ÖZET: Başvuran, 5275 sayılı Kanunun 9. maddesinin üçüncü fıkrasının kaldırılmasını ve suçuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmiştir. Başvurusunda, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem sonrası uygulanan bu hükmün kendisini olumsuz etkilediğini, 27.03.2023 tarihinde beraat ettiğini ancak genel müdürlük tarafından talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Bu durumun, kendisinin uygun bir ceza infaz kurumuna geçiş hakkını kısıtladığını ifade etmektedir.

İdare, başvuranın durumunu değerlendirirken, 5275 sayılı Kanun’un 9. maddesinin uygulanmasının gerekçelerini açıklamıştır. Bu kapsamda, başvuranın disiplin cezasının bulunduğu ve bu nedenle nakil talebinin şu an için değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. İlgili mevzuat, hükümlülerin iyi hâl göstermeleri ve disiplin cezası almamış olmaları durumunda nakil taleplerinin kabul edilebileceğini ifade etmektedir. Dolayısıyla, başvuranın disiplin cezasının kaldırılması ve iyi hâl kazanması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilebileceği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın ceza infaz kurumuna nakil talebi, mevcut disiplin cezası nedeniyle reddedilmiştir. İdarenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve başvuranın hak arama özgürlüğünün korunması gerektiği belirtilmiştir. Başvuran, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/10753-S.24.16405

BAŞVURU NO : 2024/8384

KARAR TARİHİ : 04.10.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

KAPALI CEZA İNFAZ KURUMUN

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, hakkında uygulanan 5275 sayılı Kanunun 9. Maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün kaldırılmasını ve suçuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklinin yapılmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 08.07.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran tarafından özetle; 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremden dolayı herkese 5275 sayılı Kanunun 9. Maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulandığını, 27.03.2023 tarihinde beraat ettiğini, ilgili uygulamanın kaldırılması için genel müdürlüğe bildirdiğini ancak genel müdürlük tarafından uygun görülmediğini, bu sebeple suçuna uygun olmayan ve görüntülü telefon hakkı olmayan kurumda bulunduğunu, ilgili kanun hükmünün uygulanması neticesinde açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkından faydalanamadığını iddia ve ifade ederek hakkında uygulanan

5275 sayılı Kanunun 9. Maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün kaldırılmasını ve suçuna uygun bir ceza infaz

kurumuna naklinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 12/07/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 22.08.2024 tarihli ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında

/

bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.” hükmünün yer aldığı, 2.2. Bu kapsamda, adı geçen hakkında 06.02.2023 tarihinde yaşanan deprem felaketi sonrasında Elbistan

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çıkan olaylar nedeniyle yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, 2.3. Adı geçen hakkında, yukarıda anılan Kanun hükümlerinin kaldırılmasına ilişkin olarak; 05.06.2015 tarihli 167 No.lu Genelgenin “5275 Sayılı Kanun’un 9 uncu Maddesinde Belirtilenler ile 3713 Sayılı

Kanuna Muhalefet Suçlarından Hükümlü ve Tutukluların Nakilleri” başlıklı 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlüler geriye kalan toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz etmedikçe diğer kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir. Ancak tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle bu kişilerin

5275 sayılı Ceza ve Güvenik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası

kapsamından çıkartılmasının uygun olup olmayacağına Bakanlık tarafından karar verilebilecektir.” hükümlerinin yer aldığı ve hâlihazırda adı geçen hakkında söz konusu Kanun hükümlerinin uygulanmakta olduğu, 2.4. 5275 sayılı Kanun’un “Kendi İstekleri ile Nakil” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d)

bendinde; “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmünün yer aldığı,

05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “İyi hâl

göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması”, ikinci fıkrasında ise “1 inci fıkranın (e), (h), (ı) bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla, Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirilerek uygun görülmediği takdirde reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte kendilerine tebliğ edilecektir.” ifadelerine yer verildiği, 2.5. Bu kapsamda, adı geçenin bilgi formunun incelenmesi sonucunda, kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, dolayısıyla günümüz itibarıyla nakil talebinin değerlendirilemediği ancak, disiplin cezası kaldırılıp iyi halliliğini kazandıktan sonra isteğe bağlı nakil talebinde bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği, 2.6. Adı geçene ait ziyaret ve telefon görüşme raporlarının ekte gönderildiği, hükümlerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin

/

ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

…

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, yönetmelik ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. …”,

5.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinin üçüncü fıkrasında:

“Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.” 5.4. “Disiplin cezaları ve tedbirleri” başlıklı 38. maddesinde; “Çocuklar haricindeki hükümlüler

hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır:

a) Kınama.

b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma.

c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma.

d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama.

e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma.

f) Hücreye koyma.

/

Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.”, 5.5. “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı 37. maddesinde; “Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır.

Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.”, 5.6. “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” başlıklı 48. maddesinde; “İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır; a) Kınama cezası onbeş gün, b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay, c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay, d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay, e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay, f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl, g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre, Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır. …”, 5.7. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 5.8. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, /

g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. (Ek cümle :

24/1/2013-6411/7 md.)

Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar.

Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; suç durumuna uygun ceza infaz kurumlarından herhangi birisine naklinin yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

8. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesinde, “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

9. 5275 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatında; hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm bulunmamakla birlikte, mezkûr Kanun’un 53’üncü maddesinde, hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri öngörülmüş olup hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri kendi istekleri ile nakil hakkındaki

/

düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmektedir.

10. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gerekli olan şartlar, 5275 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde belirlenmiş olup hükümlülerin, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış olmaları veya disiplin cezası almış iseler bu cezanın kaldırılmış olması bu şartlar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, öncelikle bahse konu şartları sağlayıp sağlamadıkları bakımından incelenmesi gerekmektedir.

11. Anılan düzenlemelerden; tutuklu veya hükümlünün tehlikeli olduğuna ve 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına alınmasına karar verilmesinin, idare ve gözlem kurulunun kararı ve

Bakanlık onayı ile gerçekleştiği görülmektedir. Bu kapsamdan çıkartılma konusunda ise Adalet

Bakanlığının 167 sayılı, Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu

Genelgesi’nin 13’üncü maddesinin beşinci fıkrasında, tehlikeli tutuklu/hükümlü kapsamındaki kişilerin

5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmasının uygun olup

olmayacağına tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle Bakanlık tarafından karar verilebileceği belirtilmiştir.

12. Bu bağlamda, başvuranın 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılıp çıkartılmaması konusunda Bakanlığın takdir yetkisinin bulunduğu ve anılan kapsamdan çıkartılmanın uygun olup olmayacağına yönelik takdir yetkisi kullanılırken başvuranın tutum ve davranışları ile disiplin durumuna bakılarak karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

13. Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda

Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

Cilt 1, Sayı 2,Aralık 1997).

14. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuran hakkında hâlihazırda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanmakta olduğu, ayrıca başvuranın kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, dolayısıyla günümüz itibarıyla nakil talebinin değerlendirilemediği, ancak disiplin cezası kaldırılıp iyi halin kazanılmasından sonra isteğe bağlı nakil talebinde bulunabileceği, dolayısıyla başvuranın kendi isteği ile nakli için gerekli olan disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması şartını taşımadığı anlaşılmış olup nakil talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

/

yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakledilmesi talebinin REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/