onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının eşinin trafik kazası sonucu vefatının ardından, 2330 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanmaması yönündeki Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının talebini kabul ederek Kurum işlemini iptal etmiştir. Davalı Kurum, istinaf başvurusunda bulunarak işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının eşinin iç güvenlik görevi sırasında vefat ettiğini, bu durumun 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü sayılması gerektiğini belirterek, Kurumun işleminin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davacının eşinin görevdeyken meydana gelen kaza nedeniyle 2330 sayılı Kanun hükümlerinden faydalandırılması gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, 2330 sayılı Kanun’un amacına uygun bir değerlendirme ile, iç güvenlik görevi sırasında meydana gelen ölümlerin tazminat ve aylık bağlanması açısından önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/1910 E.  ,  2024/14021 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1626 E., 2023/2770 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/258 E., 2022/49 K.

    Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının eşi … ‘ın İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde görevli iken 02.06.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat ettiğini, olayın iç güvenlik görevinin etkisi ile meydana geldiğini, davacının eşinin kast ve kusuru olmadığını, davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanması taleplerinin Kurum tarafından reddedildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek davalı Kurumun davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanmaması Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın süresinde açılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve Kurum işleminde usulsüzlük olmadığını belirterek; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
    “1-Davacının davasının kabulü ile
    Davacı …’ın eşi … ‘dan 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü bağlanmamasına ilişkin 07.02.2018 tarih 12359492-86.781.224 sayılı Kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “… Dosya kapsamından davacının eşi … Bayın’ın İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaparken 02.06.2013 tarihinde ekip şoförü olarak görev yaptığı sırada görev değişimi için dönerken yolda bariyerlere çarpmak sureti ile vefat ettiği, davalı idarenin 27.12.2013 tarihli kararı ile davacının eşinin 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malulü olduğuna karar verildiği, davacının 07.02.2018 dilekçe ile Kuruma müracaat ederek hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, davalı Kurumun talebi reddettiği anlaşılmaktadır.

    2330 sayılı Kanun’un amaç başlıklı 1.maddesinde açıkça barışta … ve asayişi korumak, ….trafik ve yol güvenliğini …., sağlamakla görevli olanların …, bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri …., halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın esas yöntemlerinin düzenlenmesi olarak açıklanmıştır.

    Somut olayda, davacının eşinin iç güvenlik ve asayişin korunması kapsamında görevli olduğu sırada vefat ettiği anlaşıldığından davacının eşinin 2330 sayılı Kanun hükümlerinden faydalandırılması gerektiği, Kurum işleminin bu yönü ile hatalı olduğundan mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının eşinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti talebine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ile 2330 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.