|
ÖZET: Başvuru, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yaşayan bir kişinin, 2016 ve 2017 yıllarında ödediği emlak vergisi ve vergi ziyaı cezalarının iadesini talep etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2018 yılından itibaren yalnızca ölüm aylığına sahip olduğunu ve bu nedenle Emlak Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlandırılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, Yeşilyurt Belediye Başkanlığı, başvuranın gelir durumunu yeterince belgeleyemediği gerekçesiyle iade talebini reddetmiştir.
Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’nın 15/06/2020 tarihli cevabında, başvuranın emlak vergisi mükellefiyetinin incelendiği ve indirimli vergi oranından yararlanabilmesi için gerekli belgelerin sunulmadığı ifade edilmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın indirimli emlak vergisi oranından yararlanma şartlarını taşıdığına ve geçmişe dönük vergi ve cezalarının iptal edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu doğrultuda, başvurunun kabul edilmesine ve ilgili idareye tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulü ile birlikte, başvuranın 2015-2018 yıllarına ait tahakkuk ettirilen vergi ve cezalarının iptal edilmesi gerektiğini vurgulamış ve Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’na yeniden değerlendirme yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın haklarının korunması ve iyi yönetim ilkelerine uygun bir şekilde yürütülmesi açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/70449-S.20.76783
BAŞVURU NO : 2020/4168
KARAR TARİHİ : 01/09/2020
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
2016-2017 ve 2018 yıllarında adına tahakkuk eden ve
BAŞVURUNUN KONUSU :
kendisinden tahsil edilen emlak vergisi ve cezalarının iade edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda şikâyetçi özetle; “Malatya ili
Yeşilyurt ilçesi Mah. Sk. No: / adreste bulunan gayrimenkulü ile ilgili olarak
Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’nca 2018 yılından itibaren ölüm aylığı dışında hiçbir geliri bulunmadığından dolayı Emlak Vergisi Kanunun 8 inci maddesinde zikredilen indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlandırıldığını, 2016 ve 2017 yılları için ödediği vergi ziyaı cezası ve emlak vergisi tutarlarını anılan idareden talep ettiğini ancak o dönemde ölüm aylığı dışında hiçbir geliri bulunmamasına rağmen anılan idarenin iade yapmadığını iddia ederek 2016 ve
2017 yılları için ödemiş olduğu emlak vergisi ve vergi ziyaı cezası tutarlarının iade edilmesini”
talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Yeşilşyurt Belediye Başkanlığı’ndan alınan 15/06/2020 tarihli ve E. sayılı cevabi yazıda özetle; “Şikâyetçi ’a ait emlak vergisi mükellefiyetinin incelenmesi neticesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık)
sayılı yazı haricinde herhangi bir müracaatı söz konusu olmadığı, Şikayetçinin hiçbir gelirinin bulunmadığına dair beyanına itibar edilmediği iddialarına yönelik açıklama ile şikayetçiye yönelik olumsuz cevap verilme sebebinin; Türkiye sınırları içerisinde yer alan gayrimenkullerin 1319 sayılı Kanun hükümlerine göre bina-arsa ve arazi vergisi ödemekle yükümlü olduğu, İndirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar, gaziler, engelliler, şehitlerin dul ve yetimleri 2
Türkiye sınırları içinde brüt 200 m ‘yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde diğer şartları da taşımaları şartıyla yararlanabilecek olup maliki olduğu bağımsız gayrimenkulün (site dahilinde mesken mahiyetindeki) yer aldığı binanın ortak alanlarından gelen paylar ile 2’ birlikte dıştan dışa yüzölçümü toplamının brüt 200 m nin üzerinde olması nedeniyle şikayetçinin anılan uygulamadan yararlanabilmesinin mümkün bulunmadığı, indirimin hiçbir geliri olmayan tanımının ev hanımlarını da kapsamakta olduğu; mükelleflerin indirimli(sıfır oranlı) bina vergisinden yararlanmaları için bu durumu belediyeye bildirmeleri ve 44 Seri
No.lu Genel Tebliğ ekindeki ” Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt
Belgesi’ni (Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortaları bulunmadıklarına dair belge) vermelerinin gerekmekte olduğu, bildirimi yaptığı zamana kadar tahakkuk eden vadesi geçmiş borçların ödenmesiyle muafıyetten faydalandırıldıkları, ancak şikayetçinin Yukarıda yazılı sebeplerden dolayı geçmiş döneme ait olan vergi ve beyanını zamanında vermediğinden tahakkuk eden vergi ziyai cezalarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376 nci maddesi uygulanarak tahsil edildiği, açıklamasına yer verilmiştir.
3.Benzer şikâyet başvurularına ilişkin olarak, Kurumumuz tarafından Gelir İdaresi
Başkanlığı’ndan konuyla ilgili görüş sorulmuş olup, aşağıda anılan İdare tarafından çeşitli tarihlerde gönderilen cevaplara yer verilmiştir.
3.1. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 30/11/2015 tarihli ve sayılı cevabı yazısında özetle; 3.1.1. “Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 38, 44 ve 57 seri no.lu
Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince; indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında, beyan ve taahhütlerinin yeterli sayılması, ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenilmeden Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, mükelleflerin söz konusu bildirimi süresinde vermemelerinin indirimli bina vergisi oranı uygulamasına engel teşkil etmediği, bahsi geçen Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, MÜKELLEFLERİN GEREKLİ
ŞARTLARI TAŞIDIKLARI TARİHTEN İTİBAREN, ZAMANAŞIMI SÜRESİ DE GÖZ
ÖNÜNDE BULUNDURULMAK SURETİYLE, GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK İNDİRİMLİ
BİNA VERGİSİ ORANI (SIFIR) UYGULAMASINDAN YARARLANABİLECEĞİ…”
belirtilmiştir.
3.2. Gelir İdaresi Başkanlığının 14/01/2019 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısında özetle; 3.2.1. “1319 sayılı Kanunda emlak vergisinin geçmişe dönük uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle GEÇMİŞE DÖNÜK DÜZELTME YAPILARAK TAHSİL EDİLEN EMLAK
VERGİLERİNİN İADE EDİLMESİNİN MÜMKÜN BULUNDUĞU…”
BELİRTİLMİŞTİR.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir” hükmüne, 4.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne, 4.2. “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.” hükmüne, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu
Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesine, 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil)
halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne, 8. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, 8.1. “Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır”, 8.2. “Hesap hataları” başlıklı 117 nci maddesinde; “ … 2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. …”, 8.3. “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;”, 8.4.“Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur.
Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”, 8.5. “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde, “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. …”, 8.6. “Mükelleflerin izahat talebi” başlıklı 413 üncü maddesinde; “Mükellefler, Gelir İdaresi
Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir. Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir. …” hükmüne, 9. 29/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 2006/11450 sayılı kararında; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” düzenlemesine, 10. Maliye Bakanlığı’nın 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “2.
Emlak Vergisi Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında
Bir Belge Talep edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Res’en Sona Erdirilmesi” başlıklı bölümünde; “…1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m² cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyecektir.
… Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı
Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir. AYRICA, MÜKELLEFLERİN ŞEHİT, GAZİ, DUL, YETİM VE EMEKLİ
OLDUKLARINA İLİŞKİN BİLGİLERİN SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINDAN ELEKTRONİK ORTAMDA SAĞLANMASI MÜMKÜN OLACAKTIR.
…” DÜZENLEMELERİNE YER VERİLMİŞTİR.
VI. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından gerçekleştirilen inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran 1. Paragrafta da açıklandığı üzere; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumundan almış olduğu ölüm aylığı dışında hiçbir geliri bulunmadığından 2018 yılından sonra indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılmış, ancak 2016 yılı ile 2017 yılları arası adına tahakkuk ve tahsil edilen ettirilen emlak vergisi ve buna bağlı vergi ziyaı cezalarının iptal edilerek söz konusu tutarların iade edilmesini talep etmiştir.
13. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası; Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin, dul ve yetimlerinin, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dahil) halinde bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkili olduğunu hüküm altına almıştır. Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile indirimli bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir. Bu çerçevede yeni bir Bakanlar Kurulu Kararı yayımlanana kadar bu uygulama aynı şekilde devam edecektir.
14. Konuyla ilgili olarak 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Tebliğinde; emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmadığı, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin 2 belgesi, m cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyeceği, emlak vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin mükelleflerden ek belge istenmeden belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği, bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgilerinin İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım
Sistemi üzerinden, tapu kayıtlarının Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabileceği, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin ise Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan elektronik ortamda sağlanmasının mümkün olabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
15. Söz konusu Tebliğlerde yer alan düzenlemeler uyarınca, sosyal güvenlik kurumundan alınan maaş dışında hiçbir geliri olmayan ve Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan mükelleflerin indirimli bina vergisi oranından faydalanabilmesi için, belediyelerce ayrıca başka bir belge istenilmeden mükelleflerin meskenlerine indirimli bina vergisi oranını sıfır olarak uygulanması gerekmektedir.
16. Vergi Usul Kanununun 116 ncı maddesinde; vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Kanunun 117 nci maddesinde, vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, vergi miktarında hata olarak nitelendirmiştir. 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve emeklilik maaşı dışında hiçbir geliri bulunmayan kişilere, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulanması gerekirken, bu kişilere hiçbir indirim yapılmadan Emlak Vergisi Kanunu uyarınca belirlen vergi oranının uygulanması suretiyle İdarece hesap hatasına (vergi miktarında hataya) sebebiyet verilmiş olunacaktır. Hesap hatası söz konusu olduğunda ne tür bir işlem yapılacağına ilişkin hususlara bahsi geçen Kanunun 120 nci maddesinde yer verilmiştir.
17. Vergi Usul Kanununun 126 ncı maddesinde ise bu Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunularak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Bu bağlamda, şikâyetçinin geçmiş döneme yönelik 2016-2017 yıllarına tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve buna bağlı vergi cezaları iptal talebinin 2020 yılı olduğu nazara alındığında, şikâyetçiye yönelik tahakkuk ettirilen emlak vergi ve buna bağlı gecikme zammı ve diğer meblağların iptal edilmesi mümkün olabilecektir.
18. Somut olayda; Şikayetçi 13/02/2015 tarihinde Mah. Sk. No: / adresinde 2 binanın dıştan dışa yüzölçümü 152 m olan daire sahibi olmuş, bununla ilgili emlak vergisi bildirimi içinde geç te olsa 10/12/2018 tarihinde idareye başvurmuştur. Şikayetçi hakkında başvuru öncesi idare tarafından resen emlak vergisiyle ilgili bir işlem başlatılmadığı, şikayetçinin Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinden yararlanmak maksatlı başvuru yaptığı tarihte, şikayetçinin indirim koşullarını sağlayan belgeleri sunmasına rağmen 2015/1 dönem için 2. Derece usulsüzlük, 2016/1, 2017/1, 2018/1 dönemleri için vergi ziyaı cezası kesildiği ve emlak vergilerinin asıllarıyla beraber toplamda şikayetçiden 571,06 TL. tahsil edildiği, ve 2019 yılı itibariyle sıfır oranlı vergi indiriminden yararlandırılmaya başlandığı tespit edilmiştir.
19. Bununla birlikte şikayetçinin 06/01/2020 tarihli dilekçesine idarece verilen cevabi yazıda kurumumuza gönderilen bilgi ve belge talebine verilen cevabi yazıdan farklı olarak, 2018 yılından itibaren muafiyetten yararlandırıldığının bildirildiği görülmekte, ancak Kurumumuza 2 gönderilen cevabi yazıda yapılan değerlendirmede; şikayetçinin 200 m ’den fazla eve sahip olduğu dolayısıyla muafiyetten yararlandırılamayacağı bildirilmektedir. Ancak idare tarafından başvuranın sahip olduğu meskenin brüt 200 m2 den büyük olduğu ve/veya gelirinin bulunduğuna dair bilgi veya belge sunamadığı gözetildiğinde, BAŞVURANIN İNDİRİMLİ
EMLAK VERGİSİ ORANINDAN YARARLANMASI GEREKTİĞİ
DEĞERLENDİRİLMEKTE VE AYRICA ŞİKAYETÇİDEN TAHSİL EDİLEN
TUTARLARIN İADE EDİLMESİ GEREKTİĞİ ANLAŞILMIŞTIR.
20. Yukarıdaki paragraflarda izah edildiği üzere; ilgili İdare, Emlak Vergisi Kanunu 8 inci maddesinde zikredilen geliri sosyal güvenlik kurumundan aldığı aylıktan ibaret bulunan şikayetçi hakkında; MUAFİYET İŞLEMİNİ GEÇMİŞE YÖNELİK UYGULANMASI
TALEBİNİNİN REDDEDİLEREK, HUKUKA AYKIRI İŞLEM TESİS ETMİŞ VE
ŞİKÂYETÇİNİN KONUYLA İLGİLİ OLARAK MAĞDURİYET YAŞAMASINA
SEBEBİYET VERMİŞTİR.
21. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin indirimli (sıfır)
bina vergisi oranından yaralanma şartlarına haizken, ADINA EMLAK VERGİSİ VE VERGİ
CEZALARININ TAHAKKUK ETTİRİLMESİNİN HUKUKA VE HAKKANİYETE
AYKIRI OLDUĞU, ŞİKÂYETÇİNİN İNDİRİMLİ (SIFIR) BİNA VERGİSİ
ORANINDAN YARARLANDIRILMASI GEREKTİĞİ TESPİT EDİLMİŞTİR.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyetçinin dilekçesine
Yeşilyurt Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği, kararların gerekçeli olması ilkesine aykırı davranıldığı görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesi ile “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir.
23. Ayrıca, yukarıdaki paragraflarda değinildiği üzere; adı geçen İdare, Emlak Vergisi Kanunu
Tebliğlerinde öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şikâyetçinin mağduriyet yaşamasına sebebiyet vermiştir. İdarenin bu şekildeki uygulamasının, iyi yönetim ilkelerinden; “kanunlara uygunluk” ve “haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. İdarenin söz konusu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Malatya
Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuran adına 2015-2018 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen vergi ve cezalarının iptal edilmesi ve şikayetçinin indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlandırılması yönünde hakkında yeniden değerlendirme yapılması hususunda YEŞİLYURT
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın, BAŞVURANA ve YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi