ÖZET: Başvuru, Maltepe Belediyesi tarafından tahsil edilen 2021 yılı emlak vergisinin iadesi talebine ilişkindir. Şikayetçi, 2019 yılında yıkım kararı alınan ve kentsel dönüşüme tabi olan dört daire için, gerekli belgeleri almak üzere belediyeye başvurduğunda, gişedeki görevlinin 2021 yılı vergisinin ödenmesini şart koştuğunu belirtmiştir. Diğer kat maliklerinin bu vergiyi ödemeden belge alabildiği iddiasıyla, haksız tahsilatın iade edilmesi için başvuruda bulunmuştur. Ancak belediye, ödemenin rızaya dayalı olduğunu ve bu nedenle iade yapılamayacağını bildirmiştir.

Maltepe Belediyesi, emlak vergisinin vadesi gelmeden tahsil edilmesinin yasal bir uygulama olmadığını, dolayısıyla iade talebinin uygun bulunmadığını ifade etmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşü de, yıkım kararı sonrası oturulması yasak olan binaların vergilerinin tahsil edilmemesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, binanın oturulması ve kullanılmasına yönelik bir yasak yoksa, tahsil edilen verginin iadesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Maltepe Belediyesi’ne, şikayetçinin talebinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli incelemelerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Eğer bina oturulması yasak olan bir yapı olarak tespit edilirse, tahsil edilen emlak vergisinin iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11090-S.21.17838

BAŞVURU NO : 2021/3071

KARAR TARİHİ : 02/08/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MALTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Şikayetçinin tahsil edilen 2021 yılına ait vergi tutarının iadesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; “27/01/2021 tarihinde, 2019 senesinde yıkım kararı çıkıp kentsel dönüşüme giren evleri için eşi kendi adına bir ve vekaleti bulunan babası adına 3 daire olmak üzere toplam 4 daire için Maltepe Belediyesi’ne başvurarak notere verilmek üzere bina beyan formu talep ettiğini, gişede görevli kişinin “bu belgeyi almak için 2021 vergisini ödemeniz gerekir” diye vadesi gelmemesine rağmen 2021 yılına ait vergiyi ödettiğini, diğer kat malikleri bu belgeyi almak istediklerinde 2021 vergisini ödemek zorunda olmadıklarının söylendiğini ve herhangi bir tahsilat yapılmadığını, eşinin ertesi gün belediyeye dilekçe ile diğer kat maliklerinden alınmayan bu haksız tahsilatın iade edilmesi için başvuruda bulunduğunu, bu dilekçeye “haklısınız ama parayı isteyerek ödediniz” minvalinde bir cevap geldiğini, gelen cevaba istinaden kendi adına bir başvuru da kendisinin yaptığını, bunun üzerine “bina beyan formu değil rayiç bedeli demişsinizdir, genelde herkes bu yanlışı yapıyor, biz öyle düşünüyoruz, bu yüzden herhangi bir iade yapamıyoruz” şeklinde cevap verildiğini, bu işi yapan görevliye neden böyle bir yönlendirme yaptığı sorulursa durumun kolayca anlaşılacağını” iddia ve ifade ederek “durumun araştırılarak diğer kat maliklerinden tahsil edilmeyip, Maltepe Belediyesi tarafından 2019 senesinde yıkım kararı kendilerine tebliğ edilen ve bu tebliğe istinaden taşınıp terk ettikleri oturulması yasak olan bir bina için üstelik vadesi gelmediği halde toplam 4 daire için tahsil edilen 2021 yılı emlak vergilerinin iade edilmesini” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2. Kurumumuzun 8/3/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Maltepe

Belediye Başkanlığı’ndan alınan 11/3/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. sicil sayılı ‘dan alınan ve 28/01/2021 tarih ve sayı ile kayıtlara intikal eden dilekçe ile kentsel dönüşüme giren binası için notere verilmek üzere bina bildirim kayıt dökümünün talebi esnasında kendisi ve babası adına kayıtlı bulunan taşınmazlara ait 2021 yılı vadesi gelmemiş emlak vergilerinin tahsil ettirildiği belirtilerek, haksız tahsil edilen bedelin iadesinin talep edilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, adı geçene muhatap 04/02/2021 tarih ve sayılı yazı ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun Ödeme Süresi başlıklı 30 uncu maddesinin “Emlak Vergisinin birinci taksiti Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.” hükmüne amir olduğu ve idare olarak taşınmazların tapudan devir-satış vb. durumları hariç vadesi gelmemiş vergi borçlarının ödettirildiğine ilişkin herhangi bir uygulamanın bulunmadığını, anılan kanunun 11 inci maddesi gereğince emlak vergisinin tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisinin her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayıldığı, dolayısıyla 2021 yılı vergisinin vadesinden önce ödenmiş olmasının haksız vergi tahsilatı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden iade talebinin uygun bulunmadığı yönünde bilgi verildiği,

2.2. Aynı konu ile ilgili olarak bu defa ‘dan alınan ve 05/02/2021 tarih ve sayı ile kayıtlara intikal eden dilekçe ile bina bildirim kayıt belgesinin talep edildiği esnada görevli kişinin belki kasıtlı belki de yaptığı işe vakıf olmaması nedeniyle yanlış yönlendirilmesi sonucu ödeme yaptıklarını ve haksızlığın yeniden araştırılmasının talep edilmesi üzerine, adı geçene tarihinde elektronik posta yolu ile mükelleflerin kentsel dönüşüm amacıyla notere verilmek üzere belge temini talep ettiklerinde genellikle bina beyan formu yerine rayiç belgesi talep ettiklerini ifade edebildiklerini ve taşınmazın rayicini gösterir belgenin tapu alım-satım işlemlerinde kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda, durumun yanlış anlaşılma neticesinde verginin ödettirildiğinin düşünüldüğü yönünde bilgilendirme yapıldığı,

2.3. Ayrıca, Belediye kayıtlarının tetkikinde; ( ile ( adına ada parselde kayıtlı bulunan taşınmazın bina emlak beyan kaydının bulunduğu, binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığına dair müdürlüğe ibraz edilmiş herhangi bir beyan kaydının mevcut bulunmadığı tespit edilmiş olmakla birlikte, başvuru sahibi tarafından da binadaki diğer kat maliklerden vergi tahsilatının yapılmadığının beyan edildiği, dolayısıyla, notere ibraz edilmek üzere belge talep edilmesi durumunda emlak vergisinin ödettirilmesinin söz konusu olmadığı, şikayete konu verginin işlemi yapan personelin tamamen yanlış anlaması neticesinde ödettirildiğinin düşünüldüğü,

2.4. Diğer taraftan, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun Ödeme Süresi Başlıklı 30’ncu maddesi kapsamında 2021 yılına ait verginin ödeme süresinden önce tahsil edilmesi durumunun, 213 sayılı

Vergi Usul Kanununun 116, 118, maddeleri kapsamında hatalı, haksız yere fazla alınan vergi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden 2021 yılına ait verginin iadesinin uygun bulunamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”, 3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 3.3. “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi

Cumhurbaşkanına verilebilir.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun;

6.1. “Mevzu” başlıklı 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içerisinde bulunan binalar bu Kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”, 6.2. “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. ….”, 6.3. “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9 uncu maddesinde, “… Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer.

Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.”, 6.4. “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11 inci maddesinde, “… Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır. ….”, 6.5. “Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde, “Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve

Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. …”, 6.6. “Usul hükümleri” başlıklı 37 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu

Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının

Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

….

Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder. …”,

7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 7.1. “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinde, “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” 7.2. “Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde, “Vergi hatası, vergiyemüteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır”;

7.3. “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Mükellefiyette hata:

Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;”; 7.4. “Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir.

Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”; 7.5. “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde, “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez.”,

8. 5393 sayılı Belediye Kanununun “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” başlıklı 73 üncü maddesinde, “Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şarttır.

/

Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir.

Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir.

…

Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.

…” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Uyuşmazlık konusu, 2019 senesinde yıkım kararı çıkıp kentsel dönüşüme giren evleri için eşi kendi adına bir ve vekaleti bulunan babası adına üç daire olmak üzere toplam 4 daire için 27/01/2021 tarihinde Maltepe Belediyesine başvurarak notere verilmek üzere bina beyan formu talep ettiği, gişede bulunan görevlinin bu belgenin alınması için emlak vergisinin ödenmesini gerekçe göstererek vadesi gelmemesine rağmen 2021 yılına ait emlak vergisini tahsil ettiği, diğer kat maliklerinin bu belgeyi 2021 yılı emlak vergisini ödemeden aldığı, eşinin ertesi gün belediyeye dilekçe ile diğer kat maliklerinden alınmayan bu haksız tahsilatın iade edilmesi için başvuruda bulunduğu ve rızaen ödenen verginin iade edilemeyeceğinin bildirildiği belirtilerek Maltepe Belediyesi tarafından

2019 senesinde yıkım kararı kendilerine tebliğ edilen ve bu tebliğe istinaden taşınıp terk ettikleri oturulması

yasak olan bir bina için vadesi gelmediği halde tahsil edilen 2021 yılı emlak vergilerinin ilgili belediye tarafından iade edilmesi gerektiği iddiasından doğmaktadır.

11. Maltepe Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü, idare olarak taşınmazların tapudan devirsatış vb. durumları hariç vadesi gelmemiş vergi borçlarının ödettirildiğine ilişkin herhangi bir uygulamanın bulunmadığını, Emlak Vergisi Kanununun 11 inci maddesi gereğince emlak vergisinin tarh ve tahakkukunun takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisinin her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayıldığı, 2021 yılı vergisinin vadesinden önce ödenmiş olmasının haksız vergi tahsilatı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden iade

talebinin uygun bulunmadığını, mükelleflerin kentsel dönüşüm amacıyla notere verilmek üzere belge temini talep ettiklerinde genellikle bina beyan formu yerine rayiç belgesi talep edebildiklerini ve taşınmazın rayicini gösterir belgenin tapu alım-satım işlemlerinde kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda durumun yanlış anlaşılma neticesinde verginin ödettirildiğinin düşünüldüğü yönünde şikaytçiye bilgilendirme yapıldığını, 30 ada 40 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın bina emlak beyan kaydının bulunduğu, binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığına dair müdürlüğe ibraz edilmiş herhangi bir beyan kaydının bulunmadığını belirtmektedir.

12. İnceleme ve araştırma kapsamında şikayet konusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 23/3/2021 tarihli ve sayılı sayılı görüş isteme yazısı ile Gelir İdaresi Başkanlığından görüş istenmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 27/4/2021 tarihli ve sayılı görüş yazısında özetle; 12.1. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde, “… Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer. Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.” hükmüne yer verildiği, bu hükümler uyarınca yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen binalardan dolayı mükellefiyetin, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona ermesi gerekmekte olup, oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri mükelleflerce keyfiyetin belediyeye bildirilmesi veya belediyece re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların meydana geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaması gerektiği, 12.2. Herhangi bir vergilendirme işleminde, vergi hatası söz konusu ise hatanın düzeltilmesi sırasında düzeltme zamanaşımı süresi dikkate alınmak suretiyle vergi hatasının vergi dairesince ya re’sen, ya da mükellefin başvurusu üzerine düzeltilmesinin mümkün bulunduğu, yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Maltepe Belediyesi tarafından tebliğ edilen yıkım kararı ile birlikte söz konusu binanın oturulması ve kullanılmasının kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilmesi durumunda, bu olayın meydana geldiği tarihten sonra gelen taksitlerden itibaren, yasaklı durumun devam ettiği sürece bina vergisinin alınmaması gerektiği, varsa tahsil edilen verginin iade edilmesinin mümkün bulunduğu, ancak, söz konusu binanın oturulması ve kullanılmasının yasak edilmemesi durumunda ise, binanın yıkılacağı tarihi takip eden taksite kadar bina vergisinin ödenmesi gerektiği, yıllık olarak tahakkuk ettirilerek iki taksit halinde tahsil edilmekte olan bina vergisinin vade tarihinden önce ödenmesinin vergi hatası olarak değerlendirilemeyeceğinden iade edilmesinin mümkün bulunmadığı açıklamasında bulunulmuştur.

13. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içerisinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde bina vergisinin, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 11 inci maddesinde, bina vergisinin 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak ilgili belediye tarafından yıllık olarak tarh olunacağı ve bu suretle tarh olunan verginin tarh

/

edildiği tarihte tahakkuk edeceği; 30 uncu maddesinde de emlak vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin ise Kasım ayı içerisinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır

14. Uyuşmazlık kapsamında şikayetçiden tahakkuk etmeden tahsil olunduğu iddia olunan emlak vergisi tutarının iade edilebilmesi için yıkım kararı ile birlikte söz konusu binanın oturulması ve kullanılmasının kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilip edilmediğinin tespiti önem arz etmektedir. Zira, binanın oturulması ve kullanılmasının kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilmemesi durumunda binanın yıkılacağı tarihi takip eden taksite kadar bina vergisinin ödenmesi gerekecektir.

15. Uyuşmazlığın çözümü için idarece bu hususun ortaya konulması gerekmektedir. Her ne kadar

Maltepe Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda, binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığına dair müdürlüğe ibraz edilmiş herhangi bir beyan kaydının bulunmadığı ifade edilmekte ise de bu durumun tespiti noktasında

Maltepe Belediye Başkanlığı tarafından gerekli incelemenin yapılması gerektiği, şikayetçi tarafından

2019 senesinde yıkım kararı çıkıp kentsel dönüşüme giren evleri için Maltepe Belediyesi tarafından

yıkım kararının kendilerine tebliğ edildiği ve bu tebliğe istinaden taşınıp terk ettikleri oturulması yasak olan bir bina için Maltepe Belediyesi tarafından emlak verginin tahsil edildiğinin belirtildiği, Belediye Kanununun “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” başlıklı 73 üncü maddesi uyarınca belediyelere kentsel dönüşüm uygulamalarının icrası konusunda sorumluluk ve yetki verildiği tespit edilmiştir.

16. Maltepe Belediye Başkanlığının şikayetçinin talebini Emlak Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde yer verilen oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergilerinin, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmayacağı hükmü doğrultusunda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından

Kurumumuza gönderilen görüş yazısı kapsamında başvuruya konu binanın oturulması ve kullanılmasının kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilip edilmediği durumunun incelenerek yeniden değerlendirmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

17. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ilgili idarenin, şikayetçiden tahsil ettiği emlak vergisi tutarının iadesi talebini Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen görüş yazısı doğrultunda yerinde inceleme yapmak suretiyle yeniden değerlendirmesi ve başvuruya konu binanın oturulması ve kullanılmasının yasak olduğunun tespit edilmesi halinde bu olayın meydana geldiği tarihten sonra gelen taksitlerden itibaren ödenen emlak vergisi tutarının iade edilmesi gerektiği, binanın oturulması ve kullanılmasına herhangi bir yasak getirilmemiş ise 2021 yılı için tahakkuku gerçekleşmekle birlikte vadesinden önce ödenen emlak vergisi tutarının iade edilmemesi işleminde mevzuat düzenlemelerine aykırı bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

/

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde, başvuru konusuyla ilgili olarak başvurana kısa sürede ve gerekçeli olarak cevap verildiği; bu suretle “makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı tespit edilmiştir. Ancak başvurana iletilmiş olan yazıda idarenin bu kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilerek bahse konu ilkeye uygun davranılması önerilmektedir. Diğer taraftan idarenin, emlak vergisi mükelleflerinin vadesinden önce emlak vergisi borcunu ödemesine yol açacak tutum ve davranışlarda bulunmaması hususunda daha hassas davranması gerektiği değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN KABULÜNE,

Şikayetçiden tahsil edilen emlak vergisi tutarının iadesi talebinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından

Kurumumuza gönderilen görüş yazısı doğrultusunda yerinde inceleme yapılarak yeniden değerlendirilmesi ve başvuruya konu binanın oturulması ve kullanılmasının yasak olduğunun tespit edilmesi halinde bu olayın meydana geldiği tarihten sonra gelen taksitlerden itibaren ödenen emlak vergisi tutarının iade edilmesi hususunda, MALTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve MALTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Maltepe Belediye Başkanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

/

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi