|
ÖZET: Başvuru, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, şehit eşinden dolayı alınan aylık ile ilgili olarak emekli ikramiyesi talebini içermektedir. Başvuran, 03/12/1979 tarihinde vefat eden eşinin malul sayılmasını ve 30 yıl hizmet süresi üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesini istemektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebini, 4082 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce vefat edenlerin bu haktan yararlanamayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, 3713 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 4082 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki haliyle, başvuranın eşinin vefat tarihinin bu düzenlemeden önce olması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği yönünde bir öneri sunmuştur. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu ve idarenin bu talebe ilişkin işlemlerinin gözden geçirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı almış ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin değerlendirilmesi için gerekli işlemleri yapması yönünde öneride bulunmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önemli bir adım teşkil etmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
: 53878609-101.07.04-E.
SAYI
:
BAŞVURUNO
KARAR TARİHİ
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN
BAŞVURAN VEKİLİ/ TEMSİLCİSİ
BAŞVURUYA KONU İDARE Sosyal Güvenlik Kmuınu Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında eşinden dolayı aylık alan başvmanın, aynı Karnımın 21 inci maddesi kapsamında hizmet
30 yıl
yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ 3.10.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvman, 03/12/1979 tarihinde şehit olan eşi dan dolayı 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı almakta olduğunu, 3713 sayılı kamınlın Yardım başlıklı 21.
maddesinin (a) fıkrasının (Değişik: 28/2/1995 – 4082/6 md.) … ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memunı aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceğinin düzenlendiğini, söz konusu maddeye 7 tarihinde emekli ikramiyesi farkı talep ettiğini, idarenin 07/09/2017 tarih sayılı cevabında 4082 sayılı kanunun
– yürürlük tarihinin 08/03/1995 olduğu, kanunun bu tarihten önce malul olanları kapsamadığından ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, Danıştay 11.Dairesinin E:2014/1363 -K:2014/7360 emsal kararını sözlü olarak aktardığını ancak mevzuata göre mahkeme karan olmadan ödeme yapılamayacağının yinelendiğini belirterek bu yaştan soma mahkeme kapılarında hak aramak istemediğini, geçmişe ve ileriye dönük faiz talebinde bulunmaksızın 3713 sayılı kanunun 21.
maddesi (a) fıkrasına istinaden malul sayıldığı tarih veya emekli ikramiyesini talep ettiği tarih dikkate alınarak 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi veya emekli ikramiye farkının hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
1/9II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 18/ 10/ 2017 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 08/ 12/ 2017 tarihli ve sayılı yazıda :
2.1.Elazığ Belediyesinin devredilen Emekli Sandığı kayıtlarına 03/ 01/ 1980 tarihinde geçen yazısı ile ilgilinin müteveffa eşinden dolayı kendisine ve çocuklarına aylık bağlanmasını talep ettiği, aylık talep tarihi itibariyle ’ın malul ve muhtaç olmaması sebebiyle, müteveffanın yetimlerine, talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 03/ 1980 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, anılan tarihte yürürlükte olan emekli ikramiyesine ilişkin hükümler uyarınca ( 6) tam hizmet yılına karşılık hak sahiplerine emeklilik ikramiyesi ödendiği, bilahare, başvurucunun 14/ 11/ 2008 tarihinden itibaren müteveffa eşinin hizmetlerini ihya ettirmesi ve tarafına aylık bağlanmasını talep etmesi üzerine, ihya tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 12/ 2008 tarihinden itibaren tarafına 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, başvurucunun 02/ 02/ 2016 tarihli dilekçesi ile eşinin Dev-Yol örgütü mensuplarınca öldürüldüğünden bahisle durumunun vazife malullüğü yönüyle incelenmesini talep etmesi üzerine Kurumuyla yazışmalara başlandığı ve yapılan inceleme neticesinde Vazife Malullüğü Tespit Komisyonunun 10/ 06/ 2016 tarih ve sayılı kararı ile müteveffa hakkında 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının uygun olacağı değerlendirildiği, bu itibarla, başvurucuya talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 03/ 2016 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında dul aylığı ödenmeye başlandığı, 2.2.Başvurana, vefat ettiği tarihte yürürlükte bulunan ve emekli ikramiyesi ile ilgili 5434 sayılı
Kanunun Ek 20 nci maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödendiği,
2.3.3713 sayılı Terörle mücadele Kanunu’nun 21 inci ve geçici 8 inci maddeleri ile; 01/ 01/ 1968
tarihinden sonra memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenlere 2330 sayılı Nakti Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre ve malül olanların kendilerine, ölenlerin ise aylığa müstahak dul ve yetimlerine, ilgililerin görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmamak üzere aylık bağlanmasının hükme bağlandığı,
2.4.3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde 4082 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile yapılan
değişiklikle; 1- Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malül olanların kendilerine ölenlerin ise dul ve yetimlerine; En
Yüksek Memuru aylığı (Başbakanlık Müsteşarı görev aylığı) tutarının 30 hizmet yılı ile çarpımı sonucu (Sandık hizmeti ne olursa olsun) bulunacak miktarda emeklilik ikramiyesi ödenmesi, 2- Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve bir başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenler dışında kalanlara ise, bulunduğu derece ve kademe üzerinden emekli aylığı bağlamaya esas aylığın brüt tutarının (ilgililerin görevdeki emsallerinin almakta olduğu görev aylığı) 30 hizmet yılı ile çarpımı sonucu (Sandık hizmeti ne olursa olsun)
bulunacak miktarda emeklilik ikramiyesi ödenmesi, imkanının getirildiği ve 4082 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile bu Kanun ( 4082) hükümlerinin yayımı tarihinde ( 08/ 03/ 1995) yürürlüğe girmesinin hüküm altına alındığı, geriye dönük olarak uygulanacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, 2.5.Ayrıca, 3713 sayılı Kanunun Geçici 8.maddesinin, anılan Kanunun 21.maddesinin (a) bendinde
2 / 94082 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce mevcut olduğu, kanun koyucunun söz konusu
geçici madde ile burada amaçlamak isteğinin ise 01/ 01/ 1968 tarihinden sonra ( 12/ 04/ 1991 tarihine kadar) teröre muhatap olarak yaralananların kendilerine, ölenlerin ise dul ve yetimlerine bağlanmış veyahut bağlanacak olan aylıklarında ilgililerin görevdeki emsallerinin almakta oldukları aylık miktarından az olmamasını sağlamak olduğu, ancak, yukarıda açıklandığı üzere teröre muhatap olarak yaralananların kendilerine, ölenlerin dul ve yetimlerine ödenecek olan emekli ikramiyesinin ödenmesine ilişkin esasları belirleyen 4082 sayılı Kanun ise 08/ 03/ 1995 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, 2.6.Esasen, 4082 sayılı Kanunun yürürlüğünün kapsamı hususunda ise açıklandığı şekilde bir geçici maddeye yer verilmediği ve kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesinin hükme bağlandığı, ayrıca kanun koyucu 08/ 03/ 1995 tarihinden önce emekliye ayrılanların kendilerine, ölenlerin dul ve yetimlerine de yeni esaslar dahilinde emekli ikramiyesi ödenmesini amaçlamış olsa idi, aylıkların ödenmesine ilişkin olarak mevcut olan 3713 sayılı Kanunun Geçici 8.maddede olduğu gibi benzeri bir geçici maddeye 4082 sayılı Kanunda yer verilmesi gerektiği, 2.7.Bu nedenle, 01/ 01/ 1968 tarihi ile Kanunun yürürlüğe girdiği 12/ 04/ 1991 tarihleri arasında terör eylemleri nedeniyle ölenlerin dul ve yetimleri ile malül kalanların kendilerine ödenecek olan aylık miktarının yeniden düzenlenmesini içeren 3713 sayılı Kanunun Geçici 8.maddesinin, asıl madde olan 21. maddenin yürürlüğe girdiği 12/ 04/ 1991 tarihinden sonra teröre muhatap olanlar hakkında uygulanma yeri bulunmadığı gibi 08/ 03/ 1995 tarihinde yürürlüğe giren 4082 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin Kanunun yürürlük tarihinden önce kendilerine veyahut dul ve yetimlerine aylık bağlanması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenenleri de kapsadığına ilişkin bir geçici madde bulunmadığından söz konusu geçici 8.maddenin aynı zamanda 4082 sayılı Kanunla sağlanan (devamlılık arzetmeyen ve yalnızca bir defaya mahsus olmak üzere uygulama tarihindeki esaslara göre ödenen) emekli ikramiyesinin, ödenmesine ilişkin hükmünün de bir geçici maddesi olarak düşünülerek ilgiliye ikramiye ödenmesine yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında imkan bulunmadığı, 2.8.Öte yandan konu hakkında, devredilen Emekli Sandığı Yönetim Kurulunun 25.05.1995 tarih ve
785 sayılı kararı ile;
“4082 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 08.03.1995 tarihinden sonra 3713 sayılı Kanunun 21.
maddesinde belirtilen görevleri nedeniyle meydana gelen olaylar dolayısıyla malül olanların kendilerine, ölenlerin ise dul ve yetimlerine ödenecek olan emekli ikramiyesinin söz konusu hüküm çerçevesinde tahakkuk ettirilmesi bu tarihten önce ( 03.03.1995 tarihinden) meydana gelen olaylar nedeniyle malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine ödenecek emekli ikramiyesinin ise eski hükümler çerçevesinde tahakkuk ettirilmesi gerekmektedir .” Şeklinde karar verildiği,
2.9.4082 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 08.03.1995 tarihinden önce meydana gelmiş olaylar
nedeniyle sakatlanan ve yaralananlardan bilahare görevlerine devam ederek 08.03.1995 tarihinden sonraki bir tarihte emekliye ayrılanlar tarafından 4082 sayılı Kanun hükümlerinin uygulaması talebiyle açmış oldukları davalar hakkında gerek İdare Mahkemesi kararlarında, gerekse temyiz aşamasında Danıştay’ca verilen kararlardaki genel görüş, olayın oluş tarihi 4082 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.1995 tarihinden önce olmakla beraber bu tarihten sonra görevlerinden ayrılanlara, ayrıldıkları tarihteki hükümlerin uygulanmasının zorunlu olduğu yönünde olmasından ötürü devredilen Emekli Sandığı Yönetim Kurulunca 06.06.2002 tarih ve 515 sayı ile;
“… 4082 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.1995 tarihinden önce terörle nücadele nedeniyle meydana gelen olaylar sonucunda; 1- Sakatlanan veya yaralananlardan bu tarihten Önce görevlerinden ayrılanların kendilerine, ölenlerin dul-yetimlerine 4082 sayılı Kanuna göre emekli ikramiyelerinin ödenmemesi işlemine
3 / 9devam edilmesine,
2- Sakatlanan veya yaralananlardan bilahare görevlerine devam ederek 08.03.1995 tarihinden sonraki bir tarihte ölen veya vazife malülü olarak görevlerinden ayrılanlara emekli ikramiyelerinin
4082 sayılı Kanuna göre ödenmesine” şeklinde karar verildiği,
2.10.Bu kapsamda, ilgilinin 03/ 12/ 1979 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, bir başka deyişle 08/ 05/ 1995 tarihinden ( 4082 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden) önce yaralanması nedeniyle dul ve yetimlerine, aylık bağlama tarihi tarihinde ( 01/ 03/ 1980) geçerli katsayılar üzerinden ( 6) tam hizmet yılına karşılık emeklilik ikramiyesi ödenmiş olduğu, söz konusu kanun esas alınarak ( 30) hizmet yılı esas alınarak yeniden emekli ikramiyesi hesaplanarak ayrıca emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığı, belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 5. 12/ 04/ 1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun; 5.1.28/ 02/ 1995 tarihli ve 4082 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki “Yardım” başlıklı 21 inci maddesi; “Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır . Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz . Az olması halinde ise aradaki fark tazminat olarak ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenir ve karşılığı Hazineden tahsil edilir .
…” 5.2.28/ 02/ 1995 tarihli ve 4082 sayılı Kanun ile değişik 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi; “(Değişik : 28/ 2/ 1995 – 4082/ 6 md.) Malül olanlar, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde ise dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz . Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek Devlet Memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir . Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir .”
4 / 95.3.Geçici 8 inci maddesi; “Bu Kanunun 21 inci maddesi, 01/ 01/ 1968 tarihinden itibaren bu madde
şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde yayımı tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanır .” hükmünü amirdir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle, zabıta olarak görev yapmakta iken 03/ 12/ 1979 tarihinde terör saldırısı sonucu şehit olan eşi ’dan dolayı 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı almakta olduğunu belirterek faiz talebinde bulunmaksızın tarafına 3713 sayılı kanunun 21. maddesi (a) fıkrasına istinaden malul sayıldığı tarih veya emekli ikramiyesini talep ettiği tarih dikkate alınarak 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi veya emekli ikramiye farkının hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir .
8. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvurana, 3713 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi gereği Kanunun 21 inci maddesi kapsamında eşinden dolayı aylık bağlandığı, başvuranın eşinin, 21 inci madde kapsamındaki ilgililere 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi hakkını veren 4082 sayılı Kanun değişikliğinden önce vefat ettiği, Kanunda, anılan hükmün yürürlüğe girmesinden önce ölenlere de aynı esaslarla emekli ikramiyesi ödeneceğine ilişkin bir düzenleme ya da geçiş hükmüne yer verilmediği belirtilerek yapılan işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığı bildirmiştir .
9. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvurana, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kapsamında olup anılan maddedeki emekli ikramiyesine ilişkin düzenlemeden önce vefat eden eşinden dolayı emekli ikramiyesi de ödenip ödenmeyeceği noktasında düğümlendiği görülmektedir .
10. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın eşinin 03/ 12/ 1979 tarihinde vefat ettiği, aylık talep tarihi itibariyle ’ın malul ve muhtaç olmaması sebebiyle sadece yetimlerine 01/ 03/ 1980 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, aylık bağlama tarihi tarihinde ( 01/ 03/ 1980) geçerli katsayılar üzerinden ( 6) tam hizmet yılına karşılık emeklilik ikramiyesi ödendiği, başvurucunun 14/ 11/ 2008 tarihinde müteveffa eşinin hizmetlerini ihya ettirmesi üzerine, ihya tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 12/ 2008 tarihinden itibaren tarafına 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, başvurucunun eşinin durumunun vazife malullüğü yönüyle incelenmesini talep etmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde başvurucuya talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 03/ 2016 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında dul aylığı ödenmeye başlandığı, tarafına 21 inci madde kapsamında emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin ise SGK’nın 7/ 9/ 2017 tarihli yazısı ile yukarıdaki paragraflarda yer verilen gerekçelerle reddedildiği anlaşılmaktadır .
11. 12/ 4/ 1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 4082 sayılı Kanunla değişmeden önceki haliyle “Yardım” başlıklı 21 inci maddesinde (§ 5.1) kamu görevlilerinden görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, bunların aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarının, görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamayacağı, az olması halinde
5 / 9ise aradaki farkın tazminat olarak ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenerek karşılığının
Hazineden tahsil edileceği düzenlenmiştir .
11.1.Kanunun Geçici 8 inci maddesinde (§ 5.3) ise; Kanunun 21 inci maddesinin 01/ 01/ 1968 tarihinden itibaren bu madde şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde yayımı tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır .
11.2.Bununla beraber, 8/ 4/ 1991 tarihli ve 1/ 802 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu’nda tasarının genel gerekçesi olarak; içinde bulunulan dönem itibarıyla terörün bir tehdit olmaktan çıkıp somut bir tehlike haline geldiği, yarattığı tahribatın her geçen gün arttığı, ülkemizin de konumu itibarıyla terörün hedefinde olduğu ve terörle mücadele ettiği, tasarı ile terörün tarifinin yapılarak terörizmle mücadelede cezalandırma ve yargılama usullerinde yeni hükümler getirilmesinin yanında görevli kuruluş ve personelin güvence altına alınması gibi hususlara yer verildiği; 23 üncü maddesinin gerekçesinde, kamu görevlilerinden yurtiçinde veya dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör suçluları tarafından yaralanmaları veya sakat bırakılmaları halinde kendilerine veya öldürülmeleri durumunda eşi ve çocuklarına bağlanacak aylık ve yapılacak yardımların düzenlendiği; Geçici 12 nci maddenin gerekçesinde, terör suçlularının tecavüzleri sonucu yaralanan veya malul kalanların kendilerine, öldürülenlerin ise dul ve yetimlerine bağlanacak maaş veya yapılacak yardımların ülkemizde terörün yoğunluk kazandığı 1.1.1968 tarihinden itibaren 22 nci madde şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde yayımı tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanması esasının benimsendiği görülmektedir .
11.3.Yukarıdaki paragraflarda yer verilen kanun gerekçesi ve yürürlüğe konulan 21 inci ve geçici 8 inci maddeler bir arada değerlendirildiğinde, 1/ 1/ 1968 tarihinden itibaren görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülen kamu görevlileriyle bunların hak sahibi dul ve yetimlerine Kanunun 21 inci maddesi kapsamında yardım yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır .
12. Öte yandan, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin 28/ 2/ 1995 tarihli ve 4082 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile değişik (a) bendinde (§ 5.2), yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek Devlet Memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir .
12.1.Anılan düzenlemenin genel gerekçesinde, tasarı öncesindeki mevcut duruma değinildikten sonra vatanı uğruna hiç çekinmeden seve seve canlarını feda eden şehitlerin geride kalan dul ve yetimlerine söz konusu kanunlara göre verilen tazminatlar ile 5434 sayılı Kanun gereğince bağlanan aylıkların, günümüzün ekonomik koşullarında yetersiz kaldığı, bu durumun, anılan kişilerin maddî sıkıntı çekmelerine neden olduğu ve moralleri üzerinde olumsuz etki yarattığı, terörle mücadele ederken şehit olanların dul ve yetimleri ile yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlara en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğer malullere kendi aylıkları üzerinden, (vazife malullüğü aylığı bağlanmasında olduğu gibi) hizmetleri 30 yılın altında olanların hizmetleri 30 yıl kabul edilerek emekli ikramiyesi ödenmesi şeklinde yapılacak bir düzenlemenin, anılan kişilerin maddî imkânlarını artıracağı ve terörle mücadele eden personelin de moral gücünü yükselteceğinin değerlendirildiği; 6 ncı maddenin gerekçesinde, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kişilerle ilgili olarak, ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıklan üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi imkânı getirildiği belirtilmiştir .
13. 4082 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesine eklenen “ 30 yıl
6 / 9hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi” hakkı, madde kapsamında bulunan kişiler
açısından yeni bir hukuksal durum ortaya çıkarmıştır . Düzenlemenin, temelde 21 inci madde kapsamındaki haklardan yararlanacak kişilere yönelik olduğu, gerek Kanunda gerekse gerekçesinde
30 yıl hizmet yapmış gibi ikramiye ödenmesi hakkının geriye dönük olarak uygulanıp
uygulanmayacağına ilişkin zaman sınırlaması içeren ayrıca bir hükme ya da ifadeye yer verilmediği görülmektedir .
13.1.Diğer taraftan, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin 01/ 01/ 1968 tarihinden itibaren bu madde şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde yayımı tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanacağı düzenleyen Kanunun Geçici 8 inci maddesinin yürürlükte olduğu açıktır . Geçici 8 inci maddede, belirlenmiş bir hakkın uygulanmasına yönelik doğrudan bir ibareye yer verilmediği, aksine 21 inci madde kapsamında sayılan kişilerin belirlenmesine yönelik bir ibareye yer verildiği görülmektedir . Buna göre, 21 inci madde içeriğinde yapılan her türlü değişikliğin, ayrıca bir geçiş hükmüne yer verilmesine gerek duyulmaksızın, söz konusu değişiklikten önce gerçekleşen olaylar nedeniyle geçici 8 inci madde gereği 21 inci madde kapsamına girmiş olan herkesi kapsaması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır .
Bu çerçevede, geçici 8 inci madde hükmü yürürlükte olduğu sürece, 21 inci maddede yapılacak her türlü değişikliğin aksine bir düzenlemeye gidilmedikçe ilgili değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce madde kapsamına girmiş kişilere uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir .
14. Nitekim, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ekleme, (c), (d)
ve (h) bentlerinde değişiklikler yapıp aynı maddeye iki fıkra ekleyen 12/ 7/ 2012 tarihli ve 6353 sayılı
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 77 nci maddesi ile 3713 sayılı Kanuna eklenen Geçici 11 inci maddenin son fıkrasında “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu maddeyi düzenleyen Kanun ile 21 inci maddeye eklenen haller sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce malul olanların kendileri, hayatını kaybedenlerin ise dul ve yetimleri, müracaatları üzerine bu Kanunun durumlarına uygun hükümlerinden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren yararlandırılırlar…
Bu madde esas alınarak geriye dönük herhangi bir aylık, aylık farkı, tazminat, tazminat farkı ile ikramiye ve ikramiye farkı ödenmez ve geriye dönük hak talep edilemez .” denilmek suretiyle 6353 sayılı Kanun ile tanınan haklar nedeniyle kişilere geriye dönük ikramiye ve ikramiye farkı ödenmeyeceği açıkça düzenlenmiştir .
15. Diğer taraftan, şikâyet konusuyla aynı yöndeki başka bir başvuru üzerine Ankara 10. İdare
Mahkemesince verilen 26/ 11/ 2013 tarihli ve E :2013 / 694, K :2013 / 1662 sayılı kararın temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Onbirinci Dairesi tarafından verilen 26/ 11/ 2014 tarihli ve
E :2014 / 1363, K:2014 / 7360 sayılı kararda “3713 sayılı Kanun’un 21. maddesinde, 4082 sayılı
Kanun’un 6. maddesiyle yapılan değişiklikle getirilen, ” 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi” hakkı, madde kapsamındaki haklardan yararlanacak ilgili kişileri kapsamakta olup;
Kanunda bu haklardan yararlanacak kişilerle ilgili bir tarih sınırlamasına yer verilmemiştir . Bu nedenle; Kanun hükmünde yer almayan bir tarih sınırlamasının, davaya konu Emekli Sandığı
Yönetim Kurulu kararıyla getirilmesinde ve bu suretle davacıların 30 yıl üzerinden ikramiye ödenmesi talebinin reddedilmesine dayanak oluşturmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır .
Öte yandan; dava konusu Emekli Sandığı Yönetim Kurulu Kararının, hukuka aykırılığı saptandığından, bu yeni hukuki durum, davacıya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10.maddesi çerçevesinde, 3713 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükmü gereğince 30 yıl üzerinden ikramiye talep etme hakkını sağlayacağından, bu yönde İdareye yeniden başvurarak yeni bir işlem tesis ettirilebileceği de tabiidir .” denilmek suretiyle, düzenlemenin 21 inci madde kapsamındaki haklardan yararlanacak kişileri kapsadığı, Kanunda bu haklardan yararlanacak kişilerle ilgili bir tarih sınırlamasına yer verilmediği belirtilerek değişen 21 inci maddenin ilgililere 30 yıl üzerinden
7 / 9ikramiye talep etme hakkı sağlayacağı ifade edilmiştir .
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde , 3713 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesinin, Kanunun 21 inci maddesinin 01/ 01/ 1968 tarihinden itibaren bu madde kapsamına girenleri de kapsayacak şekilde uygulanacağını düzenlediği, 21 inci maddede yapılacak her türlü değişikliğin aksine bir düzenlemeye gidilmedikçe ilgili değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce madde kapsamına girmiş kişilere de uygulanması gerektiği, bu çerçevede, 4082 sayılı Kanunla 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi hakkının 01/ 01/ 1968 tarihinden itibaren madde kapsamında kabul edilenleri de kapsadığı ve bu kişiler açısından yeni bir hukuksal durum ortaya çıktığı değerlendirildiğinden, başvuranın 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin reddi yönünde idarece tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare
Mahkemesine yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun KABULÜNE, Başvurana, 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı tarih esas alınarak Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında emekli ikramiyesi ödenmesi yönünde bir işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA ,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
8 / 9Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi