ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, Eskişehir 2. İş Mahkemesi ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararları doğrultusunda, ücretli izinde olduğu 49 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına eklenmesini talep etmiştir. Ancak SGK, başvuranın açtığı alacak davasının, yalnızca kullanmadığı izinlerin ücretinin ödenmesine yönelik olduğunu ve bu kararlarda prim gün eksikliği tespit edilmediğini belirtmiştir. Başvuranın prim gün sayısının hesaplanmasında, ilgili mevzuat çerçevesinde işlem yapıldığı ifade edilmiştir.

SGK, başvuranın 49 günlük ücretli izin süresinin, işveren tarafından SGK’ya bildirildiğini ve bu süreye ilişkin primlerin tahsil edildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, bu sürenin tekrar hizmet süresi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını değerlendirerek, ret kararı verilmesini önermiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın başvurana ve SGK’ya tebliğ edilmesi sağlanmıştır. Başvuranın, ilgili idarenin işlemine karşı yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/3922-S.21.6455

BAŞVURU NO : 2020/97307

KARAR TARİHİ : 11/03/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın prim ödeme gün sayısı hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 25/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin sayılı kararı ve Yargıtay 22.

Hukuk Dairesinin sayılı kararı uyarınca ücretli izinde olduğu 49 günlük süreye ilişkin primlerin Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) işvereninden tahsil edilmesi gerektiği, söz konusu sürenin prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiği, fakat 18/06/2020 tarihli hizmet dökümüne bakıldığında 49 günlük sürenin toplam gün sayısına eklenmediğinin görüldüğü ifade edilerek anılan sürenin prim ödeme gün sayısına eklenmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. SGK’nin 23/11/2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Başvuranın, Eskişehir 2. İş Mahkemesinde açmış olduğu alacak davasında Kurumlarının taraf olarak bulunmadığı, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin sayılı kararı ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin sayılı kararının, başvuranın 49 günlük kullanmadığı izinlerine ait ücretlerin ödenmesine yönelik olduğu, söz konusu kararlarda gün eksikliği olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı, 2.1. Sigorta primine dair tutulması gereken kazançlardan fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti (49 güne tekabül eden) brüt 2.102,59-TL ve fazla çalışma ücretlerine ait 7.533,85-TL brüt ücretler üzerinden ilgili dönemlere günsüz, ek tahakkuk yapıldığı, ilgili mahkeme kararlarında gün eksikliği olduğuna dair bir tespitin olmadığı gibi, sigorta hizmetlerinin incelenmesinden eksik bildirilen günlerin istirahatli (raporlu) ve diğer nedenler olduğu, 2.2. Başvuranın, hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin ücretinin 01/09/2006 ile 01/09/2014 tarihleri arasındaki dönemdeki çalışmalarında kaynaklandığı, yıllık fazla çalışma ücretlerinin 06/08/2011 ile 27/06/2014 tarihleri arasındaki dönemdeki çalışmalarında kaynaklandığı, başvuranın hizmetlerinin ihaleli iş üstlenen 4 işyerine ait olduğu dönemleri kapsadığı, 2.3. Prime esas kazancın tespitine ilişkin; 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ve (b) bendinde belirtildiği gibi ve 4857 sayılı İş Kanunu 61. maddesi ile S.S.İ.

Yönetmeliğinin 97, 98 ve 99. maddeleri, İşveren Uygulama Yönetmeliğinin 7.1., 7.2. maddeleri gereğine işlem yapıldığı, ek tahakkuk belgeleri düzenlenmiş dönemlerde başvuranın sigorta olarak bildirimi yapılmış olduğundan aynı süreler için tekrar hizmet süresi işlenmesinin mümkün olmadığı ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun;

5.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi:

“Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi

mükellefi olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş

komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,

4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,”,

5.2. “Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinin birinci fıkrası:

“4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve

işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt

bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.

…”, 6. 12.05.2010 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin; 6.1. “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların

prime esas kazançları” başlıklı 97’inci maddesi:

“(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları, Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenir.

(2) Geçici iş göremezlik ödeneği alan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara istirahatlı bulundukları sürede; a) Geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmadan verilmesine devam edilen tam ücret, b) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine istinaden verilen geçici iş göremezlik ödeneğinin işverene iadesi ile alınan tam ücret, c) Geçici iş göremezlik ödeneği ile ödenek alınan süredeki kazancı arasındaki ücret farkı, ç) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayalı olmadan geçici iş göremezlik ödeneği aldığı sürede atıfet kabilinde yapılan ödemeler, çalışılan sürelerde ödenen ücretler olarak prime tabi tutulur. İstirahatlı olunan süre için bu fıkranın (c) ve (ç) bentlerine göre ödenen günlük fark tutar, günlük sigorta primine esas kazancın alt sınırının altında kalması durumunda günlük alt sınıra yükseltilir.

(3) Bu sigortalılardan, birden çok işverenin işinde çalışanların, bu işlerden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı dikkate alınır ve primler buna göre hesaplanır.

(4) (Ek:RG-16/6/2011-27966)(6) Kanunun 4 üncü maddesi ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi sigortalılıklarından dolayı bu kanunlara göre gelir veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlardan; kamu idarelerinde çalışanlar hariç olmak üzere tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların prime esas kazançları Kanunun 82 nci maddesinin alt ve üst sınırları arasında olmak kaydıyla kendilerince belirlenir.

(6) Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki toplu taşıma aracı işyerleri ile Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesi ile bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin, 30 gün üzerinden prime esas kazançları Kanunun 82 nci maddesinin alt ve üst sınırları arasında olmak kaydıyla kendilerince belirlenir.

(6) (Ek:RG-16/6/2011-27966)(6) 1/3/2011 tarihinden itibaren bu maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen sigortalılardan, 2011 yılı için Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük (Değişik ibare:RG-25/8/2016-29812)(17) kazancın on sekiz katı üzerinden başlanılarak, takip eden her yıl için bir puan artırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere prim alınır.

(7) (Ek:RG-25/8/2016-29812)(17) Bu maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen sigortalıların, ay içinde 30 günden az çalışan veya Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında isteğe bağlı sigorta primi ödeyen sigortalıların ve Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazancıyla ilgili beyanı, beyanın yapıldığı tarihteki aydan başlanılarak dikkate alınır ve yapılmış olan bu beyan değiştirilmediği sürece sonraki aylar için de yapılmış sayılır. Beyanda bulunmayan veya beyanları Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katının altında kalan sigortalının aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katıdır.

(8) (Ek:RG-5/12/2017-30261) Kanunun ek 15 inci maddesi kapsamındaki güvenlik korucularının prime esas günlük kazançları 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı olup primlerin sigortalı ve işveren hissesinin tamamı valiliklerce ödenir…”, 6.2. “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların

prime esas kazançları” başlıklı 98’inci maddesi:

“(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aynı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörüldüğü şekilde belirlenir.

a) Aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartıyla, sigortalı tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Sigortalının prime esas kazancıyla ilgili beyanı, beyanın yapıldığı tarihteki aydan başlanılarak dikkate alınır ve yapılmış olan bu beyan değiştirilmediği sürece sonraki aylar için de yapılmış sayılır. (Mülga cümle:RG-5/12/2017-30261)(…) Beyanda bulunmayan (Mülga ibare:RG-5/12/2017-30261) (…) veya beyanları Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katının altında kalan sigortalının aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katıdır. (Ek cümle:RG-21/8/2013-28742) e-Devlet üzerinden yapılan prime esas günlük kazanç beyanları, Kuruma verilmiş beyan olarak kabul edilir. (Ek cümleler:RG-25/8/2016-29812)(17) Prime esas kazanç beyanı ay içinde bir kez verilebilir. Aynı ay içinde başlatılan yeniden sigortalılık hali hariç olmak üzere, sigortalılık süresi sona erdikten sonra beyanın geçerliliği ortadan kalkar.

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu sonradan anlaşılan ve tescil işlemleri sonradan geriye yönelik olarak yapılan sigortalıların prime esas kazançları, tescil işlemlerine ilişkin bildirimin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde beyanda bulunulması ve beyanın 1/10/2008 ve sonraki sürelere ilişkin olması şartıyla kabul edilir.

b) Sigortalının, sigortalılığının başladığı ay içinde iş kazasına uğraması veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğinin başlaması hâlinde, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğin başladığı tarihten önce beyanda bulunmamış ise, sigortalılığının başladığı ayda yapacağı prime esas kazanç beyanı; ödeyeceği prim yönünden takip eden aydan başlanılarak dikkate alınır. Bu beyan iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirin hesabında esas alınmaz. Bu durumda sigortalılığın başladığı ayda prime esas kazancın ve iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirin hesabında prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınır.

c) (Değişik:RG-25/8/2016-29812)(17) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması halinde yukarıda belirtilen esaslara göre tek beyanda bulunulur.

ç) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, (Mülga ibare:RG-5/12/2017-30261)(20) (…) tarım işlerinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların prime esas kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği yıldan başlamak üzere, 80 inci maddesine göre belirlenen günlük kazancın 15 katı dikkate alınır. Bu oran 30 katı geçmemek üzere her yıl 1 puan artırılarak uygulanır.”

7. 4857 Sayılı İş Kanununun “İzinlere ilişkin düzenlemeler” başlıklı 61’inci maddesi:

“Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.”, 8. Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 18/06/2020 tarih ve 2020/20 sayılı Genelgesinin ikinci kısım üçüncü bölümünün”1-İşverenlere yönelik olarak açılan alacak davalarında alınan kararlara ilişkin yapılacak işlemler” başlıklı 1’inci

maddesi:

“Bilindiği üzere Kurumumuzun taraf olduğu hizmet tespit davalarında karara bağlanan süreler sigortalılık hizmeti olarak işleme alınmakta olup, işverenlere yönelik olarak açılan alacak davalarında alınan kararlara ilişkin aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

1.1-Alacak davaları yönünden

Alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalı bildirimi yoksa:

Mahkeme kararlarında, alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalılık bildiriminin bulunmadığının anlaşılması halinde mahkemede karar verilen alacak tutarları için her hangi bir işlem yapılmayacak, başka bir ifade ile dava konusu sürelerde davacı kişinin sigortalılık bildiriminin bulunmadığının tespiti halinde, işverenlerden aylık prim ve hizmet belgesi istenmeyecek veya bu belgeler ünitelerimizce re’sen düzenlenmeyecektir. Öte yandan mahkeme kararlarında her ne kadar alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalılık bildiriminin bulunmadığı anlaşılmış olsa da ilgili dönem veya dönemler için karar verilen alacak tutarları alacak davasına konu olan kişiler arasında bir çalışma ilişkisinin bulunabileceğine karine oluşturduğundan gerekli incelemenin yapılması amacıyla konu Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına havale edilecek ve düzenlenecek rapora göre işlem yapılacaktır.

Alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalı bildirimi varsa:

İşverenler tarafından sigortalı bildirimi yapıldığı halde, kazançlarının eksik ödendiğini ileri süren sigortalılarca, işverenleri aleyhine açılan alacak davalarında, mahkemelerce alacak tutarına ilişkin kararların verilmiş olması halinde alacak davalarına ilişkin mahkeme kararları, prime esas kazanca tabi olan ücret ve ücret dışı alacaklar yönünden işleme alınacaktır.

Alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret olması halinde:

Öncelikli olarak mahkeme kararında dönemler belliyse ücret kazançları ilgili aylara mal edilecektir. Ücretin dönemi belli değilse mahkemeden konu hakkında bilgi alınacaktır. Söz konusu ücret alacaklarının dönemleri mahkemeden temin edilmesi halinde ilgili aylara temin edilememesi halinde ise alacak davasına konu olan dönemdeki sigortalılık bildirimi yapılan son ayın, kazancına mal edilecektir.

Alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret dışı olması halinde:

5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği, toplu iş

sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edileceğinden, alacak davasına konu olan ücret dışı ödemelerin öncelikli olarak hizmet akdi devam ediyorsa ödendiği ayın kazancına, hizmet akdi askıdaysa veya devam etmiyorsa prime esas kazancın tabii olduğu en son ayın kazancına mal edilecektir.

Mahkeme kararındaki ücret ve ücret dışı ödemenin birlikte bildirilmesi (ayrıştırılmaması)

halinde:

Mahkemeden ücret ve ücret dışı ödemelerin ayrı ayrı miktarları ve hangi aylara ait olduğu istenecek, bildirilmesi halinde ücret ve ücret dışı alacaklara uygulanan işlemler yapılacak, bildirilmemesi halinde ise ücret ve ücret dışı ödemelerin toplamı alacak davasına konu olan dönemde prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına mal edilecektir.”, şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında Sosyal

Güvenlik Kurumu tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; başvuran; Eskişehir 2. İş Mahkemesinin sayılı kararı ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin sayılı kararı uyarınca ücretli izinde olduğu 49 günlük sürenin hizmet dökümüne eklenmediğini, bu sürenin prim ödeme gün sayısına eklenmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talep etmektedir.

11. Sosyal Güvenlik Kurumunca özetle, başvuranın Eskişehir 2. İş Mahkemesinde açmış olduğu alacak davasının, başvuranın 49 günlük kullanmadığı izinlerine ait ücretlerin ödenmesine yönelik olduğu, söz konusu kararlarda prim gün eksikliği olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı, başvuranın prime esas kazancının tespitinde mevzuata uygum işlem tesis edildiği ifade edilmektedir

12. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın kullanmadığı 49 günlük ücretli izin sürelerinin prim ödeme gün sayısına eklenmesinin gerekip gerekmediği noktasında düğümlendiği görülmektedir.

13. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı addedilmiştir. 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmanın hukuki şartlarından iş ilişkisi, esas olarak hizmet akdine dayanmalıdır ve hizmet akdine tabi çalışma işverene ait işyerinde yerine getirilmelidir. Bir başka ifadeyle 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a)

bendine göre (SSK) sigortalı sayılmanın temel kuralı, iş veya çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğidir.

14. Başvuran, Eskişehir 2. İş Mahkemesinde Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine açmış olduğu davada 01/09/2006 tarihi ile 30/10/2014 tarihleri arasındaki hizmet ilişkisinden doğan kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti alacağı, ulusal bayram ve tatil ücretleri alacağı, izin ücretleri alacağı ve ücret alacağına yönelik talepte bulunmuştur. İlgili mahkemenin kararında başvuran lehine kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacağı ve izin ücret alacağına hükmedilmiştir.

15. Başvuran tarafından işverene yönelik olarak açılan alacak davasında alınan kararlara ilişkin

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak işlemler Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta

Primleri Genel Müdürlüğünün 18/06/2020 tarih ve 2020/20 sayılı Genelgesinde belirlenmiştir.

İlgili genelgeye göre alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret dışı olması halinde izlenecek usul; 5510 sayılı Kanunun 80’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği, yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82’nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dâhil edileceğinden, alacak davasına konu olan ücret dışı ödemelerin öncelikli olarak hizmet akdi devam ediyorsa ödendiği ayın kazancına, hizmet akdi askıdaysa veya devam etmiyorsa prime esas kazancın tabii olduğu en son ayın kazancına mal edileceği şeklindedir.

16. İdare tarafından, başvuranın sigorta primine dair tutulması gereken kazançlardan;

kazançların fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti (49 güne tekabül eden) brüt 2.102,59 TL ve fazla çalışma ücretlerine ait 7.533,85-TL brüt ücretleri üzerinden aktarılan dönemlere günsüz ek tahakkuk yapılarak 18/06/2020 tarih ve 2020/20 sayılı Genelgeye uygun işlem tesis edilmiştir.

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurucu, ücretli izin hakkı olan 49 günlük sürenin hizmet dökümüne eklenmediğini iddia etmektedir. Başvurucunun Eskişehir 2.

İş Mahkemesinde açmış olduğu alacak davasında başvuran lehine kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacağı ve izin ücret alacağına hükmedilmiştir. İdare tarafında alacak davasında alınan kararlara ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak işlemlere ilişkin genelge hükümleri çerçevesinde hareket edildiği, mahkeme kararıyla ücretli izin olarak tespit edilen 49 günlük süreye ilişkin, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalının/başvuranın ücretli olarak bildirimin yapıldığı, bu döneme ilişkin primlerinin idare tarafından ilgili işverenden zaten tahsil edilip başvuranın prim gün sayısına dâhil edildiği, bu bakımdan ücretli izin sürelerinin tekrar hizmet süresi olarak değerlendirilmesinin aynı dönem hakkında aynı işyerinden mükerrer hizmet kazanımı sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, idarenin tesis ettiği işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk ve hesap verebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

V. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi