onecikan-yargitay

ÖZET: Bu karar, davacının 01.12.1980 – 20.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesidir. Sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla, sigortalı çalışma sürelerinin saptanmasına yönelik davaların kamu düzenine ilişkin olduğu ve özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip, gerektiğinde re’sen araştırma yaparak kanıt toplama yükümlülüğüne sahiptir.

Mahkemece, davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının belirlenmesi için yeterli ve gerekli bir araştırma yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için yalnızca taraf delilleriyle yetinilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, kararın bozulması gerektiği ve eksik araştırmaya dayalı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, temyiz edilen kararın ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/5360 E.  ,  2024/5228 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1451 E., 2024/353 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/109 E., 2022/116 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalılar …, …, …, …, , …, … vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalılara ait iş yerinde 01.12.1980 – 20.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalılar …, …, …, …, …, …, … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalılara ait bahçenin bitişiğinde bulunan davalılara ait evde ikamet ettiğini, burada kendi adına hayvan beslediğini ve sebze yetiştirdiğini, davacının söz konusu evdeki ikametinin, hayvan beslemesinin ve sebze yetiştirmesinin bugün itibari ile halen aynı şekilde devam ettiğini, davalılara ait narenciye bahçesinin suluma, çapalama, ilaçlama vb bakım işleri olduğunda davacının yevmiye usulü bu işleri yaptığını davacının yevmiyelerinin bir kısmı oturduğu evin kirasına sayıldığını bir kısmı da para olarak verildiğini, narenciye bahçesinin işleri yılda en fazla 2-3 ay sürdüğü göz önünde bulundurulduğunda davacının sigortalı olmasını gerektirecek şekilde sürekli çalıştığı iddiaları doğru olmadığını, davacının çalışmasının büyük bölümünün kendine ait hayvanların bakımı ve kendine ait sebzelerin yetiştirilmesi ile ilgili olduğunu, davacının, davalılara ait bahçede bekçilik yapması söz konusu olmadığını, zira bahçenin beklenmesini gerektirecek bir durum hiçbir zaman söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

    Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı tescil kaydı bulunmadığını dolayısıyla da davalı işveren nezdinde sigortalı çalışması olmadığını, davacının davalı işveren nezdinde çalışması olmadığından ve ayrıca bu kadar uzun bir süre sigortasız olarak çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalılar tarafından Kuruma verilen yazılı belgenin varlığının araştırılması gerektiğini, davalı iş yerinin talep dönemlerinde gerçekten var olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hususunda, tanık beyanlarının, iş yeri kapsam kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesini, çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki görevli personel ile birlikte o işyerine en yakın işyerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesini, konularında inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davacının 01.12.1980-20.12.2014 tarihhleri arasında davalılar murisi …’in bahçesinde asgari ücretle aralıksız kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    1.Davalılar …, …, …, …, …, …, … vekili İstinaf Sebepleri;
    Davacının, davalılara ait bahçede bekçilik yapması söz konusu olamayacağını, davacının dava esnasında da davalılara ait evde kiracı olarak oturmaya devam ettiğini, eğer iş ilişkisi nedeniyle davacının oraya geldiği ve bu evde oturduğu iddiası doğru olsa idi işin sona erdiğini beyan ettiği 2014 yılında bu evden çıkmış olması gerektiğini,, doğrusu davacının bu evde kiracı olarak oturduğunu, kendi adına inek besleyip süt sattığını, sebze yetiştirdiğini ve bu dava açıldıktan sonrada bu faaliyetlere devam ettiğini, ayrıca davacının hem davalıların bahçesinde hem de başka bahçelerde bazı zamanlarda yevmiye usulü çalıştığını, davacının bu davasının hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve hak düşürücü sürenin dava açılmadan önce dolduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    2.Feri Müdahil Kurum vekili İstinaf Sebepleri;
    Davacının tespitini talep ettiği süreler nazara alındığında davanın Kanunda belirtilen süre içerisinde açılmadığının görüldüğünü, öncelikle işbu davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekli iken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme neticesinde söz konusu sonuca ulaşıldığını dosyada davacının davasını ispatlamaya yeter somut delillerin bulunmadığını ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf tanıklarının dinlenildiği, davalılara ait bahçenin krokileri ve hava fotoğraflarının getirtildiği, tapu kayıt bilgilerinden komşu taşınmaz sahipleri ve çiftçi koruma bekçileri araştırılıp ve yeminli beyanları alındığı, taraf tanık beyanları ile tespit tanık beyanları ile toplanan diğer delillere göre, davalılara ait taşınmazın 23 dönüm büyüklüğünde meyve bahçesi olduğu, davacının davalılara ait bahçede bulunan yapıda uyuşmazlık konusu dönem içerisinde ikamet ettiği, aynı zamanda bahçedeki ürünlerin bakım, sulama ve tarımsal diğer işleriyle ilgilendiği, davalılarca davacının oturduğu yerin bir bölümünde beslediği hayvanlarla ve ektiği sebze ve meyvelerle meşgul olması sebebiyle çalışmasının süreklilik arz etmediği ileri sürülmüş ise de, davalılara ait bahçede daimi olarak yaşadığı sabit olduğuna göre çalışmasında baskın unsurun bekçilik olduğunun kabulü gerektiği, davalıya ait bahçenin kapsamı kapasitesi ve çevre durumu göz önünde bulundurulduğunda, bakım ve gözetimi için birinin varlığına ihtiyaç olduğu, bu kapsamda dinlenen tanık beyanları ve belgeler de esas alındığında bakım gözetim ve bekçiliği için, davacının davalılar murisi adına kayıtlı parsellerde 01.12.1980-20.12.2014 tarihleri arasında aralıksız kesintisiz çalıştığı kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Feri müdahil Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava; davacının davalılara ait iş yerinde 01.12.1980 – 20.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    Hizmet tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, … insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

    İlgili Kanunlarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

    3.Değerlendirme
    Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı, davalılara ait bahçede, bakım sulama ve bekçilik yaptığını, bahçede bulunan evde yaşadığını, bahçenin 20 ila 25 dönüm olduğunu ve bakım ve sulama işlerinin yapılması gerektiğini beyanla 01.12.1980 – 20.12.2014 tarihleri arasında hizmetlerinin tespitini talep etmiş, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarının davacının taleplerini doğruladığı, bahçenin büyüklüğü göz önüne alındığında bakım ve gözetimi için birinin varlığına ihtiyaç olduğu anlaşılmakla davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik araştırmaya dayalıdır.

    Öncelikle davacının beyanları alınmalı ve davaya konu bahçe içerisindeki eve hangi tarihte geldiğine dair açıklama talep edilmeli, muhtarlık kayıtları celp edilmeli, o dönemdeki muhtar ve azalar dinlenilmelidir. Davacının bu dönemde okula giden çocuklarının hangi okullara gittiğinin tespiti ile bu okullardan çocuklara dair bilgi ve belgeler celp edilmeli, davacı ve eşinin seçimlerde oy kullanımlarına dair belgelerden oy kullandıkları mahal tespit edilmeli, mahallede görev yapan köy imamları dinlenilmeli, davacının davalıya ait eve / iş yerine geliş tarihi belirlenmelidir.

    Bu belirleme yapıldıktan sonra davacının çiftlikteki evde ailesiyle birlikte oturduğu göz önüne alınarak ev işleriyle çiftlik işlerinde ne kadar süre zaman harcadığı belirlenmek üzere tanıklar dinlenilmeli, çiftlik işlerinin nelerden ibaret olduğu, narenciyenin hangi mevsimde ve ne kadarlık sürede toplandığı, bu işlemlerden ne kadarının davacı tarafından yerine getirildiği tanıklardan sorulmalı, alınan beyanlar ve toplanan deliller ziraat mühendisi bilirkişi tarafından denetlenip davacının çalışma süresi belirlenmelidir. Bu hususlar göz ardı edilerek verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    13.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.