|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Davacı, 3201 sayılı Kanun çerçevesinde yurt dışında ev kadınlığı süresinin borçlanılarak sigorta başlangıç tarihinin 29.08.1995 olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum ise, ev kadınlığı sürelerinin sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğini ve dolayısıyla sigorta başlangıç tarihinin 18.10.1999 olarak belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi gereğince davacının sigorta başlangıç tarihinin 24.03.1996 olarak kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, davacının yurt dışında yaptığı prim ödemelerinin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcını etkileyeceğini belirterek, yaşlılık aylığı koşullarının 53 yaş, 20 yıl ve 5900 gün prim ödeme süresi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, davalı Kurumun istinaf başvurusu kabul edilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 24.03.1996 olarak tespit edilmesi yönünde hüküm verilmiştir. Bu karar, yasal düzenlemeler ve sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, davacının haklarının korunmasını sağlamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5379 E. , 2024/6360 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1998 E., 2024/198 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/189 E., 2021/58 K.
Taraflar arasındaki dava Kurum işleminin iptali ve tespit davasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 3201 sayılı Kanun’a göre 05.05.1996 tarihindeki doğum sigortalılığının Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilerek doğum sigortalılığı öncesine ait 246 gün ev kadınlığı süresi kadar geriye çekildiğinde sigortalılık başlangıç tarihinin 29.08.1995 olduğunun ve 52 yaş 5825 gün 20 yıl sigortalılık süresi şartlarını sağladığı tarihte emeklilik hakkını kazanacağının söylendiğini, davacının yurt dışı borçlanması yaptığını ve borcunu ödediğini, davacının yurt dışında doğum yaptığı 05.05.1996 tarihînden öncesine ait ev kadınlığı süresi kadar (246 gün) geriye gidildiğinde bulunan 29.08.1995 tarihinin Türkiye’de de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin gerektiğini belirterek, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 29.08.1995 tarihi olduğunun, emeklilik şartlarının 52 yaş, 20 yıl ve 5825 gün prim günü olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihlerinin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcının 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları gereğince tespit edileceğini, davacının 23.01.2016 tarihli 1191257 sayılı borçlanma talep belgesi ekinde ibraz ettiği hizmet dökümünde doğum yaptığı süre olmadığı için ev kadınlığı sürelerinin borçlandırıldığını, yapılan 5825 günlük yurt dışı borçlanmasının Türkiye çalışması olan 23.12.2015 tarihinden geriye çekilerek başlangıç tarihinin 18.10.1999 olarak tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 29.08.1995 tarihi olduğunun tespiti ile 20 yıllık sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5825 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığının tespiti halinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının 23.01.2016 tarih 1191257 sayılı borçlanma talep belgesi ekinde ibraz ettiği hizmet dökümünde doğum yaptığı süre olmadığı için ev kadınlığı sürelerinin borçlandırıldığını, yapılan 5825 gün yurt dışı borçlanmasında, Türkiye çalışması olan 23.12.2015 tarihinden geriye çekilerek başlangıç tarihinin 18.10.1999 tarihinin Kurum tarafından dikkate alındığını, Kurumun yaşlılık aylığı bağlanma şartlarının 2018/38 sayılı genelge ile değiştiğini ileri sürmediğini, bilirkişice davacının sigorta başlangıç tarihinin Türkiye’de 24.03.1996 olarak kabul edilerek davacının 53 yaş 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5900 gün prim ödeme koşullarına haiz olması durumunda yaşlılık aylığına hak kazanacağının kabulünün usule ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dava konusu ihtilafla ilgili yasal düzenleme ile davacının yurtdışında 24.03.1996 – 31.05.1996 tarihleri arasındaki dönemde hamilelik-annelik koruması kapsamında rant sigortasına prim ödemesi nedeniyle, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29 uncu maddesi 4 üncü fıkrasındaki “Bir kimsenin Türk Sigortasına girişinden önce bir Alman Rant Sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir” hükmü gereğince, davacının Türkiye’deki sigorta başlangıcının 24.03.1996 tarihi olarak kabulü ile yaşlılık aylığı koşullarının, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesinin B-n fıkra ve bentlerine göre 53 yaş, 20 yıl ve 5900 prim ödeme günü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, davalı Kurumun davacının yurtdışı borçlanma süresini Türkiye’de bulunan ilk işe giriş tarihinden öncesine maledip 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin son ek fıkrası gereği Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülerek sigorta başlangıcının 18.10.1999 olarak belirlemesi usulü yerinde ise de; Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29 uncu maddesi 4 üncü fıkrası gereği, davacının Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 24.03.1996 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği” gerekçelerine dayalı olarak “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak, Davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 24.03.1996 tarihi olduğunun tespiti ile 20 yıllık sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5900 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığının tespiti halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine, bakiye talebin reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emekliliğe esas sigortalılık başlangıç tarihinin hesaplanmasında 3201 sayılı Kanun’a göre yurt dışında ev kadınlığında geçen sürelerin borçlanmaya esas alınarak bu sürelerin sigorta başlangıcında kabul edileceğini ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesi, 3201 sayılı Kanun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.