ÖZET: Bu karar, 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi uyarınca emeklilik tazminatının ödenip ödenmeyeceği hususunu ele almaktadır. Başvuran, kamu görevinden ihraç edildikten sonra emekli olmuş ve tazminat talep etmiştir. İlgili mevzuat ve mahkeme kararları incelendiğinde, emeklilik tazminatının ödenmesi için başvuranın emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olma şartının aranmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddedilmesine yönelik idari işlemin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talep ettiği tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Karar, kamu görevlilerinin sosyal ve parasal haklarının geliştirilmesi amacıyla düzenlenen tazminatın, emeklilikle bağlantılı bir hak olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11380-S.21.18318

BAŞVURU NO : 2021/3215

KARAR TARİHİ : 06/08/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi uyarınca emeklilik tazminatı ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; Burdur Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevliyken 01/09/2016 tarihli ve 672 sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiğini, 01/10/2020 tarihi itibariyle emekliye ayrıldığını ve 2020 yılının Aralık ayında tarihinde emekli maaş bankasını ve hesabını belirlediğini, akabinde 02/12/2020 tarihli dilekçesi ile 375 sayılı KHK’nın 1 inci fıkrasının (D) bendi gereğince tazminatının tarafına ödenmesi için Burdur Valiliği Emniyet Müdürlüğüne müracaatta bulunduğunu, dilekçesinde tereddüt halinde Maliye Bakanlığına görüş sorularak yerine getirilmesini talep ettiğini ve bazı kurumların tazminat (yolluk) ödemesi yaptığını belirttiğini, yaptığı araştırmalar sonucunda

Milli Eğitim Bakanlığının kendisiyle aynı durumdaki kişiler hakkında Maliye Bakanlığından görüş istediğini ve Maliye Bakanlığının olumlu görüş verdiğini tespit ederek müracaatının ekine ekleyerek bunun göz önünde bulundurulmasını istediğini, ancak talebinin Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2018 tarihli bir yazısı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, emeklilik hakkını kazanması ile birlikte 375 sayılı KHK’nın 1 inci fıkrasının (D) bendi gereği tazminatının tarafına ödenmesi gerektiğini, kendisiyle aynı durumda olan kişilere bazı kurumların ödeme yaptığını, Van İdare Mahkemesi’nin de yolluk ödenmesine dair örnek bir kararının bulunduğunu, 2000 (iki bin) TL civarında olan yolluk miktarının, idare mahkemesine konu olunca

Devlete olan yükünün 4500-5000 TL civarında olacağını, bunun da Devletimizi ayrıca zarara uğratmak anlamına geldiğini ifade ederek; emeklilik tazminatı hakkının emekliliğe sevk edildiği tarih itibariyle yasal faizi ile birlikte emekli maaş hesabına yatırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

1.Emniyet Genel Müdürlüğünün 05/07/2021 tarihli ve sayılı yazısında;

2.1. Uygulayıcı birim olan Burdur İl Emniyet Müdürlüğünden alınan 24/06/2021 tarihli ve sayılı yazısında; başvuranın Burdur Emniyet Müdürlüğüne verdiği 02/12/2020 tarihli dilekçesi ile 375 sayılı KHK’nın 1/d maddesi gereğince tarafına emekli yolluğu (tazminat) ödenmesi talebinde bulunduğunun ve dilekçenin ekinde mezkur kanun maddesi kapsamında tazminatın ödenip ödenemeyeceği hususunda Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün Milli Eğitim

Bakanlığına hitaben yazdığı 14/02/2017 tarih ve sayılı görüşün gönderdiğinin, dilekçeye cevaben aynı kanun maddesi kapsamında tazminatın ödenip ödenemeyeceği hususunda Emniyet Genel Müdürlüğünün 05/04/2018 tarihli yazısına istinaden işlem yapıldığının bildirildiği, 2.1. Uygulayıcı birim olan Emeklilik Büro Amirliğinin 25.06.2021 tarihli ve sayılı yazısında ise; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39 uncu maddesi gereğince emeklilikte öngörülen 25 hizmet yılının, aynı Kanunun Geçici 205 inci maddesi gereğince de emeklilik yaşının doldurulması halinde emekli aylığı bağlanabileceğinin hükme bağlandığının; Personel

Bilgi Sisteminde yapılan incelemede, başvuranın 02/09/2016 tarihine kadar fiili hizmetinin 19 yıl 5 ay 2 gün, fiili hizmet zammı (yıpranma) süresinin 4 yıl 10 ay 8 gün ve 8 ay askerlik borçlanması ile birlikte toplam hizmet süresinin 24 yıl 11 ay 10 gün olduğunun, emeklilik için geçerli 25 yıl hizmet süresini doldurmadığının ve anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin gereği Emniyet Teşkilatından ilişiğinin kesildiğinin, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39 uncu maddesi gereğince emekliliği hak etmediğinin; Emniyet Teşkilatından ilişiği kesilen personelin, kesin emeklilik tarihi ve emeklilik işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yürütüldüğünün; başvuran hakkında

Personel Daire Başkanlığına gönderilen 28/09/2020 yazıda 25 yıl 2 ay 16 gün hizmet süresiyle 01/10/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı bağlandığının bildirildiği, 2.3. Uygulayıcı birim olan Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının 22/06/2021 tarihli ve sayılı yazısında ise; 375 sayılı kanun Hükmünde Kararnamenin l inci maddesinin (d) bendinde emekli olanlara kurumlarınca ödenmekte olan tazminatın kimleri kapsayacağı hususunun düzenlendiğinin; kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ederek emekli olanlara emekli tazminatının (yolluğunun) ödenip ödenemeyeceği hususundaki tereddüde ilişkin olarak 03/03/2017 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığına görüş yazıldığının ancak henüz bir cevap alınamadığının bildirildiği, 2.4. Konuya ilişkin başka bir davacı tarafından İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davada, Kocaeli 2. İdare

Mahkemesinin sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince sayılı kararı ile istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verildiği, 3. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün 29/06/2021 tarihli ve sayılı yazısında; 3.1. 27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin birinci maddesinin (D) bendi kapsamına girenlerden emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenmesi mümkün bulunduğu, /

3.2.Diğer taraftan, aylıklarını personel kanunlarına göre alanlara söz konusu tazminatın ödenebilmesi için

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda belirtilen hizmet ve yaş şartının sağlanması

gerektiği; bu şartları sağlayanlara 375 sayılı KHK’nın 1 nci maddesinin (D) bendinde yer alan tazminatın ödenmesi konusunda bahse konu bentte kamu görevlisi olma şartına yer verilmediğinin görüldüğü; 3.3. Mülga Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından Milli Eğitim Bakanlığına gönderilen 14/02/2017 tarihli ve sayılı yazıda yer alan, OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lara istinaden kamu görevinden ihraç edilen ve ihraç edildikten sonra emekli olanların hizmet ve yaş şartının sağlanması halinde, söz konusu tazminatın ödenmesi gerektiği yönündeki görüşte bir değişiklik olmamakla birlikte, söz konusu tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun aşağıda yer alan açıklamaların da dikkate alınarak idarelerce değerlendirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü, 3.4. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 1 inci maddesinde terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemler olarak tanımlandığı, 3.5. Ayrıca, 3713 sayılı Kanunun 20/A maddesinin birinci fıkrasında ise “Türk Ceza Kanununun İkinci

Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ve bu Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” hükmüne yer verildiği, 3.6.Öte yandan, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı maddelerinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca

Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve KHK’lara ekli listelerde yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği, kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetlerinin alınacağı ve bu kişilerin görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecekleri, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekleri, bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevlerinin de sona ermiş sayılacağı, bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisanslarının iptal edileceği ve bu kişilerin oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilecekleri, bu kişilerin özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacakları, bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurulularınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde

/

bulunulacağı ve bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlarının iptal edileceği, kamu görevinden çıkarılanların, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacakları yönünde düzenlemelere yer verildiği, 3.7. Bu itibarla, OHAL kapsamında çıkartılan KHK’larla görevine son verilen personele 375 sayılı

KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun, yukarıda belirtilen hükümler de göz önünde bulundurularak ilgili idarelerce karar verilmesi gerektiğinin, ayrıca ilgililerin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları yönünden mahkemelerce verilmiş ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı vb. kısıtlamaların olup olmadığının da idarelerce dikkate alınması gerektiğinin değerlendirildiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 30/06/1989 sayılı ve 20211 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 1 inci maddesinde; “A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir.

… D) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22/01/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.”

/

7. 10/07/2018 ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı

Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü” başlıklı 220/A maddesinde;

“(1) Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

… g) Bakanlığın görev alanına giren hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri gidermek,” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuruya konu uyuşmazlıkta OHAL kapsamında çıkartılan 672 sayılı KHK ile kamu görevine son verilen başvurana 375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun aydınlatılması gerekmektedir.

10. 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunan yahut haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan memur ve hizmetlilere, Türkiye dahilinde ikamet edecekleri yere kadar ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı olarak harcırah verileceği kurala bağlanmış iken; bu hüküm, ilgilinin gerçek ikametgah yerinin tespiti ve belgelendirilmesi, gerçeğe aykırı beyan, başvuru süresi ve benzeri ihtilaflar nedeniyle 12/08/2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlan 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (c) bendi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

11. 4969 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesine eklenen (D) bendi ile yapılan yeni düzenlemede; aylıklarını (A) bendinde sayılan kanunlara göre alan personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ve terhis olan yedek subaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lira tutarında tazminat ödeneceği hükme bağlanmıştır. Akabinde, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un

118 inci maddesi ile bu bentte yer alan “beşyüz milyon lira” ibaresi “(12.105) gösterge rakamının memur

aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak” şeklinde değiştirilerek, maktu olarak belirlenen tutar yerine

657 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesi uyarınca belirlenen aylık katsayıya endeksli bir tazminat miktarı

belirlenmiştir.

12. Bu bilgiler ışığında dosyanın incelenmesinden, başvuranın, 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak çalışmakta iken 18/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve 01/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiği, akabinde 01/10/2020 tarihi itibariyle emekli olduğu, 02/12/2020 tarihli dilekçe ile 375 sayılı

KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi için Burdur İl Emniyet

/

Müdürlüğüne yaptığı başvurusunun idarenin 28/12/2020 tarihli ve 3172 sayılı yazısıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.

13. KHK ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olup emekli yolluğu talep edenlere tazminat ödenip ödenemeyeceği konusunda yaşanan tereddüt nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğünün 03/03/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla (mülga) Maliye Bakanlığından görüş sorulduğu, ancak söz konusu

Bakanlık tarafından herhangi bir görüş verilmediği; ancak, Strateji Geliştirme Başkanlığının 02/02/2018 tarihli görüş talebi üzerine Hukuk Müşavirliğinin 05/04/2018 tarihli ve sayılı yazısıyla “Olağanüstü Hal Kapsamında düzenlenen Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan personelin, emekli olduğu tarihte Devlet Memuru statüsünde bulunmaması ve kurumundan ilişik kesmek suretiyle emekliye ayrılmaması nedeniyle “Emekli Olanlara Ödenen Tazminat” kapsamında yurtiçi sürekli görev yolluğunun ödenmesinin uygun olmayacağı”, bu bağlamda kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olanlara 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi konusunda, mevzuatın söz konusu tazminata hak kazanmayı personel olma şartına bağladığından ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarih itibariyle kamu görevlisi sıfatını kaybetmeleri nedeniyle ödeme yapılmasının mümkün olmadığı şeklinde görüş verildiği ve bu konudaki taleplerinin bu görüşe istinaden reddedildiği görülmektedir.

14. Ancak, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 220/A maddesi uyarınca Bakanlığın görev alanına giren hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek ve bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri giderme görevi bulunan Hazine ve Maliye Bakanlığı

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün, bilgi ve görüş talebimiz üzerine Kurumumuza gönderdiği 29/06/2021 tarihli ve sayılı yazısında, 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenmesi konusunda kamu görevlisi olma şartına yer verilmediği vurgulanmıştır.

15. Ayrıca belirtmek gerekir ki Milli Eğitim Bakanlığının 07/02/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla

OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lara istinaden kamu görevinden ihraç edilen ve ihraç edildikten sonra sonraki zamanda emekli olabilmeleri için gereken şartları taşıyarak emekliye ayrılanlara 375 sayılı

KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenip ödenmeyeceği konusundaki görüş talebine ise (mülga) Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 14/02/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla söz konusu tazminatın ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği şeklinde görüş verilmiş olup; Kurumumuzun bahsi geçen görüşte herhangi bir değişiklik olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünce söz konusu görüşte bir değişiklik olmadığı ifade edilmiştir.

16. Diğer yandan, Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün Kurumumuza gönderdiği mezkur görüş yazısında, 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceğine 3713 sayılı Kanun’un ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin bazı hükümleri göz önünde bulundurularak idarece karar verilmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmektedir.

Ancak, bakılmakta olan uyuşmazlıkta, işaret edilen mezkur hükümler çerçevesinde başvuranın malları ile hak ve alacakları yönünden ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz veya tasarruf yetkisini kısıtlayıcı tedbirler bulunduğu yönünde idarece herhangi bir bilgi belge sunulmamıştır.

17. Bununla birlikte, idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda, konuyla ilgili olarak İçişleri

Bakanlığı aleyhine açılan davada Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin ve sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul

Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin ve sayılı kararı ile istinaf

/

başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verildiği ifade edilmişse de, söz konusu kararların birer örneği gönderilmediğinden, bahsi geçen davanın incelenmekte olan uyuşmazlık ile tam uyumlu olup olmadığı anlaşılmamıştır. Bununla birlikte idare tarafından Kurumumuza gönderilen ve Burdur Valiliği (İl Emniyet

Müdürlüğü) aleyhine Isparta İdare Mahkemesi nezdinde açılan davalar üzerine, Isparta İdare

Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve sayılı kararı ile 05/02/2021 tarihli ve sayılı kararlarda, polis memuru olarak görev yapmakta iken kamu görevinden ihraç edildikten sonra emekli olanların tazminat talepleri reddedilmesi üzerine açtıkları davalarda davacıların talep ettikleri tazminatın talep tarihi itibariyle işletilecek faiziyle birlikte ödenmesi yönünde karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, Kastamonu İdare Mahkemesi 29/05/2019 tarihli ve E.2019/390, K.2019/762 sayılı kararıyla, Eskişehir İdare Mahkemesi de 14/02/2020 tarihli ve E.2019/566 ve

K.2020/149 kararıyla benzer şekilde karar vermiştir.

18. Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın yukarıda yer verilen mahkeme kararlarında vurgulandığı üzere belirli statüde görevlendirilen çalışanların sosyal ve parasal haklarının geliştirilmesi amacıyla getirilen parasal bir hak olduğu, Maliye Bakanlığının görüş yazısı ve mahkeme kararları da gözetilerek emeklilik tazminatı ödenmesi için mevzuatta ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartının aranmadığı, bu bakımdan emeklilik tazminatı ödemesinin emekliliğe bağlı bir hak olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi için mevzuatta ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartının bulunmaması ve başvuranın söz konusu bentte sayılanlar kapsamına girmesi nedeniyle, başvuranın tazminat talebinin reddedilmesine yönelik işleminin hukuka uygun olmadığı değerlendirildiğinden, başvuranın talep ettiği tazminatın yasal faiziyle birlikte başvurana ödenmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin

idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma sür esinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Isparta İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; /

Başvuranın talep ettiği 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın yasal faiziyle birlikte başvurana ödenmesi yönünde EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Emniyet Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi