TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 9142-9142 |sayi|18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2017/8438 2017/ 8438

KARAR TARİHİ : 29/05/2018 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Devlet Personel Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın 28 Şubat sürecinde mağdur edilmesi nedeniyle kamuya atanma konusunda yaşadığı mağduriyetin giderilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 30/06/2017 30.6.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, 1999 yılında fiili başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını, 2011 yılında yapılan düzenlemeler neticesinde tekrar eğitimine başladığını, 2017 yılında yüksek lisansısını da tamamlayarak mezun olduğunu, normal şartlarda

2003 yılında lisans mezuniyetini bitirmesi ile atanabileceği birçok kuruma memurluğa alınmada 35

yaş üst sınırı bulunması nedeniyle müracaat edemediğini belirterek, 14 yıllık çalışamama ve 4 yıllık eğitim mağduriyetinin maddi manevi giderilmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusunun değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurumlar olan Başbakanlık, Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı yetkililerinin katılımıyla 26/ 04/ 2017 tarihinde Kurumumuzda bir toplantı gerçekleştirilmiştir . Anılan toplantıda yapılan değerlendirmeler sonucu Yükseköğretim Kurumu Başkanlığından (YÖK) 02/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazımız ile ilgili af yasalarından kaç öğrencinin yararlanarak öğrenimine devam ettiği ile bu öğrencilerinin kaçının okuldan mezun olduğu hususunda bilgi ve belge talep edilmiştir .

1 / 10Kurumumuzca yapılan incelemede tablodaki verilerde tutarsızlık bulunduğu tespit edilmiş, YÖK

Başkanlığından 03/ 10/ 2017 tarihli ve sayılı yazımızla tekrar bilgi ve belge talep edilmiştir .

3. Başbakanlığın 25/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında; 3.1.Yapılan başvurulardan etkilenenlerin kapsamının belirlenmesinin çalışma bakımından önem arz ettiği, 3.2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci ve devamı maddeleri ile 18/ 03/ 2002 tarihli ve 2002/ 3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Görevlerine İlk Defa

Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik’te ilk defa kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklara ilişkin usul ve esasların belirlendiği, Açıklamalarına yer verilmiştir .

4. Maliye Bakanlığının 07/ 12/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında; 4.1. Yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilenler ile kendi istekleriyle öğrenimlerini yarıda bırakanların yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırabilmelerine ilişkin 15/ 03/ 2005 tarihli ve 5316 sayılı, 22/ 10/ 2008 tarihli ve 5806 sayılı, 13/ 02/ 2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunlarla kendi isteğiyle öğrenciliği son bulanlar dahil olmak üzere her ne sebeple olursa olsun öğrencilikle ilişiği kesilenlerin yükseköğrenim kurumlarına yeniden öğrenci olarak dönebilmelerine imkan sağlandığı, 4.2. YÖK Başkanlığı tarafından hazırlanan bilgi ve belgelerde kılık ve kıyafetleri nedeniyle öğrencilikle ilişiği kesilenler ile kendi istekleriyle öğrenimlerini bırakanların sayısının ve 5316, 5806 ve 6111 sayılı Kanunlarla yapılan düzenlemeler sonucunda yükseköğretim kurumlarına yeniden kayıt yapma hakkı verilenlere ilişkin sayıların sağlıklı olmadığının düşünüldüğü, 4.3. Kurumumuzdan talep edilen hususunun kılık ve kıyafet uygulamaları nedeniyle kendi istekleri ile yükseköğrenimlerini yarıda kesenleri de kapsadığı, ancak 28 Şubat döneminde kılık ve kıyafet uygulamaları dışında farklı bir nedenle yükseköğrenimlerini kendi istekleri ile yarıda bırakanların olabileceği, bu nedenle kimlerin kılık ve kıyafet uygulamaları nedeniyle, kimlerin farklı nedenlerle yükseköğrenimlerini yarıda bıraktıklarının öncelikle tespit edilmesi gerektiği, bu itibarla mevcut bilgi ve verilerin sağlıklı bir görüş ve kanaat oluşturmak için yeterli olmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir .

5. Devlet Personel Başkanlığının 17/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında; 5.1. 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle disiplin yönünden veya kendi istekleri ile ilişiği kesilenlere 2011 yılında 6111 sayılı Kanunla eğitimlerini tamamlama hakkı verildiği, 2013 yılında ise 6495 sayılı Kanunla eğitimlerini bu kanunun yürürlüğe girdiği 25/ 02/ 2011 tarihinden önce tamamlamış kişilere Kanun’un yürürlüğe girdiği 2013 yılından itibaren iki yıl süreyle; eğitimlerini 31/ 12/ 2015 tarihinden sonra tamamlayacaklara ise öğrenimlerini bitirdikleri tarihten itibaren iki yıl süreyle ilgili mevzuatlarındaki yaş sınırlamalarına bağlı olmaksızın kamu görevlerine atanma hakkı tanındığı, 5.2. Böylece, üniversiteden ilişiği kesildiğinde en az birinci sınıfta olan ve disiplin affı ile eğitimine geri dönen bir kişiye dahi eğitimini normal öğrenim süresinde tamamlaması halinde kamu görevine

2 / 10girişte yaş şartı sınırlamasına tabi olmadan yerleştirilebilme imkânı verildiği,

5.3. Bu düzenlemelerle, başörtüsü nedeniyle eğitimlerini tamamlayamayanlar dâhil geniş bir kesim için, hem terör suçu hariç disiplinsizlik cezası nedeniyle hem de devamsızlık gibi kendi isteği ile okulları ile ilişiği kesilenlere eğitimlerini tamamlama hakkı ve yaş şartına bağlı olmaksızın kamuda istihdam hakkı tanındığı, devamsızlık nedeniyle okulları ile ilişiği kesilen ve sonrasında eğitimini tamamlama hakkı verilenler arasında, hukuken başörtüsü nedeniyle mağdur olanları ayırma olanağının bulunmadığı, 5.4. Başvuranların memuriyete atanma hususunda kazanılmış olarak nitelendirilebilecek bir hak kaybına uğramadıkları, 5.5. Başvuranların zamanında mezun olarak KPSS’den yüksek puan almış oldukları varsayılsa bile, tercihleri veya o tarihte ihdas edilen kadro/pozisyon sayıları doğrultusunda herhangi bir kamu görevine yerleştirilemeyebileceklerinin ve bu durumda hak iddia edemeyeceklerinin açık olduğu, 5.6. Merkezi yerleştirme sınavlarının kurumsal sınavlara göre toplumda adalet olgusunu güçlendirdiği, kamu hizmetlerine girişte özellikle B grubu kadrolarda genel kültür ve genel yeteneğe göre ölçme yapılmasının fırsat eşitliğini arttırdığı; merkezi yerleştirme ile kamu görevlisi alımı yapan kurumların kişilere yönelik kurumsal sınav veya yerleştirmeler yapmasına dair herhangi bir düzenleme yapılması halinde kamuoyunda kamu personel sistemine girişte kayırmacılığın arttığına dair bir algı oluşmasını muhtemel olduğu, 5.7. 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle öğrenimlerini zamanında tamamlayamayan ve mezun oldukları tarihte merkezi sınava tabi olmayacak iken, şu an merkezi sınava tabi olmak zorunda kalan başvuranların, merkezi sınav sisteminin dışında tutularak kurumsal sınavlar ile istihdam edilmelerine ya da kamuda durumlarına uygun memur unvanlı atanmalarına dair taleplerinin; i) anılan sebeplerle öğrenimlerini tamamlayamayan öğrencilerin mevcut istatistiki verilere göre hukuken tespitinin yapılamaması, ii) merkezi sınav sistemi uygulamasının 1999 yılında başlamış olması, yani başvuranların 28 Şubat 1997 sürecinde 2 nci, 3 üncü veya 4 üncü sınıfta olup öğrenimlerini bitirmesine karşın başkaca bir engel bulunmayanların kurumsal sınav sistemine dâhil olduğu, iii)

mer ’i mevzuat çerçevesinde başvuranların kazanılmış bir hak elde etmemiş oldukları, iv) merkezi sınav ile kamu personeli alım sisteminin kamuoyunda eşitlikçi ve adil olduğunun benimsenmiş olduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir .

6. 28 Şubat dönemine özgü sebeplerle kılık ve kıyafet yasağından etkilenenlerin kapsamının belirlenmesi gereğinin ilgili kurumlarca Kurumumuza iletilmesi üzerine, Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığından 09/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı yazımızla bilgi ve belge talep edilmiş, Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgeler ilgili kurumların görüş ve önerilerine 22/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı yazımızla sunulmuştur .

7. Başbakanlığın 05/ 03/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında; 7.1. Mağduriyet iddialarının giderilmesinin ilgili mevzuatta değişiklik gerektirdiği, Açıklamalarına yer verilmiştir .

3 / 108. Milli Eğitim Bakanlığının 26/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında;

8.1. Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarına, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme

Yönetmeliği, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik ile Talim ve Terbiye Kurulu

Başkanlığının 20/ 02/ 2014 tarihli ve 9 sayılı Kararı uyarınca yapılan duyurular doğrultusunda müracaatları kabul edilenler KPSS’den aldıkları puan esas alınarak atama yapıldığı, 8.2. Bakanlığa bağlı bir eğitim kurumunda görev yapmakta iken, 28 Şubat sürecinde görevden ayrılmak zorunda kalan veya ataması yapılıp göreve başlayamayan öğretmenlerin atamalarının talep ettikleri illere yapılmasının sağlanması suretiyle mağduriyetlerinin giderilmeye çalışıldığı, 8.3. 28 Şubat döneminde öğrenimlerini sonlandırmak zorunda kalan ve af yasası kapsamında üniversitelerine dönerek öğrenimlerini tamamlayanlar hakkında ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde mevzuat değişikliği yapılması gerektiği, Açıklamalarına yer verilmiştir .

9. Anadolu Üniversitesi Rektörlüğünün 19/ 01/ 2018 talihli ve sayılı yazısında; 9.1. Başvuranın Üniversitenin açıköğretim sistemiyle öğretim yapan İşletme Fakültesi İşletme Lisans

Programına 1998- 1999 öğretim yılı 16/ 10/ 1998 tarihinde kayıt yaptırdığı, iki yıl üst üste kayıt yeniletmediğinden 25/ 12/ 2000 tarihinde kaydı silindiği, daha sonra başvuranın Üniversitenin açıköğretim sistemiyle öğretim yapan İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Programına 01/ 11/ 2011 tarihinde kayıt yaptırdığı, 25/ 01/ 2016 tarihinde öğrenimini tamamlayarak lisans mezunu olduğu, 9.2. 1998- 1999 öğretim yılı 13- 14 Mart 1999 tarihlerinde yapılan Üniversitenin açıköğretim sistemiyle öğretim yapan İktisat ve İşletme Fakülteleri vize sınavlarında başvurana sınav kural ihlali uygulandığı, ancak sınav evrakları ve tutanakların, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ve

Yükseköğretim Kurumları Saklama Süreleri Standart Dosyalama Planlarına göre saklama süresi 10 yılı aşmış olması nedeniyle imha edildiği, 9.3. 07/ 12/ 1981 tarihli ve 17537 sayılı T .C. Resmi Gazete’de yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı ile

Diğer Bakanlıklara Bağlı Okullardaki Görevlilerle Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin

Yönetmelik” in II . Bölüm 13 üncü maddesi hükmü ve 1998- 1999 öğretim yılı Üniversitenin

Açıköğretim Sistemiyle Öğretim Yapan, İktisat ve İşletme Fakülteleri Vize Sınavı Sınav Uygulama

Yönergesinin Sınavda Uyulacak Kurallar başlıklı 5 inci maddesi gereğince ilgili öğretim yılında öğrencilerin sınavlarının geçersiz sayıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

10. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Cumhuriyetin temel nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”, “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,

4 / 10kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,

sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır”, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir . Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir . Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür . Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz . Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz .”, “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin son fıkrasında;

“Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir .”, “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir…”, “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir .”, “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı 1 başlıklı 50 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar .”, “ Hizmete girme başlıklı” 70 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” . “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 11. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 12. 5525 sayılı Memurlar ile Diğer kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin cezalarının Affı

Hakkında Kanun’un 12/ 07/ 2013 tarihli 6495 sayılı Kanun ile değişik Ek 1 inci Maddesinin üçüncü fıkrasında; “ 4/ 11/ 1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanununa atıf yapan Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hükümlerine göre aldıkları disiplin cezaları nedeniyle yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilip, anılan Kanunun geçici 40 ıncı, geçici 43 üncü, geçici 45 inci, geçici 46 ncı, geçici 48 inci, geçici 50 nci, geçici 56 ncı ve geçici 58 inci madde hükümlerinden yararlanmak suretiyle önlisans veya lisans öğrenimini söz konusu maddelerde öngörülen şartlar dâhilinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bitirmiş olanlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle, 31/ 12/ 2015 tarihine kadar bitirecek olanlar için ise öğrenimlerini bitirdikleri tarihten itibaren iki yıl süreyle, kamu görevlerine giriş için ilgili mevzuatında öngörülen yaş şartı aranmaz .”, 13. 23/ 07/ 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ek 40 ıncı maddesinde;

“Mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan ve 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının ( 11) numaralı bendinde sayılan kadrolara atanmak amacıyla kurumlarca yapılacak olan özel yarışma sınavlarına başvurularda üst yaş sınırı; özel mevzuatında yer alan yaş şartına ilişkin hükümlere bağlı kalınmaksızın giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü

5 / 10itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak şeklinde uygulanır . Özel kanunla kurulmuş diğer kamu

kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları tarafından mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle yapılacak alımlarda da birinci fıkra hükmü uygulanır .”

Hükümleri yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla ilgili

İdarelere tavsiyede bulunulmasının uygun olacağı değerlendirildiğinden başvuru talebinin kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” kabul öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran 1999 yılında fiili başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını, 2011 yılında yapılan düzenlemeler neticesinde tekrar eğitimine başladığını, 2017 yılında yüksek lisansısını da tamamlayarak mezun olduğunu, normal şartlarda 2003 yılında lisans mezuniyetini bitirmesi ile atanabileceği birçok kuruma memurluğa alınmada 35 yaş üst sınırı bulunması nedeniyle müracaat edemediğini belirterek, 14 yıllık çalışamama ve 4 yıllık eğitim mağduriyetinin maddi manevi giderilmesini talep etmektedir .

16. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratikleşme ve ilerleme adımlarını sekteye uğratan en büyük engel askeri darbeler olmuştur . Türkiye’de her on yılda bir gerçekleştirilen darbeler, milli iradeyi yok ederek, demokrasinin kesintiye uğramasına yol açmıştır . Askeri darbeler devletle millet arasına mesafeler koyduğu kadar aynı zamanda Peygamber ocağı olarak milletin gönlünde taht kurmuş olan Türk Silahlı Kuvvetleri ile şehadeti en büyük şeref sayan millet arasına da mesafeler koymuş, böylece Türk Milletinin kadim devlet geleneğinin genleriyle oynamayı amaç edinmiştir .

Siyasî hayatımızda 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihlerinde demokrasiye hukuk dışı müdahaleler yapılmış; hükümetler cebir ve şiddet ya da baskı kullanılarak görevlerinden uzaklaştırılmış; millî iradenin tecelligâhı olan yüce parlamento lağvedilmiştir .

Başbakan ve Bakan konumundaki devlet adamları hukuksuz biçimde idam edilmiş, yüz binlerce vatandaşımız mağdur edilmiştir . 27 Nisan 2007 tarihinde e-muhtıra olarak adlandırılan bir bildiriyle halkın seçimiyle işbaşına gelen hükümete karşı müdahale teşebbüsünde bulunulmuştur . Nihayet 15

Temmuz 2016 tarihinde ordu içerisinde ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan Fetullah

Gülen’in liderliğini yaptığı Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’ye bağlı bir grup tarafından, TSK içindeki mensupları öncülüğünde askeri darbe girişiminde bulunulmuş, tarihinde ilk defa

Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmış, milletin devletine ve hükümetine sahip çıkmasıyla darbe teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlanmıştır .

17. Darbelerden kurtulmak, insan haklarına dayalı demokratik bir rejim kurmak ve kurumsallaştırmak, her şeyden önce demokrasiye inanan bireylere, sivil toplum örgütlerine ve siyaset kurumuna ve çok boyutlu tutarlı bir mücadeleye bağlıdır . Bugüne kadar yaşanan darbeler, muhtıralar, demokrasi dışı müdahaleler ülkemize ve milletimize büyük acılar yaşatmış, toplumun her kesiminden insanlar bu müdahalelerin mağduru olmuşlardır . Bu süreçlerin toplum ve devlet

6 / 10hayatımız üzerinde meydana getirdiği tahribatın ortaya konulması, maddi ve manevi zararların ve

hak ihlallerinin bütüncül bir şekilde giderilmesi büyük önem taşımaktadır . Ders alınmayan ve oluşturduğu mağduriyetlerin giderilmediği her darbe sonraki darbelere zemin hazırlamaktadır .

18. Darbecilikle mücadelenin gerçek bir yüzleşme sağlayarak başarılı bir şekilde yapılabilmesi için mağduriyetlerin makul ölçülerde giderilebilmesi gerekir . Darbeci anlayışla mücadelede doğrudan darbenin faili olanlar kadar onlara destek verenlerin de teşhir edilmeleri ve rayiç hukuk esasında değerlendirmeleri önemlidir . Keza hukuk tanımaz bir şekilde gerçekleştirilen uygulamalardan mağdur olanların da mağduriyetlerini gidermek, insan hak ve hukuk ihlallerinin telafisini sağlamak önem taşımaktadır . (Meclis Komisyonu Raporu, Kasım 2012)

19. 28 Şubat post-modern darbesinde de görüldüğü üzere her darbe girişimi, yayınlanan her muhtıra, siyaset kurumuna yapılan her müdahale, ülkeyi geriye götürmüştür . Bunun sonucu olarak ülkemiz demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel insan hak ve özgürlükleri ve ekonomik refah seviyesi açısından olması gereken seviyeye bir türlü çıkarılamamıştır .

20. 1997 yılının Ocak ayı sonunda Sincan Belediyesinin düzenlediği Kudüs Gecesi sonrasında

Sincan’da tankların yürütülmesi ile ordunun darbe yapacağı algısı oluşturulmuş, 28 Şubatta ise, “irtica” gündemiyle toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun “uygulanması beklenen” 18 maddelik kararlar listesi ile Necmettin Erbakan başkanlığındaki Refah-Yol Hükümeti baskı altına alınmaya çalışılmıştır . Akabinde, Refah Partisi hakkında, “Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu” iddiasıyla kapatma davası açılmış, yargı mensupları Genelkurmay Başkanlığı’na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verilmiştir . Baskı ve yıldırma amaçlı uygulamalar neticesinde 18

Haziran 1997 tarihinde Necmettin Erbakan istifa etmek durumunda kalmış ve Refah-Yol dönemi sonlanmıştır .

21. Kısaca tarihsel arka plana bakıldığında, hukuk ihlallerinin yaşandığı, temel hak ve hürriyetlerin hukuki alt yapıdan yoksun, siyasi ve ideolojik nedenlerle sınırlandığı bu süreç resmi olarak 28 Şubat 1997 tarihinden itibaren etkisini daha açık şekilde göstermeye başlamıştır . Bu dönemde “irticaya karşı” başlatıldığı iddia edilen ordu ve bürokrasi temelli sistematik uygulamalar ile kılık kıyafetlerinden veya dini hassasiyetlerinden ötürü birçok vatandaşımız, başta memurlar ve üniversite öğrencileri olmak üzere mağduriyetler yaşamış; çeşitli haksızlıklara uğramıştır . Kamuda istihdam edilen vatandaşlarımız dini inançları nedeniyle ya disiplin cezası alarak meslekten çıkarılmış ya da istifaya zorlanmış; üniversite öğrencisi olanlar ise, yine ya çıkarma cezası ile yükseköğretim kurumları ile ilişikleri kesilmiş ya da eğitim hayatına son vermek zorunda kalmışlardır .

22. Üniversitelerde başörtüsü yasağı, İstanbul Üniversitesi Rektörü’nün başörtülü ve sakallı öğrencilerin sınıflara alınmamalarını, girmişlerse derslerin iptal edilmesini öngören 23/ 02/ 1998 tarihli Genelgesi ile başlamıştır . 28 Şubat post modern darbesi sürecinin yaşandığı, Milli Güvenlik

Kurulu uzmanlarının YÖK Başkanı ve üniversite rektörlerine brifingler verdiği bu süreçte, Yükseköğretim Kurulunun 07/ 09/ 1998 tarihli ve 19922 sayılı Genelgesi ile başörtüsü yasağı tüm üniversitelerde başlamıştır . Başörtülü öğrencilere Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin

Yönetmeliği’nin 7 nci maddesinin (a) bendinde öngörülen “öğrencilik sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” veya aynı maddenin (e) bendinde

7 / 10öngörülen “ders, seminer, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, konferans gibi çalışmaların

düzenini bozmak” suçlarından kınama cezaları verilmiş, başörtülü öğrencilerin eğitimlerine başörtülü olarak devam etmelerine izin verilmediği için devamsızlık sebebiyle eğitimlerini bırakmaya zorlandıkları veya okullarıyla ilişkilerinin kesildiği görülmüştür (Gözler, K. ( 2009) İdare

Hukuku, Cilt 2. 2. Baskı, Bursa, Ekin Kitabevi, s.338) “Devrin YÖK Başkanının ‘hizmete özel’ bir yazı göndererek üniversiteye türbanlı olarak gelen öğrencilerin Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 10/b maddesi uyarınca cezalandırılmasını istediği anlaşılmaktadır .” (Gözler, 2009:340 ) . 2002 yılından itibaren ise üniversitelerde başörtüsü yasağı ile ilgili uygulamada bazı yumuşamalar meydana gelmiş, 2007 yılında üniversitelere başörtülü öğrencilerin girmesinin önünün açılmış, YÖK

Başkanının Rektörlüklere gönderdiği talimatla yasak uygulamadan tamamen kaldırılmıştır .

23. 2547 sayılı Kanun’a 2005 yılında 5316 sayılı Kanun’la, 2008 yılında 5806 sayılı Kanun’la ve

2011 yılında 6111 sayılı Kanun’la eklenen hükümlerle başörtülü öğrenciler dâhil, her ne sebeple

olursa olsun yükseköğrenimle ilişi kesilenlere eğitimlerine devam edebilme hakkı tanınmıştır . 2013 yılında 5525 sayılı Kanun’da yapılan değişikle de, 2011- 2017 yılları arasında mezun olmuş veya olabilecekler için kamu görevine girişte yaş şartı sınırlamasına tabi olmama imkânı verildiği görülmektedir .

24. Yukarıda yer verildiği üzere darbecilikle mücadelenin gerçek bir yüzleşme sağlayarak başarılı bir şekilde yapılabilmesi için mağduriyetlerin makul ölçülerde giderilebilmesi gerekir .

Devlet mağduriyetlerin giderilmesi için eğitim ve kamu hizmetine girme haklarında iyileştirmeler yapmıştır . Ancak mağduriyetler devam ediyor ise, bunların giderilmesi yönünde gerekli girişimlerde bulunmak Devletin görevdir . “Eşitlik prensibinin, insanların özellikle sivil hizmetlere ulaşmalarında ve bunlardan yararlanmalarında, dini inançlarına göre ayrımcılığa maruz bırakılmalarını engellemesi gerekmektedir” (Benli, F ( 2010), Leyla Şahin Kararı Işığında Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi, İstanbul, Akder Yayınları, sf 22) . Ayrıca Ülkemizde kadınların sosyal hayata ve çalışma hayatına katılımları teşvik edilmekte, kadının tam gelişmesini ve ilerlemesini sağlamak için politik, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlar başta olmak üzere, kadınların insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerinden yararlanmalarını garanti etmek amacıyla yasal düzenleme dâhil bütün uygun önlemler alınmaktadır . Başörtülü öğrencilerin üniversitelerde eğitim görmeleri önündeki engellerin zaman içerisinde kaldırılmış olmasına karşın, bu kişilerin çalışma hayatına katılmalarının desteklenmesi, kadın hakları ile hakkaniyetin bir gereğidir .

25. Başvuru konusu olayda başvuranın Üniversitenin açıköğretim sistemiyle öğretim yapan İşletme

Fakültesi İşletme Lisans Programına 16/ 10/ 1998 tarihinde kayıt yaptırdığı, 13- 14 Mart 1999 tarihlerinde yapılan Üniversitenin açıköğretim sistemiyle öğretim yapan İktisat ve İşletme Fakülteleri vize sınavlarında başörtülü öğrencilere Sınav Kural İhlali uygulanması ve başörtülü öğrencilerin girmiş olduğu sınavların geçersiz sayılması nedeniyle başvuranın iki yıl üst üste kayıt yeniletmediği, iki yıl üst üste kayıt yeniletmemesi gerekçesiyle 25/ 12/ 2000 tarihinde kaydının silindiği dikkate alındığında 28 Şubatta genel olarak hâkim olan yaklaşımın hedefi olduğu görülmektedir .

26. 25 inci paragrafta ifade edildiği üzere başvuranın öğrenci olduğu dönemde eğitimine kendi ihmal, kusur veya hatasından kaynaklanmayan sebeplerle devam edemediği görülmektedir . Başvuran söz konusu mağduriyetleri gidermek adına yapılan düzenlemeler neticesinde başörtüsü yasağının

8 / 10önündeki engellerin kalkmasıyla Üniversitenin açıköğretim sistemiyle öğretim yapan İktisat

Fakültesi Uluslararası İlişkiler Programına 01/ 11/ 2011 tarihinde kayıt yaptırabilmiş ve 25/ 01/ 2016 tarihinde öğrenimini tamamlayarak bu bölümden lisans mezunu olabilmiştir . 2016 yılından itibaren başvuran mezuniyet diploması ile atanabileceği kadrolara başvuru yapabilme hakkı elde etmiştir .

Ancak 657 sayılı Kanunun 36 ıncı maddesinin A/ 11 fıkrasında yer alan kadrolar için 35 yaş şartı bulunması nedeniyle söz konusu kadrolara atanma imkânı kalmamıştır .

27. Her ne kadar 2013 yılında 5525 sayılı Kanun’da yapılan değişikle 2011- 2017 yılları arasında mezun olmuş veya olabilecekler için kamu görevine girişte yaş şartı sınırlamasına tabi olmama imkânı verilmiş olsa da başörtüsü yasağının çok uzun süre Üniversitelerde uygulanmış olması nedeniyle söz konusu düzenlemenin mağduriyetleri tam olarak gideremediği, başvuran gibi başörtüsü yasağı nedeniyle mağdur olanların benzer bir düzelme ile söz konusu mağduriyetlerinin giderilmesinin hakkaniyetin bir gereği olacağı değerlendirilmektedir .

28. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 28 Şubat post modern darbe süreci, başvuranın yaşadığı mağduriyetin özellikleri ve mevcut hukuki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın mağduriyetinin giderilmesine yönelik bazı düzenlemeler yapılması gereğinin ortaya çıktığı, bu nedenle, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla ilgili İdareye tavsiyede bulunulmasının uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

30. İlgili idarenin başvuranın mağduriyetin niteliklerini göz önünde bulundurarak ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık ve hesap verilebilirlik gibi iyi yönetim ilkelerinin gereği olarak gerekli düzenlemeleri yapması insan haklarına dayalı adalet anlayışının ve hakkaniyetin bir gereğidir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Kılık ve kıyafetleri sebebiyle disiplin cezası almaları neticesinde yükseköğretim kurumlarından çıkarılan ve 5316 sayılı, 5806 sayılı ve 6111 sayılı af kanunlarıyla yükseköğretim kurumlarının

Eğitim Fakülteleri ile Fen-Edebiyat Fakülteleri dışındaki fakültelerinden mezun olanların, Kamu

9 / 10Personeli Seçme Sınavına katılmış olmaları kaydıyla, taban puan şartı aranmaksızın Devlet Personel

Başkanlığının uygun göreceği kurumlardaki kadrolar için yapılacak sözlü sınavlara katılma hakkının verilmesi yönünde düzenlemeler yapılması için DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

Tavsiye Kararının BAŞVURANA, DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA ve bilgi edinilmesi için BAŞBAKANLIĞA, ÇALIŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA, MALİYE

BAKANLIĞINA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Devlet Personel Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi