|
ÖZET: Başvuran, 1998-1999 yıllarında Kredi Yurtlar Kurumu Erzurum Bölge Müdürlüğü’nde memur olarak görev yaptığı dönemde terörle mücadele kapsamında yaşadığı zorluklar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) vazife malullüğü talebinde bulunmuştur. Ancak, SGK tarafından yapılan değerlendirmelerde, başvuranın psikiyatrik hastalığının ve sol göz görme kaybının görevle bağlantılı olmadığı belirtilerek talebi reddedilmiştir. Başvuran, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na dayanarak aylık bağlanmasını istemekte, ancak SGK’nın kararları doğrultusunda bu talebin hukuka uygun olmadığı ifade edilmiştir.
SGK, başvuranın sağlık durumunu inceleyerek, maluliyet tespitinin yapılmadığını ve dolayısıyla 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede de benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Başvuranın maluliyetine ilişkin tüm idari yolların tüketildiği ve SGK’nın kararlarının yargıya taşınması durumunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasının gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuranın, SGK’nın kararlarına itiraz etme hakkı bulunmaktadır ve bu süreçte yargı yolu açıktır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/8247-S.21.13231
BAŞVURU NO : 2020/94727
KARAR TARİHİ : 31/05/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvurana 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 26/08/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, 1998-1999 yıllarında Kredi Yurtlar Kurumu Erzurum Bölge Müdürlüğü bünyesinde memur olarak görev yapmaktayken emniyet teşkilatıyla beraber terörle mücadelede görev aldığı ve sıkıntılara maruz kaldığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna vazife malullüğü talebiyle başvurduğunu, ancak hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilerek talebinin reddedildiğini, 20 yıl önce Bartın Devlet Hastanesine başvurduğunda hastanede uzman psikiyatrist bulunmadığından nöroloji doktorunun tedavisine başladığını, sonraki süreçte kendisine farklı doktorların farklı teşhisler koyduğunu, uygulanan tedaviler sonucunda iyileşme göstermiş olsa da tam olarak sağlığına kavuşamadığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna ilgili bütün tıbbi belgeleri gönderdiğini ifade etmekte olup 5434 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin uygulanarak 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu’nun ilgili hükümlerine istinaden kendisine aylık bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikayet başvurusunun incelenmesi kapsamında 01/12/2020 tarihli ve sayılı yazımız ile
SGK’dan; şikâyetçinin maluliyet dosyası kapsamında ilgili hastane tarafından hazırlanan rapor ve ekleri, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar ile dayanağı rapor ve tıbbi dokümanlar da dahil tüm bilgi ve belgeler ile başvuranın maluliyet tespitiyle ilgili SGK tarafından yapılan diğer işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiş olup SGK Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğünden alınan 11/12/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Başvuran hakkında Bartın Devlet Hastanesince düzenlenen 11.6.2018 tarihli ve sayılı sağlık raporu ve dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda Kuru Sağlık Kurulunca verilen 31.7.2019 tarihli ve sayılı kararda; başvuranın psikiyatrik hastalığının görevinin neden ve
etkisiyle meydana gelmediğine, sol göz görme kaybının 6 yaşında meydana geldiği anlaşıldığından bu arızasının da görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine, raporda yazılı hastalıkları nedeniyle malul olmadığına karar verildiği, 2.2. Anılan karar üzerine Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca verilen 21.8.2019 tarihli ve sayılı kararda Kurum sağlık Kurulunun kararına atıf yapılmak suretiyle başvuran hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün bulunmadığına karar verildiği, 2.3. Başvuranın Kurum Sağlık kuruluna itirazı üzerine bu kez Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık kurulunca yapılan inceleme sonucunda verilen 30.10.2019 tarihli ve sayılı kararda başvuranın psikiyatrik hastalığının görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine, sol göz görme kaybının 6 yaşında meydana geldiği anlaşıldığından bu arızasının da görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine, raporda yazılı hastalıkları nedeniyle malul olmadığına karar verildiği, 2.4. Buna göre, Kurum Sağlık Kurulunca ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca başvuranın malul olmadığı yönünde verilen kararlara dayanarak başvuran hakkında tesis edilen işlemlerin mevzuata uygun olduğu, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu” başlıklı 58’inci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kurul, sigortalılar hakkında vazife malullük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün maluliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar.” 5.2. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesi; “5434 sayılı
Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlardan malullüklerinin sürekli olduğuna Kurum Sağlık
Kurulunca karar verilen iştirakçiler yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile özel kanunlarındaki yaş hadlerini doldurduğu tarihe kadar yeniden muayene edilmelerini Kurumdan isteyebilir.
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır..” 6. 20/04/1982 tarihli ve 17670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu
Kanunu’nun; 6.1. “Görev” başlıklı 2 nci maddesinin (a) bendi; “Mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklar ile
Kurumun uygun gördüğü alanlarda kamu kurum ve kuruluşları tarafından gönderilen adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek” 6.2. “İhtisas Kurullarının görevleri” başlıklı 16 ncı maddesinin (II) numaralı bendinin (c) alt bendi; “Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu: Maluliyetler, meslekte kazanma gücü kaybı, beden çalışma gücü kaybı, meslek hastalıkları, hapis cezalarının infazının ertelenmesi, sürekli hastalık, engellilik ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemler … hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek.” 7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “Malullük” başlığı altındaki; 7.1. Mülga 44 üncü maddesi; “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait hükümleri uygulanır.
…”, 7.2. Mülga 45 inci maddesi; “44 üncü maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denir.” 7.3. Mülga 51 inci maddesi; Vazife malüllüklerinin vazifeden doğmuş olduklarının raporla anlaşılamaması halinde bunların 45 inci maddedeki sebep ve şartlar altında doğduğu ve 48 inci maddedeki hallerin de bulunmadığı tüzükte gösterilecek usul ve belgelere göre belirtilir.
8. 3713 sayılı terörle Mücadele Kanununun “Yardım” başlıklı 21 inci maddesi; “kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli
/
aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
…
j) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hale geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.
Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hale gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır.
…”
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, geçmişte terörle mücadele kapsamında yer aldığı faaliyetler nedeniyle psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını belirterek tarafına 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
11. SGK tarafından özetle, başvuranın sağlık durumunun hem Kurum Sağlık kurulunca hem de Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık kurulunca incelendiğini ve başvuranın psikiyatrik hastalığının görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine, sol göz görme kaybının 6 yaşında meydana geldiği anlaşıldığından bu arızasının da görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine, raporda yazılı hastalıkları nedeniyle malul olmadığına karar verildiği belirtilerek tarafına 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı ifade edilmektedir.
12. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
/
13. 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde kamu görevlilerinden bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacağı, 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde ise engelli hale gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacağı ve söz konusu aylığın %25 artırımlı ödeneceği düzenlenmiştir. Buna göre, ilgililere 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanabilmesi için öncelikle ilgililerin Kanun kapsamında başlarına gelen olaylar nedeniyle engelli hale gelmelerine bağlı olarak emekliye sevk edilmeleri, yani malul durumuna düştüklerinin tespiti gerekmektedir. Malul durumuna düşmemiş ilgililere anılan kapsamda aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır.
14. Somut olayda sağlık kayıtlarının incelenmesine bağlı olarak maluliyet tespiti yönünden tüketilmesi gerek idari tüm yolların (sırasıyla Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu)
başvuranca tüketildiği görülmektedir. Bu durumda, söz konusu maluliyet tespitinin tıp bilgisi ve uzmanlığını gerektirdiği anlaşıldığından, başvuranın maluliyetine ilişkin olarak Bartın Devlet Hastanesi ve SGK’dan temin edilen ilgili bilgi, belge ve kayıtlar bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu
Başkanlığı’na gönderilmiştir.
15. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nca başvuranın sağlık kayıtlarının ve kendisinin muayene edilmesi neticesinde verilen 24/03/2021 tarihli ve 5328 sayılı mütalaada başvuranın mevcut psikiyatrik rahatsızlığının ve sol göz görme kaybının 5434 sayılı Emekli Sadığı Kanun’un 44 inci maddesi kapsamında görevinin neden ve etkisi ile meydana gelmediği, kişinin ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde malul sayılamayacağı oy birliği ile mütalaa edilmiştir.
16. SGK tarafından sigortalı ve hak sahiplerinin malullük iddialarının kabul edilmediği ve Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının yargıya taşındığı durumlarda Yargıtay tarafından verilen ve yerleşik içtihat haline gelmiş kararlarda, sigortalının çalışma gücü kayıp oranının ve varsa maluliyetin başlangıç tarihinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
17. Diğer yandan, başvuran tarafından 5434 sayılı Kanunun 51 inci maddesine atıfla hakkında anılan düzenlemeye göre karar verilmesi talep edilmişse de 51 inci maddede vazife malüllüklerinin vazifeden doğmuş olduklarının raporla anlaşılamaması halinde yapılacak tespiti için izlenecek yolun belirlendiği görülmektedir. Buna göre, öncelikle malul olduğuna dair tespit yapılmayan başvuran hakkında 51 inci maddenin uygulanmasına imkan bulunmadığı değerlendirilmiştir.
18. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, SGK Sağlık Kurulu ve Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının ardından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi mütalaasında da malul olmadığı yönünde sonuca ulaşılan başvuranın, tarafına 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması talebinin reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi