onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin bir temyiz incelemesini içermektedir. Yerel mahkeme, sanığın eyleminin yasada suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle beraatine karar vermiş, ancak Yargıtay, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme nedeniyle bu kararı bozmuştur. Bozma ilamında, sanığın izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu ve bu eylemin sit alanında zarar oluşturduğu belirtilmiştir.

Yargıtay, bilirkişi raporuna dayanarak, sanığın eylemlerinin 2863 sayılı Kanun’un 65/1 maddesine aykırı olduğunu ve bu nedenle cezalandırılması gerektiğini vurgulamıştır. Yerel mahkeme, bozma ilamına uygun olarak yeniden yargılama yapmış ve sanığı 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırmıştır. Hapis cezası ertelenmiş ve denetim süresi belirlenmiştir. Sanık müdafinin temyiz talepleri ise Yargıtay tarafından reddedilmiştir. Bu karar, çevresel koruma ve kültürel mirasın korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

12. Ceza Dairesi         2022/3337 E.  ,  2024/7554 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2021/161 – 2022/67
    SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    HÜKÜM : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde 26.03.2015 tarihli hüküm ile yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı eylemin yasada suç olarak tanımlanmadığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçtan CMK’nın 223-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, kararın katılan vekili, şikayetçi vekili, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2021 tarihli, 2017/11787 Esas,2021/1137 Karar sayılı ilamı ile;

    “…
    Önceki bilirkişilerden farklı olarak seçilecek inşaat mühendisi ve arkeologtan oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti refakate alınmak suretiyle mahallinde yeniden keşif icra edilerek dava konusu eylemlerin niteliği (basit – esaslı), kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra, taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılış zamanının, suça konu müdahaleler nedeniyle sit alanında zarar doğup doğmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, buna göre sit alanında bu nitelikte bir zarar doğduğunun anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, dava konusu uygulamalar sebebiyle zarar doğmadığının ve davaya konu tüm izinsiz müdahalelerin kaldırılmış olması halinde, sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından beraatine karar verilmesi, zarar verilmemekle birlikte, izinsiz müdahalelerin kaldırılmamış olduğunun belirlenmesi durumunda, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile beraate dair hüküm tesisi,”, gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde Mahkemece, 2863 Sayılı Yasanın 65/1, TCK’nın 62/1,52, 53, 51 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, sanık müdafinin hükmü temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ,bilirkişi raporunun eksik ve yanlış olduğuna ilişkindir.

    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yapılan arkeolog, fen , inşaat mühendislerinin iştirakiyle gerçekleştirilen keşif üzerine dosyaya sunulan 19.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1.derece doğal ve 1.ve 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, yapılan müdahalenin izinsiz inşai ve fiziki müdahale kapsamında esaslı uygulama olduğu, bu haliyle bölgede bulunan sit alanında ki doğal dokuya zarar oluşturduğu, yapılan bu izinsiz müdahalenin sit alanı bütünlüğü ve orijinal dokusu ile uyumlu olmadığının belirtildiği ve dava konusu aykırılıkların keşif günü itibarıyla halen mevcut olduğu ve uygulamaların fiziki durumu, paslanma, karbonlaşma ve yıpranma gibi özelliklerinin yanı sıra taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar, uydu görüntüleri ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere izinsiz uygulamaların yapım yılının 2013 yılı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

    Dosya arasında yer alan 05.07.2021 tarihli …’nın cevabi yazısında davaya konu taşınmazın yer aldığı Göreme Beldesinin koruma, uygulama denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

    Yerel Mahkemece, bilirkişi raporunda sanığın eylemleri nedeniyle doğal dokuda zararın oluşması, keşif tarihi itibariyle sanığın taşınmaz üzerindeki müdahalelerine devam etmesi dikkate alındığında sanığın sit alanında bulunan taşınmaz üzerinde izinsiz uygulama olarak inşai ve fiziki müdahalede bulunarak üzerine isnat olunan 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediğine kanaat getirilerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

    IV.GEREKÇE VE KARAR
    Dosya kapsamında mevcut 19.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre uygulamaların fiziki durumu, paslanma, karbonlaşma ve yıpranma gibi özelliklerinin yanı sıra taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar, uydu görüntüleri ve tüm dosya kapsamından izinsiz uygulamaların yapım yılının 2013 yılı olduğunun belirtilmesi karşısında suç tarihinin “2013 yılı” olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

    04.02.2021 tarihli, 2017/11787 Esas,2021/1137 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

    Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA

    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.12.2024 tarihinde karar verildi.