|
ÖZET: Başvuru, Yenimahalle Belediyesi’ne yönelik olarak, 2005-2014 yılları arasında ödenen emlak vergisi bedellerinin iadesi talebini içermektedir. Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. tarafından yapılan başvuruda, şirketin 2004 yılında satılan bir taşınmaz için 2005-2014 yılları arasında emlak vergisi ödendiği, ancak yeni malikin de aynı taşınmaz için vergi ödediği belirtilmiştir. Başvuru, 11 Ağustos 2021 tarihinde yapılmış olup, ilgili idareden alınan yanıt, mükerrer vergi ödemesi yapılmadığını ve yasal zamanaşımının dolduğunu ifade etmektedir.
Yenimahalle Belediyesi, taşınmazın satışının bildirilmemesi nedeniyle emlak vergisinin tahsil edilmeye devam ettiğini belirtmiştir. Vergi Usul Kanunu’na göre, vergi alacaklarının zamanaşımına uğraması, alacağın doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tarh edilmemesi durumunda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, başvurunun yapıldığı 2021 yılı itibarıyla, 2005-2014 yılları arasındaki emlak vergisi talepleri zamanaşımına uğramıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, emlak vergisi iade talebinin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvurunun reddine karar verilmiştir. Başvuru sahibinin, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1900-S.22.2868
BAŞVURU NO : 2021/13543
KARAR TARİHİ : 10/02/2022
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, 2005-2014 yılları arasında ödenmiş olan ve
2021 yılında talep edilen emlak vergisi bedellerin iade
edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş.’yi temsilen başvuruda bulunan
(TC NO: ) tarafından özetle, müvekkili şirketin Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, 2.Bölge, Alacatlı Mahallesi, ada, parselde kayıtlı bulunan taşınmazının 13/02/2004 tarihinde satıldığı, ancak Belediyeye satış işlemi bilgisinin verilmediği, söz konusu taşınmazın 2005 ila 2014 yılı emlak vergisinin 1. taksitinin tahsil edildiği, üstelik aynı taşınmaza ait yeni malikin de emlak vergisi ödediği iddia ve ifade edilerek söz konusu ödenen emlak vergisi tutarının iade edilmesi talep edilmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin
karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 20/09/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Yenimahalle Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 06/12/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) Satışı yapıldığı belirtilen taşınmazla ilgili mükerrer vergi ödenmediği, sadece satış işlemi İdareye
bildirilmediğinden vergi ödenmeye devam edildiği, yasal 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu,
2.2) Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 113 ve 114’üncü maddelerinde zamanaşımı
sürelerinden 118’inci maddesinde vergilendirme hatalarından, 126’ncı maddesinde ise düzeltme zamanaşımından bahsedildiği, zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana gelen vergi hatalarının düzeltilemeyeceğinin belirtildiği,
2.3) Bu doğrultuda Alacaatlı Mahallesi ada parselde bulunan taşınmazın satışı ile ilgili 09/06/2021
tarihinde başvuruda bulunduğu, Çankaya Tapu Müdürlüğünden alınan yazıya istinaden satış yapıldığı anlaşıldığından kaydının kapatıldığı, zamanaşımından dolayı iade işleminin yapılamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler
kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,
4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
6) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Gelirleri” başlıklı 59’uncu
maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”,
7) 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Zamanaşımının Mahiyeti” başlıklı
113’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.”, ikinci fıkrasında; “Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.”,
7.1) “Zamanaşımı Süreleri” başlıklı 114’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “ Vergi alacağının
doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”,
7.2) “ Vergilendirme Hataları” başlıklı 118’inci maddesinde;“ Vergilendirme hataları şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır; 2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.
4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.”,
7.3) “Düzeltme Zamanaşımı” başlıklı 126’ncı maddesinde; “114’üncü maddede yazılı zamanaşımı
süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez…”
8) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 12’nci maddesinde;
“Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir.”,
8.1) “Mükellef” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa
intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder.”,
8.2) “Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(Değişik : 19/7/1972 –
1610/12 mad.) Arazi vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar…”
8.3) “Verginin Tarh ve Tahakkuku” başlıklı 21’inci maddesinde; “Arazi vergisi, ilgili belediye
tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.”,
8.4) “Bildirim Verme ve Süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde; “ (Değişik: 3/4/2002-4751/2 mad.)Bu
Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dâhil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez.
Bildirimler; a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde, b) Bu Kanunun 33’ üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde, Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir. Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilirler. Paylı mülkiyet halinde ise bildirim münferiden verilir.
Elbirliği mülkiyetinde münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılır.
Bildirimlerin şekli ve kapsamı Maliye Bakanlığınca belirlenir.”,
8.5) “Ödeme Süresi” başlıklı 30’uncu maddesi birinci fıkrasında; “Emlak Vergisi birinci taksiti Mart,
Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.”,
8.6) “Bildirim Verilmemesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı 32’nci maddesinde; “(Değişik :
3/4/2002-4751/2 mad.) Bildirimin süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29’uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.”,
8.7) “Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler ” başlıklı 33’üncü maddesi birinci fıkrasında; “Vergi
değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir:…
6. Bir bina veya arazinin takvim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.)…”,
8.8) “Usul hükümleri” başlıklı 37’nci maddesinde; “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu
Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.”,
8.9) “Bina ve arazi Vergilerinde Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı” başlıklı 40’ıncı maddesinde;
‘‘(Değişik : 8/12/1980 – 2350/11 mad.) Bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar. ” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Şikâyetçi vekili tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı
bölümünde ifade edildiği üzere, 2004 yılında satışı yapıldığı halde 2005 yılından itibaren ödenmeye devam edilen 2005- 2014 yılları arası emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi talep edilmektedir.
11) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci
maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri yer almaktadır.
12) 29/07/1970 tarihli 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde
bulunan arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsadığı; 13’ üncü maddesinde ise arazi vergisinin, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanların hisseleri oranında mükellef olacağı, elbirliği mülkiyette ise maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu oldukları, 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, arazi vergisi mükellefiyetinin bu Kanunun 33’ üncü maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı, ayrıca bu Kanunun 40’ıncı maddesinde bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
13) Başvuru konusu somut olayda; şikâyetçi vekili tarafından müvekkili şirketin Ankara ili, Yenimahalle
ilçesi, 2.Bölge, Alacatlı Mahallesi, ada, parselde kayıtlı bulunan taşınmazının 13/02/2004 tarihinde satıldığı, ancak Belediyeye satış işlemi bilgisinin verilmediği, söz konusu taşınmazın 2005 ila 2014 yılı emlak vergisinin 1. taksitinin tahsil edildiği, üstelik aynı taşınmaza ait yeni malikin de emlak vergisi ödediği iddia ve ifade edilerek söz konusu ödenen emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi talep edildiği başvuru hususunda İdareden bilgi belge talep edildiği, İdarenin 06/12/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; Mühendislik ve Müşavirlik Anonim Şirketi adına toplamda 2005 yılında 1.411,28-TL, 2006 yılında 3.613,10-TL(Genel Tahakkuk), 2007 yılında 3.754,08-TL(Genel Tahakkuk),
2008 yılında 3.889,24-TL(Otomatik Tahakkuk), 2009 yılında 4.122,60-TL(Otomatik Tahakkuk), 2010
yılında 9.032,76-TL(Otomatik Tahakkuk), 2011 yılında 9.380,52-TL(Otomatik Tahakkuk), 2012 yılında
10.342,98-TL(Otomatik Tahakkuk), 2013 yılında 11.149,74-TL (Otomatik Tahakkuk), 2014 yılında 18.064,20-TL(Otomatik Tahakkuk) emlak vergisi tahakkuk ettirildiği, söz konusu dönemlere(20052014/1.taksit) ait gecikme zamları dâhil toplamda 66.344,14-TL verginin tahsil edildiği, ilgili şirket tarafından 02/06/2021 tarihinde Çankaya Tapu Müdürlüğüne yapılan başvuru neticesinde taşınmazın hisse satışının yapıldığı ve 13/02/2004 tarihi itibariyle herhangi bir kaydı olmadığı bilgisinin verildiği, 09/06/2021 tarihinde ödenmiş emlak vergisi bedellerinin iadesi için Yenimahalle Belediyesine şirket adına tarafından başvuruda bulunulduğu, 11/06/2021 tarihinde ise benzer bir taleple şirket adına ve . tarafından başvuruda bulunulduğu, İdare tarafından söz konusu dilekçeye Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri gereğince para iadesinin yapılamayacağı ve mükerrer ödeme yapılmadığı bilgisinin verildiği, yapılan inceleme ve araştırmada, 2004 yılında satış yapılmasına karşın 2005 yılından itibaren emlak vergisi ödemelerine devam edilip, 2021 yılında geriye yönelik 2005-2014 yılı ödemelerinin iadesinin talep edildiği tespit edilmiştir.
14) Emlak Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinde, bildirimin süresinde verilmemesi halinde verginin
idarece tarh olunacağı, 37’nci maddesinde ise, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümleri uygulanacağına dair hüküm bulunduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114’ üncü maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, mezkûr Kanunun 118’inci maddesinde ise vergilendirme hatalarının neler olduğunun belirlendiği, düzeltme yetkisinin ve mükelleflerin de düzeltme talebinde bulunabileceğine söz konusu Kanunun 120 ve 122’nci madde hükmü ile belirtilmiştir.
14.1) Bu kapsamda satış bilgisi bildirilmeyen taşınmazın vergisinin 13 no.lu paragrafta ifade edildiği üzere
İdare tarafından otomatik olarak tahakkuk ettirildiği, mükellefiyeti bulunan şirket tarafından ise 2005-2014 yılı birinci dönem emlak vergisi ödemesinin yapıldığı, söz konusu döneme ait ödenen vergilerinin iadesi kapsamında ise İdareye 2021 yılında iki adet başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
14.2) Düzeltme zamanaşımı hususunda Vergi Usul Kanununun 126’ncı maddesinde, 114’üncü maddede
yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği hükmü bulunmaktadır.
14.2.1) Benzer bir dosya(2019/21131) kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığına görüş sorulmuş olup,
söz konusu İdarenin 22/05/2020 tarih ve E.54502 sayılı yazısında özetle; 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 114’ üncü maddesinde “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almakta olup, emlak (arazi) vergisi, her bütçe yılının Ocak ayından itibaren o yıl için otomatik olarak tahakkuk etmiş sayılacağından tahakkuk eden verginin kişiye tebliği gerekmemektedir. Aynı Kanunun 116’ncı maddesinde, “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Vergi hatalarının neler olduğu ise anılan Kanunun 117 ve 118 inci maddelerinde açıklanmıştır. Aynı Kanunun 120, 121 ve 122’nci maddelerine göre, vergi hatası nedeniyle fazla veya yersiz tahakkuk edildiği anlaşılan verginin, re’sen ya da mükellefin yazılı başvurusu üzerine düzeltilmesi mümkün bulunmakta olup, “Düzeltme Zamanaşımı” başlıklı 126’ncı maddesinde de 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği belirtilmiştir.
15) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yapılan inceleme ve
araştırmada, şikâyetçi vekili tarafından yapılan başvuru kapsamında iadesi istenilen emlak vergisine konu taşınmazın satışının 2004 yılında gerçekleştirildiği, söz konusu taşınmaza ait emlak vergisi bedelinin mükellef şirket tarafından bildirim yapılmaması sebebiyle ödenmeye devam edildiği, 2005 yılı itibarıyla emlak vergisi ödemelerine devam edilerek 2014 yılı 1. döneme kadar ödemesi yapılan ve 2021 yılında geriye yönelik olarak 2005-2014 yıllarındaki emlak vergisi tutarlarının iadesinin talep edildiği tespit edilmiş olup, Emlak Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı, bu noktada İdareye yapılan başvurunun 2021 yılı olduğu tespit edildiğinden, şikâyete konu döneme (2005- 2014 yıllarına) ait zamanaşımı süresinin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde olmadığı, ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 120, 121 ve 122’nci maddelerine göre, vergi hatası nedeniyle fazla veya yersiz tahakkuk edildiği anlaşılan verginin, re’sen ya da mükellefin yazılı başvurusu üzerine düzeltilmesi mümkün bulunmakta olup, ancak 2021 yılında geri ödeme talep edilen 2005-2014 yıllarına ilişkin dönemin, mezkûr Kanunun “Düzeltme Zamanaşımı” başlıklı 126’ncı maddesinde de 114’üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceğinin kesin bir ifade ile belirtildiğinden şikâyete konu hususla ilgili olarak hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde gönderilmediği ve Kurumumuz tarafından ikinci bir yazı gönderilmeden bilgi ve belgelerin temin edilmeye çalışıldığı; İdarenin “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemlerine karşı Ankara Vergi
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN
REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi