ÖZET: Başvuru, Ağrı Merkez Aydınlar İş Merkezi’ne ait dairenin 2012-2017 yılları arasında Ağrı Yazıcı Sulama Birliği tarafından kiralandığı ve bu süreçte toplam 70.000 TL kira bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, bu kira bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, sulama birliklerinin ayrı bir kamu tüzel kişiliği olduğunu belirterek, borcun zamanaşımına uğradığını ifade etmiştir. Ayrıca, Ağrı Yazıcı Sulama Birliği de benzer şekilde, kira ilişkisine dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını ve talep edilen borcun zamanaşımına girdiğini belirtmiştir.

Başvuruya ilişkin yapılan incelemelerde, Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi gereğince kira bedellerinin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın, aynı zamanda sulama birliğinin yönetim kurulu üyesi olması, durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. İlgili dönemdeki yönetim kurulu üyelerinin, kira bedelinin ödenmemesi konusundaki sorumlulukları da göz önüne alınarak, başvuranın talebinin hukuken geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve başvuranın hukuki yollara başvurma hakkı saklı tutulmuştur. Bu karar, başvurana, Ağrı Yazıcı Sulama Birliği Başkanlığı’na ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14485-S.22.22202

BAŞVURU NO : 2022/6749

KARAR TARİHİ : 07/11/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : 1. Ağrı Yazıcı Sulama Birliği Başkanlığı 2. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

Başvuranın, 2012-2017 yılları arasında ödenmediğini ifade ettiği

BAŞVURUNUN KONUSU :

70.000 TL kira bedelinin ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, mülkiyeti kendisine ait bulunan Ağrı Merkez Aydınlar İş

Merkezi numaralı dairenin Ağrı Sulama Birliği tarafından 2012-2017 yılları arasında kiracı sıfatıyla kullanıldığını, Sulama Birliği’nin kira borçlarını ödemediğini ifade ederek, ödenmeyen 70.000 TL kira bedelinin ödenmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden 23/05/2022 tarih ve sayılı yazımız ile konuyla ilgili bilgi ve belge talep edilmiş olup, Devlet

Su İşleri Genel Müdürlüğü İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığı’nın – – sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. “Ağrı Yazıcı Sulama Birliği’nin DSİ 8. Bölge (Erzurum) Müdürlüğü sorumluluk sahasında faaliyetlerini yürüttüğü, 2.2. DSİ 8. Bölge Müdürlüğü ile gerekli yazışmaların yapıldığı, bahsi geçen yerle ilgili olarak başvuranın avukatının 14/10/2020 tarihli dilekçesiyle kira bedellerini talep ettiği, bunun üzerine Ağrı Yazıcı Sulama

Birliği’nin 23.10.2020 tarih ve sayılı ve 17.12.2020 tarih ve sayılı yazıları ile söz konusu kira bedellerinin birlik tarafından ödenip ödenmeyeceği konusunda Bölge Müdürlüğünden görüş talep ettiği,

2.3. DSİ 8. Bölge Müdürlüğü Hukuk İşleri Müdürlüğünün 29.12.2020 tarih ve sayılı yazısında özetle; Türk Borçlar Kanununun 147. maddesi uyarınca kira bedelleri, ana para faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edinimlerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu doğrultuda sulama birliği yönetim kurulunca alınan 07.08.2014 tarihli karar metninin her ne kadar kira alacağı ile ilgili zamanaşımını kesmiş olsa da karar tarihinden sonra 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden bahse konu kira alacağının zamanaşımına uğradığının alacaklı tarafa defi olarak ileri sürülmesi gerektiğinin mütalaa edildiği görüşü bildirilmiş olup, sulama birliği tarafından bu görüşün ilgililere tebliğ edildiği, 2.4. Sulama birliklerinin, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu ile buna bağlı olarak DSİ tarafından yayımlanan Muhasebe Rehberi vb mevzuatlar doğrultusunda muhasebe işlemlerini gerçekleştirdiği, bu doğrultuda sulama birliği uhdesinde gerçekleşen işlemlerin muhasebeleştirme belgeleriyle kaydedilmesi gerektiği, 2.5. Birlik arşivinde kira bedellerine yönelik olarak herhangi bir sözleşme ve muhasebeleştirme evrakına rastlanılmadığı ve yönetim kurulunca kamu görevlisi olarak atanan birlik başkanına da (2018 yılı) hiçbir evrakın teslim edilmediğinin bildirildiği, 2.6. 6172 sayılı Kanun ve yürürlükteki mevzuatlar gereğince sulama birliği ile ilgili olan tüm iş ve işlemlerin sağlıklı olarak yapılması ve yürütülmesinden ilgili dönemlere ait birlik başkanı ile yönetim kurulunun sorumlu olduğunu ve bu kapsamda belirtilen tarihlerdeki yönetim kurulu ( birlik yönetim kurulu üyeliği görevini yürütürken) mevzuatlar gereğince verilen görevleri de yerine getirmediği anlaşıldığı, yapılan açıklamalar doğrultusunda yazıda belirtilen ve tarafından ödenmesi talep edilen kira bedelleri için sulama birliğince ödeme yapılmasının uygun olmayacağı değerlendirilmekle birlikte başvuru sahibinin konu hakkındaki talebinin sürmesi halinde hukuki yollara başvuru hakkının bulunduğu, 2.7. Ancak, 6172 Sayılı Kanuna göre faaliyetini sürdüren sulama birliklerinde, 7139 Sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, bu tarihe kadar görev yapan ve gerekli işlemleri zamanında ve tam olarak yapmayan başkanlar ve yönetim kurulu üyelerinin kendi dönemlerinde oluşan zarardan cezai ve mali olarak şahsen sorumlu tutulacakları hususunun da dikkate alınması gerektiğini, 2.8. Sulama tesisini devreden kuruluş olarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Teşkilatının birliğin borçları hakkında hiçbir sorumluluğu olmadığı, 2.9. 6172 Sayılı Kanun’un 1. madde 2. fıkrasında belirtilmiş olduğu gibi sulama birlikleri bağımsız kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, bu bağlamda, sulama birlikleri ekonomik faaliyetlerini Borçlar Kanununa göre yürüttüğü, 2.10. Sulama birliklerinin bugünkü yapısının DSİ’nin altında veya emrinde olan kuruluşlar olmadığı, dolayısıyla DSİ’nin, iddia edildiği üzere sulama birliğinin kira borcunu ödemesi gibi bir durumun mümkün olmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere dükkânın kiralandığı dönemde birlik yönetim kurulu üyesi durumunda olan dükkan sahibinin, aynı dönemde bu kiranın ödenmesinden de sorumlu olduğu ve

söz konusu borcun zamanaşımına uğramasından dolayı, sulama birliği yeni yönetiminin de herhangi bir ödeme yapamayacağının öngörüldüğü”

Bilgileri verilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla, Ağrı Yazıcı Sulama Birliği Başkanlığı’ndan 04/10/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili Başkanlığın 21/10/2022 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “Başvuru sahibi vekilinin iddiasına ilişkin olarak 07.08.2014 tarihli ve karar sıra numaralı

Başkanlık Kararı ile 04.07.2018 tarihli devir tespit tutanağının borç kaynağı kabul ederek ödenip ödenmemesine ilişkin Sulama Birliğince 23.10.2020 ve sayılı yazı ile DSİ 85.Şube

Müdürlüğünden hukuki görüş istenildiği, 3.2. DSİ 8. Bölge Müdürlüğünün 05.01.2021 tarih ve – – sayılı yazısı ile gelen görüş yazısında borç kaynağı olan 07.08.2014 karar metninin tarihinden sonra 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden bahse konu kira alacağının zamanaşımına uğradığının mütalaa edildiği, 3.3. Sulama Birliğince 21.01.2021 tarih ve sayılı yazı ile başvuru sahibi vekiline Türk

Borçlar Kanununun 147. maddesi uyarınca kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimlerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle borç kaynağı olarak gösterilen 07.08.2014 tarihli ve karar numaralı başkanlık karar tarihinden sonra 5 yıllık zamanaşımı geçildiğine ilişkin yazı yazıldığı, 3.4. Kira alacağına ilişkin olarak 07.08.2014 tarih ve karar numaralı Başkanlık Kararı ve 04.07.2018 tarihli devir tespit tutanağı dışında herhangi bir bilgi ve belge bulunamadığı, 3.5. Borcun kaynağı olarak gösterilen 07.08.2014 tarih ve karar numaralı Başkanlık Kararının karar tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanununun 147. Maddesi uyarınca başvuru vekilinin yazısında belirtilen alacak zamanaşımına uğradığından Birliklerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, 3.6. Başvuru sahibinin kira bedelini kamu görevlisi Birlik Başkanı görevlendirilmeden önceki dönemin

Birlik Başkanı . .’dan talep etmesi gerektiği, 3.7. Başvuru sahibi her ne kadar mülkiyetini 2012 ile 2017 yılları arasında kullanıldığını belirterek söz konusu kiralama dönemi için 70.000,00 TL kira bedelinin ödemesini talep etse de başvuru sahibi vekili tarafından Sulama Birliğine verilen yazıda borcun 2012-2015 yıllarına ait olduğu ve toplamda 26,935 TL olduğunun belirtildiği, 3.8. Borcun kaynağı olarak gösterilen 07.08.2014 tarih ve karar numaralı Başkanlık Kararının karar tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanununun 147. maddesi uyarınca başvuru vekilinin yazısında belirtilen alacak zamanaşımına uğradığı,”

Bilgileri edinilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.

fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “II. Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147. maddesinin ilgili bendinde; “Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler (…)”; 6.1. “IV. Zamanaşımının başlangıcı” ana başlıklı “2. Dönemsel edimlerde” alt başlıklı 150.

maddesinde; “Ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar.

Alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur.”; 6.2. “C. Zamanaşımının durması” başlıklı 153. maddesinde; “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur: 1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için. 2. Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için. 3. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için. 4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için. 5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece. 6. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece. 7. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece. Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.”; 6.3. “D. Zamanaşımının kesilmesi”, “I. Sebepleri” başlıklı 154. maddesinde; “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.”; 7. 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin 2.

fıkrasında; “Sulama birlikleri kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.”; 7.1. “Birliğin görev alanı ve çalışma konuları” başlıklı 3. maddesinin ilgili fıkralarında; “(1)

Birliklere devredilen tesislerin hizmet alanı, birliklerin görev alanı olup sınırları, kapsamı ve ismi DSİ tarafından belirlenir. (2) Bir görev alanı içerisinde aynı amaçla birden fazla birlik kurulamaz. (3) Birlik, devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu çerçeve ana statüde ve devir sözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütür. (…)”;

7.2. “Denetim ve birlik mallarının durumu” başlıklı 18. maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Birliklerin denetimi DSİ veya Bakanlık tarafından yapılır. Birlikler mali yönden yılda bir defa ayrıca Maliye

Bakanlığının denetimine tabidir. Bu denetimler sonucunda düzenlenecek raporların bir örneği, gerekli işlemlerin yapılması için Bakanlığa gönderilir. (2) Denetim sonucunda birliğin zarara uğratıldığının tespit edilmesi halinde 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi hükümleri uygulanır. (3) Birlikler, Sayıştay tarafından doğrudan denetlenebilir. (…)”; 7.3. “Geçici Madde 2”de – (Ek: 19/4/2018-7139/52 md.) ; “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mevcut birliklerin tüzel kişiliği devam eder. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birlik organları hiçbir işleme gerek kalmaksızın feshedilmiş sayılır. Fesih tarihine kadar yapılmış olan iş ve işlemlerden bu tarihe kadar görev yapan birlik başkanı ile yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri cezai ve mali olarak sorumludur. (3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde birlik başkanlarının görevlendirmesi yapılır. Bu görevlendirmeler yapılıncaya kadar mevcut birlik başkanlarının görevleri mevcut mali haklarıyla devam eder. (4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde birlikler önceki dönemlerde yürütülen faaliyetlere ilişkin olarak mali yönden Maliye

Bakanlığının denetimine tabi tutulur ve bu denetim sonucunda düzenlenecek raporların bir örneği

Bakanlığa gönderilir. Birliğin zarara uğratıldığının tespit edilmesi halinde feshedilmiş organlarda görev alanlardan sorumluluğu bulunanlar hakkında Bakanlıkça gerekli işlem tesis edilir. (5) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren birliklere yeni personel alımı DSİ’nin iznine tabidir. Ancak daimi personel sayısı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki daimi personel sayısını hiçbir surette geçemez.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden 9. Başvuran hem Gönderme Kararına konu olan 2022/4925 numaralı dosyada hem de mevcut dosyada, maliki olduğu dairenin 2012-2017 yılları arasında Ağrı Sulama Birliği tarafından kiralandığını, bu süreçte işleyen kira bedellerinin kendisine ödenmediğini ifade ederek, 70.000 TL kira bedelinin ödenmesini talep etmiştir.

10. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 6172 sayılı Kanun uyarınca sulama birliklerinin ayrı kamu tüzel kişiliği bulunduğunu, bu nedenle DSİ’nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca bahsi geçen kira borcunun zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.

11. Ağrı Yazıcı Sulama Birliği de cevabi yazısında, kira ilişkisine dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını, başvuranın talep ettiği kira borcunun TBK hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığını ifade etmiştir.

12. 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununda, sulama birliklerinin kamu tüzel kişiliğine sahip olduğu, Sayıştay tarafından doğrudan denetim yapılabileceği ve bahsi geçen Kanunda hüküm bulunmaması halinde özel hukuk hükümlerinin geçerli olduğu düzenlenmiştir.

13. Mevcut başvuruda ödenmeyen kira bedelleri ve bunların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda taraflar arasında ayrılık bulunduğu görülmüştür. Hem başvuran tarafından eklenen hem de idareler tarafından gönderilen evrak incelendiğinde; 13.1. Başvuran tarafından gönderilen Tapu Senedi sayfasında, Ağrı Merkez Yavuz Mahallesi 7. Caddede bulunan dükkân nitelikli taşınmazda başvuranın 1/3 hisseli maliklerden biri olduğu, 13.2. Ağrı Sulama Birliği’nin 07/08/2014 tarihli toplantı tarihine ilişkin karar metninde özetle; “Ağrı

Sulama Birliği’nin bahsi geçen dükkânı 01/05/2012 yılından itibaren kullandığı, yıllık kira bedelinin 4500

TL olduğu, toplantı gününe kadar herhangi bir kira bedeli ödemediği, ödenmeyen kira bedellerinin kısmen ve peyderpey ödenmesi zorunluluğu bulunduğu” hususunda karar alındığı; Bu kararda Birlik

Başkanının . . olduğu, imzası bulunan 4 yönetim kurulu üyesinden birinin başvuran olduğu; 13.3. Birlik tarafından tutulan 04/07/2018 tarihli Tespit Tutanağı başlıklı yazıda, demirbaş defterine kayıtlı bulunan taşınır eşyalara; banka bakiyesinin 0 TL olduğuna; borçlar kısmında ‘Personele Borçlar’ başlığı altında ‘sözleşmeli personel’ borcuna ve yönetim kurulu başkan ve üyelerine huzur hakkı

ödenmediğine dair bilgiye; ‘Cari Giderler’ başlığı altında da “Kira + Yakıt + Elektrik+ Aidat vb :

89.999,00 TL” olduğuna yer verilmiş ve bu tutanağın birlik saymanı, birlik müdürü, maliye bakanlığı birimi temsilcisi, devralan kamu görevlisi birlik başkanı, DSİ görevlisi ve devreden birlik başkanı tarafından imzalandığı, (Devir Teslim Tutanağı)

13.4. Yukarıdaki tutanağa ekli tabloda, 2008 ile 2018 yılları yıllık kira bedellerine yer verildiği, kira bedelinin toplam 65.040,00 TL olduğu, (Gider Tablosu)

13.5. Kira borçlarıyla ilgili olarak, o dönemlerde başkanlık yapılan kişilere (devir teslim tutanağında devreden ve devralan olarak bahsi geçen iki başkana ( . . ve . . .)) gerekli bilgileri vermesi için yazı yazıldığı ancak her iki başkanın da cevabına yönelik dosya kapsamında bir bilgiye rastlanılmadığı, nitekim Birlik’in DSİ 85. Şube Müdürlüğü’ne yazmış olduğu 17/12/2020 tarihli yazıda da önceki dönem başkanlarına yazılan yazılardan bir netice alınamadığı bilgisine yer verildiği, 13.6. Başvuranın avukatı tarafından Ağrı Sulama Birliği Başkanlığı’na hitaplı 14/10/2020 tarihli dilekçede, “Gecikmiş kira borçlarının ödenmesi” konulu dilekçeyle, “2012-2015 yılları için toplam

26.935 TL ücretin” talep edildiği,

13.7. Başvuran vekilinin dilekçesi üzerine Ağrı Sulama Birliği Başkanlığı’nın DSİ 8. Bölge

Müdürlüğü’nden görüş istediği, bu görüşte, borcun TBK uyarınca zamanaşımına uğradığı değerlendirmelerine yer verildiği ve talebin reddedildiği, Görülmüştür.

14. Başvuru konusu edilen kira sözleşmesine dair ne başvuranda ne de Ağrı Sulama Birliği nezdinde herhangi bir sözleşme bulunmadığı tespit edilmiştir. Kira ilişkisinin tespitine dair dosya kapsamındaki

evraka bakıldığında, başvuranın da yönetim kurulu üyesi olarak altında imzası bulunan Birliğin 07/08/2014 tarihli toplantısına dair tutanak ve 04/07/2018 tarihli Devir teslim tutanağının ekinde bulunan gider tablosu bulunmaktadır.

15. Başvuranın Kurumuza yapmış olduğu başvurusunda 2012-2017 yılları için 70.000 TL kira bedeli talep etmiştir. Başvuran vekilinin, Ağrı Sulama Birliği Başkanlığı’na hitaben yazmış olduğu 14/10/2020 tarihli dilekçesinde ise, 2012-2015 yılları için toplam kira bedeli talebinin 26.935 TL olduğu görülmüştür.

Başvuranın kira ilişkisine ilişkin farklı tarih aralıklarında oldukça farklı kira bedeli talebi olduğu tespit edilmiştir.

16. Bu hususta bahsedilmesi gereken bir diğer husus da, başvuran ile Birlik arasındaki kira ilişkisi bulunduğu dönemde, başvuranın Birlik Yönetim Kurulu üyesi olması ve buna rağmen Birliğin başvurana kira bedelini ödemediği iddiasıdır.

17. Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesinde kira bedeli gibi dönemsel edimlerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bir borcun zamanaşımına uğraması halinde borç sona ermemekle birlikte, borçluya zamanaşımı def’i ileri sürebilme imkanı sağlanmış olur. Başvuranın talebinin de kira bedelinin ödenmesi olması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu açıktır.

18. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu’nda zamanaşımının durmasına ve kesilmesine yönelik de düzenlemeler bulunmaktadır. Başvuranın talebi ile ilgili olarak zamanaşımının durması hükümleri birlikte ele alındığında, Türk Borçlar Kanunu’nun 153. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde “Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.” düzenlemesine yer verilmiş olup, somut olayda da başvuran hem Birlik yönetim kurulu olup, hem de Birlikle arasında kira ilişkisi bulunan malik konumundadır. Bir diğer ifadeyle başvuran hem alacaklı hem de borçlu sıfatına sahiptir. Ancak ilgili bentte de açıkça belirtildiği üzere, alacaklı ve borçlu ilişkisinin geçmişe etkili olarak ortadan kalkması gerekmektedir. Somut olayda böyle bir durum söz konusu olmayıp, Birlik’in yeni bir yapılanma yoluna gittiği, kamu görevlisi başkanın görevde olduğu görülmüştür. Bu nedenle zamanaşımının durması sebeplerinden birinin gerçekleşmediği açıktır.

18.1. Nitekim 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’na 19/04/2018 tarihinde eklenen Geçici 2. maddenin 2. fıkrasında da “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birlik organları hiçbir işleme gerek kalmaksızın feshedilmiş sayılır.” düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Madde açıkça fesih kavramından söz etmiştir. Borçlar Hukukunda genel olarak kabul edilen görüş, feshin ileriye etkili olarak sonuç doğurduğu yönündedir. Sonuç olarak, başvuran bakımından alacaklı ve borçlu sıfatları ileriye etkili olarak ortadan kalkmıştır.

19. Başvuranın kira bedelinin ödenmesi talebinin Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde yer alan

‘zamanaşımının kesilmesi’ sebepleri açısından iki ayrı bent üzerinden tek tek ele aldığımızda; ilk bentte, “Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.” sebebi hüküm altına alınmıştır. Somut olayda herhangi bir ödeme yapılmadığı, rehin verilmediği ya da kefil gösterilmediği açıktır. Borçlunun borcu ikrarı hususu bakımından konu ele alındığında, kira ilişkisine dair iki evrak bulunduğu, bunlardan ilkinin başvuranın da yönetim kurulu üyesi olarak altında imzası bulunan Birlik’in 07/08/2014 tarihli toplantısına dair tutanak olduğu görülmüştür.

Dosya kapsamında, başvuran vekilinin Birlik’e yönelik ilk talep tarihinin 14/10/2020 tarihli dilekçe olduğu görüldüğünden, 2014 tarihli toplantıda zamanaşımı süresi kesilmişse de, kira bedelleri için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu değerlendirilmiştir.

20. Kira ilişkisine dair diğer bir evrak ise, 04/07/2018 tarihli Devir teslim tutanağı olduğu görülmüştür.

Her ne kadar bu tutanağın tarihinin 5 yıllık süre içerisinde kaldığı görülmüşse de, tutanak ekinde yer alan

Gider Tablosunda kira bedel borcunun toplam 65.040,00 TL olduğu ifade edilmekle birlikte, gider tablosunun eki konumunda bulunduğu Devir Teslim Tutanağını birlik saymanı, birlik müdürü, maliye bakanlığı birimi temsilcisi, devralan kamu görevlisi birlik başkanı, DSİ görevlisi ve devreden birlik başkanı tarafından imzalamışken; bu gider tablosunu yalnızca devreden başkan ile birlik saymanının imzaladığı görülmüştür. Yine bahsi geçen kira borcunun alacaklısının kim olduğuna da yer verilmemiştir.

Bahsi geçen eksiklikler nedeniyle, devir teslim tutanağının TBK’da yer alan zamanaşımını kesen nedenlerden ‘ikrar’ nedenine girip girmeyeceği hususu netleştirilememiştir.

20.1. Ancak bu noktada 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’na 19/04/2018 tarihinde eklenen Geçici 2.

maddenin 2. fıkrasında yer alan “Fesih tarihine kadar yapılmış olan iş ve işlemlerden bu tarihe kadar görev yapan birlik başkanı ile yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri cezai ve mali olarak sorumludur.” düzenlemesinin ele alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Geçici maddenin yürürlüğe girmesinden sonra, devir teslim tutanağı ve eki gider tablosunun tutulduğu görülmüştür. İlgili hükme göre, 2012-2017 yılları arasında ödenmeyen kira bedelinin sorumlusunun dönemin Birlik Başkanı ve

Yönetim Kurulu üyeleri olduğu, Sulama Birliği’nin mevcut yönetiminin herhangi bir sorumluluğu olmadığı, ayrıca başvuranın alacaklı olduğunu ifade ettiği borcun, aynı zamanda borçlularından biri olduğu değerlendirilmiştir.

20.2. 04/07/2018 tarihli Devir teslim tutanağının ikrara girip girmeyeceği hususu netleştirilmemişse de, bir üst paragrafta belirtildiği üzere, Sulama Birliği’nin 2012-2017 yılları arasındaki borçtan sorumlu olmadığı değerlendirildiğinden, bu dosya kapsamında netleştirilmeyen hususun sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varılmıştır.

21. Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde yer alan ‘zamanaşımının kesilmesi’ sebeplerinden bir diğeri ise “Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.” olarak düzenlenmiştir. Somut olayda başvuranın, bentte yer alan hukuki yollardan birine başvurmadığı tespit edilmiş ve zamanaşımı süresinin kesilmediği değerlendirilmiştir.

22. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bakımından mevcut başvuru ele alındığında ise, 6172 sayılı Sulama

Birlikleri Kanunu’nun kabul tarihinin 08/03/2011 olduğu, kanunun ilk maddesinde ise sulama birliklerinin kamu tüzel kişiliği olduğuna yer verilmiştir. Ayrı kamu tüzel kişiliği bulunan Birliğin borçlarından, DSİ’nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

23. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; başvuranın talep ettiği kira döneminin

Kurumumuza yazmış olduğu dilekçesinde 2012-2017 dönemlerine ilişkin ve 70.000 TL olması, ancak kendi vekilinin Birlik’ten 2012-2015 arası dönem için 26,935 TL olarak talep etmesi, başvuranın mülkiyeti kendisine ait olduğunu ifade ettiği dükkânı Birlik’e kiraya verdiği dönemde kendisinin bahsi geçen Birliğin yönetim kurulu üyesi olması, 3 ya da 5 yıl olduğu netleştirilemeyen kira ilişkisinde borcun

ödenmesi için kendi yönetim kurulunda bulunduğu Birliğe başvuranın herhangi bir hukuki girişimde bulunmamasının çelişkili olduğu, Türk Borçlar Kanunu uyarınca zamanaşımını kesen nedenlerden birinin bulunmadığı, zamanaşımını durduran nedenlerden ‘borçlunun borcu ikrarı’ hususu netleştirilmemişse de,

6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’na 19/04/2018 tarihinde eklenen Geçici 2. maddenin 2. fıkrası

uyarınca Ağrı Yazıcı Sulama Birliği’nin mevcut yönetimin 2012-2017 yılları arasındaki bir borçtan sorumlu tutulamayacağı değerlendirildiğinden, idarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesinde “İyi yönetim ilkelerine” yer verilmiştir. Yapılan değerlendirmede; idarelerin süresinde cevap vererek “makul sürede karar verme” ilkesine uygun davrandıkları görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ağrı ili Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın Başvurana, Ağrı Yazıcı Sulama Birliği Başkanlığı’na ve Devlet Su İşleri Genel

Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi