|
ÖZET: Başvuran, 30 yıl üzeri emekli ikramiyesi ödemelerine itiraz ederek Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) dört kez başvuruda bulunduğunu belirtmiştir. 14 Eylül 1981 tarihinde astsubay olarak göreve başlayan başvuran, 15 Ağustos 2012 tarihinde emekli olmuştur. Ancak, SGK’nın kendisine 30 yıl üzeri emekli ikramiyesi ödemesinin eksik yapıldığını ve hizmet süresinin yanlış hesaplandığını iddia etmektedir. Başvuran, 30 yılı aşan 8 yıl için toplamda 14.335,28 TL ödenmesi gerektiğini talep etmiştir.
SGK, başvuranın emeklilik sürecini ve hizmet sürelerini inceleyerek, 30 yıl üzeri ikramiyesinin 7 tam yılı için ödeme yapıldığını belirtmiştir. Yapılan değerlendirmelerde, başvuranın 30 yıl üzeri hizmet süresinin her tam yılı için ikramiye ödenmesi gerektiği, ancak tam yıla tamamlanmayan günlerin dikkate alınmadığı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar vermiştir. Sonuç olarak, SGK’nın başvuranın 30 yıl üzeri ikramiyesinin hesaplanmasında yaptığı işlemlerde hukuka uygunluk tespit edilse de, tam yıldan arta kalan süreler için ikramiye ödenmemesi hususunun adaletsiz sonuçlar doğurduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, SGK’ya, mevcut düzenlemenin gözden geçirilmesi ve başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 3922-3922
BAŞVURU NO : 2018/10380
KARAR TARİHİ : 18/02/2019
KISMİ TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 30 yıl üzeri emekli ikramiyesine yapılan ödemelere itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/08/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza tarihinde posta yoluyla yapılan başvuruda; başvuran 14
Eylül 1981 tarihinde astsubay olarak sigorta girişinin yapıldığını, 15 Ağustos 2012 tarihinde 38 tam yıl üzerinden emekli olduğunu, 30 yıl üzeri emekli ikramiyesi için SGK’ya dört kez başvuruda bulunduğunu ancak 7.500 TL üzeri ikinci taksit alacağının tarafına ısrarla ödenmediğini, ayrıca hizmet süresinin gerek ilk emeklilik bildirim yazısında gerekse e-devlet hizmet süresi ve emeklilik maaş bilgilerinde kıdem yılının 28, hizmet süresinin ise 38 yıl 0 (sıfır) ay olarak göründüğünü ancak 30 yıl üzeri emekli ikramiyesinin 8 yıl değil de 7 yıl üzerinden hesaplandığını, bununla birlikte, SGK’nın resmi internet sayfasında yer alan “emekli olunan tarihteki ek göstergeler ve katsayılar itibariyle bir (1) tam hizmet yılı karşılığında ödenebilecek azami emekli ikramiyesi tutarları” başlıklı 01/01/1995-31/12/2014 tarihleri arasını gösteren tabloda 1 Temmuz 2012 ve sonrasında, emekli olunan tarihteki Ek göstergenin
3000 ve 30 yıl üzeri her yıl için ödenecek ikramiye bedelinin ise 1.791,91 TL göründüğünü
dolayısıyla 30 yılı aşan 8 yıl için tarafına toplamda 14.335,28 TL ödenmesi gerekirken SGK tarafından 30 yıl üzeri emekli ikramiyesinin hem 7 yıl üzerinden hem de eksik hesaplandığını ifade ederek, 30 yılı aşan çalışma süresi 8 yıl olduğundan ikramiyesinin 8 tam yıla karşılık ödenmesini ve 1 Temmuz 2012 ve sonrasında, emekli olunan tarihteki Ek göstergenin 3000 olarak hesaplandığı dikkate alındığında her tam yıla karşılık 1.791,91 TL ödeme yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI 2) Kurumumuzun
16/10/2018 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik
Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/11/2018 tarihli ve … sayılı yazıda özetle;
2.1) Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde astsubay kad. kıd. başçavuş olarak görev yapmakta
iken 14/12/1998 tarihinde resen emekliye sevk edilen ve açıkta iken talebi üzerine 01/02/2003 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan, bilahare 6191 sayılı Kanun ile 926 sayılı Kanuna eklenen geçici 32 nci madde ile getirilen düzenleme uyarınca Kanunun yürürlük tarihine kadar olan süreler hizmetinden sayılarak emekli aylıkları 01/05/2011 tarihinden itibaren güncellendikten sonra, 31/10/2011 tarihinde yeniden göreve başlayarak 19/07/2012 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilmesi üzerine 15/08/2012 tarihinden itibaren yeniden emekli aylığı bağlanan … ‘nun, tarafına emekli ikramiyesinin eksik ödendiğinden bahisle yaptığı başvuruya ilişkin incelemeye esas olmak üzere, emeklilik sicil dosyasının incelendiği,
2.2) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna
ilişkin geçiş hükümleri ” başlıklı geçici 4 üncü maddesi; “…Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır… , ” hükmünün amir olduğu,
2.3) Bu kapsamda, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga 30 uncu maddesi;
“İştirakçilere bu kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar. ” hükmünü, Maddede bahsi geçen ve aynı Kanunun mülga 14 üncü maddesi; “Sandığın gelirleri şunlardır: a) İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay kesilecek %16 emeklilik kesenekleri; Ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaz. Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır. b) Emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye ilk defa girenlerin veya önceden emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunmadan çalışmakta olduğu vazifesi emekliliğe tabi hale getirilenlerin (Bu vazifelerde çalışmakta olanlarla kesenekleri geri verilenlerden bunları iade etmek istemiyenler dahil) emekliliğe esas ilk tam aylık veya ücretlerinden kesilecek %25 giriş kesenekleri; Bu gibilerden o ay için ayrıca (a) fıkrasında yazılı %16 kesilmez.” hükmünü,
2.4) Yine aynı Kanunun mülga 31 inci maddesi;
“Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir. …” hükmünü amir olduğu, buna göre aybaşından sonra göreve girenlerin göreve başladıkları tarih ile o ayın sonuna kadar ödenen kıst aylıklarından kesenek alınmadığından, 5434 sayılı Kanuna tabi sigortalıların hizmetlerinin, tam aylık ödenmek suretiyle tam keseneğin kesildiği tarihten itibaren başlatıldığı,
2.5) Bunun yanında, 09/09/1987 tarihli ve 289 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile devlet
memurları ile diğer kamu görevlilerinin aylık veya sözleşme ücretlerini ayın 1’i yerine 15’inde almasını kararlaştırıldığı, dolayısıyla aylıklarını her ayın 1’inde alan kurumlarda görev yapan sigortalılar için aybaşı ayın 1’i, aylıklarını her ayın 15’inde alan sigortalılar için ise ayın 15’i olarak belirlendiği, öte yandan, 5434 sayılı Kanunun ‘Emekli Aylığı” başlıklı mülga 41 inci maddesi; “… b)Emekli, adi malullük ve vazife malullüğü aylıkları, (a) fıkrasına göre tespit edilen rakamların her yıl Bütçe Kanununda tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak tutarın fiili ve itibari hizmet toplamı 25 yıl olanlara % 75’i, 25 yıldan az olanlara her tam yıl için %1 eksiği, fazla olanlara da her tam yıl için %1 fazlası üzerinden bağlanır.
Fiili ve itibari hizmet toplamındaki ay kesirleri tüm ay sayılır. Yıl kesirlerinin her ayı için emekli aylığı bağlanmasına esas aylık tutarının %1’inin onikide biri emekli aylığına ayrıca eklenir.
…” hükmünü amir olduğu, bu hüküm gereği iştirakçilerin aylık bağlama oranlarının tespitinde fiili ve itibari hizmet süresi toplamı 25 yıl olanlara %75, 25 yıldan fazla olanlara ise her tam yıl için %1 fazlası oranında aylık bağlama oranı uygulanacağı ve hizmet süresi toplamındaki ay kesirleri ise yalnızca aylık bağlama oranını yükseltmek amacıyla tam aya iblağ edileceği,
2.6) Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanunun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 89 uncu maddesi;
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikle, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara İse; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanunu tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.… ” hükmünün amir olduğu,
2.7) Bu nedenle, aylık bağlanan veya toptan ödeme yapılan sigortalıların sadece her tam fiili
hizmet yıllarına karşılık emekli ikramiyesinin ödenebildiği, tam yıla tamamlanmayan gün ve aylara ise Kanun gereği ikramiye tahakkukunun yapılamadığı, emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden göreve girenlerin tekrar emekliye ayrılmaları halinde ise sadece sonradan geçen hizmetleri dikkate alınarak emekli ikramiyesinin hesaplandığı,
2.8) Ayrıca, 27/01/2017 tarihli ve 29961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
6770 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanununa eklenen geçici 226 madde; “Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce otuz yıldan fazla emekli ikramiyesine müstahak hizmet süreleri bulunmasına rağmen, otuz tam hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenenlere, otuz yılı aşan her tam hizmet yılı için 50 Türk lirasının altında olmamak üzere, görevlerinden ayrıldıkları tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden aylıklarının başlangıç tarihindeki katsayılar ve emekli ikramiyesi ödenmesine esas hükümler dikkate alınarak tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinin, kendilerinin veya hak sahiplerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir yıl içerisinde başvuruda bulunmaları şartıyla, 7.500
Türk lirasına kadar olan kısmı başvuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde, varsa kalan kısmı ise ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni fâiziyle birlikte takip eden yılın aynı ayı içerisinde ödenir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başvuru yapıp dava açmamış olanların başvuruları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yapılmış sayılacağı, bu fıkra kapsamında ödenecek toplam ikramiye tutarının hiçbir şekilde 100 Türk lirasının altında olamaz” hükmünün amir olduğu,
2.9) Bu hüküm ile, 07/01/2015 tarihinden önce emekli olan ve emekli oldukları tarihteki hükme
bağlı sınırlama nedeniyle 30 yılı geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödenmeyenlerin 30 yılı aşan her tam hizmet yılı için, görevlerinden ayrıldıkları tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden aylıklarının başlangıç tarihindeki katsayılar ve emekli ikramiyesi ödenmesine esas hükümler dikkate alınarak emekli ikramiyesi ödenmesine imkan tanındığı,
2.10) Öte yandan, 22/03/2011 tarihli ve 27882 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6191 sayılı
Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 10 uncu maddesi ile 926 sayılı Kanuna eklenen Geçici 32 nci madde ile, 12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği 22/03/2011 tarihine kadar yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askeri Şura kararları ile Türk Silahlı
Kuvvetlerinden ilişikleri kesilenlerin bu sürelerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçmiş sayılmak ve ortaya çıkan kesenek ve karşılık tutarlarının ilgili Komutanlık, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca Kurumumuza ödenmesi suretiyle, bu kişilerin statülerine göre aynı neşetli emsali subay veya astsubayın sınıf, rütbe ve kıdemi üzerinden mülga 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi hükmü uygulanmaksızın 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara Milli Savunma Bakanı tarafından verilen karar tarihini takip eden aybaşından itibaren, aylık bağlanması şartlarını haiz olamayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihten itibaren emekli veya dul yetim aylığı bağlanması imkanı tanındığı,
2.11) Söz konusu maddenin (c) fıkrası; “… Bunlara Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin
kesildiği tarih ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenir. „.” hükmünü, (e) fıkrası ise; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili mevzuatına göre her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, bu madde uyarınca yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde esas alınacak sürelerden mahsup edilir.” hükmünü, amir olduğu,
2.12) Bu hükümle, madde kapsamında olanların Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin
kesildiği tarih ile 22/03/2011 tarihleri arasında geçen sürelere karşılık aynı neşetli emsali subay veya astsubayın sınıf, rütbe ve kıdemi üzerinden 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmü esaslarına göre emekli ikramiyesi olarak ödeneceği, ancak daha önce, ilgili mevzuatına göre her ne suretle olursa olsun iş sonu tazminatı veya bu mahiyetle olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde esas alınacak sürelerden mahsup edileceğinin, açıkça ifade edildiği,
2.13) Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde emeklilik sicil dosyasının tetkikinde;
ilgilinin 14/09/1981 tarihinde göreve başladığı, 14/12/1998 tarihinde 17 yıl 2 ay 14 gün fiili hizmeti ve 4 yıl 27 gün fiili hizmet süresi zammı olmak üzere toplam 21 yıl 3 ay 11 gün hizmeti bulunmakta iken 4 üncü derece 2 nci kademe intibakı +1600 ek gösterge rakamı üzerinden resen emekliye sevk edildiği ve tarafına toptan ödeme ile (21) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi ödenerek hizmetlerinin tasfiye edildiği, daha sonra 2 yıl 9 ay 19 gün 4/1-(a)
kapsamında, 11 ay 17 gün 4/1-(b) kapsamında çalışan ve tasfiye edilen hizmetlerini ihya eden ilgiliye talebi üzerine 01/02/2003 tarihinden itibaren mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 5434 sayılı Kanun hükümleri kapsamında emekli aylığı bağlandığı,
2.14) Bilahare, yukarıda bahsi geçen 6191 sayılı Kanundan yararlanmak suretiyle başvuruda
bulunan ilgilinin, resen görevine son verildiği 14/12/1998 tarihi ile 6191 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 22/03/2011 tarihi arasında geçen 12 yıl 4 ay fiili hizmet süresinin hizmet ve intibakında değerlendirilerek buna ilişkin belgelerin gönderilmesi üzerine, 20/06/2012 tarih ve 360637 sayılı işlem ile 29 yıl 6 ay 14 gün fiili hizmeti, 7 yıl 1 ay 27 gün fiili hizmet süresi zammı olmak üzere toplam 36 yıl 8 ay 11 gün hizmeti ve 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı
+1600 ek gösterge rakamı üzerinden 01/05/2011 tarihinden itibaren emekli aylıklarının yükseltildiği ve ikramiyeye esas 30 tam hizmet yılını tamamlamaya yeten (9) tam hizmet yılına karşılık 11.531,72 TL emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirildiği, söz konusu işlemde ilgilinin ek göstergesinin sehven +1600 rakamı üzerinden uygulandığının anlaşılması üzerine bu defa 22/08/2012 tarihli SGK İşlemiyle ilgilinin ek göstergesinin +3000 gösterge rakamına yükseltilerek oluşan aylık farkları ile 2.369,74 TL ikramiye farkının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, bu kapsamda adı geçenin (9) tam hizmet yılı için (1) tam yıl karşılığında 1.544,60
TL olmak üzere toplam 13.901,46 TL ödendiği,
2.15) Ancak, daha sonra 31/10/2011 tarihinde ilgilinin Turgutlu Tapu Müdürlüğünde
araştırmacı kadrosunda yeniden göreve başlayarak 19/07/2012 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği ve 15/08/2012 tarihinden itibaren 30 yıl 9 ay 14 gün fiili hizmeti, 7 yıl
1 ay 27 gün fiili hizmet süresi zammı olmak üzere toplam 37 yıl 11 ay 11 gün hizmeti ve 2 nci
derece 6 ncı kademe intibakı +3000 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylıklarının yeniden bağlandığı,
2.16) Öte yandan, ilgilinin tarafına 30 yıl üstü hizmetleri için ikramiye ödenmesini talep ettiği
ve Ankara 2. İdare Mahkemesince görülen Esas No:201615350, Karar No:2017/754 sayılı davanın 6770 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanununa eklenen geçici 226 ncı maddenin yürürlüğe girmesiyle 30/01/2017 tarihinde “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına…” kararıyla sonuçlandığı,
2.17) Bu defa, ilgilinin SGK kayıtlarına 06/04/2018 tarihinde giren 02/04/2018 tarihli dilekçesi
ile 30 yıl üzeri hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmesi üzerine, toplam 36 yıl
8 ay 11 gün hizmeti 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı +3000 ek gösterge rakamı ve 01/01/2011
tarihindeki katsayılar esas alınarak (6) tam yılına karşılık 8.039,70 TL ayrıca emekli aylığı bağlandıktan sonra yeniden göreve girmesi nedeniyle geçen 1 yıl 3 ay hizmeti 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı +3000 ek gösterge rakamı ve 01/07/2012 tarihindeki katsayılar esas alınarak (l) tam yılına karşılık 1.435,72 TL olmak üzere toplam 9.475,42 TL tutarında ikramiyenin hesaplanarak 22/05/2017 tarihinde 7.500 TL, 22/05/2018 tarihinde ise 1.975,42
TL ikramiye ile hesaplanan 177,79 TL yasal faizin ilgili adına tahakkuk ettirildiği,
2.18) Yapılan incelemelerde, ilgiliye 01/07/2012 tarihindeki katsayılar esas alınarak (l) tam
yılına karşılık 1.787,62 TL ikramiye ödenmesi gerektiği anlaşıldığından 25/07/2018 tarihinde 351,90 TL İkramiye farkının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, ayrıca ilgilinin konuyla ilgili görülmekte olan davasının kanuni düzenleme ile karar verilmesine yer olmamasına kararı verilerek sonuçlanması nedeniyle hesaplanacak yasal faizin ilgilinin konuyla ilgili SGK’ya başvuru tarihi olan 08/02/2016 tarihinin esas alınarak hesaplanması gerektiği anlaşıldığından 25/07/2018 tarihinde 1.250,66 TL yasal faizin ilgili adına tahakkuk ettirildiği,
2.19) İlgilinin ilgi yazıdaki başvurusu üzerine yapılan incelemede 01/01/2011 tarihindeki
katsayılar esas alınarak (6) tam yılına karşılık 9.267,64 TL ikramiye ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, SGK tarafından 02/11/2018 tarihli ve 979849 sayılı işlemiyle 1.227,94 TL ikramiye farkı ile bu tutara ilişkin ilgilinin SGK’ya başvuru tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren hesaplanan 302,17 TL yasal faiz tutarının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, ayrıca ilgilinin hizmetlerinin eksik hesaplandığının anlaşılması üzerine 31/10/2011-19/07/2012 tarihleri arasında geçen hizmetlerine 2 ay 22 gün ilave edilerek toplam hizmetinin 38 yıl 2 ay 3 güne yükseltildiği ve oluşan aylık farklarının ilgili adına tahakkuk ettirildiğinin,
2.20) Buna göre, ilgilinin 30 yıl üstü ikramiye hesabına ilişkin sehven yapılan hatalar
düzeltilerek oluşan ikramiye farkları ile yasal faiz tutarları ilgili adına tahakkuk ettirildiği, yapılan işlemler neticesinde ilgiliye, resen emekliye sevk edildiği 14/12/1998 tarihindeki katsayılar esas alınarak 21 yıl 3 ay 11 gün hizmeti, 4 üncü derece 2 nci kademe intibakı ve
+1600 ek gösterge rakamı üzerinden (21) tam yılına karşılık 1.939.508.000 TL, 6191 sayılı Kanun uyarınca aylıklarının ve hizmetinin yükseltildiği 01/05/2011 tarihindeki katsayılar esas alınarak 36 yıl 8 ay 11 gün hizmeti, 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı ve +3000 ek gösterge rakamı üzerinden 30 yılını tamamlayacak (9) tam, 6770 sayılı Kanun uyarınca 30 yıl üstü hizmetlerine karşılık; aylıklarının ve hizmetinin yükseltildiği 01/05/2011 tarihindeki katsayılar esas alınarak 36 yıl 8 ay 11 gün hizmeti, 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı ve +3000 ek gösterge rakamı üzerinden
30 yıl üstü (6) tam hizmet yılına karşılık 9.267,64 TL, sonradan girdiği görevinden ayrıldığı
01/07/2012 tarihindeki katsayılar esas alınarak bu görevinde geçen 1 yıl 5 ay 22 gün hizmeti, 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı ve +3000 ek gösterge rakamı üzerinden (l) tam yılına karşılık 1.787,62 TL emekli ikramiyesi tahakkuku ile toplam 1.730,62 TL yasal faiz tahakkuku yapılmıştır. Ancak ilgilinin (8) tam yıl hizmetine karşılık ikramiye ödenmesi talebinin sonradan geçen hizmetinin 1 yıl 5 ay 22 gün olması nedeniyle uygulanmasına kanunen imkan bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT 3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun
huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.2) “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. …Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
3.3) “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına
sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”
3.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” ,
4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. …” 5 inci fıkrası; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”
6) 17/6/1949 tarihli ve 7235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun; “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
…..
Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.”
7) 01/09/1971 tarihli ve 13943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1475 sayılı İş
Kanunu’nun; “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.”
8) 10.08.1967 tarihli ve 12670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 926 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun; geçici 32 nci maddesinde; “….. Bunlara Türk
Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesildiği tarih ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenir. Ancak bunlardan, daha önceden herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık veya gelir alanlara, yüksek olan aylık veya gelir bağlanır.
….
e) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili mevzuatına göre her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, bu madde uyarınca yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde esas alınacak sürelerden mahsup edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU
BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan
Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuranın 14/09/1981 tarihinde göreve başladığı, 14/12/1998 tarihinde toplam 21 yıl 3 ay
11 gün hizmeti bulunmakta iken resen emekliye sevk edildiği, başvuranın hizmetlerini önce
tasfiye ettiği daha sonra ihya ettiği ve 2 yıl 9 ay 19 gün 4/1(a), 11 ay 17 gün 4/1(b) kapsamında çalıştıktan sonra 2829 sayılı Kanun kapsamında kendisine 01/02/2003 tarihinde emekli aylığı bağlandığı, Devlet hizmetinde geçirdiği 21 (tam) yılına karşılık ise tarafına ikramiye ödendiği,
6191 sayılı Kanunun 22/03/2011 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte resen emekliye
ayrıldığı tarih ile söz konusu Kanunun yürürlüğe girdiği 22/03/2011 tarihi arasındaki hizmetlerinin fiili hizmet süresi zammı dahil hizmet ve intibakında değerlendirildiği, böylece başvuranın fiili hizmet süresi zammı dahil toplam çalışma süresinin 36 yıl 8 ay 11 gün olarak hesaplandığı, SGK tarafından 01/05/2011 tarihinde söz konusu sürelerin başvuranın emekli aylığında değerlendirildiği ayrıca 21 yıldan 30 tam hizmet yılını tamamlamaya yeten (9) tam hizmet yılına karşılık ikramiyesinin ise 01/05/2011 tarihinde ödendiği ve söz konusu sürelerin aylık hesabında dikkate alındığı, 31/10/2011 tarihinde ilgilinin Turgutlu Tapu Müdürlüğünde araştırmacı kadrosunda yeniden göreve başlayarak 19/07/2012 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği, öte yandan başvuranın 2016 yılında 30 yıl üzeri emekli ikramiyesinin ödenmesi talebiyle SGK aleyhine dava açtığı söz konusu dava neticesinde SGK tarafından 01/01/2011 tarihli katsayılar esas alınarak başvurana 36 yıl 8 ay 11 gün hizmetinin 30 yıl üzeri
6 tam yılına ikramiye tahakkuk ettirildiği daha sonradan Tapu Müdürlüğünde geçirdiği 1 yıl 5
ay 22 gün hizmet süresinin ise 1 tam yılına ikramiye ödendiği, başvuran tarafından Devlet hizmetinde toplamda 38 yıl 2 ay 22 gün hizmeti bulunmasına rağmen 37 yıl üzerinden ikramiye ödenmesi işleminin itiraza konu edildiği, buna karşın SGK tarafından 5434 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin “… Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir. …” hükmü gerekçe gösterilerek söz konusu itirazın reddedildiği, başvuranın bunun üzerine Kurumumuza başvuruda bulunduğu, ayrıca 30 yıl üzeri 7 tam yıla ödenen ikramiyesinin de SGK tarafından eksik hesaplandığı gerekçesiyle mağduriyetlerinin giderilmesini talep ettiği görülmektedir.
*Hizmet Süreleri ve SGK Tarafından Yapılan İşlemler
11) Başvuruya konu uyuşmazlığın; başvuranın 30 yıl üzeri emekli ikramiyesinin toplam
çalışma süresi olan 38 yıl üzerinden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, ayrıca 30 yıl üzeri
7 tam hizmet yılına SGK tarafından yapılan ödemlerde eksiklik bulunup bulunmadığı
noktasında toplandığı görülmektedir.
12) Somut olay kapsamında öncelikle başvuranın 30 yıl üzeri ikramiyesinin 7 tam yılı için
ödenen tutara ilişkin değerlendirme yapılacaktır:
12.1) Başvuranın; resen görevine son verildiği 14/12/1998 tarihi ile 6191 sayılı
Kanunun yürürlük tarihi olan 22/03/2011 tarihi arasında geçen 12 yıl 4 ay fiili hizmet süresinin hizmet ve intibakında değerlendirilerek buna ilişkin belgelerin gönderilmesi üzerine, 20/06/2012 tarih ve 360637 sayılı işlem ile 29 yıl 6 ay 14 gün fiili hizmeti, 7 yıl 1 ay 27 gün fiili hizmet süresi zammı olmak üzere toplam 36 yıl 8 ay 11 gün hizmeti ve 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı +1600 ek gösterge rakamı üzerinden 01/05/2011 tarihinden itibaren emekli aylıklarının yükseltildiği ve ikramiyeye esas 30 tam hizmet yılını tamamlamaya yeten (9) tam hizmet yılına karşılık 11.531,72 TL emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirildiği, söz konusu işlemde ilgilinin ek göstergesinin sehven
+1600 rakamı üzerinden uygulandığının anlaşılması üzerine bu defa 22/08/2012 tarihli
SGK işlemiyle ilgilinin ek göstergesinin +3000 gösterge rakamına yükseltilerek oluşan aylık farkları ile 2.369,74 TL ikramiye farkının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, bu kapsamda adı geçenin (9) tam hizmet yılı için (1) tam yıl karşılığında tarafına 1.544,60
TL olmak üzere toplam 13.901,46 TL ödendiği,
12.2) Daha sonra 31/10/2011 tarihinde ilgilinin Turgutlu Tapu Müdürlüğünde
araştırmacı kadrosunda yeniden göreve başlayarak 19/07/2012 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği ve 15/08/2012 tarihinden itibaren 30 yıl 9 ay 14 gün fiili hizmeti,
7 yıl 1 ay 27 gün fiili hizmet süresi zammı olmak üzere toplam 37 yıl 11 ay 11 gün
hizmeti ve 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı +3000 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylıklarının yeniden bağlandığı,
12.3) Öte yandan, ilgilinin tarafına 30 yıl üstü hizmetleri için ikramiye ödenmesini
talep ettiği ve Ankara 2. İdare Mahkemesince görülen Esas No:201615350, Karar
No:2017/754 sayılı davanın 6770 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanununa eklenen geçici
226 ncı maddenin yürürlüğe girmesiyle 30/01/2017 tarihinde “konusu kalmayan dava
hakkında karar verilmesine yer olmadığına…” kararıyla sonuçlandığı, bu defa, ilgilinin
SGK kayıtlarına 06/04/2018 tarihinde giren 02/04/2018 tarihli dilekçesi ile 30 yıl üzeri hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmesi üzerine, toplam 36 yıl 8 ay 11 gün hizmeti 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı +3000 ek gösterge rakamı ve 01/01/2011 tarihindeki katsayılar esas alınarak (6) tam yılına karşılık 8.039,70 TL ayrıca emekli aylığı bağlandıktan sonra yeniden göreve gelmesi nedeniyle geçen 1 yıl 3 ay hizmeti 2 nci derece 6 ncı kademe intibakı +3000 ek gösterge rakamı ve 01/07/2012 tarihindeki katsayılar esas alınarak (l) tam yılına karşılık 1.435,72 TL olmak üzere toplam 9.475,42
TL tutarında ikramiyenin hesaplanarak, 22/05/2017 tarihinde 7.500 TL, 22/05/2018 tarihinde ise 1.975,42 TL ikramiye ile hesaplanan 177,79 TL yasal faizin ilgili adına tahakkuk ettirildiği, SGK tarafından yapılan incelemelerde, ilgiliye 01/07/2012 tarihindeki katsayılar esas alınarak (l) tam yılına karşılık 1.787,62 TL ikramiye ödenmesi gerektiğinin anlaşıldığı 25/07/2018 tarihinde 351,90 TL ikramiye farkının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, ayrıca ilgilinin konuyla ilgili görülmekte olan davasının kanuni düzenleme ile karar verilmesine yer olmamasına kararı verilerek sonuçlanması nedeniyle hesaplanacak yasal faizin ilgilinin konuyla ilgili SGK’ya başvuru tarihi olan 08/02/2016 tarihinin esas alınarak hesaplanması gerektiğinin anlaşıldığı bu nedenle 25/07/2018 tarihinde 1.250,66 TL yasal faizin ilgili adına tahakkuk ettirildiği, ilgilinin başvurusu üzerine yapılan incelemede 01/01/2011 tarihindeki katsayılar esas alınarak (6) tam yılına karşılık 9.267,64 TL ikramiye ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, SGK tarafından 02/11/2018 tarihli ve … sayılı işlemiyle 1.227,94 TL ikramiye farkı ile bu tutara ilişkin ilgilinin SGK’ya başvuru tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren hesaplanan 302,17 TL yasal faiz tutarının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, ayrıca ilgilinin hizmetlerinin eksik hesaplandığının anlaşılması üzerine 31/10/2011-19/07/2012 tarihleri arasında geçen hizmetlerine 2 ay 22 gün ilave edilerek toplam hizmetinin 38 yıl 2 ay 3 güne yükseltildiği ve oluşan aylık farklarının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, anlaşılmıştır.
Hizmet 22/05/2017 25/07/2018 02/11/2018 tarihli TOPLAM
düzeltme
Süresi 22/05/2018 tarihli düzeltme 01/01/2011 36 yıl 8 ay 11 8.039,70 TL 1.250,66 TL 1.227,94 TL 9.267,64 TL gün tarihindeki + Yasal Faiz İkramiye Farkı (6 (6 Tam Yıl)
katsayılar 177,79 TL Yasal (Mah.Kararına +
Tam Yıl)
(1.544,60
Faiz(Gecikmeden İstinaden + 1.730,62 TL
TL*YIL)
Dolayı) 302,17 TL Yasal (Faiz)
Faiz
1 yıl 5 ay 22
01/07/2012 1.435,72 TL 351,90 TL 1.787,62 TL
gün tarihindeki İkramiye Farkı katsayılar (1.787,62
TL*YIL)
TOPLAM 38 yıl 2 ay 3 9.475,42 TL + 177,79 TL 12.785,88 TL
gün
**SGK Tarafından Başvurana 30 Yıl Üzeri İkramiyeye İlişkin Yapılan Ödemeler
Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere; SGK’nın 22/05/2017 ve 22/05/2018 tarihli işlemleriyle başvurana 30 yıl üzeri ikramiyesinin 7 tam yılına karşılık öncelikle 9.475,42 TL ödeme yapıldığı daha sonra 25/07/2018 tarihli düzeltme işlemiyle 2012 yılı katsayıları dikkate alınarak 1 tam yılına karşılık 351,90 TL ikramiye farkının, 02/11/2018 tarihli düzeltme işlemiyle de 2011 yılı katsayıları esas alınarak 6 tam yılına karşılık 1.227,94 TL ikramiye farkının ödendiği görülmektedir. Dolayısıyla, SGK tarafından, başvurana 30 yıl üzeri hizmet süresinin 6 tam yılına karşılık toplamda 9.267,64 TL ve başvuranın daha sonra Turgutlu Tapu
Müdürlüğünde geçirdiği 1 yıl 5 ay 22 gün hizmetinin 1 tam yılına karşılık ise 1,787,62 TL, dolayısıyla 7 tam yılına karşılık tarafına 11.055,26 TL ikramiye ayrıca 1.730,62 TL de yasal faiz olmak üzere toplamda 12.785,88 TL ödendiği tespit edilmiştir . İlgili yıl katsayıları göz önünde bulundurulduğunda SGK tarafından yapılan işlemlerde -hataların düzeltilmesiyle birlikte- 30 yıl üzeri hizmet süresinin 7 yılına ilişkin yapılan ödemelerde hata tespit edilememiştir.
12.4) Diğer yandan; başvuranın, 30 yıl üzeri hizmet süresinin her tam yılı için, 1 Temmuz 2012
ve sonrasında, emekli olunan tarihteki Ek göstergenin 3000 olarak hesaplanarak ödenmesi gerektiği iddiasına karşılık yapılan değerlendirmede ise; 6191 sayılı Kanunun 22/03/2011 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte, başvuranın resen emekliye sevk edildiği 14/12/1998 ila 22/03/2011 yılları arasındaki sürelerin SGK’nın 01/05/2011 tarihli işlemiyle başvuranın hizmet yıllarına ve emekli aylığına yansıtıldığı, ayrıca ikramiyeye esas 30 tam hizmet yılını tamamlamaya yeten (9) tam hizmet yılına ilişkin emekli ikramiyesinin de ödendiği dolayısıyla
30 yılı aşan hizmet sürelerine 2011 yılının ilk yarısında hak kazanan ve hali hazırda emekli
aylığı alan başvuranın (01/02/2003 tarihinde emekli aylığı bağlanmıştı) 30 yıl üzeri 6 tam hizmet yılına 2011 yılının ilk yarısının katsayıları esas alınarak ikramiye ödenmesi hesabında ve daha sonra Turgutlu Tapu Müdürlüğünde geçirdiği 1 tam hizmet yılına emekli olduğu 2012 yılı katsayılarının dikkate alınarak yapılan ikramiye ödemesi hesabında, hata tespit edilememiştir.
12.5) Bu kapsamda İdareden alınan bilgi ve belgeler ile Kurumumuz tarafından yapılan tespitler
ışığında; başvuranın 30 yıl üzeri emekli ikramiyesinin her 1 tam yılının 2012 yılı katsayıları dikkate alınarak ödenmesi talebinin idare tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
13) Somut olay kapsamında bir diğer uyuşmazlık konusu ise; başvuranın 14/09/1981
tarihi ila 22/03/2011 tarihleri arasında toplamda 36 yıl 8 ay 11 gün hizmeti ayrıca Turgutlu
Tapu Müdürlüğünde sonradan geçirdiği 1 yıl 5 ay 22 gün hizmeti olmak üzere toplamda 38 yıl
2 ay 3 gün hizmeti bulunmasına rağmen SGK tarafından başvuranın 30 yıl üzeri ikramiyesinin
8 yılına karşılık değil de 7 tam yılına karşılık ikramiye ödenmesi, yani tam yıla tamamlanmayan
hizmet sürelerine ikramiye ödenip ödenmeyeceği hususudur.
14) 5434 sayılı Kanunun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 89 uncu maddesinde, emekli
ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmaları durumunda sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Aynı madde metninde, iştirakçilere her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığının emekli ikramiyesi olarak verileceği hüküm altına alınmış, gün ve aylara ilişkin ise herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Somut olayda başvuranın 01/02/2003 tarihinde emekli aylığı almaya başladığı, SGK’nın 01/05/2011 tarihli işlemiyle başvuranın 30 yıla tamamlayan emekli ikramiyesinin 9 yılına ilişkin ödeme yapıldığı, dolayısıyla başvuranın emekli aylığı bağlandıktan sonra Turgutlu Tapu
Müdürlüğünde çalışmaya başlamasıyla birlikte yeniden iştirakçi durumuna geldiği, 36 yıldan arta kalan 8 ay 11 gün ile 1 yıldan arta kalan 5 ay 22 günlük hizmetine ilişkin SGK tarafından ikramiye ödenememesi işlemlerinde kanuna aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.
15) Buna karşın, başvuranın 8 ay 11 gün ile 5 ay 22 günlük çalışma sürelerine ikramiye
ödenmemesi hususunun hem hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden hem de bu noktada
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun görev alanı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
16) Şöyle ki; 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasında Kurumun, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde ise, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemlerin Kurumun görev alanı dışında olduğu düzenlenmiştir. Bu husus Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde de tekrar edilmiştir.
17) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in 32 nci maddesinde, yürütülen inceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde, ilgili idareye mevzuat değişikliği yapılmasının da tavsiye edilebileceği düzenlenmiştir. Bu durum, ilgili mevzuat hükmünün hukuka ve/veya hakkaniyete aykırı devam eden etkileri tespit edildiğinde, bu etkilerin giderilmesi için idareye tavsiyelerde bulunulması ile ilgilidir.
18) Bu sebeple, SGK tarafından tesis edilen söz konusu ret işlemi Kanuna uygun
bulunmakla birlikte söz konusu kanunun uygulanmasının adaletsiz sonuçlara sebep olup olmadığının yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca incelenmesi gereklidir.
19) Hiç şüphesiz yasamanın genelliği ilkesi uyarınca, kanun koyucunun Anayasa’da
düzenlenmeyen bir konuyu öngörülebilir ve uygulanabilir şekilde kanunla düzenlemesi ve bunu ne şekilde yapacağı konusunda tercihte bulunması kanun koyucunun kendi takdirinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesi kararlarında da Kanun koyucunun, kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde kullanarak, adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak çeşitli düzenlemeler yapabileceği ve keyfi davranamayacağı ifade edilmektedir.
20) Diğer yandan Anayasamızın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, birçok Anayasa
Mahkemesi kararında da ifade edildiği üzere, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Nitekim Anayasa’nın 11 inci maddesinde Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu belirtildikten sonra kanunların Anayasaya aykırı olamayacağı ifade edilerek yukarıda belirtilen hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır.
21) Yine Anayasamızın 10 uncu maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtildikten sonra, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu vurgulanmıştır.
22) Literatürde eşitlik kavramı, biri mutlak diğeri nispi olmak üzere iki değişik anlamda
şekillenmiştir. Mutlak eşitlik kavramı ile kanunların herkese eşit uygulanması, kişilerin kişisel ve özel durumlarına bakılmaması kastedilmekte; bu kapsamda Anayasa’nın 10 uncu maddesinde sayılan dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle hiç kimsenin ayrım gözetilmeksizin eşit muamele göreceği kabul edilmektedir.
23) Buna karşılık nispi eşitlik kavramı ile aynı durumda bulunan kişilerin aynı işleme, farklı
durumda bulunan kişilerin ise farklı işleme tabi tutulması kastedilmektedir. Nitekim Anayasa
Mahkemesi de birçok kararında Anayasa’da yer alan eşitlik ilkesinin eylemli değil hukuksal eşitliği ifade ettiğini, diğer bir ifade ile söz konusu ilkenin tüm yurttaşların mutlaka her yönden, her zaman aynı kurallara bağlı tutulmaları zorunluluğunu içermediğini, bu ilke ile aynı hukuksal durumda bulunan kişilerin aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamanın ve yasalarla kişiler arasında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemenin amaçlandığını, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığını ifade etmiştir.
24) Kurumumuz tarafından somut olay kapsamındaki talebe ilişkin husus daha önce
2018/3972 başvuru numaralı dosyada irdelenmiş ve konuya ilişkin SGK’ya 28/09/2018 tarihli ve E.16367 sayılı Tavsiye Kararı verilmiştir. Bahsi geçen kararda;
24.1) 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde; iştirakçilere, 30 yıldan fazla çalışma
sürelerine ilişkin emekli ikramiyesi ödenmeyeceğinin hükme bağlandığı, 30 yılı aşan sürelerin dikkate alınmaması hususunun 19/07/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesinde itiraza konu edilmek suretiyle Yüksek Mahkemeye intikal ettirildiği, inceleme neticesinde ise Yüksek Mahkemenin E. 2013/111 K. 2014/195 sayılı kararının
07.01.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığı ve 5434 sayılı Kanunun 89 uncu
maddesinin ilgili hükmünün iptal edildiği,
24.2) ) Diğer yandan, emekli ikramiyesinin; çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı
sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olduğu ve kıdem tazminatıyla benzer hukuki niteliğe haiz olduğu,
24.3) Uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında kamu görevlilerine emekli ikramiyesinin her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı olarak verileceğinin hükme bağlandığı, bir yıldan artan süreler için ise herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği,
24.4) İşçiler bakımından, kıdem tazminatını düzenleyen 1475 s. Kanun’un 14 üncü
maddesinde ise, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği, bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılacağının kurala bağlandığı, anılan maddede işçiler için ödenecek kıdem tazminatının hesaplanmasında tam fiili hizmet yılı dikkate alınmaksızın bir yıldan arta kalan süreler için de ödeme yapıldığı, buna karşılık 5434 s. Kanuna tabi görev yapmış kişilerin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında tam filli hizmet yılı üzerinden ödeme yapılmasının Anayasa’nın 2 nci ve 10 uncu maddelerinde yer alan hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırılık arz ettiği,
24.5) Ayrıca; 5434 sayılı Kanuna iştirakçi durumunda iken emekliye ayrılan kişilerin
tam yıllarına ikramiye ödenirken tam yıldan arta kalan sürelere ikramiye ödenmemesinde anlaşılabilir, amaçla ilgili ya da makul, adil ve haklı bir nedene dayanmayan bir ayrım öngörüldüğü ve aynı Kanuna tabi olan iştirakçiler bakımından çalışma süreleriyle orantılı olarak ikramiye ödenmesi gerektiği,
24.6) Bununla birlikte söz konusu düzenlemenin; emekli ikramiyelerini tam yıl hesabı
üzerinden alan iştirakçilerin kıst yılı tam yıla tamamlama çabasına ve kaygısına girmelerine, neticesinde de bu kişilerin daha fazla çalışmak zorunda kalmalarına neden olacağının değerlendirildiği,
24.7) Sonuç olarak; hukuki durumları aynı olan kişilerin herhangi bir haklı neden
olmaksızın farklı işlemlere tabi tutulması sonucunu yarattığı, bu yönüyle eşitliğe ve hakkaniyete aykırı olduğu, söz konusu hukuki düzenlemenin ve uygulamanın adaletsiz sonuçlara yol açtığı, dolayısıyla 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin yukarıda yer verilen eşitliği zedeleyici yönünün giderilerek “adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri” dikkate alınarak, yeniden düzenlenmesi konusunda çalışma yapılması için ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği, bunun her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmak ve geliştirmek ile yükümlü olan hukuk devleti olmanın bir gereği olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
25) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; emekli ikramiyesinin kıdem
tazminatıyla benzer hukuki niteliğe haiz olduğu, işçiler için ödenecek kıdem tazminatının hesaplanmasında tam fiili hizmet yılı dikkate alınmaksızın bir yıldan arta kalan süreler için de ödeme yapıldığı, buna karşılık 5434 s. Kanuna tabi görev yapmış kişilerin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında tam filli hizmet yılı üzerinden ödeme yapılmasının Anayasa’nın 2 nci ve 10 uncu maddelerinde yer alan hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırılık arz ettiği, ayrıca; 5434 sayılı Kanuna iştirakçi durumunda iken emekliye ayrılan kişilerin tam yıllarına ikramiye ödenirken tam yıldan arta kalan sürelere ikramiye ödenmemesinde anlaşılabilir, amaçla ilgili ya da makul, adil ve haklı bir nedene dayanmayan bir ayrım öngörüldüğü ve aynı
Kanuna tabi olan iştirakçiler bakımından çalışma süreleriyle orantılı olarak ikramiye ödenmesi gerektiği, ikramiyenin hizmet süresi karşılığında ödenen bir tutar olduğu dikkate alındığında hizmet süresi kadar ödenmesi gerektiği değerlendirildiğinden, başvuranın tam yıldan arta kalan hizmet sürelerine ikramiye ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda
‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede
Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABUL – KISMEN REDDİNE; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuranın talebi doğrultusunda, tam yıldan arta kalan çalışma sürelerine ilişkin ödeme yapılmaması hususunda, tesis edilen işlemin Kanuna uygun olmakla birlikte hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu; bu yönüyle söz konusu işlemin eşitliği zedeleyici yönünün giderilmesi, hukuka ve hakkaniyete uygun hale getirilmesi, başvuranın mağduriyetini ve benzer mağduriyetleri giderecek biçimde çalışma yapılması hususunda, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Başvuranın 30 yıl üzeri emekli ikramiyesinin her bir tam yılına 1 Temmuz 2012 ve sonrasındaki katsayıların dikkate alınıp ödeme yapılması talebinin REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA ve bilgileri için CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK POLİTİKALARI KURULU ile HUKUK VE
MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi