TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 3498-3498 36311982- 101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2016/5094 2016/ 5094
KARAR TARİHİ : 18/04/2017
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Maltepe Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran; Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi kapsamında indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi oranından yararlanma şartlarını 12/ 11/ 2014 tarihi itibariyle sağlamasına rağmen Belediye
Başkanlığı tarafından indirimli emlak vergisi oranından sadece 2016 yılı için yararlandırıldığını belirterek; 2015 yılında ödemiş olduğu emlak vergisinin de tarafına iade edilmesi talebinde bulunmaktadır .
BAŞVURU TARİHİ : 28/11/2016 28.11.2016
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin tetkikinden başvuranın; Maltepe Belediye
Başkanlığına verdiği 30.09.2016 tarih ve sayılı dilekçede hiçbir gelirinin olmadığını, bahsi geçen gayrimenkulde ikamet ettiğini ve Türkiye sınırları içerisinde başkaca meskenin bulunmaması nedeniyle 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun 8 inci maddesi kapsamında indirimli vergi nispeti uygulanması talep ettiğini, söz konusu talebinin Maltepe Belediye Başkanlığınca 10.10.2016 tarihinde kabul edildiği ve indirimli (sıfır) vergi nispetinden yararlandırılarak 2016 yılı emlak vergisinin terkin edildiği,
1 / 9yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır . Vergi, resim, harç ve benzeri malî
yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilebilir .” hükmü yer almaktadır .
5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde; “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir . Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır . Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz . Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir .” denilmektedir .
6. Aynı Kanunun, “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11 nci maddesinde; “Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; … 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur . Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur . Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir . Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır… ” “ Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde ise; “ Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi
Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir .” hükümlerine yer verilmiştir .
7. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar .”, 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır .” hükümleri yer almaktadır . Aynı Kanunun 118 inci maddesi ise , vergilendirme hatalarının açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesinin mükellefiyette hata olduğunu ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını mevzuda hata olarak nitelendirmiştir .
8. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 120 nci maddesinde; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir . Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur . Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir . Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur .” hükmü yer almaktadır . Aynı Kanunun 126 ncı maddesi ise, 114 üncü maddede yer alan zamanaşımı süreleri (beş yıl) dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini bildirmektedir .
3 / 99. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413 üncü maddesinde “Mükellefler, Gelir İdaresi
Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir .
Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir . Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi
Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon marifetiyle oluşturulur . Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde bulunulması halinde, komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak şartıyla Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir .” hükmü yer almaktadır .
10. Bakanlar Kurulunun 2006/ 11450 sayılı kararında ” 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir .” şeklinde belirtilmiştir .
11. Maliye Bakanlığı’nın 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin ‘Emlak Vergisi
Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında Bir Belge Talep edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Res’en Sona Erdirilmesi’ başlıklı bölümünde; “1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır .” şeklinde belirtilmiştir .
12. 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin aynı bölümünde ; “Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir . Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve
Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir . Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır .” hükmü yer almaktadır .
13. Aynı Tebliğin ‘Diğer Hususlar ’ başlıklı bölümünde ; ” 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu
Genel Tebliğinde hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli vergi oranından yararlanmaları için anılan Genel Tebliğ ekindeki ‘Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi’ni ilgili belediyeye vermeleri yeterli görülmüş olup bu mükelleflerden ayrıca başka bir belgenin istenilmesine gerek bulunmamaktadır .” şeklinde belirtilmiştir .
14. 44 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin indirimli
Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde; “Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla
4 / 9hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan
mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür .” şeklinde belirtilmiştir .
15. Aynı Tebliğin “Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir
Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlık bölümünde ;
“…indirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır .” açıklamasına yer verilmiştir .
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 16. Başvuran; Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi kapsamında indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi oranından yararlanma şartlarını 12/ 11/ 2014 tarihi itibariyle sağlamasına rağmen Belediye tarafından indirimli emlak vergisi oranından sadece 2016 yılı için yararlandırıldığını belirterek; 2015 yılında ödemiş olduğu emlak vergisinin de tarafına iade edilmesi talebinde bulunmaktadır .
17. Bakanlar Kurulu kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin, dul ve yetimlerinin, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dahil) halinde bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkili bulunmaktadır . Gelir olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir . Bakanlar Kurulu 2006/ 11450 sayılı kararı ile indirimli bina vergisi oranını 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir . Bu çerçevede yeni bir Bakanlar Kurulu Kararı yayımlanana kadar uygulama aynı şekilde devam edecektir .
18. Maliye Bakanlığının Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinden aldığı yetki ile yapmış olduğu düzenlemelerde hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerin indirimli emlak vergisi oranından faydalanabilmeleri için hizmet karşılığı elde edilen geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri faiz ve temettü geliri veya benzeri bir gelirinin olmadığını belgelemek zorunda iken, mükelleflere kolaylık olması açısından 44 ve 57 seri no.lu Emlak Genel Tebliğlerle yaptığı düzenleme sonucunda hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli emlak vergisi oranından yararlanabilmesi için “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesinin” ilgili belediyelere verilmesinin yeterli olacağı belirtilmektedir .
19. 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde; “Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği”, açıklamasıyla söz konusu taahhütteki beyanların teyidini yapma sorumluluğunu idareye yüklendiği, 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilerin, indirimli emlak vergisi ödeme imkânından yararlanabilmeleri için
5 / 9Kanunda zamanında bildirimde bulunma şartı öngörülmediği, “Hiçbir geliri olmayanların tek
meskenlerine ait taahhüt belgesini” idareye vermesi yeterli olduğu, diğer taraftan gelir elde etmeyen mükelleflerin bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip olmaları halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyelere bildirme zorunluluğunu göz ardı etmemek gerektiği açıktır . Ayrıca, 44 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliği gereğince, idare mükellef tarafından beyan edilen hususların doğru olmadığını tespit ederse alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır .
20. Başvuru konusuna, benzer konularda yapılan başvurular hakkında Kurumumuz tarafından verilen emsal kararlar aşağıdaki gibidir .
21. Şikayetçinin ; 200 m² yi geçmeyen bir meskenin sahibi olduğu ve herhangi bir gelirinin olmaması nedeniyle emlak vergisi ödememesi gerektiği iddiası ile 2002 yılından beri ödemiş olduğu emlak vergilerinin iade edilmesi” talebi üzerine verilen, 2014/ 3360 Esas ve 26/ 12/ 2014
tarihli Kısmen Tavsiye Kısmen Red Kararı :
“ İlgili mevzuatta 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri olmayan mükelleflerin bu durumu beyan eden Taahhüt Belgesinin ilgili belediyeye ne zaman verileceği ile ilgili olarak bir düzenleme yapılmadığı, bir emeklinin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’na geriye dönük indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi uygulanmasından yararlanıp yararlanmayacağını sorduğunda, İstanbul
Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü, yasal dayanağını 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 413 üncü maddesinden alarak yayımladığı 11/ 04/ 2011 tarih ve 006.01258 sayılı
Özelgede; emeklilerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için bildirimde bir süre belirlenmediği ve söz konusu uygulamadan düzeltme zamanaşımı süresi içinde geçmişe yönelik yararlanmanın mümkün olduğunun açıklandığı, Antalya ve Kayseri Vergi Dairesi Başkanlıklarının da bu yönde görüşler bildirdiğinin görüldüğü,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 126 ncı maddesi, yine bu kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık
tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunarak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini kesin bir ifadeyle belirtildiği, bu bağlamda şikayetçinin iade talebini
2014 yılında yaptığı göz önünde bulundurulursa geriye dönük olarak 2013, 2012, 2011, 2010 ve
2009 yıllarında ödemiş olduğu emlak vergilerinin iade edilmesinin mümkün olduğu, daha önceki
vergilerin iade edilmesinin ise yasal çerçevede imkan dahilinde bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; 2002- 2008 dönemlerine ilişkin emlak vergisi iade talebinin REDDİ, geriye dönük olarak 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında tahsil edilen emlak vergilerinin şikâyetçiye iade edilmesi ile mağduriyetin makul sürede giderilmesi hususunda Yenimahalle Belediye
Başkanlığı’na TAVSİYEDE BULUNULMASI” şeklindedir .
22. Şikayetçinin : 200 m²’yi geçmeyen bir meskenin sahibi olduğunu ve herhangi bir gelirinin olmadığını bu nedenle emlak vergisinden muaf olduğunu belirterek 2012 yılı Şubat ayından beri ödemiş olduğu emlak vergilerinin iade edilmesini ve tahakkuk eden vergilerin iptali talebi
üzerine verilen, 2015/ 4788 Esas ve 15/ 03/ 2016 tarihli Tavsiye Kararı :
“ Her ne kadar idarece; şikayetçinin, 2012 yılı ile başvuru tarihi olan 04/ 03/ 2015 arasında kalan dönem için, indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi uygulamasından faydalanabilmesi için gerekli şartları taşıdığına dair belgeleri ibraz etmemesi ve bu şartların varlığının idarece tespitinin
6 / 9mümkün olmaması gerekçesiyle geriye dönük olarak, indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi
uygulamasından yararlandırılmadığı belirtilmiş ise de; şikayetçinin “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesini” idareye vermesi, indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi uygulamasından yararlanması için yeterli olacağı, Ayrıca, bir an için şikayetçinin sözü edilen taahhüdü idareye verdikten sonra idarece taahhütte belirtilen hususların teyidi yapıldıktan sonra şikayetçinin indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi uygulamasından yararlandırılacağı kabul edilse dahi , dosya kapsamından idarenin, 57 seri no.lu
Tebliğde belirtilen şekilde, bir araştırma yapmadığı, araştırmayı yalnızca kendi kayıtları ve sistemi üzerinden yaptığının anlaşıldığı, oysa anılan Tebliğe göre teyidin ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılmasının gerektiği, y ine taahhütteki beyanların teyidi için İdarece şikayetçiden ek belge istenilmesinin de yerinde olmadığı, 57 seri no.lu Tebliğin, taahhütteki beyanların teyidini yapma sorumluluğunu idareye yüklediği, bu bağlamda idarenin, mevzuatın kendisine yüklediği bu sorumluluğu, şikayetçi tarafından yerine getirilmesini beklemesi hukuka aykırı olduğu, hususları belirtilerek;
Şikayetçiden geriye dönük olarak, 2012 yılı Şubat ayından 04/ 03/ 2015 tarihine kadar tahsil edilen emlak vergilerinin şikayetçiye iadesi ve tahakkuk ettirilen ancak şikayetçiden tahsil edilmeyen emlak vergilerinin terkini ile ilgili olarak makul sürede yeni bir işlem tesisi ve mağduriyetin giderilmesi hususunda Gebze Belediye Başkanlığı’na TAVSİYEDE BULUNULMASI” şeklindedir .
23. Vergi hatası müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır . Vergi Usul Kanununun 118 inci maddesinde açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi alınması ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını vergilendirme hatası olarak nitelendirmektedir . 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilere mevzuat, indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi oranı uygularken, bu kişilerden vergi alınması vergilendirme hatası olarak adlandırılabilir . Vergilendirme hatası söz konusu olduğunda ise ne tür bir işlem yapılacağı 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesinde düzenlenmektedir . Bu maddede hataların düzeltme fişine dayanılarak düzeltilebileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde fazla verginin aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise reddedileceği, bu durumun mükellefe tebliğ edileceği, mükellefin ise tebliğ tarihinden itibaren parasını geri almak için bir yıl içinde müracaat etmemesi durumunda hakkının sakıt olacağı belirtilmektedir .
24. Somut olayda başvuranın, ilgili idareye verdiği dilekçede; hiçbir gelirinin olmadığı, gayrimenkul adresinde ikamet ettiği ve Türkiye sınırları içerisinde başkaca meskenin bulunmaması nedeniyle
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun 8 nci maddesi kapsamında indirimli vergi nispeti uygulaması
talebinin 10.10.2016 tarihinde idare tarafından kabul edilerek, indirimli (sıfır) vergi nispetinden yararlandırılması ve şikayetçi adına tahakkuk ettirilen 2016 yılı emlak vergisinin terkin edilmesi, başvuranın Kanunun aradığı muafiyet şartlarına haiz olduğunu göstermektedir .
25. Diğer taraftan, 57 seri no.lu Tebliğ hükümleri gereğince, sadece mükellef tarafından verilen beyana dayalı olarak mükellefe indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi uygulanması, gerçeğe aykırı beyanlar nedeniyle kamusal zararı doğuracağı ihtimalini akla getirse de, aynı Tebliğ ve 44 seri no.lu
Tebliğ hükümleri gereğince, idarenin mükellefler tarafından verilen beyanın teyidini ilgili kurum ve kuruluşlardan yapabilme yetkisine sahip olması ve şayet gerçeğe aykırı beyan tespit edilirse
7 / 9ödenmesi gereken verginin cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edileceği hususları bu ihtimali
ortadan kaldırmaktadır .
26. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126 ncı maddesi, yine bu Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunarak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini kesin bir ifadeyle belirtmiştir . Bu bağlamda şikayetçinin “geriye dönük olarak ödemiş olduğu emlak vergilerinin Vergi Usul Kanunu 120 nci maddesi hükümlerine göre tarafına iade edilmesi” talebinin 07.10.2016 ve 10.11.2016 tarihli dilekçelerle yaptığı dikkate alındığında, 2015 yılında ödediği emlak vergilerinin iadesi mümkün olacaktır .
27. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamanlar, başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz emsal kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iki taksit halinde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilmekte olan 2015 yılı emlak (bina) vergisinin, 1/ 1/ 2015- 31/ 12/ 2015 döneminin tamamını kapsamakta olduğundan ve 2015 yılı emlak (bina) vergisinin yılın başında tahakkuk ettirildiği dikkate alındığında; SGK Hizmet
Dökümünden 12.11.2014 tarihine kadar aktif sigortalı olarak çalıştığı tespit edilen başvuran hakkında 2015 yılı için indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanmasına imkan bulunduğu halde idare tarafından aksi yönde tesis edilen idari işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Maltepe Belediye
Başkanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı ancak, başvurana verilen cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından, iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup Maltepe Belediye Başkanlığı’nın bu ilkeye de uyması beklenmektedir .
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
29. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VI. KARAR
Başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz emsal kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iki taksit halinde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilmekte olan 2015 yılı emlak (bina) vergisinin, 1/ 1/ 2015- 31/ 12/ 2015 döneminin tamamını kapsamakta olduğundan ve 2015 yılı emlak (bina) vergisinin yılın başında tahakkuk ettirildiği dikkate alındığında; SGK Hizmet Dökümünden 12.11.2014 tarihine kadar aktif sigortalı olarak çalıştığı tespit edilen başvuran hakkında 2015 yılı için indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanmasına imkan bulunduğu halde idare tarafından aksi yönde tesis edilen idari işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır .
8 / 9Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvurandan 2015 yılına ilişkin olarak tahsil edilen emlak vergisinin başvurana iadesi ile ilgili makul sürede yeni bir işlem tesis edilmesi ve mağduriyetin giderilmesi hususunda MALTEPE BELEDİYE
BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
MALTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NCA bu karar üzerine tesis edilecek işlem ya da tavsiye edilen çözümün uygulanabilir nitelikte görülmediği takdirde gerekçesinin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin ayrıca bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinin başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA VE MALTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi