|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat talebinin, ilgili Bakanlık tarafından usulüne uygun bir komisyon kararı alınmadan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. İlgili mevzuatın, tazminat taleplerinin değerlendirilmesi için bir komisyon kurulmasını zorunlu kıldığı belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın kamu hakkının etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak adına idarenin sorumluluğunu ihlal etmektedir.
Kararda, 2330 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, başvurunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bakanlığın, iç güvenlik ve asayiş konularında görevli memurların tazminat taleplerini değerlendirmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın sunduğu belgelerin ve idarenin temin edeceği evrakların dikkate alınarak, usul hükümlerine uygun bir şekilde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, kamu idaresinin hukukun ve hakkaniyetin gereğini yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
Kararı olmadığı, aylıklarınızın 2330 sayılı Kanun kapsamında %25 artırımlı ödenmesi ve aynı zamanda 02/08/2013 tarihli 28726 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunun 80’ıncı maddesiyle 2330 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde yapılan değişiklikle getirilen yeniliklerin uygulanabilmesi için belirtilen kanuna uygun nakdî tazminat komisyon kararı gönderilmesi durumunda gerekli işlemler yapılacaktır.” şeklinde cevap verildiği, (1.4) Müvekkili ’ın bu cevap üzerine, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun tarafından öngörülen tazminat hakkının ödenmesi amacı ile
Nakdi Tazminat Komisyonu kararı almak gayesiyle 28.5.2019 tarihinde adı geçen Bakanlığa (Orman Genel Müdürlüğü) yeniden başvuruda bulunduğu, (1.5) Ancak anılan Bakanlıktan (Orman Genel Müdürlüğü) alınan 26.7.2019 tarihli cevabi yazıda, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması gerekçe gösterilerek müvekkili Aysel
Erkan’ın 2330 sayılı Kanun kapsamında sağlanan haklardan yararlanmasının mümkün olmadığının bildirildiği, (1.6) Oysa 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler:” başlıklı 61 inci madde birinci fıkrası hükmü zımnında, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun tanıdığı “kamu hakların” etkili bir şekilde kullanılması amacı ile devletin, yasal ve idari tedbirleri almasının temel sorumluluklarından birisi olduğu, bu manada idarenin, nakdi tazminat komisyonu kurup ödeme yapmamasının geçerli bir sebebinin bulunmadığı, (1.7) Farklı bir ifade ile Anayasanın mezkûr 61 inci maddesinde mündemiç, devlete yüklenen, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri koruyup toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlamak şeklinde tanımlanan sorumluluk hükmüne uyumu da güçlendirmek üzere, 2330 sayılı Kanun kapsamındaki tazminat taleplerinin, zamanaşımına tabi olmadığının kabulünün gerektiği; yine bu kapsamda ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın, muhatapların başvurusuna gerek olmaksızın idarenin re’sen bu kamusal hakkın ifasına yönelik ödeme yapılması gerektiği; kaldı ki 2330 sayılı Kanun kapsamındaki tazminat taleplerinin, bir kamusal hak olduğu ve bu gerekçe ile her zaman ileri sürülebileceği, (1.8) İdarenin ilgili kanunlarda tanımlı ve çerçevesi çizilmiş “hak alanının kapsam ve sınırının”, kanunun öngörmediği şekli şart ile sınırlayıcı yönde yorumlayarak daraltmasının hukuka aykırı olduğu, temel hak ve özgürlüklerin kapsamının idari düzenleyici işlemler ve yargısal kararlar ile kısıtlanamayacağı, (1.9) Nakdi tazminat ödemesinde, 6098 sayılı Borçlar Kanununda yer alan 10 yıllık zamanaşımı hususunun varlığı kabul edilecekse bile; 2330 sayılı Kanunun kapsamının, anılan Kanunun ilgili maddesi hükmüne ilave olarak, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanunla eklenen hüküm ile genişletildiği; bu genişlemelerin şehit yakınları için de yeni haklar ihdas ettiği ve nakdi tazminat için müvekkilinin bu haklardan sonra harekete geçmesinin doğal olduğu, bu sebeple eğer aranacak ise ancak bu değişikliklerin yapıldığı tarihten itibaren zamanaşımı sürelerinin varlığının aranmasının gerektiği, (1.10) Kamunun sıradan alelade borçları ile orman yangını için mücadeleye giderken şehit olan bir kamu görevlisinin borcunun kıyaslanarak, bu borca da 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörmenin vicdanları sızlatan bir husus olduğu, (5.2) “B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler:” başlıklı 61 inci madde birinci fıkrası hükmü devlete, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri koruyup toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlamak şeklinde sorumluluk yüklemiştir.
(5.3) “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, Ek fıkra 1’de, herkesin kamu denetçisine başvurma hakkının olduğu, Ek fıkra 2’de ise
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumunun, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceleyeceği hüküm altına alınmıştır.
(6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
(7) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, bu Kanunun amacı ve “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde de hangi kişileri kapsadığı düzenlenmiş; “Yönetmelik” başlıklı 10 uncu maddesinde de “Bu Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödenme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ve bu kanunla ilgili diğer hususlar Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
(8) 18.1.1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Nakdi
Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin; (8.1) “Nakdi tazminat verecek makamlar” başlıklı 12 nci maddesinde, güvenlik ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu görülen ve bu amaca yönelik görev verilen veya güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olan şahıslar ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatlarının İçişleri Bakanlığınca; diğer kamu personeli ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatlarının ise bu personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum tarafından ödeneceği hususu düzenlenmiştir.
(8.2) “Nakdi Tazminat Komisyonu” başlıklı 13 üncü maddesinde, “Bu Yönetmelikte belirtilen tazminatların ödenip ödenmemesi hususu ilgili bakanlık veya kurumca belirlenecek personel, maliye, hukuk ve sağlıkla görevli birim amirleriyle konu ile ilgili diğer yetkililerden oluşan bir komisyon tarafından incelenir. Komisyon kararları ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanır.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
(9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Açısından Değerlendirme (10) Şikâyet başvurusu, (1) ve (2) numaralı paragraflarda yer verildiği üzere müteveffa
Dünyamin Erkan’ın, Uşak Orman Bölge Müdürlüğü emrinde yangın söndürme ekibinde işçi olarak çalıştığı sırada, 13 Ekim 2000 tarihinde, Uşak Eşme Beydağı’nda çıkan yangına müdahale için bindiği arazözün freninin patlaması sonucunda meydana gelen kazada hayatını kaybettiğinden bahisle, meselenin dosyadaki mevcut belgeler ve idarenin re’sen temin edeceği evraklar muvacehesinde değerlendirilerek, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tazminat ödenmesi talebinden ibarettir.
(11) Başvuruya konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması amacı ile ilgili Bakanlıktan, (1)
Başvuruya konu somut olayın, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, (2) İlk soru ile bağlantılı şekilde, şikâyete konu başvurunun mezkûr 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun; iş bu Kanun ve 18.1.1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Yönetmelik hükümleri kapsamında usulüne göre oluşturulacak komisyonun gündemine getirilip getirilemeyeceği ve (3) nakdi tazminat talebinin, 6098 Borçlar Kanununda düzenlenen
10 yıllık genel zaman aşımı süresi gerekçe gösterilerek, defi yolu ile ret edilmesinin, vatandaş
odaklı kamu hizmeti anlayışı ile çelişip çelişmediği hususlarında görüş ve değerlendirmeleri talep edilmiştir.
(12) Tarım ve Orman Bakanlığından alının cevabi yazıda ise özetle; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun ikinci maddesinde Kanunun kapsam ve sınırının belirlendiği, buna göre iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen orman memurlarının ilgili Kanun hükümlerinden yararlanabileceğinin öngörüldüğü; adı geçenin yangın söndürme aracının kaza yapması sonucu vefat ettiği ve mezkûr Kanun kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmadığı, ilgilinin anılan Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için asayişin veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlama işlerini yaptığı esnada vefat etmiş olmasının gerektiği, bu doğrultuda bahse konu Kanun hükmü ve ifade tutanaklarından hareketle adı geçenin ilk müdahale ekibinde görevli olarak orman yangını ile mücadele esnasında yangın söndürme aracının devrilmesi sonucu olarak vefat ettiği, bu sebeple ilgilinin ifa etmesi gereken işin görev niteliğinin, Kanunda belirtilen görev nitelikleri arasında sayılmadığından dolayı bu Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
(13) Bakanlığın sunduğu dosyada, şikâyete konu talep hakkında usulüne uygun şekilde teşkil edilen bir komisyon kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(14) Temel bir hakkın kullanımına ilişkin olarak düzenlenen hukuk metinlerinde, o hakkın kimler tarafından, hangi şartlarda ve ne şekilde kullanılabileceği kayıt altına alınmaktadır.
Farklı bir anlatım ile bir temel hakkın düzenlendiği hukuk belgelerinde, o hakkın hem esası hem de usulüne ilişkin kurallar beraberce kayıt altına alınır.
(15) Somut olay açısından meseleyi incelediğimizde, hem 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun hem de 18.1.1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin lafzında tanımlanmış ve belirlenmiş usule ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu kurallar, mevzuatın esası kadar geçerli ve bağlayıcıdır.
(16) Diğer yandan, bir hakkın kullanımı konusunda mevzuatın öngördüğü usul şartlarını uygulamamak veya mevzuatın öngörmediği bir dizi şekli şartı ileri sürmek ise o hakkın kapsamının kısıtlanması yönünde ciddi bir risk taşımaktadır.
(17) Yönetmeliğin “Nakdi Tazminat Komisyonu” başlıklı 13 üncü maddesinde “Bu
Yönetmelikte belirtilen tazminatların ödenip ödenmemesi hususu ilgili bakanlık veya kurumca belirlenecek personel, maliye, hukuk ve sağlıkla görevli birim amirleriyle konu ile ilgili diğer yetkililerden oluşan bir komisyon tarafından incelenir. Komisyon kararları ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanır.” hükmü sadedinde usule ilişkin kurallardan birisi de başvuruların bir komisyon marifeti ile değerlendirilecek olmasıdır.
(18) Bu açıdan yaklaşıldığında, Bakanlığın; iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen orman memurlarının ilgili Kanun hükümlerinden yararlanabileceği, adı geçenin yangın söndürme aracının kaza yapması sonucu vefat ettiği ve mezkûr Kanun kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmadığı, yönündeki değerlendirmesinin, içeriğinden bağımsız olarak, yukarıda yer verilen Yönetmeliğin öngördüğü usul kuralı ile uyumu mümkün görünmemektedir.
(19) Zira nakdi tazminat talebine ilişkin nihai kararı verecek olan Bakanlık makamının değerlendirmesine esas olmak üzere, Yönetmelikte çerçevesi belirlenen bir komisyon teşkil edilip, bu komisyonun kararı alınmamıştır. Başvuruya konu talebin, usul hükümlerine uygun bir şekilde kurulacak komisyon aracılığı ile başvurucunun sunduğu ve ayrıca idarenin re’sen temin edeceği evraklar muvacehesinde yeniden değerlendirilmesi hukukun ve hakkaniyetin gereğidir. Bu, aynı zamanda “kamu hakların” etkili bir şekilde kullanılması amacı ile kamu idaresinin temel sorumluluklarından birisidir.
B. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme, Genel İdari Usul İlkeleri ve İdari
Faaliyetlerin Belirliliği (20) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin
Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kurumumuzca talep edilen bilgi, belge ve değerlendirme talep yazımıza, gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(21) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun kabulüne, Başvuruya konu talebin, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, usul hükümlerine uygun şekilde kurulacak komisyon aracılığı ile başvurucunun sunduğu ve ayrıca idarenin re’sen temin edeceği evraklar muvacehesinde yeniden değerlendirilmesinin hukukun ve hakkaniyetin gereği olduğu, hususunda TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın, BAŞVURUNA ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi