|
ÖZET: Başvuran, 1997-1999 yılları arasında vergi mükellefiyeti nedeniyle sigorta tescil tarihinin, vergi mükellefi olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren belirlenmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi gereği, sigortalılık niteliği taşıyan ancak kayıt ve tescil yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin bu tarihten itibaren başladığını belirtmiştir. Bu durumda, başvuranın geriye dönük tescil talebinin yerine getirilemeyeceği ifade edilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığını değerlendirerek, ret kararı verilmesini önermiştir. Başvuranın, 1997-1999 yılları arasında vergi mükellefiyeti kaydı olmasına rağmen, bu dönemde SGK’ya kayıt ve tescil yaptırmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, geçmişe dönük sigortalılık tescili için gerekli başvuruları da yapmamıştır. Bu nedenle, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Sonuç olarak, başvuranın sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi ve hizmet kaydı oluşturulması talepleri, SGK’nın mevzuatına uygun olarak reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun davrandığını, ancak başvuru yollarının ve sürelerinin belirtilmediğini tespit ederek, bu konuda idarenin daha dikkatli olması gerektiğini önermiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1832-S.22.2768
BAŞVURU NO : 2021/13553
KARAR TARİHİ : 09/02/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın sigorta başlangıç tarihinin 1997 ile 1999 tarihleri
BAŞVURUNUN KONUSU :
arasındaki vergi kaydına istinaden belirlenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 1997-1999 yılları arasında vergi mükellefiyetine istinaden sigorta tescil tarihinin vergi mükellefi olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren başlatılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/11/2021 tarihli ve – – yazıda özetle; 1/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun geçici 8 inci maddesiyle, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başladığı, dolayısıyla mevzuatta aranan kayıt ve tescil yaptırma şartlarını yerine getirmeyen başvuran hakkında geriye dönük tescil yapılmasına imkan bulunmadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu’nun; 5.1. “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (I) bendinin (a) alt bendi;
“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.
I – Sigortalı sayılanlar:
Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; a) (Değişik alt bend: 04.10.2000 – 619 S.KHK/Madde 13) Esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar, …
Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.
5.2. “Yazılma” başlıklı 26’ncı maddesinin birinci fıkrası;
“Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz. Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar
Kurumca resen kayıt ve tescil edilir.” 5.3. Geçici 18 inci maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 4.10.2000 tarihinden itibaren başlar.
Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8’inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
“Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlar.
Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu
Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir.
Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 1997-1999 yılları arasında vergi mükellefiyetine istinaden sigorta tescil tarihinin vergi mükellefi olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren başlatılmasını ve hizmet kaydı oluşturulmasını talep etmektedir.
9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 1/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 8 inci maddesiyle, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başladığı, dolayısıyla mevzuatta aranan kayıt ve tescil yaptırma şartlarını yerine getirmeyen başvuran hakkında geriye dönük tescil yapılmasına imkân bulunmadığı belirtilmiştir.
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın 1/5/1997 ile 28/2/1999 tarihleri arasındaki vergi mükellefi olarak geçen çalışmalarının sigortalılık başlangıcı olarak tespiti ve hizmet olarak sayılması noktalarında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
11. 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılar, kendi adlarına ve hesaplarına bağımsız olarak çalışmaktadırlar. Dolayısıyla bu kapsamdaki sigortalılar, bir işverenleri bulunmadığı için kendi sigorta primlerini bizzat yatırmakla yükümlüdürler. Bu nedenle 1479 sayılı Kanun’da sigortalının hizmet tespiti
davası açmasına imkân tanınmamaktadır. Diğer taraftan sigortalılığa esas vergi kaydının bulunduğu geçmiş sürelere yönelik olarak, kanun koyucu çıkardığı kanunlarla zaman zaman bir hak tanıyarak bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini sağlamaktadır. Bu itibarla 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığın, geçmişe yönelik tespiti ve tescili için bir yasal düzenlemenin bulunması zaruridir.
12. Nitekim ilgili sosyal güvenlik kanunlarında 1982, 2003 ve 2008 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle, sigortalılık niteliği taşıdığı halde anılan düzenlemelerin yapıldığı tarihlere kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri düzenlemelerin yürürlük tarihinden itibaren yeniden başlatılmış, bu tarihlerin öncesinde kalan sürelerin ise maddelerde öngörülen süreler içerisinde
Kuruma başvurulması halinde hizmet olarak sayılmasına imkân sağlanmıştır.
13. Bu kapsamda geçmişe dönük sigortalılık tesciline yönelik olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/11/2013 tarihli, E: 2013/21444 ve K: 2013/1593 sayılı kararında; 05/05/1994 tarihinden itibaren vergi, 03/01/1996 tarihinden itibaren oda kaydı bulunmakla birlikte, 02/12/2009 tarihli giriş bildirgesi ile kayıt ve tescil talebinde bulunan, bu tarihten önce Kuruma herhangi bir başvurusu veya prim ödemesi bulunmayan, Kurumca 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’nci maddesi uyarınca sigortalılığı 01/10/2008 tarihinden itibaren başlatılan davacının, 05/05/1994 tarihi itibari ile 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak sigortalılığının başladığının tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada Yüksek Mahkeme; davacının
Kuruma tescil için başvurduğu 02/12/2009 tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemeleri dikkate alarak, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 01/10/2008 tarihinde başlatılmasına yönelik Kurum işlemini, bu tarihten önce Kuruma kayıt ve tescili bulunmayan davacı açısından yerinde bulmuştur. Ayrıca davacının;
5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen ve 01/10/2008 tarihi öncesi
döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkânı sağlayan hükmünden yararlanmak için, maddede belirtilen süre içinde Kuruma müracaatı veya borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesi bulunmaması ve dolayısıyla süresinde borçlanma talebi olmaması nedenleri ile geriye dönük olarak vergiye kayıtlı olduğu süreleri borçlanması ve buna dayalı olarak sigortalılığının tespitine mevcut yasal düzenlemeler karşısında imkân bulunmadığını belirtmiştir.
14. Aynı mahiyetteki başvurular üzerine Kurumumuzca verilen kararlarda da 1479 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi gereğince 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil işlemlerini yaptırdığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmayan, yine gerek 1479 sayılı Kanun’un geçici 18’inci maddesi gerekse 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesi uyarınca sigortalılık tescillerinin başlatılması için süresi içinde talepte bulunmayan başvuranların, vergi mükellefiyetleri ve oda kayıtları esas alınarak geçmişe dönük olarak sigorta tescillerinin yapılması taleplerinin idarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır (26/09/2018 tarihli ve 2018/11520 sayılı, 18/4/2019 tarihli ve 2018/13222 ve 2018/13830 sayılı Ret Kararları).
15. Somut olayda, 1/5/1997-28/2/1999 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydı bulunan başvuranın, anılan dönem içinde vergi mükellefiyetine istinaden kendi adına ve bağımsız çalışmasını Sosyal Güvenlik
Kurumuna bildirmediği ve sigortalılık kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan başvuranın, Kuruma kayıt ve tescil yaptırılmadan geçen vergi mükellefiyeti sürelerinin borçlanma suretiyle sigortalılık süresi sayılmasına imkân veren 1479 sayılı Kanunun Geçici 18 inci maddesinden yararlanmak için herhangi bir başvuruda da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sigortalı kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmayan ve süresinde borçlanma talebinde bulunmayan başvuranın, geriye dönük
olarak vergi kaydının bulunduğu süreleri borçlanmasının ve buna dayalı olarak sigortalılığının başlatılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
16. Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın 1/5/1997-28/2/1999 tarihleri arasındaki vergi mükellefiyet kaydına istinaden sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi ve hizmet kaydı oluşturulması taleplerinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi