ÖZET: Başvuran, 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yüksek güvenlikli ceza infaz kurumuna sevk edilmesinin kaldırılmasını talep etmiştir. Başvurusunda, bu durumun epilepsi hastalığı nedeniyle çocuklarıyla görüşmesine engel olduğunu ve iki yıldır bu haktan yararlanamadığını belirtmiştir. Adalet Bakanlığı, başvuranın geçmişteki firar girişimi nedeniyle bu uygulamanın devam ettiğini, disiplin cezası almadığını ancak tehlikeli hükümlü olarak değerlendirildiğini ifade etmiştir.

Başvuranın durumu, 5275 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve Adalet Bakanlığı’nın genelgesi çerçevesinde incelenmiştir. İlgili mevzuat, tehlikeli hükümlülerin yüksek güvenlikli kurumlarda tutulmasını öngörmektedir. Başvuranın firar girişimi ve disiplin durumları göz önünde bulundurularak, Adalet Bakanlığı’nın takdir yetkisi çerçevesinde başvurunun reddedilmesi uygun bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda hukuka uygun olarak verilmiştir. Başvuran, gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9295-S.24.14415

BAŞVURU NO : 2024/4050

KARAR TARİHİ : 02.09.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; tarafına 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığını, bu uygulamanın kaldırılmasına yönelik talebinin gerekçesiz olarak uygun görülmediğini, bu durumun sevkini engellediğini, epilepsi hastası olduğunu, çocuklarının ziyaretine gidemediğini, 9/3 kararı kaldırılınca görüntülü telefon bulunan cezaevine gidebileceğini, 2 yıldır bu hakkından faydalanamadığını belirterek tarafına uygulanan 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 03/05/2024 tarihli ve sayılı yazısı ile 19/07/2024 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçenin, Düzce B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken 18/06/2010 tarihinde diğer tutuklularla birlikte içeriğinde uyku yapıcı ilaç bulunan neskafeleri görevli personele içermek suretiyle uyumalarını sağladığı, bu yolla firar girişiminde bulunması neticesinde Düzce B Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunun 18/06/2010 tarihli ve karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumuna sevkinin sağlandığı, diğer yandan, anılan madde uygulanan hükümlülere gerek görülmesi halinde ziyaret ve telefon kısıtlamasının yapıldığı ancak başvurana bu konuda herhangi bir kısıtlama uygulaması yapılmadığı, 2.2. Adı geçenin, disiplin dosyasının incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı ve iyi halli olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 05/06/2015 tarihli 167 No.lu Genelge’nin “5275

Sayılı Kanunun 9 uncu Maddesinde Belirtilenler İle 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından Hükümlü ve Tutukluların Nakilleri” başlıklı 13’üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında adı geçen hakkında alınan 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün kaldırılmasına ilişkin talebinin uygun görülmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

“Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında: “(3)

Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.” 6. 29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in;

6.1. “Hapis cezalarının infaz edileceği kurumlar” başlıklı 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında:

“(4) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar, idare ve gözlem kurulunun kararı ve Bakanlık onayı ile yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler…” 6.2. “Tehlikeli hükümlü” başlıklı 64’üncü maddesinde: “(1) Suçun nitelik ve işleniş şekline göre, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan veya kurumun güvenlik ve düzenini ihlâl edebileceği konusunda delil veya ciddi emareler olan hükümlüler tehlikeli hükümlü sayılır.” 7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan, 167 sayılı, Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgesi’nin “5275 Sayılı

Kanun’un 9’ncu Maddesinde Belirtilenler ile 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından Hükümlü ve Tutuklu Nakilleri” başlıklı 13’üncü maddesinin beşinci fıkrasında: “(5) 5275 Sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9’ncu maddesinin 3’ncü fıkrası gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlüler geriye kalan toplam cezalarının 1/3’ünü iyi halli olarak infaz etmedikçe diğer kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmeyecektir. Ancak, tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle bu kişilerin 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9’ncu maddesinin 3’ncü fıkrası kapsamından çıkartılmasının uygun olup olmayacağına Bakanlık tarafından karar verilebilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Hakkında tehlikeli hükümlü kararı alınan başvuran, 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmayı talep etmektedir.

10. Başvuranın Düzce B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken 18/06/2010 tarihinde diğer tutuklularla birlikte içeriğinde uyku yapıcı ilaç bulunan neskafeleri görevli personele içermek suretiyle uyumalarını sağladığı ve bu yolla firar girişiminde bulunduğu, bunun üzerine başvuran hakkında,

5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiş olan; eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanların, idare ve gözlem kurulunun kararı ve Bakanlık onayı ile yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderileceği hükmü kapsamında tehlikeli hükümlü kararı alınarak başvuran Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.

11. Anılan düzenlemelerden; tutuklu veya hükümlünün tehlikeli olduğuna ve 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına alınmasına karar verilmesinin, idare ve gözlem kurulunun kararı ve

Bakanlık onayı ile gerçekleştiği görülmektedir. Bu kapsamdan çıkartılma konusunda ise Adalet

Bakanlığının 167 sayılı, Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu

Genelgesi’nin 13’üncü maddesinin beşinci fıkrasında, tehlikeli tutuklu/hükümlü kapsamındaki kişilerin

5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmasının uygun olup

olmayacağına tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle Bakanlık tarafından karar verilebileceği belirtilmiştir.

12. Bu bağlamda, başvuranın 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılıp çıkartılmaması konusunda Bakanlığın takdir yetkisinin bulunduğu ve anılan kapsamdan çıkartılmanın uygun olup olmayacağına yönelik takdir yetkisi kullanılırken başvuranın tutum ve davranışları ile disiplin durumuna bakılarak karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

13. Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda

Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

Cilt 1, Sayı 2,Aralık 1997).

14. Yukarıda yer verilen açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 64’üncü maddesi uyarınca, suçun nitelik ve işleniş şekline göre, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan veya kurumun güvenlik ve düzenini ihlâl edebileceği konusunda delil veya ciddi emareler olan hükümlülerin tehlikeli hükümlü sayılacağı, buradan hareketle; ceza infaz kurumlarında disiplini bozan tutum ve davranışlar sergileyen, kendilerini veya başkalarını tehlikeye atan, firar girişiminde bulunan ya da kurumdan firar eden, isyan

çıkaran ya da isyana katılan, özel gözetim ve denetim altında bulundurulması gereken kişilerin tehlikeli tutuklu/hükümlüye örnek verilebileceği, dolayısıyla tehlikelilik tespiti yapılırken ya da bu kapsamdan çıkarmaya karar verilirken bunun gibi birçok hususun dikkate alınması gerektiği, başvuranın içeriğinde uyku yapıcı ilaç bulunan neskafeleri görevli personele içirerek firar girişiminde bulunduğu, ayrıca başvuranın; Kocaeli 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu süreçte

“Kınama” ve “Ziyaretçi Kabulünden Yoksun Bırakma” disiplin cezalarını aldığı, bu bakımdan başvuranın firara kalkıştığına ve disiplinsiz davranışlar gerçekleştirdiğine dair şüphe bulunmadığı, bu bakımdan tehlikelilik durumu arz ettiği, diğer yandan 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası uygulanan hükümlülere gerek görülmesi halinde ziyaret ve telefon kısıtlaması yapılabildiği ancak başvurana bu konuda herhangi bir kısıtlama uygulanmadığı anlaşılmış olup bu çerçevede takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı yönünde herhangi bir tespit yapılamadığından başvuranın 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi