|
ÖZET: Başvurucu, Diyarbakır ili Sur ilçesindeki taşınmazında terör eylemleri nedeniyle meydana gelen kira gelir kaybının, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında tazmin edilmesi talebiyle başvuruda bulunmuştur. Ancak, Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu, başvurunun reddine karar vermiştir. Komisyon, 5233 sayılı Kanun kapsamında kira gelir kaybının tazmin edilmediğini, bu durumun Danıştay içtihatlarıyla da desteklendiğini belirtmiştir.
Danıştay, 5233 sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen zararların yalnızca belirli türlerini kapsadığını, kira gelir kaybının bu kapsamda değerlendirilmediğini ifade etmiştir. Başvurucunun taşınmazının kamulaştırma sürecinin devam ettiği ve zararının bu süreçle tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kira gelir kaybının ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiş, başvurucunun kira gelir kaybı talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durum, başvurucunun kiracısı ile olan ilişkilerinin 6098 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4255-S.6207
BAŞVURU NO : 2019/3699
KARAR TARİHİ : 11/06/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYARBAKIR VALİLİĞİ
Terör eylemlerinden dolayı taşınmazında meydana gelen
BAŞVURUNUN KONUSU :
hasar nedeni ile uğranılan kira gelir kaybının, 5233 sayılı
Kanun kapsamında tazmini talepli başvurusunun ret edilmesine dair Komisyon kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırılığı iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
(1) Başvurucu tarafından; (1.1) 2015 yılının Kasım ayında çıkan terör olaylarından dolayı Diyarbakır ili Sur ilçesi … …
mahallesinde bulunan Ada No: …, Parsel No: …, Pafta No: …nolu yapı hakkında alınan kamulaştırma kararından yaklaşık 39 ay geçmesine rağmen taşınmaz ile ilgili halen bir yıkım veya restorasyon çalışması bulunmadığı, (1.2) Taşınmazda daha önceden, 350 TL kira bedeliyle kiracı oturmakta olduğu, yapılan kira yardımının kiracıya ödendiği, taşınmaz sahibi olarak bu geçen süre zarfında herhangi bir yardım almadığı, (1.3) Yasaklı bölgede kalan ve terör olayları sırasında hasar meydana geldiğinden kullanılmaz durumda olan taşınmazının 39 aylık kira geliri tutarının 14.500 TL olduğu, bu yöndeki talebini
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun
uyarınca, yakın zaman önce Sur Kaymakamlığı Zarar Tespit Komisyonuna ilettiği, ancak buradaki görevlilerin, sorumluluğu başka kurumlara attıkları ve başvurusunu sürüncemede bıraktıkları, Kamu Denetçiliği Kurumuna ilettiği şikâyet başvurusu üzerine Kurumun verdiği
14.1.2019 tarih ve 2018/9178 sayılı tavsiye kararının ardından, başvurusunu inceleyen
Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu tarafından talebinin ret edildiği, (1.4) Oysaki 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması
Hakkında Kanununun 7 nci maddesinde, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların bu
Kanunun kapsamına alındığı, söz konusu hüküm olaya uygulandığında, taşınmazının şu an
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
yasaklı bölgede terör olaylarında hasar görmüş kullanılmaz durumda olması ve mal varlığına ulaşamamasından kaynaklı kira gelir kaybı zararının söz konusu hükmün kapsamına girdiği, (1.5) Ayrıca Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında
Yönetmeliğe göre Komisyonun salt çoğunlukla toplanacağı, kararların üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınacağı ve Komisyonca alınacak kararlarda çekimser kalınamayacağı, karara katılmayan üyelerin gerekçesini yazarak imzalayacağı kaydedilmekte iken başvurusu hakkında
Komisyonca verilen kararda, kararın oy çokluğuyla mı oy birliğiyle mı alındığının belirtilmediği ve iki üyenin imzasının olmadığı ve bu iki üyenin görevli/izinli olup olmadıklarının veya katılmamalarının gerekçesinin belirtilmediği, iddia ve şikâyet edilerek, (2) Komisyonun vermiş olduğu kararın iptali ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden
Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 7/c maddesi uyarınca 14.500 TL tutarındaki kira gelir kaybının yasal faiziyle birlikte tarafıma ödenmesini teminen, Zarar Tespit
Komisyonunca tekrar incelenmek sureti ile mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
(3) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere, başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiş, bahse konu taşınmaz hakkında kamulaştırma, el koyma, yıkım, restorasyon vb. herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı bilgisi sorulmuştur.
(4) Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan bila tarih ve E… sayılı yazıda; 25.3.2016 tarih ve 29664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
21.3.2016 tarih ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden, 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca, söz konusu taşınmazın da içerisinde olduğu ada ve parseller için acele kamulaştırma kararı alındığı, kamulaştırma çalışmalarının rızai uzlaşma yöntemi ile yapıldığı; adı geçene ait, taşınmazının kamulaştırılması ve kira yardımı yapılması talebi ile başvurularının olduğu, kamulaştırma konusunda kıymet takdir raporunun hazırlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına görüş sorulduğu, kira vb. yardımların ise 5233 sayılı Kanun kapsamında olması nedeni ile Sur Kaymakamlığı veya Valilik bünyesinde kurulan Zarar Tespit Komisyonuna başvurması gerektiği şeklinde bilgilendirmede bulunulduğu; bahse konu taşınmazın, … Caddesi üzerinde olmasından kaynaklı
Bakanlıklarının herhangi bir kamulaştırma, el koyma, yıkım işleminin olmadığı ve yapının tescilli olmaması nedeniyle herhangi bir restorasyon çalışmasının bulunmadığı, bilgisi
Kurumumuza iletilmiştir.
(5) Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu
Başkanlığı 4 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun 29.1.2019 tarih ve 21/04/2019/67 sayılı kararında, “5233 Sayılı Terör ve Terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkındaki kanun kapsamında yapılan müracaatın incelenmesi sonucu; Dosyanın incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde Kamu Denetçiliği Kurumunun almış olduğu 14.01.2019 tarihli tavsiye kararıyla başvurucunun kira gelir kaybının 5233 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmek üzere dosyanın Valiliğimize gönderildiği, tavsiye kararı nedeniyle başvurunun 5233 sayılı Yasa kapsamında kayıt altına alındığı ve yapılan incelemede başvurucunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçesinde evinin hasar gördüğünü, evinin kamulaştırma işlemleri ile kira yardımı yapılması talebinde bulunduğu,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
başvurucu adına Sur ilçesi … … Mahallesi … Ada … Nolu parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla acele kamulaştırma kapsamına alındığı ve kararda kamulaştırma iş ve işlemlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılması gerektiğinin belirtildiği, kira yardımı ile ilgili Sur Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca herhangi bir ödemede bulunulmadığı anlaşılmıştır. 5233 sayılı Yasanın 7. Maddesinde; ‘…hayvanlara: ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar’ın karşılanacağı belirtilmiş, kira yardımının Kanun kapsamında karşılanacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Kaldıki; İdare Mahkemesi ve Danıştay Kararları da bu yönde olduğundan, talebin reddine, 04/10/2004 tarih ve 2004/7955 Sayılı Yönetmelik hükümlerine göre, KANUN KAPSAMINA GİRMEDİĞİNDEN talebin REDDİNE” ifade edilmiş ve ret kararı verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
(6) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, Ek fıkra 1’de, herkesin kamu denetçisine başvurma hakkının olduğu hüküm altına alınmıştır.
(7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
(8) 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında
Kanunun; (8.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde Kanunun amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu kaydedilmiştir.
(8.2) “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde bu Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması noktasındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiştir. Maddenin devamında, usul açısından kapsam dışında bırakılan zararlar sayılmıştır.
(8.3) “Zarar tespit komisyonları” başlıklı 4 üncü maddesi ikinci fıkrasında, “Komisyon, bir başkan ve altı üyeden oluşur. Valinin görevlendireceği vali yardımcısı komisyonun başkanı; maliye, bayındırlık ve iskân, tarım ve köyişleri, sağlık, sanayi ve ticaret konularında uzman ve o ilde görev yapan kamu görevlilerinden vali tarafından belirlenecek birer kişi ile baro yönetim kurulunca baroya kayıtlı olanlar arasından görevlendirilecek bir avukat komisyonun üyesidir…” hükmü, dördüncü fıkrasında, “Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğuyla alınır…” hükmü düzenlenmiştir.
(8.4) “Karşılanacak zararlar” başlıklı 7 nci maddesinde aşağıda yer alan hüküm kayıt altına alınmıştır: “Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a)
Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar. b)
Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
giderleri. c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar.” (9) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun, 299 uncu maddesinde, “Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” hükmü; 313 üncü maddesinde, “Kiracı, kira bedelini ödemekle yükümlüdür.” hükmü ve 315 inci maddesinde, “Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.” hükmü düzenlenmiştir.
(10) 20.10.2004 tarih ve 25619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Terör ve
Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin; “Komisyonun kararları” başlıklı 13 üncü maddesinde, “Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Komisyonca alınacak kararlarda çekimser kalınamaz. Karara katılmayan üye gerekçesini yazarak imzalar…” hükmü düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
(11) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, İnsan Haklarına ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (12) Başvurucunun aynı konuda 16.7.2018 tarihinde ilettiği şikâyet başvurusu hakkında
Kurumumuzca, …/… şikâyet numaralı, 14.1.2019 tarih ve …-… -E… sayılı Tavsiye Kararı verilmiş; başvurucunun 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların
Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında zararının tespiti ve tazmini konusunda Sur
Kaymakamlığına ilettiği, görevlilerin kabul etmedikleri dilekçesi hakkında sergilenen tutum ve tavrın, başta 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olmak üzere, anılan 5233 sayılı
Kanun ve diğer mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi ve başvurucunun aynı kapsamda yeniden ileteceği dilekçesi hakkında, en etkili, isabetli ve süratli bir şekilde karar verilmesini teminen gereğinin yapılması Diyarbakır Valiliğinden talep edilmiştir.
(13) Başvurucunun bu kez ilettiği dilekçede, (1) ve (2) numaralı paragraflarda yer verildiği üzere, Diyarbakır ili Sur ilçesi … … mahallesinde bulunan Ada No: …, Parsel No: …, Pafta
No: … nolu bahse konu yapıda, terör eylemleri nedeni ile meydana gelen zarar nedeni ile uğranılan kira gelir kaybının, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların
Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında tazmini talepli başvurusunun ret edilmesine dair
Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı
4 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun 29.1.2019 tarih ve 21/04/2019/67 sayılı kararının usul ve
esas açısından hukuka aykırılığı iddia edilmektedir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
(14) Meselenin usul açısından tetkikinde, Komisyon, 5233 sayılı Kanunun öngördüğü usul ve esaslara göre [Valinin görevlendirdiği bir Vali yardımcısı başkanlığında, maliye, bayındırlık, iskân, tarım, köy işleri, sağlık, sanayi ve ticaret konularında uzman ve o ilde görev yapan kamu görevlilerinden Vali tarafından belirlenen birer kişi ile baro yönetim kurulunca baroya kayıtlı olanlar arasından görevlendirilen bir avukat] teşekkül ettirildiği, salt çoğunluk ile ilgili Vali yardımcısının başkanlığında toplandığı ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile de karar verdiği görülmektedir. Kanun gereği 7 üyeden müteşekkil Komisyonun toplantılarına, baro temsilcisi avukat ile Defterdar yardımcısı iki üyenin katılmadığı anlaşılmakta olup; 5 üye ile toplanan ve karar veren Komisyonun bu işleminin, salt çoğunluk şartını taşıdığı ortadadır. Dolayısı ile Diyarbakır Valiliği Terör ve
Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 4 Nolu Zarar Tespit
Komisyonunun şikâyete konu 29.1.2019 tarih ve 21/04/2019/67 sayılı kararının, 5233 sayılı
Kanunda öngörülen şartlara haiz bir işlem niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
(15) Mesele, başvurucunun taşınmazının şu an yasaklı bölgede terör olaylarında hasar görmüş kullanılmaz durumda olması, mal varlığına ulaşamaması ve kira gelir kaybından kaynaklı maddi zararın, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması
Hakkında Kanununun 7 nci maddesi hükmü zımnında karşılanması gerektiği iddia ve talebi açısından tetkik edildiğinde ise; (16) Anılan 5233 sayılı Kanunun bahse konu 7 nci maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar sıralanmış olup, bu zararlar üç gruba ayrılmıştır. Bunlar; (a) hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, (b)
yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ile (c) terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar şeklinde sıralanmıştır.
(17) Bahse konu taşınmazın bulunduğu ada ve parsel hakkında, Diyarbakır Valiliği Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğünün teyidine istinaden, 25.3.2016 tarih ve 29664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 21.3.2016 tarih ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca, acele kamulaştırma kararı alındığı ve kamulaştırmaya ilişkin sürecin, rızai uzlaşma yöntemi ile işlemeye devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu noktada, başvurucunun binasının tahrip olması nedeni ile maruz kaldığı zararının, söz konusu acele kamulaştırma yöntemi ile kamu idaresi tarafından tanzim edilmesi hukukun gereğidir.
(18) Bununla birlikte, taşınmazın kullanılamaz hale gelmesi nedeni ile uğranılan kira gelir kaybının tazmininin, 5233 sayılı Kanun hükümlerinden ziyade, 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu hükümleri uyarınca karşılanması gerektiği değerlendirilmektedir. Zira 5233 sayılı
Kanun, kira gelir kayıplarını kapsam dâhilinde görmediği gibi, Danıştay tarafından verilen çok sayıda kararda da [Bknz: Danıştay Onbeşinci Daire, Esas No: 2013/8690, Karar No: 2015/3439, kazanç kayıpları; Danıştay Onbeşinci Daire, Esas No: 2015/5070 Karar No: 2015/5637, ticari kazanç kayıpları; Danıştay
Onbeşinci Daire, Esas No: 2011/4091Karar No: 2015/726, muhtemel kazanç kaybı] kira gelir kayıplarının bu
Kanunun kapsamı dışında tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada başvurucu, 6098 sayılı Kanun kapsamında kiraladığı taşınmaza ait kullanım hakkını veya yararlanma hakkını belirlenmiş bir kira bedeli karşılığında kiracıya devretmiş olup; aynı Kanun hükümleri uyarınca başvurucunun, kiralananın (taşınmazın) tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini kiracıdan talep etme hakkı bulunmaktadır. Dolayısı ile kiralayanın, kiralama nedeni ile söz konusu binada tasarruf hakkının kalmadığı, kiracının kira bedelini ödememesinden kaynaklanabilecek uyuşmazlıkların ise 5233 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu idaresi nezdinde değil; 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kiracı nezdinde çözüme kavuşturulması gerektiği değerlendirilmektedir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (19) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin
Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Kurumumuzca talep edilen bilgi, belge ve değerlendirme talep yazımıza, gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Diyarbakır İdare
Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu Kararın, BAŞVURANA ve DİYARBAKIR VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.