ÖZET: Başvuru, Rize Defterdarlığı’nın kayyımlık görevi ile ilgili ücret ödemelerini içermektedir. Şikayetçi, 2016 yılında üstlendiği kayyımlık görevine dair ücretinin dört yıl geçmesine rağmen ödenmediğini belirtmekte ve mevcut asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir. İlgili idare, kayyımlık ücretinin 2016 yılı asgari ücret tarifesine göre belirlendiğini ve güncel asgari ücret üzerinden bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını ifade etmiştir.

Rize Valiliği Defterdarlığı, kayyımlık görevine ilişkin ödemelerin ancak İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’nun raporuna dayanarak gerçekleştirilebileceğini belirtmiştir. Ayrıca, FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu tespit edilen kişilerin alacak taleplerinin ödenmesinin öncelikli borçlar sırasına tabi olduğunu vurgulamıştır. Şikayetçinin talebinin hukuka uygun bulunmadığı, ancak hukuk güvenliğinin sağlanması açısından nihai kararın verilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, şikayetin kısmen kabulü ve kısmen reddi ile birlikte, Rize Defterdarlığı’na, yapılacak araştırma sonucunda şikayetçiye ödemenin ne zaman yapılacağına dair sürecin hızlandırılması tavsiye edilmiştir. Bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/88991-S.20.97252

BAŞVURU NO : 2020/77481

KARAR TARİHİ : 03/12/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : RİZE DEFTERDARLIĞI (KHK İşlemleri İl Bürosu)

(Re’sen)

Kayyımlık görevi ile ilgili ücret hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 25/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; 2016 yılında yapılan kayyımlık görevlerinden kalan ücretlerinin aradan 4 yıl geçmesine rağmen ödenmediğini ifade ve iddia ederek, Ltd.Şti. ile Ticaret A.Ş. için mahkemenin takdir ettiği ücretlerin asgari ücret olduğu için 2016 yılı asgari ücretlerinin 1.300.-TL olarak hesaplandığını, günümüzün geçerli asgari ücretinin net 2.325.-TL olduğunu, eğer ödeme gerçekleşecek ise güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge yazısına istinaden Rize Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri

İl Bürosu’ndan alınan 13/08/2020 tarihli ve E. sayısı cevabi yazıda özetle, “Şikayetçi

Pazar(Rize) Sulh Ceza Hakimliği’nin 16.05.2016 tarihli / Değişik İş numaralı kararı ile Hizmetleri Limited Şirketi’ne Pazar Sulh Ceza

Hakimliği’nin 21.07 2016 tarihli ve / Değişik iş numaralı kararı ile de

Ticaret Anonim Şirketi’ne kayyım olarak atanmıştır. Bahse konu gerekçeli karaların 4 numaralı bendinde yapılacak işlerin niteliği ve ağırlığı dikkate alınarak her kayyıma aylık 2016 Asgari Ücret Tarifesine göre net 1.300.-00 TL ücret takdir edilmiştir.

2.1. 23 Temmuz 2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamındı Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2.maddesinin 1.fıkrası ile Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör

Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer alan kurumların kapatıldığı belirtilmiş, kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakının Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı: kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı, bunlara ait taşınmazların tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden an olarak tescil edileceği, devire ilişkin işlemlerin ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, Ticaret A.Ş’nin tüm malvarlığı Hazine’ye intikal ettiğinden Pazar Sulh Ceza Hakimliği’nin

10.08.2016 tarihli / Değişik İş numaralı kararı ile şirket yönetimi için atanan

kayyımların yetkileri sonlandırılmıştır.

2.2. 670 sayılı KHK’nın 5.maddesine dayanılarak çıkarılan Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde

Kararnameleri uyarınca Kapatılan Kurum ve Kuruluşlar Hakkında Yapılacak İş ve işlemlere

İlişkin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında 2016/1 Sayılı Genelge ile 371 sayılı Milli Emlak

Genel Tebliği yayınlanmış olup bu usul ve esaslar ile genel tebliğ hükümleri çerçevesinde Vergi

Müfettişinin başkanlığında oluşturulacak İnceleme ve Değerlendirme Komisyonuna, kapatılan kurum ve kuruluşların Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılan veya sonradan tespit edilen malvarlığının kayıt, defter ve belgelere uygunluğunu denetlemek, alacak ve hakların takip ve tahsilinin sağlanması konusunda değerlendirmelerde bulunarak alınması gereken tedbirlere ilişkin önerilerde bulunmak, ödenmesi gereken borçları belirlemek ve ödenmesi konusunda görüş ve öneride bulunmak gibi hususlarda inceleme ve rapora bağlama görevi verilmiştir. Bu durumda ödemelerin ancak İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’nun görüş ve önerilerini içeren rapor hazırlandıktan sonra yapılabileceği kabul edilmiştir.

2.3. 670 sayılı KHK’nın 5.maddesinin 5.fıkrasında ‘Borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçlan, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır. Kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları, kurs, dershane, öğrenci yurtları ve pansiyonlara avans veya peşin ödeme şeklinde kapatma tarihinden sonraki dönemler için ifa edilmiş olan öğrenim ve barınma bedelleri, yukarıda belirtilen sıraya tabi tutulmaksızın iade edilir.” denilmek suretiyle borç ödeme sırası belirtilmiş ve alacak taleplerinin hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemek ve ek mali külfet getirmemek koşuluyla karşılanacağı belirtilmiştir.

2.4. Bu kapsamda TİC. AŞ adına Vergi Müfettişi

… tarafından 13/03/2017 tarihli sayı ile düzenlenen raporun sonuç kısmı 9.maddesinde, kapatılan kurumda kayyımlık görevi üstlenen ‘a öncelikli ödenmesi gereken borçlar ödendikten sonra ödeme yapılabileceği belirtilmiştir.

2.5. Kapatılan Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. adına 31/03/2017 tarihli sayı ile Vergi Müfettişi … başkanlığında düzenlenen İnceleme ve Değerlendirme

Raporu’nun sonuç kısmında ise kayyımlık görevini üstlenen ‘a ödeme yapılması gerektiği hususunda herhangi bir ibare bulunmadığı görülmüştür.

2.6. Yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda, alacak talebinde bulunan ‘a

Rize Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 17.03.2017 tarih ve sayılı yazısı ile kapatılan şirketlere ilişkin inceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan incelemenin devam ettiği, komisyonun vereceği rapor doğrultusunda Maliye

Bakanlığınca verilecek talimata göre ödeme yapılacağı bildirilmiştir.

2.7. Yine tarafından 11.05.2018 tarih ve sayılı bilgi edinme başvuru formu ile Bilgi Edinme Birimine gönderilen dilekçeye cevaben, Rize Valiliği

Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu’nun 24.05.2018 tarih ve sayılı yazımız ile inceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından düzenlenen raporlarda hak sahibi olduklarının anlaşıldığı ancak Bakanlıktan yazılı izin alınmadan nihai işlem tesis edilmemesi gerektiğinden

Maliye Bakanlığınca verilecek talimata göre ödeme yapılacağı bildirilmiştir.

2.8. Devam eden süreçte, bahse konu kayyım ücreti öncelikli alacak hakkına sahip olmadığından ve ödenecek diğer borçlarla birlikte talepte bulunan kişilere ilişkin FETÖ/PDY aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunup bulunmadığına dair idaremizce yapılacak araştırma tamamlandıktan sonra Görüş ve öneri Raporu doğrultusunda hazırlanan sıra cetveli çerçevesinde ödeme yapılabileceğinden şu ana kadar ödeme yapmak mümkün olmamıştır.

2.9. Bununla birlikte, şikayet dilekçesi incelendiğinde şikayetçinin talebinin mahkemece 2016 yılı Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen kayyımlık ücretinin günümüzün geçerli asgari ücret tarifesine göre yeniden hesaplanarak ödenmesine ilişkin olduğu görülmüştür. İşbu talebe ilişkin Kurumumuza yapılmış bir başvuru olmadığından şikayetçi ya da diğer idarelerle yapılmış herhangi bir yazışma, bilgi, belge bulunmamaktadır.

3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Şirket Yönetimi için Kayyım Tayini başlıklı 133.maddesi: “(1) Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur.

3.1. (2)Hâkim veya mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu ücret, şirket bütçesinden karşılanır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde: ücret olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, kanunî faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır.” hükmünü amirdir.

4. Yukarıda alıntılanan mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere soruşturma aşamasında Sulh

Ceza Hakimi kararı ile, kovuşturma aşamasında ise yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından kayyım tayinine karar verilebilmektedir. Aynı Kanun uyarınca kayyım ücretlerini belirleme yetkisi de hakim/mahkemede olup Rize Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile 2016 yılı içerisinde görev yapan kayyımlara 2016 yılı Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.300,00.- TL ödenmesine karar verilmiştir. Bu nedenle Mahkemece belirlenen ücretin tarafımızca değiştirilmesi ve inceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından hazırlanan Görüş ve Öneri

Raporuna aykırı olacak şekilde günümüzün geçerli asgari ücret tarifesine göre hesaplanarak ödenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı

2 nci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı

içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

5.1 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

5.2. “Olağanüstü hal yönetimi” başlıklı 119 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.”,

6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7. 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü

Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin (Anılan kararname 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun ile yasalaşmıştır) “Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen a) Ekli (I) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları, b) Ekli (II)

sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları, d) Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika, federasyon ve konfederasyonlar, kapatılmıştır.”,

8. 17/08/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü

Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin (Anılan kararname 08/02/2018 tarihli ve 7091 sayılı Kanun ile yasalaşmıştır)

“Devir işlemlerine ilişkin tedbirler” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye …..Maliye Bakanlığı yetkilidir.”; dördüncü fıkrasında, “Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar.”,

8.1. Anılan maddenin beşinci fıkrasında ise, “Borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır. Kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları, kurs, dershane, öğrenci yurtları ve pansiyonlara avans veya peşin ödeme şeklinde kapatma tarihinden sonraki dönemler için ifa edilmiş olan öğrenim ve barınma bedelleri, yukarıda belirtilen sıraya tabi tutulmaksızın iade edilir.”,

9. 2016/1 Sıra Sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri Uyarınca

Kapatılan Kurum ve Kuruluşlar Hakkında Yapılacak İş ve İşlemlere İlişkin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Genelgenin “İl KHK İşlemleri Bürosunun yetki ve görevleri” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, “Valilik aracılığıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından yapılacak araştırma sonucunda Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmadığı tespit edilen kişilerce kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen istihkak ve alacak taleplerini kapatılan kurum ya da kuruluşun bağlı olduğu şirket ve bu şirketler bünyesindeki kurum ya da kuruluş bazında almak ve bu talepleri kaydedilmek üzere muhasebe birimine, incelenmek üzere İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonuna iletmek,”, (d) bendinde “Bakanlık tarafından ödenmesine karar verilen borçların ödenmesini sağlamak”

9.1. “İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun yetki ve görevleri” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, “Kapatılan kurum ve kuruluşlar ile bunların bağlı oldukları tüzel kişilerin veya maliki gerçek kişilerin alacak ve haklarının tespiti ile ödenmesi gereken borçlarının ödenmesinin sağlanması konusunda görüş ve öneride bulunmak,”,

9.2. “İstihkak ve Alacak Taleplerine Yönelik Başvuruların Değerlendirilmesi” başlıklı 14 üncü maddesinde, “(1) Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin istihkak ve alacak talepleri, bunların yönetim merkezinin bulunduğu yerdeki İl KHK İşlemleri Bürosuna gönderilmek üzere alacaklının yerleşim yerindeki İl KHK İşlemleri Bürosuna yapılabilir.

(2) Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmadığı tespit edilen kişilerce kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen alacak ve istihkak talepleri, değerlendirilmek üzere İl KHK İşlemleri Bürosu tarafından görevli İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonuna iletilir. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, bu belgelerle birlikte diğer bilgi ve belgeleri de tetkik etmek ve gerektiğinde ilgililerin görüşlerine başvurmak suretiyle alacak ve istihkak taleplerine ilişkin görüş ve önerilerini rapora bağlar.

İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından düzenlenen rapor, işlem yapılmak üzere İl

KHK İşlemleri Bürosuna gönderilir.

(3) Borçların ödenmesindeki sıralama dikkate alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenecek tutarı aşmayan istihkak ve alacak talepleri, İl KHK İşlemleri Büroları tarafından sonuçlandırılır.

(4) Bakanlıkça belirlenecek tutarı aşan istihkak ve alacak taleplerine ilişkin İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonu raporu, İl KHK İşlemleri Bürosu tarafından gerekçeli görüşüyle birlikte nihai karar verilmek üzere Bakanlığa iletilir.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret

Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Uyuşmazlık konusu; 2016 yılında yapılan kayyımlık görevlerinden kalan ücretlerinin aradan 4 yıl geçmesine rağmen ödenmediğini iddia eden şikâyetçi, Ltd.Şti.

ile A.Ş. için mahkemenin takdir ettiği ücretlerin asgari ücret olduğu için 2016 yılı asgari ücretlerinin 1.300.-TL olarak hesaplandığını, günümüzün geçerli asgari ücretinin net 2.325.-TL olduğunu, eğer ödeme gerçekleşecek ise güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

12. FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz 2016 tarihindeki Darbe Girişiminin ardından demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, milli güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbir alınması amacıyla 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmiş ve birçok olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi çıkarılmıştır. Bu kapsamda 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; özel sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, vakıf yükseköğretim kurumları, sendika, federasyon ve konfederasyonlar kapatılmıştır.

13. Ardından 670 sayılı KHK ile, kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Hazineye devredilen kurum ve kuruluşların her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının; her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve FETÖ/PDY’ye veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle uygun bir takvim dahilinde ödemeye Maliye

Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

14. Kapatılan kurum ve kuruluşlar ile bunların bağlı oldukları tüzel kişilerin veya maliki gerçek kişilerin Hazineye devredilen her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak, haklar ile borç ve yükümlülükler konusunda görev yapacak büro ve komisyonların iş ve işlemleri ise 2016/1 Sıra

Sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri Uyarınca Kapatılan Kurum ve

Kuruluşlar Hakkında Yapılacak İş ve İşlemlere İlişkin Çalışma Usul ve Esasları

Hakkında Genelge ile yürütülmektedir. Buna göre İl KHK İşlemleri Bürosu, valilik aracılığıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından yapılacak araştırma sonucunda

FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmadığı tespit edilen kişilerce kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen istihkak ve alacak taleplerini kapatılan kurum ya da kuruluşun bağlı olduğu şirket ve bu şirketler bünyesindeki kurum ya da kuruluş bazında almak ve bu talepleri incelenmek üzere İnceleme ve Değerlendirme Komisyonuna iletmektedir.

İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, defter, kayıt ve belgeleri tetkik etmek ve gerektiğinde ilgililerin görüşlerine başvurmak suretiyle alacak ve istihkak taleplerine ilişkin görüş ve önerilerini rapora bağlamakta ve söz konusu rapor işlem yapılmak üzere İl KHK İşlemleri

Bürosuna gönderilmektedir.

15. Somut olayda, şikayetçinin Pazar(Rize) Sulh Ceza Hakimliği’nin 16.05.2016 tarihli kararı ile kayyım olarak atandığı ve kayyımlık ücreti olarak 2016 yılı Asgari Ücret Tarifesine göre net 1.300.-00 TL ücret takdir edildiği, A.Ş’nin tüm malvarlığı Hazine’ye intikal etmesi nedeniyle Pazar Sulh Ceza Hakimliği’nin

10.08.2016 tarihli kararı ile kayyım yetkisinin sonlandırıldığı bilgisi dikkate alındığında,

şikayetçinin kayyımlık görevinden kalan ücretin ödenmediğinden bahisle söz konusu ödeme gerçekleşecek ise güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak ödenmesi talebi karşısında idarenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Şirket Yönetimi için kayyım tayini” başlıklı 133 üncü maddesi kapsamında yaptığı, “Mahkemece belirlenen ücretin tarafımızca değiştirilmesi ve inceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından hazırlanan Görüş ve Öneri Raporuna aykırı olacak şekilde günümüzün geçerli asgari ücret tarifesine göre hesaplanarak ödenmesinin mümkün olmadığı” yönündeki değerlendirmesinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir.

16. Şikayetçinin “2016 yılında yapılan kayyımlık görevlerinden kalan ücretlerinin aradan 4 yıl geçmesine rağmen ödenmediğini” iddiası hakkında, idareden alınan cevabi yazıda özetle “Devam eden süreçte, bahse konu kayyım ücreti öncelikli alacak hakkına sahip olmadığından ve ödenecek diğer borçlarla birlikte talepte bulunan kişilere ilişkin FETÖ/PDY aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunup bulunmadığına dair idaremizce yapılacak araştırma tamamlandıktan sonra Görüş ve öneri Raporu doğrultusunda hazırlanan sıra cetveli çerçevesinde ödeme yapılabileceğinden şu ana kadar ödeme yapmak mümkün olmamıştır.” açıklamalarına yer verildiği ancak söz konusu ödeme konusunda herhangi bir süre öngörülmediği, konuya ilişkin bir takvim/program bilgisine yer verilmediği tespit edilmiştir.

17. Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri

“belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması; ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir…Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa

Mahkemesi’nin 18/01/2018 tarihli ve E.2017/129, K.2018/6 sayılı Kararı). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından mevzuatta belirtilen süreçlere ilişkin belli bir süre öngörülmesi ve mevzuatta belirtilen şartları taşıyan kişilere ödemelerin yapılması için nihai kararın verilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiği değerlendirilmiştir.

18. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, adı geçen şirketlere kayyım olarak atanan şikayetçinin kayyımlık görevinden kalan ücretinin ödenmesi talebi karşısında, idarenin cevabi yazısında herhangi bir süre öngörülmediği, bu kapsamda olağanüstü halin kalktığı da dikkate alındığında hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla nihai kararın verilmesi ve sürecinin hızlandırılması gerektiği tespit edilmiş olunmakla birlikte, şikayetçinin söz konusu ödemenin güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak tarafına ödenmesi yönündeki talebinde hukuka uygunluk tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir

işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Rize İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KISMEN KABULÜ ile

KISMEN REDDİNE,

Şikâyetçinin, kayyımlık görevinden kalan ücretin ödenmediğinden bahisle söz konusu ödeme gerçekleşecek ise güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanarak tarafına ödenmesi talebi hakkında idarenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Şirket

Yönetimi için kayyım tayini” başlıklı 133 üncü maddesi kapsamında yaptığı değerlendirmede hukuka aykırılık tespit edilemediğinden mezkur talebin REDDİNE,

Diğer taraftan hukuk güvenliğinin sağlanması açısından, yapılacak araştırma neticesinde şikayetçiye gerekli ödemenin ne zaman yapılacağı hususunda nihai kararın verilmesi sürecinin hızlandırılması hususunda RİZE DEFTERDARLIĞI’NA (KHK İŞLEMLERİ

İL BÜROSU) TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve RİZE DEFTERDARLIĞI’NA (KHK İŞLEMLERİ İL

BÜROSU) tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare tarafından bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi