|
ÖZET: Başvuran, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 87. maddesine dayanarak, ilaç ve tedavi masraflarının geri ödenmesini talep etmiş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu talep, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na atıfla reddedilmiştir. Başvuran, 3201 sayılı Kanun’un emniyet teşkilatı mensuplarını kapsayan özel bir hüküm olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un ise genel bir hüküm niteliğinde olduğunu belirterek, iki kanun arasındaki ilişkiyi değerlendirerek, özel hükmün genel hüküm tarafından geçersiz kılınamayacağını savunmuştur.
Danıştay, başvuranın iddialarını değerlendirirken, 5510 sayılı Kanun’un katılım payı ve sağlık hizmetleri ile ilgili düzenlemelerinin genel nitelikte olduğunu ve emniyet mensuplarına yönelik katılım payı alınmayacağına dair bir düzenleme bulunmadığını belirtmiştir. Bu çerçevede, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın ilaç ve tedavi masraflarının ödenmesi talebinin 5510 sayılı Kanun çerçevesinde reddedilmesi, hukuka ve hakkaniyete aykırılık taşımamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/6881-S.20.10902
BAŞVURU NO : 2019/22218
KARAR TARİHİ : 04/05/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ilaç ve tedavi masraflarının tarafına geri ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 16/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; 04/06/1937 tarihli ve 3201 sayılı
Emniyet Teşkilatı Kanununun Melbusat ve Teçhizat ve Tedavi başlıklı 87’nci maddesindeki
“…ayrıca Polis Kıyafet Nizamnamesi ile kendilerine elbise ve teçhizat verilmesi kabul edilen emniyet teşkilatı mensuplarının… hastalananların ilaç ve tedavi masrafları, ….umumiyetle
Devlet tarafından verilir.” hükmüne binaen, Kanunda belirtilen masrafların tarafına ödenmesi talebiyle İdareye yaptığı başvurunun “…Kanunda, Yönetmeliklerde ve Tebliğde ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri ve kişiler yer almakta olup, bunun dışında yine belirtilen mevzuatlarda yer aldığı şekliyle muayene ve ilaç katılım paylarının mevcut olduğunu, dolayısıyla muayene ve ilaç katılım payı iadesi talebinize işlem uygulanamadığı…” hükmü gerekçe gösterilerek reddedildiğini; 5510 sayılı Kanunda bu konuyla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasının talebinin reddedilmesinin hukuki dayanağı olamayacağını, iki Kanunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, 3201 sayılı Kanunda polislere yaptığı ilaç ve tedavi masraflarının ödenmesi öngörüldüğünü, 5510 sayılı Kanunda bunun akis yönünde bir düzenleme yer almadığını; 3201 sayılı Kanunun 87 nci maddesindeki hükmün yalnızca emniyet teşkilatı mensuplarını kapsadığını ve yalnızca onlara uygulanabilir nitelikte bir hüküm olduğunu, 5510 sayılı Kanunun 68’inci maddesindeki hükümlerin ise aynı Kanunun 2’nci maddesinde de belirtildiği üzere, gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsamakta olup neredeyse tüm vatandaşları ilgilendirdiğini ve çok daha geniş kapsamlı olduğunu, bu sebeple de birbirlerine kıyasen 5510 sayılı Kanunun 68’inci maddesindeki hükmün genel hüküm, 3201 sayılı Kanunun 87’nci maddesindeki hükmün ise özel hüküm niteliğinde olduğunu, kanun koyucunun iradesinin genel hukuk kaideleri çerçevesinde incelendiğinde, bir genel hükmün önceden özel olarak öngörülmüş hükümleri sona erdirmeyeceğini, diğer bir deyişle, açıkça belirtilmediği sürece önceki tarihli özel hükmün sonraki tarihli genel hüküm ile yürürlükten kaldırılamayacağı sonucuna varıldığını, kanun koyucu maksadını direkt veya dolaylı olarak açıklamamışsa ve maddenin yazılış tarzından da bu konuda bir sonuca varılamıyorsa kanunun özel hükümle güttüğü amaca bakılması gerektiğini belirterek; polislik mesleğinde bulunduğu tarihler arasında yaptığı ilaç ve tedavi masraflarının tarafına ödenmesi için yaptığı başvurunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesini ve bahsi geçen ödemenin tarafına yapılmasının sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 28/01/2020 tarih ve S. sayılı yazımız ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, anılan
İdarenin 23/03/2020 tarih ve E sayılı yazısında ve eklerinde özetle; 2.1. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunundan hareketle ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişilerin güvence altına alındığı, bu sigortalardan yararlanacak kişiler ve sağlanacak haklar, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemleri belirlenerek sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlendiği, 2.2. Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63’üncü maddesinde tanımlanmış olup sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutar katılım payı olarak tanımlandığı, mezkur Kanunun 63’üncü maddesinde sayılan sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları 67’nci maddede, katılım payı alınması ise 68’inci maddesinde tanımlandığı, 2.3. Kurumca ödemesi yapılan ilaçların geri ödeme kapsamına alınacak endikasyonları, raporlama ve reçeteleme kriterleri, 5510 sayılı Kanundan hareketle düzenlenen Sağlık
Uygulama Tebliği’nde yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Tebliğin 1.8. numaralı “Katılım payı” başlıklı maddesinde “(1) Katılım payı; sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı ifade eder.” hükmü yer aldığı, 1.8.2. “Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı” maddesinde Kurumca bedeli karşılanan ilaçlar için Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerden alınacak katılım payı oranları belirlendiği, 2.4. ‘nin sistem üzerinden yapılan hizmet ve Sağlık Provizyon Aktivasyon Sistemi (SPAS) sorgulamasında, 15/09/2014 tarihinde “4/c Polis Akademisi öğrencisi” olarak, 24/06/2016 tarihinden itibaren ise “4/c 5510 Sayılı Kanuna Tabi Çalışanlar” kapsamında genel sağlık sigortalısı olduğu görüldüğü, 2.5. Katılım payı ve ilave ücret düzenlemeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun hükümleri çerçevesinde yapılmakta olup 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı
Kanununa tabii olanlar için istisna hükmü bulunmadığı, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu özel bir kanun olsa bile konu açısından emniyet mensuplarının seçilmeleri, yetiştirilmeleri, rütbe ve dereceleri gibi mesleki durumlar ile ilgili olup görevleri açısından 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa, uzun vadeli sigorta kolları açısından 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununa tabi olduğu, 2.6. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 87’nci maddesinde yer alan “… polis memur ve komiserlik derecelerine dahil olanların ve ayrıca yönetmelik ile kendilerine elbise ve teçhizat verilmesi kabul edilen emniyet teşkilatı mensuplarının… hastalananların ilaç ve tedavi masrafları,… umumiyetle Devlet tarafından verilir.” İfadesi, 5510 sayılı Kanuna aykırılık teşkil etmediği, kaldı ki 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önceki dönemde Maliye Bakanlığı tarafından 29/04/2006 tarihli, 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tedavi Yardımına ilişkin Uygulama Tebliğine göre sağlık hizmeti bedelleri belirlenerek geri ödemesi yapılmakta olup kapsam aynı şekilde belirtildiği, kapsamda yer alan kişilerin katılım payı ve ilave ücrete tabii oldukları söz konusu tebliğde değişik maddelerde yer aldığı, örneğin 15.2. maddesinde yer alan “….gerekli görülen ilaçların sözleşmeli eczanelerden alınması halinde… Hasta katılım payı düşüldükten sonra geriye kalan kısmı için fatura düzenlenerek hastanın kurumundan tahsili yoluna gidilecektir.” veya 16.maddesinde yer alan “Hasta katılım payı, Maliye Bakanlığı
Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen esaslara göre ilgililerin maaşlarından kesilecektir.”, 16.1. maddesinde yer alan “Ayakta veya evde yapılan tedavilerde kullanılan ilaç bedellerinden, eczane tarafından yapılan indirim ve hasta katılım payı düşüldükten sonra kalan tutar Kurum tarafından ödenecektir.” ya da 5.2.5 maddesinde yer alan “…tedavi veya proteze ilişkin giderlerden (Ek-7) sayılı listede yer alan diş tedavileri fiyat tarifesindeki kadarı karşılanacak, bunu aşan kısmı ise hasta tarafından ödenecektir.” , şeklinde belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Katılım payı alınması” başlıklı 68’inci maddesi: “63 üncü maddede sayılan sağlık
hizmetlerinden katılım payı alınacak olanlar şunlardır:
a) Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi.
b) (Değişik: 25/6/2009-5917/40 md.) Vücut dışı protez ve ortezler.
c) Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar.
d) (Ek: 25/6/2009-5917/40 md.) Kurumca belirlenecek hastalık gruplarına göre yatarak tedavide finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri.
(Değişik ikinci fıkra: 17/1/2012-6270/9 md.) Katılım payı, birinci fıkranın (a) bendindeki sağlık hizmetleri için 2 Türk Lirası olarak uygulanır. Katılım payı, (b) ve (c) bentlerindeki sağlık hizmetleri için gereksiz kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kişilerin prime esas kazançlarının, gelir ve aylıklarının tutarı ve benzeri ölçütler dikkate alınarak % 10 ilâ % 20 oranları arasında olmak üzere Kurumca belirlenir. (Ek cümle: 1/3/2012-6283/2 md.) Yukarıdaki (b) ve (c) bentleri kapsamına giren sağlık hizmetlerinden alınacak katılım payını % 1’e kadar indirmeye, Kurumun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkilidir. Ayrıca Kurum, birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinde, aile hekimlerince yazılan reçeteler dâhil olmak üzere reçetede yer alan üç kaleme/üç kutuya kadar ilaç/ilaçlar için 3 Türk Lirası, ilave her bir kalem/kutu ilaç için 1
Türk Lirası olmak üzere katılım payı uygulamaya yetkilidir. Katılım payına ilişkin kutu hesabında enjektable formlar, serum ve beslenme ürünleri ile Kurum tarafından belirlenecek ilaçlar dikkate alınmaz. Kurum, birinci fıkranın (a) bendi gereği belirlediği katılım payını; birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayenelerde almamaya ya da daha düşük tutarlarda belirlemeye veya tekrar birinci fıkranın (a) bendi için belirlenen tutara getirmeye, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularında yapılan muayenelerde ise müracaat edilen sağlık hizmeti sunucusunun yer aldığı basamak, sağlık hizmeti sunucusunun resmi ve özel sağlık hizmeti sunucusu niteliğinde olup olmaması, önceki basamaklardan sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı gibi hususları göz önünde bulundurarak on katına kadar artırmaya ve sağlık hizmeti sunucuları için farklı belirlemeye yetkilidir. Birinci fıkranın (d)
bendinde belirtilen sağlık hizmetleri bedelinin % 1’ine kadar katılım payı alınabilir. % 1’ine kadar tespit edilen katılım payını almamaya, yarısına kadar indirmeye Kurum yetkilidir.
Kurum, bu fıkrada belirtilen 1 Türk Lirası, 2 Türk Lirası ve 3 Türk Lirasını, 4/1/1961 tarihli ve
213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranına kadar her yıl
artırmaya yetkilidir.
(Mülga üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.)
(Değişik dördüncü fıkra: 25/6/2009-5917/40 md.) Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin birinci fıkranın (b) bendi gereği ödeyecekleri katılım payının tutarı, sağlık hizmetinin alındığı tarihteki asgarî ücretin % 75’ini, (d) bendi gereği ödeyecekleri katılım payının tutarı ise bir takvim yılında asgari ücret tutarını geçmemek kaydıyla her bir yatarak tedavi için asgari ücretin dörtte birini geçemez.
(Değişik beşinci fıkra: 10/9/2014-6552/47 md.) 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sağlanan ve bir hastalığın tedavisinin başka tıbbi bir yöntemle mümkün olmaması nedeniyle yapılacak yardımcı üreme yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı üreme yöntemi tedavisinde katılım payı ilk denemede %30, ikinci denemede %25, üçüncü denemede %20 oranında uygulanır. Ancak katılım payında dördüncü fıkra gereği uygulanan üst limit dikkate alınmaz.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentleri gereği genel
sağlık sigortalısı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ödemiş oldukları katılım payları, talepleri halinde, 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine göre kendilerine geri ödenir.
(Değişik yedinci fıkra: 25/6/2009-5917/40 md.) Katılım paylarını, gelir veya aylık alan kişilerin gelir veya aylıklarından, çalışanların ücret veya maaşlarından mahsup edilmek suretiyle veya eczaneler ile diğer kurum ve kuruluşlar aracılığı ile tahsile ve katılım paylarının ödenme usulünü belirlemeye Kurum yetkilidir. Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına, tahsil ettikleri katılım payı düşüldükten sonra kalan tutar ödenir.
(Değişik sekizinci fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.) Katılım paylarının hesaplanmasında 72 nci maddeye göre tespit edilen sağlık hizmeti tutarları esas alınır.
Katılım paylarının ödenme usûlleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”,
5.2. “Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler” başlıklı 69’uncu maddesi:
“68 inci maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınmayacak haller, sağlık
hizmetleri ve kişiler şunlardır:
a) İş kazası ile meslek hastalığı halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri.
b) 75 inci maddede yer alan afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri.
c) Aile hekimi muayeneleri ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
d) Sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik hastalıklar ve hayati önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sağlık hizmetleri ile organ, doku ve kök hücre; nakli.(2)
e) (Değişik: 17/4/2008-5754/65 md.) 94 üncü maddede tanımlanan kontrol muayeneleri, f) (Değişik: 4/7/2012-6353/83 md.) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (4)
numaralı alt bendinde belirtilen kişiler ile bunların eşleri, (6) ve (8) numaralı alt bentlerinde sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler, (5) ve (7) numaralı alt bentlerinde sayılanlar, vazife malulleri ile 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar.(3)
g) (Ek: 4/7/2012-6353/83 md.) 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde sayılan olaylara maruz kalmaları nedeniyle yaralananların tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar sağlanacak sağlık hizmetleri.
h) (Ek: 2/1/2017-KHK-681/80 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/79 md.) 60 ıncı maddenin onikinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar.(4)
Bu madde gereğince katılım payı alınmayacak sağlık hizmetlerini tek tek veya gruplandırarak tespite Kurum yetkilidir.”, 6. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun “Melbusat ve teçhizat ve tedavi” başlıklı 87’nci maddesi: “Emniyet teşkilatının kara, deniz ve hava hizmet ve nakil vasıtaları bedellerile bunların bilumum sarfiyatı ve mütehassıs ve müstahdemlerinin ücretleri ve muhabere, tenvir, teshin, fenni vasıtalar, mefruşat, kırtasiye, polis memur ve komiserlik derecelerine dahil olanların ve ayrıca yönetmelik ile kendilerine elbise ve teçhizat verilmesi kabul edilen emniyet teşkilatı mensuplarının melbusat ve hayvan yem bedelleri, hastalananların ilaç ve tedavi masrafları, kullanılacak polis köpek ve muhabere kuşları mübayaa ve tedavi ve iaşe ve diğer canlı ve cansız vasıtaların masrafları umumiyetle Devlet tarafından verilir.”, şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; 3201 sayılı Kanunun 87’nci maddesindeki hükmün yalnızca emniyet teşkilatı mensuplarını kapsadığını ve yalnızca onlara uygulanabilir nitelikte bir hüküm olduğunu, 5510 sayılı Kanunun 68’inci maddesindeki hükümlerin ise aynı Kanunun 2’nci maddesinde de belirtildiği üzere, gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsamakta olup neredeyse tüm vatandaşları ilgilendirdiğini ve çok daha geniş kapsamlı olduğunu, bu sebeple de birbirlerine kıyasen 5510 sayılı Kanunun 68’inci maddesindeki hükmün genel hüküm, 3201 sayılı Kanunun 87’nci maddesindeki hükmün ise özel hüküm niteliğinde olduğunu, bir genel hükmün önceden özel olarak öngörülmüş hükümleri sona erdirmeyeceğini, diğer bir deyişle, açıkça belirtilmediği sürece önceki tarihli özel hükmün sonraki tarihli genel hüküm ile yürürlükten kaldırılamayacağı sonucuna varıldığını, kanun koyucu maksadını direkt veya dolaylı olarak açıklamamışsa ve maddenin yazılış tarzından da bu konuda bir sonuca varılamıyorsa kanunun özel hükümle güttüğü amaca bakılması gerektiğini belirterek; polislik mesleğinde bulunduğu tarihler arasında yaptığı ilaç ve tedavi masraflarının tarafına ödenmesi için yaptığı başvurunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesini ve bahsi geçen ödemenin tarafına yapılmasının sağlanmasını talep etmektedir.
9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişilerin güvence altına alınması, bu sigortalardan yararlanacak kişiler ve sağlanacak haklar, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemleri, sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlenmiştir. Bu çerçevede, Kurum tarafından finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri yine
5510 sayılı Kanunda düzenlenerek; sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık
sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutara katılım payı olarak anılan Kanunda yer verilmiştir. Anılan Kanunda, hangi sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacağı 68’inci maddede; katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler ise 69’uncu maddede sayılmıştır.
10. Bilindiği gibi sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde işletilebilmesi için sigortalıların sisteme katkıları çok önemlidir. Bu bağlamda, sigortalılardan ilaç ve tedavi gideri olarak belirlenen tutarlarda katılım payı alınabilmektedir. Bu noktada, 5510 sayılı Kanun ile hangi durumlarda ve kişilerden katılım payı alınacağı, hangi durumlarda ise alınmayacağı tek tek sayılmıştır. Yine anılan Kanunda, emniyet teşkilatı mensuplarına yönelik katılım payı alınmayacağına ilişkin ayrıca bir düzenlemeye yer verilmediği, yasa koyucunun takdirinin bu yönde olduğu anlaşılmıştır.
11. Öte yandan, sosyal güvenlik sistemini düzenleyen 5510 sayılı Kanun (31/05/2006 kabul tarihi); emniyet mensuplarının kabulü, yetiştirilmeleri, rütbe ve dereceleri gibi mesleki durumlarını düzenleyen 3201 sayılı Kanuna (12/06/1937 kabul tarihi) göre genel niteliktedir.
Öğretide, aynı anda aynı olayı düzenleyen biri genel diğeri özel iki ayrı kanun yürürlükte bulunduğu takdirde, önceki kanun özel yeni kanun genel ise önceki tarihli özel kanunla düzenlenen hususlarda yeni bir bakış açısıyla sonraki tarihli genel kanunla bir değişiklik öngördüğü takdirde, olaya sonraki tarihli genel kanunun uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Buradan hareketle, genel nitelikteki 5510 sayılı Kanunla kimlerden ve hangi durumlarda katılım payı alınmayacağının açıkça düzenlendiği dikkate alındığında, özel nitelikteki 3201 sayılı Kanunun 87’nci maddesi gerekçe gösterilerek ilaç ve tedavi masraflarının ödenmesinin yerinde olmayacağı değerlendirilmiştir.
12. Bu kapsamda, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5510 sayılı Kanuna (4/c) tabii genel sağlık sigortalısı olan başvuranın, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun Melbusat ve
Teçhizat ve Tedavi başlıklı 87’nci maddesi uyarınca, görev yaptığı süredeki ilaç ve tedavi masraflarının ödenmesi talebinin, 5510 sayılı Kanun ve alt mevzuatı uyarınca reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi