ÖZET: Danıştay, 4532 sayılı Kanunla getirilen geçici 6. maddenin mülhak vakıflara uygulanıp uygulanamayacağı hususunda bir duraksama yaşandığını belirtmiştir. Mülhak vakıflar, mütevellileri tarafından yönetilen ve ayrı tüzel kişilikleri olan vakıflardır. 2762 sayılı Vakıflar Kanunu’na göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen vakıflar yalnızca mazbut vakıflar olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle, 4532 sayılı Kanunla eklenen geçici 6. madde hükmü, yalnızca Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temsil edilen mazbut vakıflara ait gayrimenkullere uygulanabilir.

Sonuç olarak, Danıştay, mülhak vakıflara ait gayrimenkullerin 4532 sayılı Kanun kapsamına girmediğine ve bu nedenle ilgili hükmün yalnızca mazbut vakıflar için geçerli olduğuna karar vermiştir. Bu değerlendirme, mülhak vakıfların ayrı tüzel kişilikleri olduğu ve kendi mütevellileri tarafından yönetildiği gerçeğine dayanmaktadır. Karar, oybirliğiyle alınmış ve dosya Danıştay Başkanlığına sunulmuştur.

1. Daire         2000/49 E.  ,  2000/44 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2000/49
Karar No : 2000/44

Vakıflar Genel Müdürlüğü ile temsil ve idare ettiği vakıflara ait gayrimenkullerin 2000 yılına ait kira bedellerinin tesbitinde uygulanacak artış oranını % 25 olarak belirleyen 4532 sayılı Kanun kapsamına mülhak vakıflara ait gayrimenkullerin de girip girmediği hususunda oluşan duraksamanın giderilmesi istemine ilişkin Başbakanlığın 21.3.2000 günlü ve Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü 1420 sayılı yazısına ekli Devlet Bakanlığı (Vakıflar Genel Müdürlüğü) yazısında aynen:
“Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair 4532 sayılı Kanun 18.2.2000 tarihli ve 23968 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Kanunun genel ve madde gerekçeleri ekte sunulmuş, Kanun Türkiye’nin ekonomik koşullarında özellikle deprem nedeniyle meydana gelen olağanüstü zorluklar ve 4331 sayılı kanunun uygulanması sonucu sözleşmeye bağlanan yüksek miktarlardaki kiraların ödenmesinde güçlükler doğması gerekçesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne arz edilmiştir.
Anılan Kanunun 1 inci maddesi ile 227 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 6 ncı madde de “Vakıflar Genel Müdürlüğü ile temsil ve idare ettiği vakıflara ait gayrimenkullerin…” denilmektedir.
4331, 2762 sayılı Kanunlar ve 227 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan hükümler ile 4532 sayılı Kanun ve gerekçesi karşısında mülhak vakıflara ait gayrimenkullerin de 4532 sayılı Kanun kapsamında olduğu düşünülmekte olup, uygulamaya esas olmak üzere konu hakkında Danıştay’ın görüşünün alınması hususunu takdirlerinize arz ederim.” denilmektedir.
Dairemizce yapılan çağrı üzerine gelen Vakıflar Genel Müdürlüğü Hukuk Müşaviri …’in açıklamaları da dinlendikten sonra konu incelenerek;

Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
4532 sayılı Kanunla 227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 6 ncı maddede; “Vakıflar Genel Müdürlüğü ile temsil ve idare ettiği vakıflara ait gayrimenkullerin 2000 yılına ait kira bedelleri, 1999 yılı kira bedelinin %25 oranında artırılması ile bulunan miktardır” hükmü yer almaktadır.
İstem, söz konusu geçici 6 ncı madde hükmünün mülhak vakıflara ait gayrimenkullere de uygulanıp uygulanamayacağı hususunda oluşan duraksamanın giderilmesine ilişkin bulunmaktadır.
2762 sayılı Vakıflar Kanununun 1 inci maddesinde, beş bend halinde sayılan vakıfların hepsine birden “mazbut vakıflar” denildiği ve bunların Vakıflar Genel Müdürlüğünce idare olunacağı belirtildikten sonra mütevelliliği vakfedenlerin fer’ilerine şart edilmiş vakıflara “mülhak vakıflar” denildiği ve bunların mütevellileri tarafından idare olunacağı vurgulanmıştır.
Sözü geçen Kanunun 6 ncı maddesinde de mazbut ve mülhak vakıflarla ilgili yukarıda belirtilen tanım ve nitelemelere koşut olarak bunların tüzelkişiliklerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasında, mülhak vakıfların ayrı ayrı birer tüzelkişilik sayılacakları, kendi taahhütleri ile ilzam olunacakları ve borçlarını kendi mallarından ödeyecekleri belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasında da “Umum Müdürlüğün idare ve temsil ettiği vakıflar da bir kül halinde hükmi şahsiyet sayılır.” denilmiştir.
Söz konusu maddelerin birlikte incelenmesinden, mülhak vakıfların ayrı ayrı tüzelkişilikleri olduğu ve bunların mütevellileri tarafından yönetildiği, Kanunda yer alan ve Genel Müdürlüğün “idare ve temsil ettiği” ibaresiyle nitelenen vakıfların da mazbut vakıflar olduğu açıkca anlaşılmaktadır.
4532 sayılı Kanunla 227 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 6 ncı maddede yukarıda belirtilen “Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ve temsil ettiği” ibaresi aynen yinelendiğinden, bu ibare ile nitelenen vakıfların mazbut vakıflar olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda, 4532 sayılı Kanunla 227 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 6 ncı madde hükmünün, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait gayrimenkuller hakkında uygulanması gerektiği, mülhak vakıflara ait gayrimenkullere ise uygulanamayacağı sonucuna varılarak dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 29.3.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
1. **Vakıf** nedir?

Cevap: Bir vakfın, bir kimsenin mülkiyetinden ayrılan, gelir getirici taşınır ve taşınmaz mallarla birlikte malvarlığını da ilgilendiren ve bu gibi gelirlerin belirli bir kişi veya grup tarafından kullanılmasına dayanan hukuki kişiliğe sahip bir malî tesis.

2. **Mazbut Vakıf** nedir?

Cevap: Devletin himayesinde olan vakıflara mazbut vakıf denir. Bunların idaresi, Vakıflar Genel Müdürlüğince yapılır.

3. **Vakfın Tüzel Kişiliği** nedir?

Cevap: Bir vakfa tüzel kişilik sıfatı verildikten sonra o vakıf diğer üçüncü kişi ve kurumlara karşı tüzel kişilik olarak hareket eder.

4. **Mülhak Vakıf** nedir?

Cevap: Bir kimsenin kendi mal varlığını, maddi durumuna göre belli bir gelir getirmeyecek olsa bile vakfettiği vakıfların idaresine mülhak vakıf denir.

5. **İstemin Amacı Nedir?**

Cevap: İstem; 4532 sayılı Kanunun uygulanmasında oluşan duraksamanın giderilmesi hususunda Danıştay’dan görüş istemektir.