ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu hususunu vurgulamaktadır. İlgili mevzuat, vali yardımcıları ve kaymakamlar için belirlenen ödeneklerin gelir vergisinden istisna edilmediğini belirtmektedir. Danıştay’ın içtihatları da bu durumu desteklemekte, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63. maddeleri çerçevesinde yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiğini ifade etmektedir.

Kararda, 5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin, 5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödeneklerle bağlantısının yalnızca tutar belirleme esaslarıyla sınırlı olduğu, dolayısıyla bu ek ödemenin gelir vergisi istisnasının 5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödeneklere uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, 2011 yılında yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, Sayıştay, ilgili kamu görevlilerine yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödetilmesine karar vermiştir. Bu durum, kamu idarelerinin mali sorumlulukları açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

Kamu İdaresi Türü Özel İdareler
Yılı 2011
Dairesi 1
Karar No 10200
İlam No 40
Tutanak Tarihi 20.12.2012
Kararın Konusu Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Gelir Vergisi

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesinde; “Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”

Hükmüne yer verilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2. maddesinde de ücretler gelir vergisine tabi tutulacak kazançlar arasında sayılmış ve 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddeleri gereğince ödenen ücretler de gelir vergisinden istisna edilmemiştir.

5540 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “ek ödeme” başlıklı Ek 5. maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. (…)”

Denilmektedir.

Görüldüğü üzere, 5540 sayılı kanunun 1. maddesiyle, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddesine göre ve adı geçen kamu görevlilerinin İl Özel İdaresi ile ilgili görevleri karşılığında verilen ödenekler dışında, ayrı ve farklı nitelikte bir ödeme ihdas edilmiştir. Bu ödemenin 5302 sayılı Kanunun 63. maddesinde öngörülen ödeneklerle ilgisi sadece tutarının tespitinde dikkate alınacak esaslar ile sınırlıdır. Madde metninde yer alan, “(…) bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.” Hükmü ile getirilen vergi istisnası, 5540 sayılı yasanın 1. maddesiyle 1700 sayılı Kanuna eklenen Ek 5. maddeyle getirilen ödemeye münhasır olup, bu istisnanın yine bu hüküm gerekçe gösterilerek 5302 sayılı yasanın 28 ve 63. maddeleriyle öngörülen ödeneklere de teşmili yasal açıdan mümkün görülmemektedir. Zira madde metninde yer alan “bu ödemeden” ibaresiyle kastedilen ödemenin 1700 sayılı yasanın Ek 5. maddesiyle yapılan ödeme olduğu açıktır. Dolayısıyla 5302 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03.06.2011 gün ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararında da, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddeleri gereğince yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Diğer taraftan, 5917 sayılı Kanunun 36. maddesiyle 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. maddede, “Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” Denilmektedir. Bu durumda 5917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 10.07.2009 (RG, 27284) tarihinden sonra yapılan ödemelere Kanunun şümulü olmayacaktır ki, bahsi geçen ödemeler 2011 yılında yapılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Vali Yardımcılarına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması sonucu oluşan ve ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen toplam … TL kamu zararından,

sorumlularına

müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine oy birliğiyle,