ÖZET: Başvuran, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Geçici 16. maddesi uyarınca teknisyen kadrosuna atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, idare tarafından yapılan değerlendirmede, bu maddenin yürürlüğe girdiği 27.03.2018 tarihinden önce fiilen görevde bulunmayan başvuranın atamasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. İdare, atama sürecinin tamamlandığını ve mevcut kadro ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak başvuranın talebini reddetmiştir.

İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde, kadro durumu ve ihtiyaçlar dikkate alınarak karar verme yetkisi bulunmaktadır. Başvuranın, kendi isteğiyle memur unvanlı kadroya atanmayı tercih etmesi de bu durumu etkilemiştir. İdare, mevcut kadro ihtiyaçlarının bulunmadığını ve başvuranın atamasının yapılmasının kamu hizmetinin sürekliliği açısından sorun yaratabileceğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın teknisyen kadrosuna atanma talebinin reddi, idarenin ihtiyaçları ve kadro durumu çerçevesinde hukuka uygun bulunmuştur. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/13436-S.21.21581

BAŞVURU NO : 2021/12089

KARAR TARİHİ : 20/09/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

2828 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi uyarınca teknisyen

BAŞVURUNUN KONUSU :

unvanına atanma talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 09/07/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunun Ek 1’inci maddesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığında memur olarak görev yapmakta olduğunu, 3795 sayılı kanunun 3.

Maddesinin (a) bendi gereğince teknisyen unvanını ihraz ettiğini iddia ederek, 2828 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca öğrenim durumuna göre ihraz ettiği teknisyen unvanına atamasının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Milli Eğitim

Bakanlığı tarafından gönderilen 03/09/2021 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Bilindiği gibi 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Bu Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar kurumların kadroları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanırlar.” hükmünün yer aldığı, buna göre, Kanunun yürürlüğe girdiği 27.03.2018 tarihinden önce fiilen görevde bulunanların, incelenip değerlendirmesi amacıyla taşra teşkilatında görev yapan ve bu kapsamda olan personelin bilgi ve belgelerinin 81 ilden istenildiği, alınan başvurular çerçevesinde de illerin ihtiyaç ve boş kadro durumu göz önünde bulundurularak atama yapıldığı, bu itibarla, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevde olmayan ve Bakanlıkta göreve başlama tarihi

09.03.2021 olan adı geçenin bahse konu hüküm çerçevesinde isteği doğrultusunda işlem yapılmasının

mümkün olmadığı ayrıca, ilgilinin söz konusu Kanunun Ek 1’inci maddesi kapsamında istihdamına ilişkin başvurusunda teknisyen unvanlı kadroya öğrenim durumu itibarıyla tercihte bulunma hakkı var iken kendi isteğiyle Ordu iline memur unvanlı kadroya atanmak üzere tercihte bulunduğu ve tercihine atandığı, adı

geçenin meslek lisesi mezunu olup memur kadrosunda görev yapıyor olmasının kendi isteği doğrultusunda gerçekleştiği,

2.2. Söz konusu düzenleme kapsamında yapılacak atamalarda, her ne kadar herhangi bir süre öngörülmemekle birlikte, başvurucunun atanma isteğinde bulunduğu teknisyen unvanlı kadronun sınırlı sayıda olmasının, bu kadroya davacıyla aynı şartlara haiz çok sayıda personelin bulunmasının, başvurucunun bu kadroya doğrudan atanmasına imkân vermediği, ihtiyaç çerçevesinde duyuru yapılmak suretiyle yeniden bir değerlendirme süreci başlatıldığında da başvuruda bulunması ve hizmet süresinin diğer başvuruculardan daha fazla olması hâlinde atanmaması için herhangi bir sebep bulunmadığı, başvurucunun anılan düzenleme kapsamında doğrudan atamasının yapılması hâlinde, bu durumun idarenin ihtiyaç ölçütünü belirleme yetkisini ortadan kaldıracağı gibi, kamu hizmetinin devamlılığı ve sürekliliği ilkesini de tartışılır hâle getireceği,

2.3. Diğer taraftan, Bakanlığın taşra teşkilatı olan illerde boş teknisyen kadrosu bulunsa dahi, sırf boş kadro bulunduğundan dolayı bu kadrolara ilişkin bugün itibarıyla ihtiyaç olduğu çıkarımının da doğru olmayacağı, zira, boş bulunan bu kadroların; idareye tahsis olunmuş, idarece ihtiyaç duyulduğunda kullanılacak serbest kadrolar olduğu, personel istihdamının süreklilik arz eden bir gereksinim olduğu göz önüne alındığında, idarenin bu yöndeki ihtiyaç ölçütünü boş bulunan bu kadrolar üzerinden geleceğe yönelik olarak planladığı personel istihdamı kapsamında kullanmakta olduğu,

2.4. Yine, bir örneği de ekte gönderilen benzer konudaki davanın reddi yolunda Kocaeli 2. İdare

Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve Esas No:2020/1512, Karar No:2021/512 sayılı ret kararında; “Bakılan uyuşmazlıkta; yukarıda yer verilen Kanun hükmü ile davalı idare savunması birlikte değerlendirildiğinde, atama yapma konusunda kurumların kadro durumu ile ihtiyacının göz önünde bulundurulacağı, idarenin doğrudan atama yapma bakımından bağlı yetki içinde olmadığı ve Yasa hükmü uyarınca kadro, öğrenim ve ihtiyaç durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiği açık olup, … anılan atama sürecinin tamamlanmasından sonra davacının münferit olarak … tarihli ve yer belirten atama başvurusunun dönem, kadro ve ihtiyaç durumları gözetilerek reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. … Açıklanan nedenlerle; davanın reddine … ” denildiği,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun,

5.1. Ek 1 inci maddesinde; “ (Ek: 25/2/1988-3413/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/20 md.) Bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak

geçen yararlanma süreleri dâhil iki yıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya

devam edenlerin işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır:

a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Serbest kadro ve pozisyon toplamının binden az olması hâlinde dahi kamu kurum ve kuruluşlarında en az bir hak sahibi istihdam edilir.

b) (Değişik: 21/03/2018-7103/24 md.) Bu hükümden yararlanmak isteyenler, 18 yaşını doldurdukları ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına başvururlar. Bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hak sahibi olduğu onaylananlar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Hak sahiplerinin atamaları il tercihleri de dikkate alınarak Başkanlıkça kura usulü ile yapılır. İşe yerleştirmede öncelik, sırasıyla lisans, ön lisans ve ortaöğretim mezunlarına verilir.

…

ç) (Değişik: 21/03/2018-7103/24 md.) … Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, diğer öğrenim mezunları için ise yardımcı hizmetler sınıfında yer alan kadro ve pozisyonlara yılda üç defadan az olmamak üzere Devlet Personel Başkanlığınca yapılır veya yaptırılır.

Ek 1 inci madde kapsamında yerleştirme yapılacak kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde

Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır.

5.2. Geçici 16 ncı maddesinde;“(Ek: 21/03/2018-7103/25 md.) Bu Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar kurumların kadroları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanırlar.”

6. 29/4/1992 tarihli ve 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında

Kanunun, “Unvanlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Gördükleri mesleki teknik öğretim alanlarına göre; a) Mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ile denkliği Millî Eğitim

Bakanlığınca kabul edilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okullardan mezun olanlara “teknisyen”, …

Unvanı verilir.

Bu unvanlar, eğitim görülen dalın ismi ile birlikte kullanılır.”

7. 12/06/2014 tarihli ve 29028 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Hizmetler Kanunu

Kapsamında Tanınan İstihdam Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmeliğin “Görevde olan hak sahiplerinin unvanlarına atanması” başlıklı Geçici 2 nci maddesinde; “(Ek:RG-20/11/2018-30601) (1)

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde

bulunanlar görev yaptıkları kurumların kadro durumları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak Kanunun geçici 16 ncı maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla öğrenimle ihraz etmiş oldukları unvanlara atanırlar. Bu maddeye ilişkin bütün iş ve işlemler ilgili kurumlarca yapılır.

(2) Bu maddeye ilişkin başvurular ilgililerce yazılı bir dilekçe ile görev yapılan kuruma yapılır.

(3) Bu kişilerin atanmasında ilgili kurumca mevcut kadro durumu, ilgililerin öğrenim durumu itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlar ve kurumun hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak yapılacak değerlendirme esastır.

(4) Kişilerin gördükleri öğrenim dolayısıyla unvan ihraz edip etmedikleri hususunda tereddüt hasıl olması halinde ortaöğretim düzeyi için Milli Eğitim Bakanlığından, ön lisans ve lisans düzeyi için Yükseköğretim

Kurulu Başkanlığından görüş alınır.

(5) Hak sahiplerinin öğrenimle ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadroların görev yaptıkları kurumlarda bulunmaması, öğrenimle ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadroların görev yaptıkları kurumlarda bulunmakla birlikte bu unvanlarda boş kadro bulunmaması veya kurumca kurum ihtiyaçları dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde ilgili unvanda hizmete ihtiyaç bulunmadığı sonucuna varılması halinde bu kişilerin atamaları yapılmaz.”

8. 12.10.2013 tarih ve 28793 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin

Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin

“Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Bu

Yönetmelik kapsamında unvan değişikliği suretiyle yapılacak atamalarda; yapılacak unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulunun yanında aşağıdaki şartlar aranır.

…

d) Teknisyen kadrosu için; atama yapılacak kadronun gerektirdiği alanlarda eğitim veren (Değişik ibare:RG-13/1/2016-29592) en az ortaöğretim düzeyindeki bir eğitim kurumundan mezun olmak.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran, 2828 sayılı Kanunun Geçici 16’ncı maddesi hükmü kapsamında, teknisyen kadrosuna atanmayı talep etmektedir.

11. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, 2828 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesinin yürürlüğe girdiği 27.03.2018 tarihinden önce fiilen görevde bulunanların, illerin ihtiyaç ve boş kadro durumu göz önünde bulundurularak atamalarının yapılarak sürecin tamamlandığı, başvuranın anılan

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunmaması sebebiyle atamasının yapılamadığı, halihazırda ise ilgili idarenin teknisyen unvanlı kadroya ihtiyacı bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

12. Korunmaya, bakıma veya yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenleyen 2828 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesiyle, bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olan ve Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmelerini düzenleme altına

alınmakta, 27/03/2018 tarihli ve 30373 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi

Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun

25 inci maddesinin birinci fıkrası ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa eklenen Geçici 16 ncı

maddesinin birinci fıkrasında ise, 2828 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanların, kurumların kadroları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanacakları öngörülmektedir.

13. 7103 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle 2828 sayılı Kanuna eklenen geçici 16’ncı madde hükmü metninden anlaşılacağı üzere, daha önce Ek 1 inci madde uyarınca atanmış olan ve halen görev yapmakta olanların bu maddenin yürürlüğe girdiği 27/03/2018 tarihindeki öğrenim durumları itibariyle atamaları konusunda, idarelere kadro durumları çerçevesinde ihtiyaç değerlendirmesi yapmak suretiyle karar verme konusunda bir takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer

Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

14. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).

15. Somut olayda, 2828 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi kapsamında yapılan atamalara ilişkin sürecin tamamlandığı, başvuranın 09.03.2021 tarihinde göreve başlaması nedeniyle söz konusu atama dönemine yetişemediği, ayrıca başvuranın anılan Kanunun Ek 1’inci maddesi kapsamında istihdamına ilişkin başvurusunda teknisyen unvanlı kadroya öğrenim durumu itibarıyla tercihte bulunma hakkı var iken kendi isteğiyle Ordu iline memur unvanlı kadroya atanmak üzere tercihte bulunduğu, 2828 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesinde, atamalara ilişkin olarak kurumlara “kadroları ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurma” ibaresi ile takdir yetkisi tanındığı, bir başka deyişle, idarenin doğrudan atama yapma bakımından bağlı yetki içinde olmadığı, ilgili idarenin ise halihazırda teknisyen unvanlı kadroya ihtiyacı bulunmadığı hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, takdir yetkisinin ilgili idare tarafından kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri gözetilmek suretiyle kullanıldığı değerlendirilmektedir.

16. Nitekim, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve E. 2020/1512, K. 2021/512 sayılı kararında; “Bakılan uyuşmazlıkta; yukarıda yer verilen Kanun hükmü ile davalı idare savunması birlikte değerlendirildiğinde, atama yapma konusunda kurumların kadro durumu ile ihtiyacının göz önünde bulundurulacağı, idarenin doğrudan atama yapma bakımından bağlı yetki içinde olmadığı ve Yasa hükmü uyarınca kadro, öğrenim ve ihtiyaç durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiği açık olup, … anılan atama sürecinin tamamlanmasından sonra davacının münferit olarak … tarihli ve yer belirten atama başvurusunun dönem, kadro ve ihtiyaç durumları gözetilerek reddine ilişkin dava

konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. … Açıklanan nedenlerle; davanın reddi…” yönünde hüküm tesis edildiği görülmektedir.

17. Yukarıda yapılan açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları doğrultusunda, idarenin, başvurana 2828 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesi uyarınca teknisyen kadrosu verilmesi talebinin reddi yönünde tezahür eden işlemini kurumun personel ihtiyaçları doğrultusunda tesis ettiği anlaşıldığından, anılan idarenin başvuru konusu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ordu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi