|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, uyuşmazlık konusu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan bir işlemle malulen emekli aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkindir. Davacı, 5434 sayılı Kanun kapsamında adi malulen emeklilik hakkı olduğunu iddia ederek, SGK’nın zımnen reddettiği başvurusunun iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının malulen emekli edilmesi gerektiğine hükmederek davayı kabul etmiştir.
Davalı SGK’nın istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına karar vererek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında ise, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirerek onamıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı SGK’nın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu durum, davacının malulen emeklilik talebinin yasal dayanakları doğrultusunda geçerliliğini koruduğunu göstermektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4021 E. , 2024/8327 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2016 E., 2024/530 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 E., 2022/202 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2009 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığında göreve başladığını, Beytepe Askeri Hastanesinin 03.06.2014 tarih ve 4709 sayılı sağlık raporu ile hakkında “adi malul” kararı verildiğini, akabinde 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesiyle, 27.06.1989/375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici madde 35/B gereğince, ilgili Bakan onayı ile 23 Ağustos 2021 tarihli kararla kamu görevinden çıkarıldığını, 5434 sayılı Kanun kapsamında adi malulen emeklilik hakkı olduğunu ve bu yönde emekli edilmesi için yapmış olduğu başvurunun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yasal cevap verme süresinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi nedeniyle malulen emekliye ayrılmasına ilişkin yaptığı başvurusunun zımnen reddine yönelik Kurum işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulması hitamında iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı …’ın 21.04.2008 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığı, 29.08.2009 tarihinde uzman çavuş olarak görev yapmaya başladığı, … İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde astsubay üstçavuş olarak görev yapmakta iken 23.08.2021 tarihinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, çıkarıldığı tarih itibari ile 10 yıldan fazla fiili hizmetinin bulunduğu ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmeden önce sağlık durumu nedeni ile hakkında verilmiş olan “Komando olamaz, sınıfı görevini yapamaz” şeklinde 03.06.2014 tarihli rapor düzenlendiği, bu rapora istinaden Kurum Sağlık Kurulunca 26.01.2015 tarihinde 2255 sayılı sayı ile incelenmesi neticesinde “adil malul” olduğuna şeklinde karar verildiği, hakkında 5434 sayılı Kanun’un adi malullüğe ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekirken aksi yönde tesis edilen Kurum işleminin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının kabulü cihetine gidilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; hatalı değerlendirme sonucu usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı (Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. Dava Dairesinin 2020/308 Esas, 2022/2102 Karar sayılı, 22.04.2022; 2021/3354 Esas, 2023/1188 Karar sayılı, 12.04.2023 tarihli kararlarının da aynı yönde olduğu) anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile malulen emekli aylığı bağlanmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.