ÖZET: Başvuran, 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı dönemde ödenen yüksek sigorta primlerinin, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki düşük tavan ücret nedeniyle yok sayılmaması ve ödemelerine eklenmesi talebinde bulunmuştur. Başvuru, 18 Temmuz 2019 tarihinde yapılmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından verilen yanıtta, başvuranın sigortalılık durumu ve prim ödemeleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Başvuranın, 15 Aralık 1985 tarihinde sigortalılığının başladığı ve 29 Nisan 2002 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında bağımsız çalışmaya geçtiği belirtilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın primlerinin tavan ücret üzerinden hesaplandığını ve 506 ile 1479 sayılı Kanunlar arasındaki farklılıkların, prim tahakkuklarını etkilediğini ifade etmiştir. Başvuranın, 506 sayılı Kanun kapsamındaki yüksek primlerinin, 1479 sayılı Kanun kapsamında dikkate alınmaması nedeniyle ortaya çıkan durumun, hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığına karar verilmiştir. Ayrıca, başvuranın emeklilik aşamasında olmaması ve kazanılmış hakların tanımlanması konusundaki belirsizlikler göz önünde bulundurularak, başvurunun reddedilmesi yönünde bir öneri hazırlanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/823-S.20.1322

BAŞVURU NO : 2019/12689

KARAR TARİHİ : 16/01/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun arasındaki sigorta primine esas tavan ücret farklılığı nedeniyle ortaya çıkan fazla sigorta primlerinin yok sayılmayarak, ödemiş olduğu primlere ilave edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 15/10/2018 ve tarihli başvurularında özetle; 29/04/2002 tarihi öncesinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını, sigorta primlerinin tavan ücret üzerinden ödendiğini, fakat 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerini 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri altında birleştirmek istediğinde, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigorta primine esas tavan ücretin daha düşük belirlenmesi nedeniyle 506 sayılı Kanun kapsamında ödemiş olduğu yüksek primlerin boşa gideceğinden bahisle, 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun arasındaki sigorta primine esas tavan ücret farklılığı nedeniyle ortaya çıkan fazla sigorta primlerinin yok sayılmayarak, ödemiş olduğu primlere ilave edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun konuya ilişkin 21/08/2019 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talep yazısına cevaben, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 26/09/2019 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın; sigorta sicil numarası ile 5510 sayılı Kanunun 4/1.(a)

statüsünde ilk defa 15/12/1985 tarihinde başlayan sigortalılığının 28/4/2002 tarihinde sona erdiği, bu statüde 4178 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, 01/11/1999-16/04/2018 tarihleri arasında gelir vergisi mükellefiyeti bulunmakla birlikte sigortalı çalışmasının sona erdiği günü takip eden 29/04/2002 tarihinden itibaren Kanunun 4/1.(b) statüsünde sigortalılığının başlatıldığı, bu kapsamdaki sigortalılığının 16/04/2018 tarihinde sona ermekle birlikte, primlerini düzenli ödememesi nedeniyle Kanunun geçici 76 ncı maddesi gereği en son primini ödediği 30/09/2015 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu, prim borcunu süresinde ödememesi nedeniyle durdurulan 01/10/2015 ile 16/04/2018 tarihleri arasındaki hizmet süresinin talebi halinde ihya etme hakkının bulunduğu,

2.2. 26/09/2002 tarihinde Kuruma intikal ettirilen Bağ-Kur’a Giriş Bildirgesinde, 4/1.(a)

statüsünde çalışmasının bulunduğunu beyan etmesi üzerine 4/1.(a) statüsündeki hizmetlerinin tespit edilerek o tarihteki meri mevzuat gereği hizmet sürelerine karşılık gelen 11 (onbir) inci basamaktan tescilinin yapıldığı, 01/04/2003 tarihinde yasa gereği re’sen 12 nci basamağa yükseltildiği, 12 nci basamaktan sonra sigortalının basamak yükseltme talebi olmadığından 12 nci basamaktan sonra basamak yükseltilmesi yapılmadığı,

2.3. Bağ-Kur kapsamında sigortalı olanların prim tahakkuklarının tespitinde, 01/10/2008 tarihine kadar basamak sisteminin uygulandığı, 01/10/2008 tarihinden itibaren basamak sisteminden vazgeçilerek 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği 4/1.(a)

statüsüne tabi olanlar gibi asgari ücretin alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak kaydıyla kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katı uygulamasına geçildiği,

2.4. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanunun, hizmet birleştirilmesi sonucu aylık bağlanması hallerinde aylığı bağlayacak kurumun tespitini düzenleyen 8 inci maddesi gereği, aylığı bağlayacak kurumun (5510 sayılı Kanunla statünün) kendi mevzuatına göre aylık bağlandığı, hizmet birleştirilmek suretiyle aylık bağlanması hallerinde, 2829 sayılı Kanuna göre aylık talep tarihinden önce primi ödenmiş son 7 yılda en fazla prim ödenen statü hangisi ise o statüdeki emeklilik şartlarına göre işlem yapıldığı,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu

Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kurumu Kanununun;

5.1. “Sigorta primine ve aylıklara esas olan gelir basamakları” başlıklı 50 nci maddesinde; “Bu Kanuna göre sigortalıların ödeyecekleri primler ve bağlanacak aylıklarının hesabında, yirmidört basamaklı gelir tablosu uygulanır. Tabloda yer alan gelir basamakları her yıl 1

e-Posta :

Ocaktan geçerli olmak üzere, önce yıllık programda öngörülen yıl sonu tüketici fiyat indeksi tahmini artış oranı kadar artırılarak bulunan tutara, gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı tahmini artış oranı uygulanmak suretiyle belirlenir. Ancak yılı içinde tüketici fiyat indeksi artış oranının yıl sonu için öngörülenden yüksek gerçekleşmesi halinde öngörülen oranın aşıldığı ayı takip eden aybaşından geçerli olmak üzere gelir basamakları Bakanlar

Kurulunca yeniden belirlenir.”,

5.2. “Gelir basamaklarının seçilmesi” başlıklı 51 inci maddesinde; “Sigortalı, bu Kanuna göre sigortalılığın başladığı tarihte 50 nci maddede belirtilen aylık gelir basamaklarının ilk oniki basamağından dilediğini seçer ve engeç üç ay içinde Kuruma vereceği giriş bildirgesi üzerinde veya dilekçesinde yazılı olarak bildirir.

Üç ay içinde basamak seçilmemesi halinde birinci basamak seçilmiş sayılır.

Ancak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra bu Kanun kapsamına girenlerin basamakları, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirilmek suretiyle belirlenir.”,

5.3. “Gelir basamaklarının yükseltilmesi” başlıklı 52 nci maddesinde; “Sigortalının bu Kanuna göre seçtiği, intibak ettirildiği veya yükseltildiği ilk oniki basamakta bekleme süresi bir yıl, onüçüncü basamaktan itibaren, her bir basamakta bekleme süresi iki yıldır.

İlk onbir basamakta sıra itibariyle basamak yükseltilmesi, prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılır. Onikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilebilmesi için, sigortalının yazılı talepte bulunması ve talep tarihinden önceki ayın sonu itibariyle prim ve diğer borçlarını ödemiş olması şarttır.

Sigortalılar, Kurumca yükseltildikleri tarihten veya yazılı talepte bulundukları tarihi takip eden aybaşından itibaren, basamak yükseltme farkı ile yükseltildikleri basamak üzerinden primlerini öderler.”,

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun;

6.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi

mükellefi olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş

komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,

4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,

c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda

sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak

çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar.”,

6.2. “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir.

…”,

6.3. “Günlük kazanç sınırları” başlıklı 82 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 7,5 katı, ancak sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri için 3 katıdır.”,

6.4. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tabi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı geçici 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır.

Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı

Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”,

7. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanunun;

7.1. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinde; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”,

7.2. “Aylığın hesabında esas alınacak kazançlar” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Birleştirilen hizmet süreleri üzerinden Sosyal Sigortalar Kanununa göre hesaplanacak aylık miktarının tespitinde, T.C. Emekli Sandığına tabi işlerde emekli aylığı bağlanmasına esas aylıklar ile diğer kurumlardaki prime esas kazanç tutarları dikkate alınır.”,

7.3. “Uygulanacak esaslar” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Bu Kanun uyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde ve kesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındaki esaslar uygulanır.”,

8. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun “Günlük kazanç sınırları” başlıklı 78 inci maddesinde (01/08/2000-31/12/2003 arası yürürlükte bulunan hüküm);“Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı 4 000 000 TL., üst sınırı ise alt sınırın üç katıdır. Üst sınırı alt sınırın beş katına kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Günlük kazanç alt sınırı her yıl, ilk olarak Nisan ayında bir önceki yılın Aralık ayı ile ondan önceki yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik

Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı kadar, ikinci olarak bir önceki yılın gayrisafi yurtiçi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar artırılarak belirlenir. Bu şekilde belirlenecek günlük kazanç alt sınırının belirlenmesinde 1000 liranın kesirleri 1000 liraya tamamlanır.”,

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran, yukarıda 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalışmakta iken, 29/04/2002 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakta olduğu, 506 sayılı

Kanun kapsamında çalışmakta olduğu dönemde primlerinin tavan ücret üzerinden ödendiğini,

1479 sayılı Kanun kapsamında sigorta primine esas tavan ücretin daha düşük belirlenmesi

nedeniyle ortaya çıkan fazla sigorta primlerinin yok sayılmayarak, ödemiş olduğu primlere ilave edilmesini talep etmektedir.

11. Başvuranın 15/12/1985 tarihinden 29/04/2002 tarihine değin hizmet akdi ile, bu tarihten itibaren 30/09/2015 tarihine kadar hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakta olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumundan aktif olarak herhangi bir emekli aylığı almadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının cevabi yazısı eki 13/09/2019 tarihli hizmet dökümünden anlaşılmaktadır.

12. Başvuru konusu “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen hükümler ile birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın statüsünün, bir diğer ifade ile tabi olduğu sosyal güvenlik mevzuatının değiştiği 29/04/2002 tarihinde yürürlükte olan hükümler uyarınca; 506 sayılı

Kanun kapsamında ödenecek primlere esas günlük kazanca alt ve üst sınırlar getirildiği, 1479 sayılı Kanun kapsamında ise basamak sisteminin uygulandığı, birinci basamağın alt sınırı, yirmidördüncü basamağın ise üst sınırı temsil ettiği görülmektedir. Dolayısıyla, her iki

Kanunda alt üst kazanç sınırlarının farklı olarak belirlendiği ve bu hususun uyuşmazlığın temelini oluşturduğu tespit edilmiştir.

13. Kanunların uygulandığı dönemin sosyoekonomik yapısı, meslek dallarının da çeşitliliği ve farklılığı gözetilmek suretiyle, kanun koyucunun iradesinin; iki Kanun arasında alt üst kazanç sınırları arasında farklılık olması yönünde tecelli ettiği anlaşılmaktadır.

14. 1479 sayılı Kanun uyarınca; basamak sisteminde sigortalılar yirmidört adet gelir basamağından birini seçmekte ve bu basamak esas olmak üzere prim ödemektedir. Geçmişte farklı bir statüde hizmeti olan sigortalıların ise, geçirmiş olduğu süreler dikkate alınarak basamaklarının tespit edildiği, başvuranın 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmakta iken 1479 sayılı Kanun kapsamına geçmesi ile birinci basamak yerine onbirinci basamaktan tescilinin yapıldığı, bir yıl sonra onikinci basamağa re’sen yükseltildiği, ancak onikinci basamak sonrasına yükseltilmek için yazılı talep gerektiği ve başvuranın bu yönde bir talebi olmadığından 5510 sayılı Kanun ile basamak sisteminin kaldırıldığı 01/10/2008 tarihine dek onikinci basamak üzerinden prim ödediği tespit edilmiştir.

15. Anayasa Mahkemesinin 2017/47 Esas, 2017/84 Karar numaralı kararında; “Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden biri olup, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir.

Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar ise bu nitelikte değildir. Kanunlarda yapılan değişiklikler kazanılmış hakları etkilemediği ve hukuk güvenliğini zedelemediği sürece bu değişikliklerin hukuk devleti ilkesine aykırı oldukları ileri sürülemez.” ifadesiyle, kazanılmış hak ve beklenen hak ayırımını yapmıştır.

16. 2829 sayılı Kanunda; sigortalılara, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, kurumun kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 1967 doğumlu başvuranın; halen çalışmakta olduğu, herhangi bir emekli aylığı da almadığı gözetildiğinde, emekliliğinden önceki son yedi yıllık hizmet filli hizmet süresinin hangi kurumdan olacağı ve dolayısıyla kendisine hangi kurumun mevzuatının uygulanacağı hususunda kesin bir belirlilik olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir. Anayasa

Mahkemesinin yukarıda anılan kararı da birlikte değerlendirildiğinde, başvuran için kazanılmış bir haktan ziyade ancak beklenen bir haktan söz edilebileceği ortadadır.

17. Başvuranın henüz emekli aylığı bağlanma aşamasında olmadığı, dolayısıyla kendisi için uygulanacak mevzuat hükümlerinin de belirli olmadığı, bu aşamada kazanılmış bir haktan ve beklenen hak üzerinden de bir hak ihlalinden söz edilmeyeceği değerlendirilmektedir.

18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı

Kanun arasında kazanç sınırlarının farklı belirlenmesi ve başvuranın tescilinin bu doğrultuda yapılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin karara karşı başvuru yollarını gösterme ilkesine uygun davranmadığı anlaşıldığından, bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Zonguldak İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURAN ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi