onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir ve 506 sayılı Kanun’un 26. maddesine dayanmaktadır. Bu madde, iş kazası veya meslek hastalığı durumunda işverenin sorumluluğunu, yalnızca kusur varlığı halinde öngörmektedir. İşverenlerin, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 77. maddesi, işverenlerin gerekli önlemleri almasını ve işçileri bilgilendirmesini zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumunda işverenin kusurunun belirlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması gerekliliği ile doğrudan ilişkilidir.

Mahkeme, davalı işverenin kusur oranını belirlemek için uzman bilirkişi raporuna dayanmak zorundadır. Ancak, önceki bozma ilamında belirtilen eksiklikler göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, hukuka aykırıdır. İş kazasının meydana gelmesinde işçinin de kusurlu olduğu, ancak işverenin yükümlülüklerini yerine getirmediği durumlarda, kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle, mahkeme kararının bozulması ve dosyanın yeniden incelenmesi gerekmektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/4682 E.  ,  2024/5036 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/77 E., 2023/422 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesinde bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … isimli şahsın Afşin-Elbistan A Termik Santrali kömür sahasında kömür harfiyatının boşaltılması işinde görevli iken 16.08.2007 tarihinde gece vardiyasında görevli iken saat 22:00 sıralarında boşaltım sahasına hafriiyat götürürken kullandığı kamyonun sağ arka çekici lastikleri arasına taş sıkıştığı, bahse konu taşı çıkartmak için çaba gösterdiği sırada lastiklerin infilak etmesi nedeniyle aşırı basınç etkisiyle başından darbe alarak ve hayatını kaybetmesi ile neticelenen bir iş kazasının gerçekleştiğini, söz konusu kazada işçinin baret kullanmadığının müfettiş raporunda tespit edildiğini, bahse konu iş kazası ile ilgili düzenlenen SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Raporunda işverenlerin söz konusu işle ilgili bazı tedbirleri almadıklarının anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile, ilk peşin sermaye değeri olan 89.692,19 TL’nin %30’una isabet eden 26.907,65 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Köseoğlu şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kazanın müteveffanın tamamen kendi tedbirsizliği ve dikkatsizliğine dayanan kusuru ile meydana geldiğini, müvekkili tarafından gerekli tüm iş güvenliği önlemlerinin alındığını, işyerince tüm risklerin değerlendirildiğini, çalışanlara koruyucu malzemelerin verildiğini, kullanmalarının sağlandığını, iş güvenliği yönünden gerekli denetimlerin yapıldığını ve aksaklıkların giderildiğini, çalışanlara gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 13.04.2017 tarihli ve 2015/348 E. 2017/60 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne, 58.299,92 TL ilk peşin sermaye değer tutarının tahsis ve onay tarihi olan 24.06.2008 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Mahkeme kararına karşı davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Dairenin 17.10.2017 tarihli ve 2017/5316 E., 2017/6956 K. sayılı kararında hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığının gözetilerek, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş yeniden kusur raporu alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 58.299,92 TL peşin sermaye değerli gelirin, gelir bağlama onay tarihi olan 24.06.2008’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, olayla ilgili olarak kazanın meydana gelmesinde kusur ve ihmallerinin olmadığını, bozma ilamı dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalının Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

    Kusur raporlarının, 506 sayılı Kanun’un 26 ncı, 4857 sayılı Kanun’un 77 nci ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.

    3. Değerlendirme
    Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

    Önceki bozma ilamında; davalı işverene ait “Dekapaj” işi işyerinde kömür madeni üzerindeki hafriyatın nakliyesi işini yapan 53 yaşındaki, E sınıfı sürücü belgeli, İşçi Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri ile kamyon kullanma ve güvenlik tedbirleri eğitimlerini almış, ayrıca teker arasına taş sıkışması halinde müdahale edilmeyeceğine ilişkin ilgili işyeri talimatını imzalayarak bilgilenmiş olan tecrübeli sürücü sigortalının, olay günü gece vardiyasında gece 23.00 sıralarında yüklü aracın teker arasına sıkışan taşı çekiçle vurmak suretiyle çıkarmaya çalıştığı sırada, basıncın etkisiyle tekerleğin infilak etmesi şeklinde oluşan iş kazasında; %65 davalı işveren kusurunu öngören 09.07.2016 günlü kusur raporu gözetilmek suretiyle istemin kabulüne karar verilmesinin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı, konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

    Mahkemece bozma sonrası yargılamada hükme dayanak alınan kusur raporunda aynı oran ve gerekçeler üzerinden davalı işverenin %65, kazalının %35 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Konuya ilişkin olarak ceza soruşturmasında, sigortalının davalı şirket şantiyesinde şoför olarak çalıştığı esnada, kamyonunun dingilinde tekerleri arasında büyükçe bir taş sıkıştığını fark etmesi üzerine, sıkışan taşı çekiçle vurarak kırmak suretiyle çıkarmaya çalıştığı esnada, yarılarak patlayan lastiğin yaptığı basıncın etkisiyle şahsın başını kamyonun aksamlarına çarpması sonucu vefatı şeklinde sonuçlanan olayda kazalının iş yeri yetkililerine ya da görevli diğer şahıslara haber vermeden, kendi kusurlu eylemiyle hayatını kaybettiğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, diğer yandan davalı iş yeri şantiyesinin maden sahası olmasından ötürü, taş sıkışma olaylarının mümkün görünmesi gerektiği dikkate alınmak suretiyle, sigortalının çekiçle lastiğe müdahalesi şeklinde gerçekleşen eylemindeki kusurun, davalı işveren kusurundan daha fazla olması gerektiği gözetilmek suretiyle yeniden işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda oluşa uygun rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken oluşa uygun olmayan genel ibarelerin tekrarından ibaret olan kusur raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesi usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

    Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

    08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.