ÖZET: Başvuru, 2015/11 vergilendirme dönemine ilişkin KDV tarhiyatına dayanan vergi ziyaı cezasının, vergileme tekniği ve mevzuatına aykırı olduğu iddialarını içermektedir. Şikayetçi, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından düzenlenen raporlar doğrultusunda, Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün uygulamalarının usulsüz olduğunu belirtmiş ve konunun incelenmesini talep etmiştir. İlgili idare, yapılan incelemeler sonucunda mükellef hakkında sahte belge kullanma ve tefecilik gibi suçlamalarla vergi tarhiyatı yapıldığını belirtmiştir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın açıklamaları, mükellefin 2015 yılına ait işlemlerinin sahte belge kullanımı ve tefecilik açısından incelendiğini ortaya koymaktadır. Yapılan değerlendirmelerde, mükellefin düzenlediği belgelerin gerçek bir mal veya hizmete dayanmadan oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede, mükellef hakkında gerekli vergi inceleme raporları hazırlanmış ve vergi/ceza ihbarnameleri düzenlenmiştir.

Sonuç olarak, yapılan incelemeler ve raporlar doğrultusunda, başvurunun reddedilmesine karar verilmiştir. İlgili idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir ve mükellef, yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/4550-S.21.7355

BAŞVURU NO : 2020/98838

KARAR TARİHİ : 22/03/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜÇÜKYALI VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : 2015/11 vergileme döneminde KDV tarhiyatı yapılmasını öngören rapora istinaden adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatın vergileme tekniği ve mevzuatına aykırı olduğunun tespit edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/10/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; Maliye Bakanlığı Vergi

Denetim Kurulu Maltepe Grup Başkanlığınca 2015 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucunda 16/06/2020 tarih ve sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiğini, 2015 dönemine ilişkin KDV açısından tenkit edilen hususlara yönelik olarak da 15/06/2020 tarih ve – sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün de söz konusu raporları esas alarak 2015/11 vergilendirme dönemine ilişkin adına katma değer vergisi tarhiyatlarını vergi ziyaı cezası uygulayarak yaptığını, idarenin yaptığı işlemin usule ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıntılarına dilekçesinde yer verdiği iddialara binaen dava açma hakkı saklı kalmak üzere, 2015/11 vergileme döneminde KDV tarhiyatı yapılmasını öngören rapora istinaden adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatın vergileme tekniği ve mevzuatına aykırı olduğunun tespit edilmesi ve konunun Kurumunuzca değerlendirmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge yazısına istinaden İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 06/01/2021 tarih ve sayılı yazıda özetle, “Konu ile ilgili olarak, anılan Vergi

Dairesi ile yapılan yazışma sonucunda alınan 26/11/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda, adı geçen mükellef hakkında;

-2014 yılı için Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 22/10/2019 tarih ve – sayılı Vergi Tekniği Raporuna istinaden 2014/5-6-7-8-9 dönemleri için KDV yönünden 23/10/2019 tarih ve 2 sayılı Vergi İnceleme Raporunun, 2014/2-3-45-6-7-8-9-10-11-12 dönemleri için BSMV yönünden 23/10/2019 tarih ve sayılı

Vergi İnceleme Raporunun, 2014 takvim yılına ait gelir vergisi yönünden 22/10/2019 tarih ve sayılı Vergi İnceleme Raporunun, 2014/02-2014/04, , 2014/08-2014/10, 2014/11-2015/01 dönemleri gelir geçici vergisi yönünden 22/10/2019 tarih ve sayılı Vergi İnceleme Raporunun düzenlendiği, söz konusu Raporlara istinaden adı geçen mükellef hakkında vergi/ceza ihbarnamelerinin tanzim edildiği, bahse konu vergi/ceza ihbarnamelerinin 23/11/2019 tarihinde elektronik tebligat yolu ile mükellefe tebliğ edildiği,

-2015 yılı için Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 15/06/2020 tarih ve – sayılı Vergi Tekniği Raporuna istinaden, 2015 takvim yılına ait gelir vergisi yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi İnceleme Raporunun, 2015/01-03, 2015/04-06, 2015/07-09, 2015/10¬12 dönemleri gelir geçici vergisi yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi İnceleme Raporunun, 2015/11 dönemi KDV yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi İnceleme Raporunun, 2015/1-2-3-4-5-6 dönemleri BSMV yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi İnceleme

Raporunun düzenlendiği, söz konusu Raporlara istinaden adı geçen mükellef hakkında vergi/ceza ihbarnamelerinin tanzim edildiği, bahse konu vergi/ceza ihbarnamelerinin 25/08/2020 tarihinde elektronik tebligat yolu ile mükellefe tebliğ edildiği,

-Tebliğ edilen söz konusu vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin olarak Daireleri kayıtlarına intikal eden herhangi bir indirim talebine rastlanılmadığı, ayrıca bahse konu ihbarnamelerin dava konusu yapılmadığı belirtilmiştir.

Başkanlığımızca, GİBİNTRANET sistemi üzerinden yapılan sorgulamalarda;

-Adı geçen mükellef hakkında Vergi Müfettişi tarafından 15/06/2020 tarih ve sayılı (2014, 2015 takvim yıllarında 5464 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde açıklanan gerçeğe aykırı belge düzenleme ve 5327 sayılı Kanun’un 241’inci maddesinde açıklanan tefecilik suçları için) “Görüş ve Öneri Raporu”nun (Suç Duyurusu Raporu)

düzenlendiği,

-Ayrıca mükellef hakkında 2014, 2015 takvim yıllarında Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesine göre sahte belge düzenleme fiili nedeniyle de Vergi Müfettişi tarafından 15/06/2020 tarih ve sayılı “Vergi Suçu Raporu”nun düzenlendiği görülmüştür.

Adı geçen mükellef hakkında 2015 yılı için Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi Tekniği Raporunun “4Değerlendirme” başlıklı bölümünün “4.1. Mükellef Hakkında Genel Değerlendirme” alt başlıklı bölümünde;

“213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3’üncü maddesinin B fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin, ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğuna ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Bu düzenlemeye göre; belgelerin ve defter kayıtlarının vergi kanunlarında ve bu kanunların vermiş olduğu yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan idari düzenlemelerde öngörülen biçimsel kurallara uygun bulunması ve belgelerin temsil ettiği vergiyi doğuran olayla ilgili diğer biçimsel işlemlerin noksansız yerine getirilmiş olması, örneğin, mükellefiyet tesisi, belge bastırma izni alınması, sevk irsaliyesi düzenlenmesi, çek verilmesi, borsa tescili gibi işlemlerin yapılması, düzenlenen belgelerin ve bu belgelere dayanılarak gerçekleştirilen defter kayıtlarının vergilendirme muamelelerine esas alınması için yeterli değildir. Ayrıca; söz konusu biçimsel işlemlerin, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti ile uyumlu olması da gereklidir.

Vergilendirmeye esas alınan belge ve kayıtların gerçek mahiyetle uyumlu olduğunun söylenebilmesi ise; biçimselliklerinin ötesine geçilerek, belgeyi düzenleyenin iştigal konusu satmış göründüğü emtia veya yapmış olduğu hizmet bakımından organizasyonu, ekipmanı, işin gerektirdiği sayıda işçinin olup olmadığı, emtia alımlarının gerçekliği, alım-satım için zorunlu veya bu işlemlerin doğal sonucu olan diğer işlemlerin gerçekleştirilme biçimi, ekonomik durumu ile vergilendirme döneminde yapmış göründüğü işin hacmi arasındaki ilişki, kredi kullanıp kullanmadığı, vergi ödevlerinin yerine getirilmesindeki özen gibi unsurlardan hareketle yapılacak inceleme sonuçlarının, ortada gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası olduğunu göstermesine bağlıdır.

Yapılan inceleme ve araştırmalara ve yargı kararlarına göre, sahte fatura düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettiren kişilerce kurulan firmalar, düşük sermayeli, makine, tesis ve demirbaşları olmayan, çok küçük mekanlarda kurulan, çalıştırdığı işçi olmayan veya ilk açılışta göstermelik olarak kısa bir süre bulunan, çek kullanmayan, banka hesabı bulunmayan, iş yeri ve ikametgah adresi olarak bildirdikleri adreslerde arandıkları zaman bulunmayan, kısa sürede büyük miktar ve tutarlarda mal alıp satmış veya hizmet ifa etmiş gözüken, beyanlarının çok yüksek olmasına rağmen ödenecek vergisi çıkmayan veya çıkan cüzi miktarlardaki vergiyi ödemeyen mükelleflerdir.

Raporun 2.2. bölümünde izah edildiği üzere; mükellef hakkında daha önce tarafımızca yapılan inceleme neticesinde 22/10/2019 tarih ve 2 sayılı Vergi Tekniği Raporu tanzim edilmiştir. Mezkur raporda özetle; ‘mükellef tarafından 2014 takvim yılında düzenlenen ve KDV oranı %0 olan faturaların; faiz (komisyon) karşılığında, POS cihazlarından kredi kartıyla yapılan çekişleri yasal duruma uygun hale getirmek için yapılmış gibi gösterilen yani gerçek bir mal ve/veya hizmet karşılığında düzenlenmeyen sahte belgeler olduğu ve buna istinaden

POS Tefecilik faaliyetinin yapıldığının anlaşıldığı’ tespit ve ifade edilmiştir.” tespit ve değerlendirmelerin yapıldığı görülmüştür.

Öte yandan, Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin 82’nci maddesinde, “Raporlar (YMM’lerce düzenlenenler dâhil) ve tutanakların hiç bir değişikliğe tabi tutulmadan önerilen şekilde işleme konulması esastır. Ancak, bunlar hakkında tereddüte düşülmesi hâlinde Gelir İdaresi

Başkanlığından görüş sorulur. Alınan cevaba göre gerekli işlemler yapılır.” denilmektedir.

Bu itibarla, adı geçen mükellef hakkında 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olarak Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen söz konusu Raporlara istinaden anılan Vergi Dairesince yapılan işlemler Başkanlığımızca uygun bulunmuştur. Bilgilerinize arz ederim.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleri”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1 nci maddesinde, “Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir: 1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 2. Her türlü mal ve hizmet ithalatı, 3. Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler: kazanç ve iratların safi tutarıdır. …”

6. 58 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin, “C. Özel Matrah Şekli

Uygulaması” başlıklı bölümünde, “ Katma Değer Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (f) bendi hükmünün Maliye Bakanlığı’na verdiği yetkiye dayanarak, GSM operatör şirketleri tarafından sunulan cep telefonu konuşma hizmetlerinden faydalanmak üzere çıkarılan ön ödemeli hazır kartlar da dahil olmak üzere bütün telefon kartı ve jeton satışlarının özel matrah şekline göre vergilendirilmesi uygun görülmüştür. Buna göre, perakendeci bayiler tarafından yapılan telefon kartı ve jeton satışlarına ait katma değer vergisinin bayi karına isabet eden katma değer vergisini de ihtiva edecek şekilde perakendeci bayilere telefon kartı ve jeton teslimi yapan kuruluşlar tarafından beyan edilmesi gerekmektedir. Bu durumda bayiler belirtilen kapsamdaki telefon kartı ve jeton satışları için ayrıca vergi hesaplamayacaklardır.

Öte yandan telefon kartı ve jeton satışları dahil bütün işlemleri özel matrah şekline göre vergilendirilenlerin katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.” ,

7. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Re’sen vergi tarh” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında, “ Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.” aynı maddenin ikinci fıkrasının dördüncü bendinde, “Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir. …4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa.”,

7.1. 213 sayılı Kanunun “Maksat” başlıklı 134’üncü maddesinde, “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.

İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına da teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.”

7.2. 213 sayılı Kanunun “İncelemeye yetkililer” başlıklı 135’inci maddesinde; “ Vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.”

7.3. 213 sayılı Kanunun “Vergi ziyaı” başlıklı 341’nci maddesinde, “Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.”, 7.4. 213 sayılı Kanunun “Vergi ziyaı cezası” başlıklı 344’üncü “341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.”, hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

9. Uyuşmazlık konusu; Ayrıntılarına Kararın I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ bölümünde yer verildiği üzere şikayetçinin; 2015/11 vergileme döneminde KDV tarhiyatı yapılmasını öngören rapora istinaden adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatın vergileme tekniği ve mevzuatına aykırı olduğunun tespit edilmesi talebi hakkındadır.

10. Uyuşmazlık konusu hakkında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın cevabi yazısı ekinde alınan ve 2015 yılı için Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi Tekniği Raporunun; “1.GİRİŞ” başlıklı bölümünde özetle, “

… T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Maltepe Küçük ve Orta

Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 11.10.2019 tarih ve ]ve 05.02.2020 tarih ve – – ile 28.04.2020 tarih ve

– – sayılı iş emirleriyle mükellefin 2015 dönemi hesap ve işlemlerinin sahte belge kullanma yönüyle sınırlı olarak incelenmesi ve 26.06.2019 tarih ve

– – sayılı iş emriyle de mükellefin 2014 ve 2015 dönemi hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme yönüyle tam olarak incelenmesi tarafımızdan istenmiştir.

Mükellef, 2015 defter ve belgelerini Müfettişliğimize getirip bırakmış ancak mükellefin tarafımıza bildirdiği irtibat cep telefon numarasından kendine ulaşılamamıştır. Bunun üzerine

03.09.2019 tarih ve – – – sayılı imzaya davet yazısı

tarafımızca düzenlenmiştir. Mükellefin Mernis kayıtlarındaki ikametgah adresine 2 kez gidilmiş, ikinci gidişte de mükellefin adreste bulunmaması nedeniyle 485 sıra nolu Vergi Usul

Kanunu genel tebliğine göre, tebliğ pusulası 13/09/2019 tarihinde düzenlenerek mükellefin kapısına yapıştırılmış ve bunun neticesinde mükellefe 28/09/2019 tarihinde imzaya davet yazısı tebliğ edilmiştir. Mükellef mezkur imzaya davet yazısı tebliğ edilmiş olduktan ve 15 günlük yasal süresi geçtikten sonra Vergi İnceleme Tutanağını imzaya gelmemiş ve işbu tutanağın düzenlendiği tarihe kadar da herhangi bir mücbir sebebin bulunduğuna dair tarafımıza bir belge de sunmamıştır. …” açıklamalarına yer verilmiştir.

11. Bununla birlikte söz konusu Vergi Tekniği Raporunun;

11.1. “4.1. Mükellef Hakkında Genel Değerlendirme” başlıklı bölümünde; “… Raporun 2.2. bölümünde izah edildiği üzere; mükellef hakkında daha önce tarafımızca yapılan inceleme neticesinde 22/10/2019 tarih ve sayılı Vergi Tekniği Raporu tanzim edilmiştir.

Mezkur raporda özetle; ‘mükellef tarafından 2014 takvim yılında düzenlenen ve KDV oranı %0 olan faturaların; faiz (komisyon) karşılığında, POS cihazlarından kredi kartıyla yapılan çekişleri yasal duruma uygun hale getirmek için yapılmış gibi gösterilen yani gerçek bir mal ve/veya hizmet karşılığında düzenlenmeyen sahte belgeler olduğu ve buna istinaden POS

Tefecilik faaliyetinin yapıldığı anlaşıldığı’ tespit ve ifade edilmiştir. …”

11.2. “5.3. KDV Yönünden Yapılan Değerlendirme:” başlıklı bölümünde; “Raporun 4.

Bölümünde izah edildiği üzere mükellefin bir kısım alışları ve satışları gerçek mahiyettedir ve bu satışlar ve alımlar nedeniyle 2015 kdv beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle mükellef hakkında müfettişliğimizce katma değer vergisi yönünden inceleme raporu düzenlenecektir.” yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.

12. Bahse konu Vergi Tekniği Raporunun “ 6. SONUÇ” başlıklı bölümünde; “Küçükyalı

Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün vergi kimlik numaralı mükellefi olan

2015 takvim yılı hesap ve işlemlerinin sahte belge kullanma, sahte belge düzenleme ve

pos tefecilik yönünden tam olarak incelemesi neticesinde;

6.1. Raporumuzun 3. 4. ve 5. bölümlerinde açıklandığı üzere, mükellef tarafından 2015 takvim yılında düzenlenen ve KDV oranı %0 olan faturaların faiz/komisyon karşılığı POS cihazlarından kredi kartıyla yapılan çekişleri yasal duruma uygun hale getirmek için yapılmış gibi gösterilen, yani gerçek bir mal ve/veya hizmet karşılığında düzenlenmeyen sahte belgeler olduğu ve buna istinaden Pos Tefecilik faaliyetinin yapıldığı, mükellefin bu faaliyetinden ayrı bir kazanç elde ettiği ve dolayısıyla mükellefin Tefecilik faaliyetinde bulunduğu, söz konusu faaliyetten elde ettiği gelir/kazanç dolayısıyla Müfettişliğimizce, mükellef hakkında 2015 takvim yılı için Gelir Vergisi, Gelir Geçici Vergisi ve BSMV inceleme raporlarının düzenleneceği,

6.2. Raporumuzun 5.3. bölümünde açıklandığı üzere, 2015 takvim yılında mükellef tarafından gerçekleştirilen KDV’ye tabi elektronik alım satım işlerinin gerçek mahiyette olduğu; söz konusu bu gerçek satışları nedeniyle mükellef hakkında 2015 yılı için KDV raporu düzenleneceği

6.3. Raporumuzun 5.4.2 bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, “5237 sayılı Türk

Ceza Kanununun 241’inci maddesinde açıklanan “Tefecilik” suçunu işlediği ve 5464 sayılı

Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 36’ncı maddesinde açıklanan “Gerçeğe Aykırı

Harcama Belgesi Düzenlenme” suçunu işlediği tespit edilen mükellef ilgili Cumhuriyet

Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması gerektiği bu amaçla müfettişliğimizce “Görüş ve

Öneri Raporu” (Suç Duyurusu Raporu) düzenleneceği;

6.4. Raporumuzun 5.4.3 bölümünde açıklandığı üzere mükellef, faiz/komisyon karşılığı POS cihazlarından kredi kartıyla yapılan çekişleri yasal duruma uygun hale getirmek için yapılmış gibi gösterilen, yani gerçek bir mal ve/veya hizmet satışına dayanmayan sahte kontör kartı muhteviyatlı faturalar düzenlemesi dolayısıyla 213 sayılı VUK’un 359/b maddesinde hükme bağlanan “sahte belge düzenleme” suçunu işlediği, keyfiyetin VUK’un 367. maddesi gereğince, ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi amacıyla Müfettişliğimizce Vergi Suçu Raporu düzenleneceği,

6.5. Mükellefin 2015 takvim yılında düzenlemiş olduğu sahte belgeler ve mükellefin almış olduğu sahte faturalar yönünden alış satış yaptığı firmaların müfettişliğimizce incelemeye sevk edileceği, Kanaat ve sonucuna varılmıştır.” yönünde tespit ve açıklamalara yer verilmiştir.

13. Türk vergi sisteminde elde edilen gelir ya da kazancın mükellef tarafından beyan edilmesi ilkesi geçerlidir. Bu kapsamda, mükelleflerin beyanlarının doğruluğunun tespit edilmesi ve denetlenmesi gerekliği bir gerçektir. Vergi Usul Kanunu’nun ve re’sen vergi salınmasının öngören 30’uncu maddesi ile amaçlanan budur. Söz konusu maddede resen vergi tarhı; vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmıştır. Yine Vergi Usul

Kanunu’nun 134’üncü maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiştir. Vergi Usul

Kanunu’nun 135’inci maddesinde ise, vergi incelemesinin; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş

Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda; söz konusu mevzuat hükümleri doğrultusunda; vergi incelmesi yapmaya yetkili vergi müfettişi tarafından şikayetçiyle nezdinde vergi incelemesi yapıldığı ve Vergi Usul Kanunu’nun 30’uncu maddesi uyarınca tarhiyat önerildiği anlaşılmıştır.

14. Şikayetçi hakkında 2015 takvim yılına ilişkin olarak 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi Tekniği Raporu tanzim edildiği, söz konusu Vergi Tekniği Raporunda; şikayetçinin, faaliyet konusuyla ilgili tespitlere, beyanlarına, banka hesapları ve pos cihazı üzerinden yapılan tespitlere, defter kayıtları ve Ba-Bs bilgileri üzerinden yapılan tespitlere, emtia alımı ve satımı yaptığı mükelleflerle ilgili yapılan tespitlere, tüm bu tespitler kapsamındaki hukuki ve vergisel değerlendirmelere, mükellefin esas faaliyet konusuyla ilgili ettiği gelirlere ve bu gelirler yönünden vergi türleri itibariyle ve vergi mevzuatı yönünden mükellef hakkında yapılacak işlemlere yer verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca bu rapora istinaden şikayetçi hakkında; 2015 takvim yılına ilişkin gelir vergisi yönünden 15/06/2020 tarih ve – sayılı Vergi İnceleme Raporu, 2015/01-03, 2015/04-06, 2015/07-09, 2015/10- 12 dönemleri gelir geçici vergisi yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi

İnceleme Raporu, 2015/11 dönemi KDV yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı

Vergi İnceleme Raporu, 2015/1-2-3-4-5-6 dönemleri BSMV yönünden 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi İnceleme Raporu düzenlendiği, söz konusu Vergi İnceleme

Raporlarına istinaden adı geçen mükellef hakkında vergi/ceza ihbarnamelerinin tanzim edildiği, bahse konu vergi/ceza ihbarnamelerinin elektronik tebligat yoluyla mükellefe tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Söz Vergi Tekniği Raporu ve bu Rapora istinaden düzenlene Vergi inceleme

Raporuyla önerilen tarhiyatlar ve bu kapsamda yapılan işlemler değerlendirildiğinde; ilgili idarenin işlemlerinde hukuka aykırı bir husus tespit edilememiştir.

15. Öte yandan, şikayetçi, tefecilik faaliyeti yapmadığı, hakkındaki iddiaların tamamen soyut ifadelere dayandırıldığı ve bir delil gösterilmediği, konuyla ilgili gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı iddialarında bulunmakta ise de; şikayetçinin, söz konusu iddiaları doğrultusunda ve bu kapsamda gerçek faaliyetini ispatlayıcıyı bilgi ve belgelerlerle birlikte, vergi inceleme sürecinde incelmeyi yürüten Vergi Müfettişine bir başvuru yaptığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır. Nitekim, Kararın 9. no.lu paragrafında yer verilen 15/06/2020 tarih ve sayılı Vergi Tekniği Raporunun; “1.Giriş” başlıklı bölümünde yer verilen açıklamalar da bu tespitimizi doğrulamaktadır.

16. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin iddiaları karşısında ilgili idareden alınan cevabi yazı ve eklerinin incelenmesi neticesinde uyuşmazlık konusu hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

“Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul Vergi

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve KÜÇÜKYALI VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Sadettin KALKAN

Kamu Başdenetçisi V.