TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 14791-14791 18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.|sayi|
BAŞVURU NO : 2018/2656 2018/ 2656
KARAR TARİHİ : 31/08/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI , TCKN :
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Milli Eğitim Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 28 Şubat Darbe Girişimi nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2018 2.3.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kurumumuza başvurusunda, özetle; Anadolu İmam Hatip Lisesinde meslek dersleri öğretmeni olarak görev yapıyorken 2000 yılında başörtülü olası nedeniyle istifa etmek zorunda kalgıdığını, 2006 yılında yeniden göreve başladığını, şu anda Kız
Kuran Kursu nda kuran kursu öğreticisi olarak görev yaptığını belirterek, hizmet ve terfi kayıplarının hesaplanarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bu şekilde 28 Şubat mağduriyetleri ile ilgili Kurumumuza yapılan müracaatlarda tespit edilen ortak ve benzer talepler ile ilgili olarak, kurumlarına sorulan ve alınan cevabi bilgi, belge ve görüş yazılarında özetle;
2.1) Söz konusu 28 Şubat döneminde yapılan haksız uygulamaların vicdan sahibi ve olaylara
rasyonel bakan herkes tarafından haksızlık olarak kabul edilen bir durum olduğunu,
2.2) Açıkta geçirilen sürelerde bu kişilerin iş bulmakta zorlandığını ve hayatlarını idame ettirebilmek
için ciddi sıkıntılar yaşadığını, sosyal devlet anlayışı gereği mağdurların özlük haklarının ve maddi kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini,
3) Devlet Personel Başkanlığının memurlukta açıkta geçen sürelere ilişkin Kurumumuza yapılan bir
başka başvuru ile ilgili gönderdiği 19/ 02/ 2018 tarihli ve 1196 sayılı yazısında, özetle;
3.1) Kazanılmış hak aylığının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre, Devlet memurunun
öğrenim durumu ve hizmet sınıfı gibi hususların değerlendirilmesiyle tespit edilen, memuriyete giriş
1 / 11derece ve kademesine yine bu kanunda yer alan ilavelerin yapılması suretiyle bulunacak derece ve
kademe üzerinden hesaplanan aylık olarak tanımlandığı,
3.2) Kazanılmış hak aylığına esas aylık derecesinin ise, 657 sayılı Kanuna tabi olarak geçirilen ya da
ilgili mevzuatı gereğince bu kapsamda geçmiş gibi değerlendirilen hizmet süreleri ile öğrenim durumu veya kariyeri dikkate alınarak uygulanan derece veya kademeleri sonuncuda ulaşılan derece ve kademeyi ifade ettiği,
3.3) Bu nedenle, Devlet memurlarının memuriyete girmeden ya da memurluktan ayrılarak yapmış
olduğu hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademe hesabında değerlendirilmesi için yasal düzenleme bulunmasının gerektiği, 657 sayılı Kanunun “Tesis edilen sınıflar” başlıklı değişik 36 ncı maddesinde hizmet sınıflarının sayıldığı ve Devlet memurlarının memuriyete girmeden ya da memurluktan ayrılarak yapmış olduğu hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin hükümlere yer verildiği,
3.4) Esasen, kamu personel sistemimizde, Devlet memurlarının kazanılmış hak aylığında
değerlendirilebilmesi için fiilen çalışılmış olan bir hizmet süresinin gerektiği, bu duruma istisna olarak yapılan düzenlemelerde ise kazanılmış hak aylığında sayılan sürelerin memuriyet hizmet süresinden sayılmadığı, örneğin, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin C fıkrasının sekizinci bendi uyarınca mezkur Kanunun 108 inci maddesinin B fıkrasına göre kullanılan aylıksız izin sürelerinin kazanılmış hak aylık hesabında değerlendirilmekle birlikte, fiili memuriyet hesabında sayılmadığı,
3.5) Kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları, belirli dengeler gözetilerek veya tarafların talepleri
dikkate alınarak kanunla belirlenmekte olduğu, bu haklarda değişiklik yapılmasının da yasal düzenleme yapılması ile mümkün olduğu,
3.6) Fiilen çalışılmayan sürelerin “memuriyet hizmetinden” sayılmasına dair yapılacak hukuki bir
düzenlemenin, kamu personel sisteminde hakkaniyet ve eşitlik ilkesi ile çalışma barışını bozucu yönde etki edeceği,
3.7) Emeklilik sisteminin ve bu sistemde ilgililer lehine yapılan geçmişe yönelik düzenlemelerin,
memuriyet statüsüne özgü düzenlemeler ile kıyaslanamayacağı,
4) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 12/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı
yazısında; yapılan incelemede, kişilerin görevlerine iade edilmelerine dayanak olan söz konusu geçici maddelerin, 14/ 06/ 2013 tarihli kanun teklifi ve 26/ 06/ 2013 tarihli kanun tasarısı hakkında milletvekilleri tarafından verilen önerge ile Türkiye Büyük Millet Meclisine arz edildiğinin tespit edildiği; konu hakkında Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğümüzce bir çalışma yapılmadığından herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ifade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Cumhuriyetin temel nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”, “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır”, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir . Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir . Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür . Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz… .”, “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı
48 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine
sahiptir…”, “Hizmete girme başlıklı” 70 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Her Türk, kamu
2 / 11hizmetlerine girme hakkına sahiptir” . “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Çekilme” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir . (Ek hüküm : 31/ 7/ 1970- 1327/ 75 md .) Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır .”, “Memurluğun son ermesi” başlıklı 98 inci maddesinde; “Devlet memurlarının… c) Memurluktan çekilmesi .. hallerinde memurluğu sona erer .”, 8. 03/ 09/ 1999 tarihli ve 23805 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4455 sayılı Memurlar ile
Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun’un 2 inci maddesinde;
“ 23/ 04/ 1999 tarihinden önce işlenmiş, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile ….hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir . …
Disiplin cezalarının affı ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez .”, 9. 04/ 07/ 2006 tarihli ve 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin
Cezalarının Affı Hakkında Kanun’un “Disiplin affının kapsamı” başlıklı birinci maddesinde;
“Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun
68 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerine göre verilmiş yer değiştirme cezaları ve 69
uncu maddesine göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları ile emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında 23/ 4/ 1999 tarihinden 14/ 02/ 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir . … Disiplin cezalarının affı ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez .”, 12/ 07/ 2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle değişik Ek 1 inci maddesinde; “ 28/ 2/ 1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanlardan 28/ 8/ 1999 tarihli ve
4455 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun veya
bu Kanun hükümlerinden yararlanmış olanların; a) Memuriyete giriş şartlarını kaybetmemiş olmaları, b) Durumlarına uygun boş kadro veya pozisyon bulunması, c) Bu kadro ve pozisyonlara ait nitelikleri taşımaları, ç) Üç ay içinde müracaat etmeleri, kaydıyla yeniden göreve alınmalarında 20/ 12/ 2012 tarihli ve 6363 sayılı 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun eki (İ) Cetvelinde yer alan atama sayısı sınırlaması uygulanmaz .”,
3 / 1110. 6191 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin 7 nci fıkrası ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanununa eklenen Geçici 32 nci maddesinde; “ 12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askerî Şûra kararları ile
Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler veya vefatları hâlinde hak sahipleri, bu madde hükümlerinden yararlanabilmek için altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvururlar .
…
Başvurunun kabulü hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır :
a) Bu kişilerin ilişiklerinin kesildiği tarihten bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreleri Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçmiş kabul edilir . Bu süreler karşılığında 5434 sayılı Kanunun mülga 32 nci maddesi ile 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 40 ıncı maddesi uyarınca fiili hizmet süresi zammı ve 5434 sayılı Kanunun mülga 36 ncı ve mülga 37 nci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi hükümleri dikkate alınarak itibari hizmet süresi zammı verilir . Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesildiği tarih ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönem içinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigorta primi ödenmemiş veya emekli keseneği yatırılmamış olan sürelerine ilişkin kesenek ve kurum karşılıkları ile fiili hizmet süresi zammı ve itibari hizmet süresine ait kurum karşılıkları, statülerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesildiği tarihten aynı neşetli emsali subay (general olanlar hariç) veya astsubayın (subay olanlar hariç) sınıf, rütbe ve kıdemi üzerinden Milli
Savunma Bakanlığına müracaat ettikleri tarihteki katsayı esas alınmak suretiyle ilgili Kuvvet
Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca hesaplanarak
Sosyal Güvenlik Kurumuna defaten ödenir . Bu fıkranın (c) bendinin ( 2) numaralı alt bendi ile (ç)
bendine göre araştırmacı kadrolarına atananlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ile göreve başlama tarihleri arasındaki süreye ilişkin kesenek ve kurum karşılıkları ile fiili hizmet süresi zammı ve itibari hizmet süresine ait kurum karşılıkları, emeklilik keseneğine esas aylık derece ve kademeleri ile ek gösterge rakamları ilgili Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca tespit edilir ve göreve başladığı kamu kurum ve kuruluşları tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna defaten ödenir .
b) Bu kişilerden statüsüne göre aynı neşetli emsali subay (general olanlar hariç) veya ast subayın (subay olanlar hariç) tamamı emekli olanların kendilerine, bunlardan vefat etmiş olanların hak sahiplerine, statüsüne göre aynı neşetli en son emekli olan emsali subay (general olanlar hariç) veya astsubayın (subay olanlar hariç) emekli olduğu tarihteki sınıf, rütbe ve kıdemi üzerinden, 5510 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış olan toptan ödeme tutarlarının toptan ödeme aldıkları tarihte bıraktıkları derece, kademe ve ek gösterge tutarları dikkate alınmak suretiyle Milli Savunma Bakanlığına başvuruda bulundukları tarihteki katsayı ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar üzerinden ve faizsiz hesaplanarak bulunan tutar, kendileri veya hak sahiplerine ödenecek emekli ikramiyesinden mahsup edilir . … Bunlara Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesildiği tarih ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenir . Ancak bunlardan, daha önceden herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık veya gelir alanlara, yüksek olan aylık veya gelir bağlanır .
c) Statüsüne göre aynı neşetli emsali subay (general olanlar hariç) veya astsubayın (subay olanlar hariç) tamamı emekli olmayanlardan;
1) İsteyenlere veya vefat etmiş olanların hak sahiplerine, statüsüne göre aynı neşetli emsa-li subay
veya astsubayın sınıf, rütbe ve kıdemi üzerinden, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış olan toptan ödeme tutarlarının toptan ödeme aldıkları tarihte bıraktıkları derece, kademe ve ek gösterge tutarları dikkate alınmak suretiyle Milli Savunma Bakanlığına başvuruda bulundukları tarihteki katsayı ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar üzerinden ve faizsiz hesaplanarak bulunan tutar, kendileri veya hak sahiplerine ödenecek emekli ikramiyesinden mahsup edilir . …Bunlara Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesildiği tarih ile bu maddenin yürürlüğe
4 / 11girdiği tarihe kadar geçen sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenir . Ancak bunlardan, daha
önceden herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık veya gelir alanlara, yüksek olan aylık veya gelir bağlanır .
2) İsteyenler, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesindeki genel şartları taşımaları kaydıyla, kamu
kurum ve kuruluşlarının araştırmacı unvanlı kadrolarına atanmak üzere Milli Savunma Bakanlığı tarafından mali ve sosyal haklarına esas olacak derece, kademe ve rütbeleri belirtilmek suretiyle
Devlet Personel Başkanlığına bildirilir . …Bunlara statüsüne göre bu Kanun hükümleri uyarınca karargâhta görevli emsali sınıf, rütbe ve kıdemdeki subay veya astsubaya ödenmekte olan aylık ve diğer mali haklar (tayın bedeli ve fiilen çalışma karşılığı yapılan ödemeler hariç) ödenir . Aylıklar, emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur… ..
ç) Statüsüne göre emsalleri emeklilik hakkı kazanamamış olanlardan isteyenler hakkında da üçüncü fıkranın (c) bendinin ( 2) numaralı alt bendi hükümleri uygulanır… …
d) Bu fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında olanlardan hâlen herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda çalışanlardan isteyenler, bu madde uyarınca ihdas edilen araştırmacı kadrosuna kurumlarınca atanırlar ve bunlara statüsüne göre bu Kanun hükümleri uyarınca karargâhta görevli emsali sınıf, rütbe ve kıdemdeki subay veya astsubaya ödenmekte olan aylık ve diğer mali haklar (tayın bedeli ve fiilen çalışma karşılığı yapılan ödemeler hariç) ödenir . ….
e) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili mevzuatına göre her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, bu madde uyarınca yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde esas alınacak sürelerden mahsup edilir .
f) Bu madde gereği yapılacak her türlü ödemelerle ilgili zamanaşımı süresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlemeye başlar .
g)Bu kişilerin varsa öğrenim giderleri borcu tahsil edilmez .
ğ) Bu kişilere, ilişiklerinin kesildiği tarihteki rütbe ve kıdemleri üzerinden emekli kimlik kartı verilir ve bu kişiler emekli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına tanınan sosyal haklardan genel hükümlere göre yararlanırlar . Ayrıca bu kişilere, emsali subay ve astsubaylar gibi silah, silah taşıma ruhsatı ve pasaport verilir . Bu madde uyarınca yapılacak atamalarda kullanılmak üzere, genel idare hizmetleri sınıfından 5 inci dereceli 2000 adet araştırmacı kadrosu ihdas edilmiştir… .”, 11. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 12/ 07/ 2012 tarihli ve
6353 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 40 ncı maddesiyle değişik Geçici 44 üncü maddesinde; “ 23/ 4/ 1999 ile 14/ 2/ 2005 tarihleri arasında tabi oldukları personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu memuriyetleri sona erip, 22/ 6/ 2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan kaldırılanların bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde Kuruma müracaat etmeleri halinde ve yaş haddine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla; memuriyetlerinin sona erdiği tarih ile 22/ 6/ 2006 tarihi arasındaki dönem içinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigorta primi ödenmemiş veya emekli keseneği yatırılmamış sürelerine ilişkin kesenek ve kurum karşılığı toplamları, görevden ayrıldıkları tarihteki derece ve kademelerine hizmet olarak sayılacak sürenin her üç yılına bir derece ve her yılına bir kademe verilmek ve öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesindeki yükselebilecekleri dereceleri geçmemek üzere tespit edilecek derece ve kademeleriyle başvuru tarihinde uygulanmakta olan katsayılar esas alınarak belirlenecek emekli keseneğine esas aylık tutarları üzerinden Kurum tarafından hesaplanarak halen çalıştıkları veya kamu görevlisi olarak en son çalışmış oldukları kamu idarelerine bildirilir ve söz konusu tutarlar bu idareler tarafından üç ay içerisinde Kuruma defaten ödenir…”, 02/ 08/ 2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 41 inci maddesiyle değişik Geçici 51 inci maddede; “…Geçici 44 üncü madde
5 / 11hükümleri, 28/ 2/ 1997 ile 23/ 4/ 1999 tarihleri arasında tabi oldukları personel mevzuatına göre almış
oldukları disiplin cezası sonucu memuriyetleri sona erip, 8/ 8/ 1999 tarihli ve 4455 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan kaldırılanlar hakkında da aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanır ve anılan maddede öngörülen süreler bu fıkra kapsamında bulunanlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar .” 12. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin “İnsan kaynakları genel müdürlüğü” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır : a) Bakanlığın insan gücü politikası ve planlaması ile insan kaynakları sisteminin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmak ve tekliflerde bulunmak .”, “Talim ve terbiye kurulu başkanlığı” başlıklı 28 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde; “Talim ve Terbiye Kurulu, evrensel değer ve standartları gözönünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile millî ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla aşağıdaki görevleri yerine getirir : a) Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulamaya ilişkin görüşlerini Bakana sunmak”, 13. 17/ 04/ 2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı
Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Alan değişikliğine bağlı yer değiştirmeler” başlıklı
60 ıncı maddesinin ilk iki fıkrasında; “( 1) Bakanlıkça uygun görülmesi hâlinde; öğrenimine uygun
alanı dışında bir başka alana atanan öğretmenler, öğrenimleri birden fazla alana atanmaya kaynak olan öğretmenler ile başka bir alanda yükseköğretimi bitiren öğretmenler, adaylıklarının kaldırılmış olması ve yükseköğrenimlerinin atanacakları alana uygun olması kaydıyla, Bakanlığın kararına göre mezuniyetleri itibarıyla atanabilecekleri alanlara alanlarının değiştirilmesini isteyebilir . ( 2) Alan değişikliği isteyen öğretmenlerin alan değişiklikleri, il içinde tercihleri de dikkate alınmak suretiyle alanlarında ihtiyaç duyulan eğitim kurumları olacak şekilde hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılır .
Hizmet puanlarının eşit olması durumunda öğretmenlikteki hizmet süresi daha fazla olana öncelik verilir .”, “Kazanılmış haklar” başlıklı Geçici 1 inci maddesinde; “Öğretmen olarak görev yapmakta iken 23/ 4/ 1999 ile 14/ 2/ 2005 tarihleri arasında almış oldukları disiplin cezası sonucu öğretmenlikleri sona erip, 22/ 6/ 2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına bağlı olarak öğretmenliğe döndürülenler ile aynı tarihler arasında istifa sonucu görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananlara görevlerinden ayrıldıkları tarih ile öğretmenliğe döndürüldükleri tarih arasında geçen süreler bakımından, atandıkları eğitim kurumu için bu Yönetmelikte öngörülen hizmet puanı verilir .
Hizmet puanının hesabına esas sürelerin yıldan artan her ayı için o eğitim kurumunda bir yıllık süreye karşılık gelen puanın 1/ 12’si esas alınır . Aydan artan süreler dikkate alınmaz . Yıldan artan süreler için hesap edilen hizmet puanının kesirli olması hâlinde kesirli puan tama tamamlanır .”, 14. 16/ 05/ 1988 tarihli ve 19816 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Arşiv Hizmetleri
Hakkında Yönetmelik’in “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinin (b) fıkrasında; “Arşivlik malzeme : … son işlem tarihi üzerinden yüz bir yıl geçmemiş memuriyet sicil dosyaları, …” ifade eder .”, “Koruma yükümlülüğü” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Mükellefler, ellerinde bulundurdukları ve Genel Müdürlüğe teslim etmedikleri arşiv malzemesi ile arşivlik malzemeyi her türlü zararlı tesir ve unsurlardan korumak, mevcut aslî düzenleri içerisinde tasnif edip saklamakla yükümlüdürler .”, 15. 25/ 10/ 1982 tarihli ve 17849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve
Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik’in 04/ 10/ 2013 tarihli ve 2013/ 5443 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde; “a . Kadınlar; Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar giyilmez . Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz . Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez .”, düzenlemelerine yer verilmiştir .
6 / 11IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
16. Başvuranın mağduriyetinin tespit edilmesi ve giderilmesi yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla ilgili İdareye tavsiyede bulunulmasının uygun olacağı değerlendirilerek başvuru talebinin kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” kabul öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Başvuran, Anadolu İmam Hatip Lisesinde meslek dersleri öğretmeni olarak görev yapıyorken 2000 yılında başörtülü olası nedeniyle istifa etmek zorunda kalgıdığını, 2006 yılında yeniden göreve başladığını, şu anda Kız Kuran Kursu nda kuran kursu öğreticisi olarak görev yaptığını belirterek, hizmet ve terfi kayıplarının hesaplanarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .
18. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratikleşme ve ilerleme adımlarını sekteye uğratan en büyük engel askeri darbeler olmuştur . Türkiye’de her on yılda bir gerçekleştirilen darbeler, milli iradeyi yok ederek, demokrasinin kesintiye uğramasına yol açmıştır . Askeri darbeler devletle millet arasına mesafeler koyduğu kadar aynı zamanda Peygamber ocağı olarak milletin gönlünde taht kurmuş olan Türk Silahlı Kuvvetleri ile şehadeti en büyük şeref sayan millet arasına da mesafeler koymuş, böylece Türk Milletinin kadim devlet geleneğinin genleriyle oynamayı amaç edinmiştir .
Siyasî hayatımızda 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihlerinde demokrasiye hukuk dışı müdahaleler yapılmış; hükümetler cebir ve şiddet ya da baskı kullanılarak görevlerinden uzaklaştırılmış; millî iradenin tecelligâhı olan yüce parlamento lağvedilmiştir .
Başbakan ve Bakan konumundaki devlet adamları hukuksuz biçimde idam edilmiş, yüz binlerce vatandaşımız mağdur edilmiştir . 27 Nisan 2007 tarihinde e-muhtıra olarak adlandırılan bir bildiriyle halkın seçimiyle işbaşına gelen hükümete karşı müdahale teşebbüsünde bulunulmuştur . Nihayet 15
Temmuz 2016 tarihinde ordu içerisinde ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan Fetullah
Gülen’in liderliğini yaptığı Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’ye bağlı bir grup tarafından, TSK içindeki mensupları öncülüğünde askeri darbe girişiminde bulunulmuş, tarihinde ilk defa
Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmış, milletin devletine ve hükümetine sahip çıkmasıyla darbe teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlanmıştır .
19. Darbelerden kurtulmak, insan haklarına dayalı demokratik bir rejim kurmak ve kurumsallaştırmak, her şeyden önce demokrasiye inanan bireylere, sivil toplum örgütlerine ve siyaset kurumuna ve çok boyutlu tutarlı bir mücadeleye bağlıdır . Bugüne kadar yaşanan darbeler, muhtıralar, demokrasi dışı müdahaleler ülkemize ve milletimize büyük acılar yaşatmış, toplumun her kesiminden insanlar bu müdahalelerin mağduru olmuşlardır . Bu süreçlerin toplum ve devlet hayatımız üzerinde meydana getirdiği tahribatın ortaya konulması, maddi ve manevi zararların ve hak ihlallerinin bütüncül bir şekilde giderilmesi büyük önem taşımaktadır . Ders alınmayan ve oluşturduğu mağduriyetlerin giderilmediği her darbe sonraki darbelere zemin hazırlamaktadır .
20. Darbecilikle mücadelenin gerçek bir yüzleşme sağlayarak başarılı bir şekilde yapılabilmesi için mağduriyetlerin makul ölçülerde giderilebilmesi gerekir . Darbeci anlayışla mücadelede doğrudan darbenin faili olanlar kadar onlara destek verenlerin de teşhir edilmeleri ve rayiç hukuk esasında değerlendirmeleri önemlidir . Keza hukuk tanımaz bir şekilde gerçekleştirilen uygulamalardan mağdur olanların da mağduriyetlerini gidermek, insan hak ve hukuk ihlallerinin telafisini sağlamak önem taşımaktadır . (Meclis Araştırma komisyonu Raporu, Kasım 2012, s.647)
21. 28 Şubat post-modern darbesinde de görüldüğü üzere her darbe girişimi, yayınlanan her muhtıra, siyaset kurumuna yapılan her müdahale, ülkeyi geriye götürmüştür . Bunun sonucu olarak ülkemiz demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel insan hak ve özgürlükleri ve ekonomik refah seviyesi açısından olması gereken seviyeye bir türlü çıkarılamamıştır .
7 / 1122. 1997 yılının Ocak ayı sonunda Sincan Belediyesinin düzenlediği Kudüs Gecesi sonrasında
Sincan’da tankların yürütülmesi ile ordunun darbe yapacağı algısı oluşturulmuş, 28 Şubatta ise, “irtica” gündemiyle toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun “uygulanması beklenen” 18 maddelik kararlar listesi ile Necmettin Erbakan başkanlığındaki Refah-Yol Hükümeti baskı altına alınmaya çalışılmıştır . Akabinde, Refah Partisi hakkında, “Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu” iddiasıyla kapatma davası açılmış, yargı mensupları Genelkurmay Başkanlığı’na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verilmiştir . Baskı ve yıldırma amaçlı uygulamalar neticesinde 18
Haziran 1997 tarihinde Necmettin Erbakan istifa etmek durumunda kalmış ve Refah-Yol dönemi sonlanmıştır .
23. Kısaca tarihsel arka plana bakıldığında, hukuk ihlallerinin yaşandığı, temel hak ve hürriyetlerin hukuki alt yapıdan yoksun, siyasi ve ideolojik nedenlerle sınırlandığı bu süreç resmi olarak 28 Şubat 1997 tarihinden itibaren etkisini daha açık şekilde göstermeye başlamıştır . Bu dönemde “irticaya karşı” başlatıldığı iddia edilen ordu ve bürokrasi temelli sistematik uygulamalar ile kılık kıyafetlerinden veya dini hassasiyetlerinden ötürü birçok vatandaşımız, başta memurlar ve üniversite öğrencileri olmak üzere mağduriyetler yaşamış; çeşitli haksızlıklara uğramıştır . Kamuda istihdam edilen vatandaşlarımız dini inançları nedeniyle ya disiplin cezası alarak meslekten çıkarılmış ya da istifaya zorlanmış; üniversite öğrencisi olanlar ise, yine ya çıkarma cezası ile yükseköğretim kurumları ile ilişikleri kesilmiş ya da eğitim hayatına son vermek zorunda kalmışlardır .
24. Somut olayda başvuranın, 28 Şubat sürecinin etkisiyle başörtülü olduğu için istifa etmek durumunda kaldığı, başvuranın görev yaptığı okulda birlikte çalıştığı kişilerin de, başörtülü olması nedeniyle başvuranın pek çok mağduriyet yaşadığına tanıklık ettikleri görülmektedir .
25. Her ne kadar 4455 ve 5525 sayılı Kanunlarda disiplin cezalarının affının ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermeyeceği hüküm altına alınmış olsa da, daha sonradan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle af kanunlarıyla görevine iade edilenlerin geçmişe dönük olarak çalışmadıkları sürelerin hizmetlerine sayılarak kademe ve derece artışından yararlanmaları ve bu süreler boyunca sigorta primi ödenmemiş veya emekli keseneği yatırılmamış sürelerine ilişkin kesenek ve kurum karşılığı toplamlarının ilgili kurumlar tarafından ödenmesi için düzenlemeler yapıldığı görülmektedir .
26. Ayrıca, 6191 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin yedinci fıkrası ile 926 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen Geçici 32 nci maddesiyle, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askeri Şura kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlere, araştırmacı kadrosuna atanma, görevine son verilme tarihi ile göreve dönme tarihi arasında geçen sürenin kurumda çalışmış gibi kabul edilmesi, kademe ve derecelerinin emsallerine göre hesaplanarak aylıklarının buna göre ödenmesi, çalışılmamış olan döneme ilişkin sigorta primlerinin ve emeklilik keseneklerini ve bunların kurum karşılıklarının kurumlarınca ödenmesi, emekli aylıklarının ve emekli ikramiyelerinin buna göre hesaplanması, vefat etmiş olanların hak sahiplerine ödenecek aylıkların buna göre hesaplanması, diğer sosyal haklardan yararlanma, silah ruhsatı ve pasaport gibi haklardan yararlanma gibi oldukça ayrıntılı haklar tanındığı görülmektedir .
27. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde 23/ 04/ 1999 ile 14/ 02/ 2005 tarihleri arasında istifa sonucu görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananların, görevlerinden ayrıldıkları tarih ile öğretmenliğe döndürüldükleri tarih arasında geçen süreler için hizmet puanı verileceğinin düzenlendiği görülmektedir .
28. Anayasamızın 2 nci maddesinde Devletimizin sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5 inci maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri arasında; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmanın, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmanın bulunduğuna yer verilmiştir .
8 / 1129. Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına dayanan,
kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişinin onurlu bir yaşam sürdürmesi ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirmesi için gerekli koşulları oluşturan, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi gözeten devlettir . Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır .
30. Dolayısıyla, sosyal hukuk devleti ve hakkaniyet ilkeleri, aynı sürecin mağduru olanların mağduriyetlerinin tespit edilmesini ve giderilmesini gerektirmektedir . Bu amaçla, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre afla görevlerine dönen kişilere verilen geçmişe dönük hakların istifa etmek zorunda bırakıldıkları tespit edilenler için istifa ettikleri tarih ile atandıkları tarih arasında geçen süreler yönünden aynıyla verilmesini (sigorta primi ve emekli ödeneklerinin kurumlarınca ödenmesi, bu dönemde çalışmış sayılarak kademe ve dereceleri yönünden intibaklarının yapılması, diğer sosyal ve özlük haklarının iadesi) sağlayacak gerekli mevzuat çalışmalarının yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir . Yönetmelikte belirlenen tarihler, 5525 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen tarih aralığını referans olarak almakta ise de, 23/ 04/ 1999 tarihinden önce istifa edenleri kapsamadığı, bu durumun 6328 sayılı Kanun uyarınca Kurumumuzun incelemelerinde göz önünde bulundurmakla yükümlü olduğu bazı şartların veya çözüm yollarının, önceden ve kesin olarak tayin edilmesinden doğacak sakıncaları gözeten ve hukuk kurallarının esnek ya da eksik bırakıldığı hallerde etkili olan bir adalete gitme yolu veya ‘somut olay adaleti’ olarak tanımlanabilecek hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir . Dolayısıyla, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer
Değiştirme Yönetmeliğinin 23/ 04/ 1999 tarihinden önce istifa etmek zorunda kalanlara hizmet puanı verilmesini sağlayacak şekilde düzenlenmesinin hakkaniyetin bir gereği olduğu değerlendirilmiştir .
Her ne kadar 28/ 02/ 1997 tarihi üzerinden oldukça uzun bir zaman geçmiş olsa da, 28 Şubat’ın Türk siyasi hayatında 2000’li yılların sonuna kadar devam etmiş bir süreç olduğu ile 28 Şubat sürecinden sorumlu olanların tarih ve hukuk karşısında bugün hesap verebildikleri birlikte değerlendirildiğinde, o dönemde din ve vicdan hürriyetlerini kullanmaları nedeniyle her türlü zulme uğramış, her geçen gün yaşadıkları zulmün izlerinin silinmesine gayret edilmiş vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin tespit edilip giderilmesi yönünde yeni bir adım daha atılması, Devletimizin yüce milletimize karşı ahlaki ve vicdani bir borcudur .
31. Ayrıca, başvuranın din ve vicdan özgürlüğünü yaşama hakkından istifade etme gayretindeki bir kadın olduğu görülmektedir . “Kadın hakları, kadınların ne giyip giymeyeceklerinin söylenmesi ve kendileriyle ilgili alınan kararlara uymadıklarında eğitim ve çalışma haklarından mahrum edilmeleri ile korunmaz .” (Benli, 2010:25 ) . Avrupa Parlamentosunun 13/ 02/ 2007 tarihli “Türkiye’de Sosyal, Ekonomik ve Politik Hayatta kadınların Rolüne İlişkin Avrupa Parlamentosu Önergesi”nde kılık ve kıyafet ayrımcılığının çalışma hayatında mağduriyetlere yol açtığı tespit edilmiştir . (European
Parliament Resolution on women’s role in social, economic and political life in
Turkey- 2006/ 2214(INI), Women in Turkey, 13 February 2007-Strasbourg) Kadınlara Karşı
Ayrımcılığın Kaldırılması Komitesi (CEDAW), 32 nci oturumunda “okullar ve üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kız çocukları ve kadınlar üzerindeki etkilerini dikkate almak gerektiği”ni vurgulamıştır . (Committe on the Elimination of Discrimination against Women Thirty-second session 10- 28 January 2005) . Ülkemizin de taraf olduğu ”Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın
Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi”ne (CEDAW) göre “kadına karşı ayrım” kadınların medeni durumlarına bakılmaksızın ve kadın ile erkek eşitliğine dayalı olarak politik, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve diğer alanlardaki insan hakları ve temel özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen veya ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayrım, mahrumiyet veya kısıtlama anlamına
9 / 11gelmektedir . Sözleşme, taraf Devletleri kadınlara karşı her türlü ayrımı yasaklayan ve gerekli
yerlerde yaptırımları da içeren yasal ve diğer uygun önlemleri almayı kabul etmekle; kadınlara karşı herhangi bir ayrımcı hareket yapılmasından veya uygulanmasından kaçınmakla ve kamu yetkilileri ile kuruluşlarının bu yükümlülüğe uyumlu olarak hareket etmelerini sağlamakla; kadınlara karşı ayrımcılık oluşturan mevcut yasa, yönetmelik, adet ve uygulamaları değiştirmek veya feshetmek için yasal düzenlemeler de dahil gerekli bütün uygun önlemleri almakla sorumlu tutmaktadır .
Sözleşmeye göre, taraf Devletler kadının tam gelişmesini ve ilerlemesini sağlamak için özellikle politik, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlar başta olmak üzere bütün alanlarda, erkeklerle eşit olarak insan hakları ve temel özgürlüklerden yararlanmalarını ve bu hakları kullanmalarını garanti etmek amacıyla yasal düzenleme dahil bütün önlemleri almakla yükümlüdür . Ülkemizde kadınların sosyal hayata ve çalışma hayatına katılımları teşvik edilmekte, kadının tam gelişmesini ve ilerlemesini sağlamak için politik, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlar başta olmak üzere, kadınların insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerinden yararlanmalarını garanti etmek amacıyla yasal düzenleme dâhil bütün uygun önlemler alınmaktadır . Başörtülü kamu görevlilerinin kamu hizmetine girme ve bu hizmetlerini başörtülü olarak yerine getirmeleri önündeki engellerin zaman içerisinde kaldırılmış olmasına karşın, bu kişilerin çalışma hayatındaki haklarının güçlendirilmesi, kadın hakları ile hakkaniyetin bir gereğidir .
32. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; sosyal hukuk devleti ve hakkaniyet ilkeleri gereğince; başvuranla benzer durumda olan pek çok kişi bulunduğu, 28 Şubat post modern darbe süreci, başvuranın yaşadığı mağduriyetin özellikleri ve mevcut hukuki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın mağduriyetinin tespit edilmesine ve giderilmesine yönelik, durumuna bazı düzenlemeler yapılması amacıyla ilgili İdarelere tavsiyede bulunulmasının uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 33. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
34. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın istifa ettiği tarih ile göreve tekrar başladığı tarih arasında boşta kalan süreye ilişkin hizmet puanının hesaplanması ve sosyal güvenlik priminin bir defaya mahsus olmak üzere İdarece ödenmesinin sağlanması yönünde gerekli mevzuat değişikliği çalışmalarının yürütülmesi için
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Eğitim Bakanlığınca bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, Başvurana ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliği ile birlikte bir örneğinin TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA sunulmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
10 / 11Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi