ÖZET: Başvuruda, 2018 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nde uygulanan %5 “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” hakkının kabul edilmesi ve bu indirimden kaynaklanan 683.052,87 TL tutarındaki alacağın yeni vergilere mahsup edilmesi talep edilmiştir. Başvuran, gerekli şartları sağladığını iddia ederek indirimden yararlanma talebinde bulunmuştur. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın cevabi yazısında, başvuranın geçmiş dönemlerdeki vergi beyannameleri ile ilgili hukuki durumları nedeniyle bu indirimden yararlanamayacağı belirtilmiştir.

İlgili mevzuat çerçevesinde, vergi indiriminden yararlanabilmek için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar arasında, beyannamelerin kanuni süresinde verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmesi yer almaktadır. Başvurunun reddedilmesine gerekçe olarak, başvuranın geçmiş dönemlerdeki vergi beyannameleriyle ilgili sorunlar ve cezalı tarhiyatlar gösterilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın indirim talebi hukuka aykırı bulunmamıştır.

Sonuç olarak, kamu denetçiliği kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili idarelerin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir ve başvuranın itiraz hakkı saklı kalmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/69421-S.20.75680

BAŞVURU NO : 2020/5789

KARAR TARİHİ : 27/08/2020

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANADOLU KURUMLAR VERGİ DAİRESİ

MÜDÜRLÜĞÜ

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI (Re’sen)

BAŞVURUNUN KONUSU : 2018 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi üzerinde kullanılan %5 “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” hakkının kabul edilmesi ile 683.052,87

TL tutarın tahakkuk edecek yeni bir vergiye mahsup edilebilmesine onay verilmesi talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/03/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi vekili Av. tarafından

Kurumumuza verilen ve bir örneği yazımız ekinde gönderilen dilekçede özetle; nin (Şirket) Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesinde yapılan düzenleme ile getirilen; “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” hakkından yararlanmak üzere gerekli bütün şartları taşımakta olduğu inancıyla 2018 yılı Kurumlar Vergisi

Beyannamesi’nde bu indirim hakkını kullandığını,

1.1. Adı geçen şirketin yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nde hesap ettiği vergi indirimi olan 693.511,31 TL nedeniyle, yıl içinde ödenen geçici vergiler dikkate alınarak, yıllık

Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinden ödenmesi gereken 10.458,44 TL mahsup edildikten yapılan zımnen red işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yukarıda yer verilen cevabi yazısında belirtilen ve ekinde alınan, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 17/02/2020 E. sayılı yazısında; “…Konu ile ilgili olarak Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu alınan 05/02/2020 tarih ve sayılı yazılarının bir örneği yazımız ekinde gönderilmekte olup söz konusu yazıda, mükellef kurumun 2018/01-12 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinin 30/04/2019 tarihinde internet ortamında verildiği, söz konusu beyannamede 63.046.482,43 TL matrah, 13.870.226,13 TL hesaplanan kurumlar vergisinin bildirildiği ve Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesi gereğince hesaplanan kurumlar vergisinin %5’i olan 693.511,31 TL tutarında vergi indiriminden yararlanıldığı,

3.1. Mükellefin 2018 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilecek vergiler bölümünde 33.619,17 TL kesinti yoluyla ödenen vergi ve 13.826.148,52 TL geçici verginin beyan edildiği, tahakkuk eden vergilerden mahsup edilmesi gereken vergiler düşüldükten sonra

%5’lik vergi indiriminden 683.052,87 TL alacağının doğduğu,

3.2. Ödevli kurumun 16/05/2019 tarihinde % 5’lik vergi indiriminden doğan alacağı için dairelerine verilen numaralı dilekçe ile 2019/1-3 dönemi geçici vergi borcuna mahsup talebine istinaden oluşan GEKSİS Kontrol Raporunda, 2016/03 dönemi

KDV yönünden İkmalen, Re’sen veya İdarece Yapılmış Tarhiyat Bilgisi Kontrolü uyarısının verildiğinin görüldüğü,

3.3. Vergi Dairesi Müdürlüğünün bilgisayar kayıtlarının tetkiki neticesinde; Vergi Başmüfettişi tarafından 2013/01-12 dönemleri için düzenlenen 01/05/2018 tarih 2018-B-344/3 sayılı Vergi

İnceleme Raporuna istinaden 2013/12 döneminde sonraki döneme devreden KDV tutarının değiştirilmesi nedeniyle 29/11/2018 tarih ve E.685981 sayılı KDV devir tutanağı düzenlendiği ve 2016/03 döneminde no.lu vergi/ceza ihbarnamesi ile vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldığı,

3.4. Ayrıca, mükellefin 2016/06 ve 2017/05 dönemi damga vergisi beyannamelerini kanuni süresinden sonra pişmanlık talepli vermesi dolayısıyla 2016/06 dönemi için no.lu, 2017/05 dönemi için no.lu vergi/ceza ihbarnamesi ile tarhiyat işleminin yapıldığı ve Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 121.

maddesi ile 301 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği dikkate alınarak, 11/07/2019 tarih ve sayılı yazıları ile mükellefin mahsup talebinin reddedildiği belirtilmiştir.

3.5. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 121 inci maddesinde;

“Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (fınans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.), (7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı

Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkındaki

Kanunun 18 inci maddesiyle, “Her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.” ifadesi kaldırılmıştır. Yürürlük:01/01/2020)

2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşmaya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması, (7194 Sayılı Dijital

Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede

Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 18 inci maddesiyle değişen madde; Yürürlük:01/01/2020) “İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1)

numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması (Ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.) ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması”)

şarttır.

Bu maddede geçen vergi beyannamesi ve vergi ibareleri, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.” (71194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı

Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 18 inci maddesiyle değişen cümle; Yürürlük:01/01/2020) “Bu maddede geçen vergi beyannameleri ibaresi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini; vergi ibaresi, anılan Bakanlığa bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.” olarak değiştirilmiştir.)

3.6. Konu ile ilgili olarak yayımlanan 301 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin, “4.1. İlgili dönem beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması” bölümünde; …

Öte yandan, kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak, kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, indirimden yararlanılabilmesi için bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması gerekmektedir.

3.7. Aynı Tebliğin “4.3. Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk Lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması” bölümünde ise;

“Mükelleflerin, vergi indiriminden yararlanabilmeleri için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dahil) 1.000.- TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borçlarının bulunmaması gerekmektedir.

Söz konusu 1.000.- TL’lik borcun hesabında Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi asılları ile vergi cezalarının (vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları) toplamı dikkate alınacaktır. Söz konusu 1.000.- TL’lik borcun hangi döneme ait olduğunun önemi bulunmamaktadır. …” açıklamalarına yer verilmiştir.

3.8. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca, şirketin 2016/3 dönemi KDV yönünden cezalı tarhiyatların bulunması ve 2016/6, 2017/5 vergilendirme dönemi damga vergisi beyannamelerinin pişmanlık talepli olarak verilmesi nedeniyle kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilen ilgili dönem damga vergisi beyannamesinin kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olmaması, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan şartların ihlali sayılacağından anılan mükellefin vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan %5’lik vergi indiriminden faydalanması mümkün bulunmamaktadır.

3.9. Mükellef kurum adına Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yapılan iş ve işlemlerin Başkanlığımızca uygun olduğu düşünülmektedir.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleri”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” başlıklı Mükerrer 121’nci maddesinde; (Mülga: 28/3/2007-5615/31 md.; Yeniden düzenleme: 23/2/2017-6824/4 md.) “Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından (1.400.000 TL) fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

1. (Değişik:5/12/2019-7194/18 md.) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) olması,

2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

3. (Değişik:5/12/2019-7194/18 md.) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması (Ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması, şarttır.

İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı

Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler, bu madde hükümlerinden yararlanamazlar.

Bu madde kapsamında vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Bu hüküm, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyatların kesinleşmesi hâlinde de uygulanır ve bu takdirde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler açısından zamanaşımı, yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.

(Değişik fıkra:5/12/2019-7194/18 md.) Bu maddede geçen vergi beyannameleri ibaresi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini; vergi ibaresi, anılan Bakanlığa bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.

Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

7. 301 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin ” 4.1. İlgili dönem beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması” başlıklı maddesinde, İndirimden yararlanılabilmesi için mükelleflerin, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu beyannamenin ait olduğu yıldan önceki son iki yıla ilişkin olarak Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken gelir veya kurumlar vergisi, katma değer vergisi, muhtasar gibi tüm vergi beyannamelerini kanuni süresi içerisinde vermiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerini de kanuni süresi içerisinde ödemiş olmaları gerekmektedir.

Öte yandan, kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak, kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, indirimden yararlanılabilmesi için bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması gerekmektedir.

Ayrıca, her bir beyanname itibarıyla 10.- TL’ye kadar yapılan eksik ödemeler, söz konusu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması şartının ihlali anlamına gelmez.

7.1. Aynı Tebliğin “4.3. Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk Lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması” başlıklı maddesinde; “Mükelleflerin, vergi indiriminden yararlanabilmeleri için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dahil) 1.000.- TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borçlarının bulunmaması gerekmektedir.

Söz konusu 1.000.- TL’lik borcun hesabında Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi asılları ile vergi cezalarının (vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları) toplamı dikkate alınacaktır. Söz konusu 1.000.- TL’lik borcun hangi döneme ait olduğunun önemi bulunmamaktadır.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

9. Uyuşmazlık konusu; Ayrıntılarına Kararın I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ bölümünde yer verilen süreç sonucunda adı geçen şirketin; 2018 yılı Kurumlar Vergisi

Beyannamesi üzerinde kullanılan %5 “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi ” hakkı olduğunun kabul edilmesi ve bu indirim nedeniyle 2018 yılı ödenen Kurumlar Vergisi’nde meydana gelen 683.052,87 TL tutarındaki alacağın iadesi veya tahakkuk edecek yeni vergilere mahsup edilebilmesi talepleri hakkındadır.

10. Uyuşmazlık konusu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’nın cevabi yazısı ekinde alınan

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın yazısının incelenmesi neticesinde;

10.1. ’nce, 2018/01-12 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinin 30/04/2019 tarihinde internet ortamında verildiği, söz konusu beyannamede 63.046.482,43 TL matrah, 13.870.226,13 TL hesaplanan kurumlar vergisinin bildirildiği ve

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesi gereğince hesaplanan kurumlar vergisinin

%5’i olan 693.511,31 TL tutarında vergi indiriminden yararlanıldığı,

10.2. Adı geçen şirketin, 2018 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilecek vergiler bölümünde 33.619,17 TL kesinti yoluyla ödenen vergi ve 13.826.148,52 TL geçici verginin beyan edildiği, t ahakkuk eden vergilerden mahsup edilmesi gereken vergiler düşüldükten sonra %5’lik vergi indiriminden 683.052,87 TL alacağının doğduğu,

10.3. Adı geçen şirketin, 16/05/2019 tarihinde % 5’lik vergi indiriminden doğan alacağı için

Anadolu Kurumlar Vergisi Müdürlüğü’ne verdiği numaralı dilekçe ile 2019/1-3 dönemi geçici vergi borcuna mahsup talebine istinaden oluşan GEKSİS Kontrol

Raporunda, 2016/03 dönemi KDV yönünden İkmalen, Re’sen veya İdarece Yapılmış Tarhiyat

Bilgisi Kontrolü uyarısının verildiğinin görüldüğü,

10.4. Vergi Dairesi Müdürlüğünün bilgisayar kayıtlarının tetkiki neticesinde; Vergi

Başmüfettişi tarafından 2013/01-12 dönemleri için düzenlenen 01/05/2018 tarih 2018-B-344/3 sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden 2013/12 döneminde sonraki döneme devreden KDV tutarının değiştirilmesi nedeniyle 29/11/2018 tarih ve E.685981 sayılı KDV devir tutanağı düzenlendiği ve 2016/03 döneminde no.lu vergi/ceza ihbarnamesi ile vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldığı,

10.5. Ayrıca, Aydın Boru Endüstrisi Anonim Şirketi’nin 2016/06 ve 2017/05 dönemi damga vergisi beyannamelerini kanuni süresinden sonra pişmanlık talepli vermesi dolayısıyla 2016/06 dönemi için no.lu, 2017/05 dönemi için no.lu vergi/ceza ihbarnamesi ile tarhiyat işleminin yapıldığı ve Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 121. maddesi ile 301 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği dikkate alınarak, Anadolu Kurumlar

Vergisi Müdürlüğü’nce11/07/2019 tarih ve sayılı yazı ile adı geçen şirketin mahsup talebinin reddedildiği, yönünde bilgilere yer verildiği tespit edilmiştir.

11. Diğer taraftan Kurumumuza yapılan başvuruda yer verilen; “VUK 122 maddesi hükmü uyarınca, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi’ne 18.11.2019 tarih ve kayıt numaralı düzeltme başvurusunda bulunulduğu ve 60 günlük süre geçmiş olmasına rağmen olumlu ya da olumsuz bir yanıt alınamadığı,” iddiasına ilişkin olarak idareden alınan cevabi yazı ve eki belgelerde bir açıklamaya yer verilmediği, ancak Anadolu Kurumlar Vergisi

Müdürlüğü’nün 11/07/2019 tarih ve sayılı yazısıyla adı geçen şirketin mahsup talebinin reddedildiği bununla birlikte, “22/01/2020 tarih sayı numaralı dilekçe ile

Vergi Usul Kanunu 124 üncü maddesi hükmü uyarınca, Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet yoluna gidildiği ancak, buradan da 60 günlük süre geçmesine rağmen olumlu ya da olumsuz bir cevap gelmediği” iddiasına ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’nca “…Mükellef dilekçesine istinaden yapılan zımnen red işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülmektedir” yönünde açıklamaya yer verildiği tespit edilmiştir.

12. Bu açıklamalara göre, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın yukarıda yer verilen yazısında belirtilen; adı geçen şirketin 2016/3 dönemi KDV yönünden cezalı tarhiyatların bulunması ve 2016/6, 2017/5 vergilendirme dönemi damga vergisi beyannamelerinin pişmanlık talepli olarak verilmesi nedeniyle kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilen ilgili dönem damga vergisi beyannamesinin kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olmaması, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan şartların ihlali sayılacağından ANILAN MÜKELLEFİN VERGİYE

UYUMLU MÜKELLEFLERE UYGULANAN %5’LİK VERGİ İNDİRİMİNDEN

FAYDALANMASI MÜMKÜN BULUNMADIĞI, YÖNÜNDEKİ

DEĞERLENDİRMESİNDE HUKUKA AYKIRILIK TESPİT EDİLEMEMİŞTİR.

13. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idarelerince tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği, ancak şikayetçinin uyuşmazlık konusu hakkında Vergi Usul

Kanunu 122 ve 124 üncü maddeleri kapsamında verdiği dilekçelerin, Anadolu Kurumlar

Vergisi Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ‘makul sürede karar verme’ ve ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun şekilde cevaplandırılmadığı anlaşıldığından, idarelerin bu ilkelere de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

15. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

“Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul Vergi

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA ve ANADOLU

KURUMLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi