onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na muhalefet nedeniyle uygulanan idari para cezasının hukuki geçerliliğini sorgulamaktadır. Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliği, derneğin alındı belgelerinde bağışçıların kimlik bilgilerinin eksikliği nedeniyle 1.586,19 TL ceza vermiştir. Ancak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, derneğe eksikliklerin giderilmesi için süre verilmediği ve alındı belgelerinde kimlik numaralarının bulunmasının zorunlu olmadığı gerekçesiyle bu kararı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.

Yargıtay, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebini yerinde bulmuş ve Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararını bozarak, idari para cezasının kaldırılmasına hükmetmiştir. Bu karar, derneklerin işleyişinde hata ve eksikliklerin giderilmesi için öncelikle mülkî idare amirinin yazılı bildirimde bulunması gerektiğini vurgulamaktadır. Böylece, derneklerin hukuki durumları ve idari yaptırımların uygulanabilirliği açısından önemli bir içtihat oluşturulmuştur.

7. Ceza Dairesi         2022/16374 E.  ,  2024/5642 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
    SAYISI : 2020/3186 Değişik iş
    KABAHAT : 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na muhalefet
    İNCELEME KONUSU KARAR : Başvurunun reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

    Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/3186 değişik iş sayılı kararıyla, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun (5253 sayılı Kanun) 32/1-d maddesine muhalefet etmekten kabahatli … hakkında 1.586,19 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Odunpazarı Kaymakamlığının 22.07.2020 tarihli ve … sayılı idarî para cezası kararına karşı yapılan başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.10.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/132670 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/132670 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “…Dosya kapsamına göre, dernek gelirlerinin tahsilinde kullanılan alındı belgelerinin üzerinde ödenti veya bağışta bulunan gerçek kişilerin T.C kimlik numaralarının ve tüzel kişilerin vergi numaralarının yazılmadığından bahisle idari para cezası uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;

    1-5253 sayılı Kanun’un 17. maddesinde yer alan “Derneklerin iş ve işlemlerinde, bu Kanun ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile bunlara dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin hükümlerine aykırılık tespit edilmesi halinde, konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıkların mülkî idare amirinin yazılı istemi üzerine, ilgili dernek tarafından otuz gün içerisinde giderilmesi zorunludur.” şeklindeki düzenleme uyarınca, eksiklikler bakımından ilgili derneğe hata ve noksanlıkların giderilmesi için belirtilen süre verilmesine rağmen hata ve eksikliğin giderilmemesi halinde idari yaptırım kararı verilebileceği, inceleme konusu dosyada kabahate konu eksiklik ile ilgili mülkî idare amirinin bu şekilde bir bildiriminin olmadığı,

    2-5253 sayılı Kanun’un 32/d maddesinde”Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir” ve Dernekler Yönetmeliğinin 45. maddesinde yer alan “Alındı belgeleri, sabit boyalı sert veya sivri uçlu tükenmez kalemle okunaklı bir biçimde silintisiz ve kazıntısız olarak doldurulur. ” şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran, gerçek kişilerin T.C kimlik numaralarının, tüzel kişilerin de vergi numaralarının alındı belgesinde yer almasının zorunlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı gibi yer almamasının da yaptırıma bağlanmadığı; alındı belgesinde doldurulması gereken kısımlara dair açık bir düzenlemeye yer verilmediği, sadece alındı belgesinin şeklen nasıl doldurulacağına ilişkin yönteme dair açıklamaya yer verildiği, ayrıca bağışçı olan ve dernek kayıtlarında kişisel bilgileri sınırlı bir şekilde bulunan şahıslara ilişkin özel bilgi mahiyetindeki T.C kimlik ve vergi numaralarına ulaşılmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı,
    Gözetilmeden başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

    II. GEREKÇE
    Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesindeki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

    III. KARAR
    1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE,

    2.Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/3186 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

    5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, muteriz hakkında uygulanan idarî para cezasının kaldırılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.