ÖZET: Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından tahakkuk ettirilen 2013-2014 yılına ait emlak vergilerinin iptali talebi üzerine yapılan başvuruda, şikayetçi, vergilerin zamanında tebliğ edilmediğini ve zamanaşımına uğradığını öne sürmüştür. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, 2013 yılına ait emlak vergisinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle terkin edilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Ancak 2014 yılına ait vergi borcunun, tebligatın zamanında yapılması nedeniyle zamanaşımına uğramadığı belirtilmiştir.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 2013 yılına ait emlak vergisi için 121,83 TL borç bulunduğunu ve bu borcun 20/12/2019 tarihinde tebliğ edildiğini ifade etmiştir. Şikayetçinin, tebligatı almadığı gerekçesiyle yaptığı itiraz, 6183 sayılı kanun çerçevesinde değerlendirildiğinde, 2014 yılına ait vergi borcunun zamanaşımına uğrayacağı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, 2013-2014 yıllarına ait emlak vergilerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle terkin edilmesi için Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin, belirtilen döneme ait emlak vergisi borçlarının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle gerekli idari işlemleri başlatması gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, başvuran ve belediyeye tebliğ edilmiştir ve idarenin bu karara uygun hareket etmesi beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/85850-S.20.93308

BAŞVURU NO : 2020/58268

KARAR TARİHİ : 26/10/2020

TAVSİYE KARARI

TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : 2013-2014 yılına ait emlak vergilerinin iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/05/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda şikayetçi özetle; Trabzon

Belediyesi’nin uyguladığı Tabakhane Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında kalan ada parsel ve ada parsele ilişkin olarak 2013-2014 yıları için tahakkuk ettirilmiş vergilerin zamanında tebliğ edilmediğini ve zamanaşımına uğradığını iddia ederek mağduriyetinin giderilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 03/06/2020 tarihli ve S.20.13515 sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’ndan alınan 16/06/2020 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. Şikayetçinin belediyeye olan borç miktarının toplam 121,83 TL olduğu, bu borç tutarının şikayetçinin sahibi olduğu gayrimenkule ilişkin emlak vergisi olduğu, belirtilen borç tutarına ilişkin olarak 20/12/2019 tarihli ödeme emri ile 25/12/2019 tarihinde “Eğitim Mah. İhsan Sungur

Sok. No: Balçova/İZMİR” adresine posta memuru tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 93-103 maddelerince tebligat çıkarıldığı, gidilen adresin kapalı olması sebebiyle kapısına tebligat pusulası yapıştırıldığı, şikayetçinin de 27/12/2019 tarihli ve 1 sayılı CİMER başvurusu ile emlak vergisinin iptal edilmesi talebinde bulunduğu bu sebeple ödeme emrinin tebliğ edildiğinin açık olduğu, 2.2. 6183 Sayılı kanunun 102 inci ve 103 üncü maddeleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda şikayetçinin 2013 yılına ait emlak vergisinin zamanaşımına uğradığını fakat 2014 yılına ait emlak vergisinin ise 25/12/2019 tarihli tebligat ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 2.3. 2013 yılı için tahakkuk ettirilen vergilerin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle terkin ettirileceği, 2014 yılı vergisinde ise zamanaşımı söz konusu olmadığından ödenmediği takdirde cebri tahsil işlemlerine geçileceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 10/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

5.1. “Tebliğ Esasları” başlıklı 93 üncü maddesinde; “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartıyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.”

5.2. “Tebliğ evrakının teslimi” başlıklı 102 inci maddesinin 5 inci fıkrasında; “Bu Kanunun

101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan

hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır.

İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması halinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması halinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.”

5.3. “Tebliğin ilanla yapılacağı haller” başlıklı 103 üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı

hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır:

1. Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa,

2. Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa,

3. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa,

4. Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.”

5.4. “İlanın neticeleri” başlıklı 106 ncı maddesinde; “İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere, yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır. Posta ile yapılan bu tebliğ hakkında da 100 üncü madde hükmü cari olur. İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.”

5.5. “Zamanaşımı Süreleri” başlıklı 114 üncü maddenin 1 inci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.”

6. 28/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun;

6.1. “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takib eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”

6.2. “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103 üncü maddesinde; “Aşağıdaki hallerde tahsil

zamanaşımı kesilir:

1. Ödeme,

2. Haciz tatbikı,

3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat.

4. Ödeme emri tebliği,

5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması,

7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,

8. Amme alacağının teminata bağlanması,

9. kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi,

11. Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Hüseyin YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin, somut olayda başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edildiğinden, talebin kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

VI. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Şikayetçi Trabzon ilinde bulunan gayrimenkulleri için 2013-2014 yılına ait olarak talep edilen emlak vergilerinin zamanaşımına uğradığını iddia ederek belirtilen dönemlere ait vergi borçlarının terkin edilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

9. Vergi alacağını sonlandıran durumlardan bir tanesi de vergi borcunun zamanaşımına uğraması durumudur. Zamanaşımının iki ayrı türü bulunmaktadır. İlki, Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen tarh zamanaşımı veya tahakkuk zamanaşımı olarak nitelendirilen zamanaşımıdır.

İkincisi ise, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenen tahsil zamanaşımıdır. Tarh zamanaşımı (tahakkuk zamanaşımı), vergiyi doğuran olayın üzerinden kanunda belirtilen sürenin geçmesine rağmen, verginin tarh edilerek mükellefe tebliğ edilmemesi, bir başka deyişle, tahakkuk ettirilmemesi halinde söz konusu olan zamanaşımı türüdür. 5.5. nolu paragrafta da belirtildiği üzere tarh zaman aşımı “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar” Tahsil zamanaşımı, vadesinin üzerinden kanunda belirtilen sürenin geçmesine rağmen, kamu alacağının tahsil edilmemesi halinde söz konusu olan zamanaşımı türüdür. Tahsil zamanaşımı 6.1. nolu paragrafta da belirtildiği üzere “Kamu alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse, zamanaşımına uğrar”.

10. Somut olayda şikayetçi 2013-2014 yıllarına ait olan ve tebliğ edilen emlak vergisi borçlarının zamanaşımına uğradığı iddiasıyla terkin edilmesini talep etmektedir. Trabzon

Büyükşehir Belediye Başkanlığından talep edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,

2013 yılına ait emlak vergi borcunun zamanaşımına uğradığının idare tarafından kabul

edilerek terkin edileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. 2014 yılına ait olan emlak vergisi borcunun ise 20/12/2019 tarihli ödeme emrinin, 25/12/2019 tarihinde şikâyetçinin dağıtım saatlerinde adresinde bulunmaması nedeniyle tebliğ evrakının gönderilen idareden alınabileceğini içeren pusulanın şikayetçinin kapısına yapıştırılarak posta dağıtıcısı tarafından bildirildiği anlaşılmaktadır. 5.2. nolu paragrafta da belirtildiği üzere ikinci tebligatın da mükellefin adresine ulaştırılmaması nedeniyle; tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılmış olması halinde, ilgili kanun gereğince eğer on beş gün içinde muhatabı tarafından alınmayan tebligatın 15 inci gün tebliğ edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

11. 2014 yılına ait emlak vergisi borcu 31/12/2019 tarihine kadar mükellefe tebliğ edilmediği durumda tahakkuk zamanaşımına uğrayacağı kesindir. Her ne kadar idare şikayetçinin 27/12/2019 tarihinde CİMER’e başvuru yapmış olması sebebiyle ödeme emrinin tebliğ edilmiş sayılacağını belirtmiş olsa da bu durum idare tarafından yapılmış bir tahmin olmakta olup, ilgili kanun gereğince eğer mükellef tarafından 15 gün için alınmayan tebligatın

15 inci günde tebliğ edilmiş sayılacağı hüküm altına alındığından şikayetçinin de 15 gün içinde

tebligatı almamış olması sebebiyle tebligatın 09/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerekmektedir. 31/12/2019 tarihinde emlak vergisi borcunun tarh (tahakkuk) zaman aşımına uğrayacak olması ve tebligatın ilgili kanun gereğince 09/01/2020 tarihinde yapılmış sayılması nedeniyle 2014 yılına ait emlak vergisinin tarh (tahakkuk)

zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

12. Sonuç olarak idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, şikâyetçiden talep edilen 2013-2014 yıllarına ait emlak vergisi borçlarının zamanaşımı uğramış olması sebebiyle talep edilemeyecek olmaları nedeniyle, belirtilen döneme ait emlak vergisi borçlarının terkini için gerekli idari işlemlerin tesis edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” , “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Trabzon Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın adına hesaplanmış olan 2013-2014 yılına ait emlak vergilerinin zamanaşımına uğraması sebebiyle terkin edilmesi hususunda TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın; BAŞVURANA ve TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi