikte saat 23.50 sıralarında Karacabey Cumhuriyet Meydanına geldim.

Orada bir müddet durduktan sonra kendi işyerimde bulunan Türk bayraklarını almaya giderken … Bankasının önünde 10-15 kişilik bir kalabalık gördüm. İsmini sonradan öğrendiğim

… … Cumhurbaşkanına ve bayrağa ve vatana küfürler ediyordu. İsmini sonradan öğrendiğim

… … küfreden vatandaşı ekip otosuna bindirmeye çalışıyordu. O esnada orada yine ismini sonradan öğrendiğim … … isimli şahıs Komiser … …’nın omzuna asılarak … …’ı kurtarmaya çalışıyordu. Ben de bu şahıslara ‘küfür etmeyin, bırakın polisler işini yapsın’ dedim. Bu esnada orada bulunan kalabalık başta … … olmak üzere bana yumruk ve tekmelerle vurmaya başladılar. Ben bu esnada yere düştüm, gözlüğüm ve takma dişlerim kırıldı ve vücudumun çeşitli yerlerinden yaralandım. Bu esnada orada bulunan bir polis silahla havaya ateş etti ve beni kalabalığın içerisinden linç edilmekten kurtardı. Ben de bu konu ile ilgili doktor raporu alarak Polis merkezine müracaatta bulundum.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Ben 15 Temmuzda yaralanmam sebebiyle mağdur oldum. 675 sayılı KHK kapsamında

Gazilik şartlarından yararlanmak istiyorum.”

Dediği görülmüştür.

12) Başvuranın talebini değerlendiren İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu’nun

30/12/2016 tarih ve …/… karar numaralı Kararında “667 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 7 nci maddesi ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesi uyarınca, başvuranın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin (j)

bendi kapsamında değerlendirilmesinin uygun bulunmadığı ilgili Valiliğin yazısından anlaşılmış olup nakdi tazminat talebinin REDDİNE OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.” dendiği tespit edilmiştir.

13) Başvuranın 24/05/2017 ve 26/10/2017 tarihli dilekçeleri ile Komisyonun Ret kararına

itiraz ettiği, 26/10/2017 tarihli dilekçesinde “Ret kararı almamda Valiliğe gönderilen yazıda ilçede böyle bir olayın yaşanmadığı, yaralanma olayı olmadığı, olayın adi bir olay olduğu raporu veren İlçe Emniyet Müdürünün etkisi olmuştur. Zaten darbe gecesi darbe yanlısı tutumu ve Cumhurbaşkanı hakkında konuştuğu hakaret içeren sözlerinden dolayı mahkeme açmıştım.

Soruşturma açıldı halen devam ediyor. Ret kararında şahsi kanaatleri etkili olmuştur.” ifadelerini kullandığı ve 670 ve 675 sayılı KHK’lar kapsamında talebini yinelediği görülmüştür.

Başvuranın 24/05/2017 tarihli dilekçesinin “İstihdam istememesi, aksine Sivil Demokrasi

Gazisi Olmak İçin Dosyasının Yeniden Değerlendirilmesini İstemesi” sebebiyle herhangi bir işlem yapılmadan işlemden kaldırıldığı; 26/10/2017 tarihli dilekçesinin ise yapılan yazışmalar neticesinde “durumunda bir değişiklik olmaması sebebiyle” idarece başvuran hakkında yeni bir işlem tesis edilmediği anlaşılmıştır.

14) Başvuranın talebini son olarak 07/08/2018 tarihinde Valilik ve Kaymakamlığa gönderdiği

dilekçeleriyle yinelediği, belirtilen dilekçelerinin İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 31/08/2018 tarihli ve …/… sayılı yazısıyla “Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 30/12/2016 tarihli Kararının 30/01/2017 tarihinde kendisine tebliğ edildiği” şeklinde yanıtlandığı görülmüştür.

15) Başvuranın Kurumumuza ilettiği aynı talepli ve 11/09/2018 tarihli başvurusu üzerine

verilen 19/10/2018 tarihli Gönderme Kararımızda “sivil gazilik talebinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla başvurunun Bursa Valiliğine gönderilmesine karar verildiği” anlaşılmıştır.

16) Gönderme Kararı üzerine Valilikten alınan 16/11/2018 tarihli yazının ekleri ile Karacabey

Kaymakamlığından alınan 10/06/2019 tarihli yazı ve eklerinin incelenmesinden 15/07/2016 tarihinde ilçe sınırlarında 15 Temmuz Darbe Girişimi uzantısı şeklinde bir olay meydana gelmediği, başvuranın belirttiği olayın yargı makamlarınca “Görevi yaptırmamak için Direnme ve Cumhurbaşkanına Hakaret” olarak değerlendirildiği, Karacabey 2. Asliye Ceza

Mahkemesinin …/… sayılı Kararı ile söz konusu olaya ilişkin sanık hakkında “Kasten

Yaralama, Hakaret, Cumhurbaşkanına Hakaret” suçunu işlediği için ceza verildiği görülmüştür.

17) Ekli evrakın incelenmesinden ayrıca, başvuran tarafından Karacabey Cumhuriyet

Başsavcılığı’na 26/12/2016 tarihinde yazılı olarak İlçe Emniyet Müdürü hakkında “darbe gecesi darbe yanlısı tutum ve davranışlar gösterdiği” iddiasıyla şikâyette bulunulduğu, şikâyet üzerine soruşturma başlatıldığı, Savcılıkça yapılan tüm araştırmalar neticesinde 23/06/2017 tarihinde …/… soruşturma numarası ve 2017/31560 Karar numarası ile Kovuşturmaya Yer

Olmadığına Dair Karar verildiği görülmüştür.

18) Başvuranın yaralanmasına ilişkin olarak Karacabey Devlet Hastanesinden 16/07/2016

tarihinde aldığı Genel Adli Muayene Raporunda muayene bulgularının “Genel Durumu İyi.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Şuuru Açık. Koopare oryante. Sağ dizde kızarıklık sağ dirsekte kızarıklık ve kabuk bağlar yara mevcuttur. Kati raporun 72 saat sonra verilmesi uygundur.” dendiği görülmüştür. Başvuranla yapılan görüşmede idareden temin edilen evrakta 16/07/2016 tarihli Geçici Adli Muayene

Raporunun yer aldığı belirtilerek var ise nihai raporun iletilmesi talep edilmiş, ancak başvuran tarafından nihai rapor gönderilmemiştir.

19) Yapılan değerlendirme ışığında sonuç olarak; başvuranın 15/7/2016 tarihinde

gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olduğu ve bu sırada yaralandığı tespit edilememiş olup; başvuranın talebinin reddine ilişkin Nakdi Tazminat Komisyonu kararında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır. Ancak idarece başvurana verilen cevapta “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, anılan idareden bundan sonra bu ilkeye de uygun davranılması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının

başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve BURSA VALİLİĞİ’NE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.