|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının 4/b kapsamında kabul edilmesi ve bu nedenle işveren hissesine isabet eden primlerin 4/b kapsamındaki borçlara aktarılması gerektiği iddiası üzerinedir. Davacı, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine dayanarak, 01.12.2008-20.12.2017 tarihleri arasındaki prim ödemelerinin yeniden hesaplanarak emeklilik aylığının belirlenmesini ve eksik aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. Davalı Kurum ise, işverenin primlerinin davacının Bağ-Kur dosyasına aktarılmasının yasal dayanağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne ve primlerin aktarılmasına karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu değerlendirerek, ilk mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek reddetmiştir. Temyiz aşamasında ise Yargıtay, davacının 4/a kapsamındaki primlerinin 4/b kapsamına aktarılması gerektiği yönündeki ilk mahkeme kararını bozmuş ve işveren hissesinin aktarılmasının yasal dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri ve genelgeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4618 E. , 2024/6140 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/57 E., 2024/68 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/259 E., 2022/204 K.
Taraflar arasındaki işveren priminin 4/b sigortalılık prim borçlarına aktarılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının 4/b kapsamında olduğunun kabul edilmesi nedeniyle işveren hissesine isabet eden miktarın 4-b kapsamındaki prim borçlarına aktarımının sağlanması gerektiğinin tespitini, primlerinin yeniden hesaplanarak emeklilik aylığının belirlenip, emekli olduğu günden itibaren alması gereken emeklilik aylığının tespiti ile eksik aldığı emeklilik aylıklarının yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, uyuşmazlığa konu olayda dava dışı işverenin ödemiş olduğu primlerin davacının, kurumun 4A sigortasıyla ilgili merkezine değilde, Bağ-Kur dosyasının bulunduğu merkeze verildiğini, cari dönemde ise işverenin emanette bulunan parasının mevcut borçlarına mahsup edilmiş olması nedeniyle davacının talebinin karşılanamadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davanın kabulü ile davacının 01.12.2008-20.12.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamından 4/1-b kapsamına aktarılması nedeniyle yasal koşulları oluştuğundan bu dönemde 4/1-a kapsamındaki işveren hissesine isabet eden prim ödemelerinin davacının bu dönem 4/1-b kapsamındaki prim borçlarına aktarılması gerektiğinin tespitine, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının aktarılan prim ödemeleri dikkate alınarak yeniden hesaplanarak ödenmesi gereken aylık farklarının aylık başlangıç tarihinden itibaren ödenmesi gereken tarihlerden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davaya cevaplarını tekrarlamış, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tanık beyanları, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının 4/b kapsamında olduğunun kabul edilmesi nedeniyle işveren hissesine isabet eden miktarın 4-b kapsamındaki prim borçlarına aktarımının sağlanması gerektiğinin tespitini, primlerinin yeniden hesaplanarak emeklilik aylığının belirlenip, emekli olduğu günden itibaren alması gereken emeklilik aylığının tespiti ile eksik aldığı emeklilik aylıklarının yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 4, 53 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
5510 sayılı Kanun’un 4/b-4 maddesine göre anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları Bağ-Kur sigortalısı sayılmışlardır. Aynı Kanun’un 53 üncü maddesinde; “… 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” hükmü düzenlenmiştir.
İnceleme konusu dosyada davacı 28.11.2008 tarihinden itibaren Anadolu Özel Tıp Hizmetleri San. A.Ş.’nin ortağı ve yönetim kurulu üyesidir. Davacının 01.12.2008-18.12.2017 tarihleri arasındaki 4/1a kapsamındaki çalışmaları Kurum tarafından 4/b sigortalılığına aktarılmıştır. Davacı Kurum işlemi nedeniyle 4/1-a kapsamındaki ödenmiş işveren primlerinin 4/1-b kapsamındaki prim borçlarına aktarılmasını talep etmiş, Kurum tarafından işverenin emanet hesabında bekleyen işveren hissesi tutarlarının işverenin teşviklerden faydalanması nedeniyle cari dönemlerdeki borçlarına mahsup edildiği belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının 01.12.2008 tarihinden itibaren bildirilen ve davalı Kurum tarafından iptal edilen hizmet süresine ait primlerinin geçersiz bir sigortalılık süresine ait prim olmakla yanlış ve yersiz ödenen prim statüsündedir. Yanlış ve yersiz ödenen primler yönünden 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu’nun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir. Mülga 818 sayılı Kanun’un 65 ve 6098 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinde; “Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Buradan hareketle davacının hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla kötü niyetli bir davranışı (fiil ve greçek olmayan sahte sigortalılık gibi) olmadığından iptal edilen sigortalılık sürelerine ait primler iade edilebilir. Ancak davalı Kurum bu iade işlemi yerine iptal edilen sürelere ait primlerin işçi hissesini davacının Bağ-Kur prim hesabına aktarmaktadır. Bu işlemin yasal dayanağı ise 5458 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi hükmüdür. Anılan hükümde çakışma nedeniyle iptal olunan primlerin diğer sigortalılık süresine aktarılabileceği belirtilmekte iken, Kanunda açık ve net bir şekilde sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi gerektiği belirtilmiştir.
Somut davada, davacının 4/1-a kapsamında çalıştığı süredeki işçi hissesi davacının Bağ-Kur prim hesabına aktarılabileceğinden, işveren hissesinin aktarılması talebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ve Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla
03.06.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
1. Çoğunluk ile aradaki … uyuşmazlık, “4/b kapsamında çalışmasına rağmen primleri 4/a kapsamında bildirilen ve Kurum tarafından primleri 4/b kapsamına aktarılan davacının ödenen primlerinden işveren payının aktarılıp aktarılmayacağı, bu kapsamda yaşlılık aylığının yeniden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği” noktasında toplanmaktadır.
2. Kurumun asgari prim ödemesi üzerinde aktarması üzerine, sigortalı davacı tarafından açılan davada, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, “davacının 01.12.2008-20.12.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamından 4/1-b kapsamına aktarılması nedeniyle yasal koşulları oluştuğundan bu dönemde 4/1-a kapsamındaki işveren hissesine isabet eden prim ödemelerinin davacının bu dönem 4/1-b kapsamındaki prim borçlarına aktarılması gerektiğinin tespitine ve davacıya bağlanan yaşlılık aylığının işverenden aktarılan prim ödemeleri dikkate alınarak yeniden hesaplanarak ödenmesi gereken aylık farklarının aylık başlangıç tarihinden itibaren ödenmesi gereken tarihlerden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
3. Kararın davalı Kurum temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile işveren payının primden düşmesi gerektiği, kurum işleminin yerinde olduğu kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 53/5 maddesine göre “Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir”. Anılan düzenlemede çok açık şekilde “başka sigortalılık hali için ödenen primin, esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve bu halde geçmiş kabul edileceği” belirtilmiştir. Burada ödenen primin işçi veya işveren payına göre ayrılacağı açıklanmamıştır.
5. Kaldı ki davacı sigorta bildirimleri yapılan şirkette ortaktır. Kişi-organ vasfındadır. Bu durumda bu kişi için primleri ödeyenin işveren olduğundan sözedilemez. 4/a kapsamında ödenen primlerin tamamının ayrım yapılmaksızın 4/b sigortalılığına aktarılması gerekir.
6. Yerel mahkeme karar verirken Kurumun genelgesine dayanmıştır. SGK’nın 30/12/2015 tarihli ve 2015/28 sayılı Genelgesi ile 2014/28 sayılı Genelge’nin “Çakışan süreler içinde 4/a kapsamında ödenmiş primlerin 4/b kapsamındaki prim borçlarına aktarılması” başlıklı 2.2 numaralı bölümünün birinci fıkrasının ii) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ii) Sigortalı hissesinin çakışan dönemieki (4/b) kapsamındaki prim borcunu karşılamaması halinde;
1- İşveren hissesinin de aktarılabileceğine dair işverenin yazılı muvafakati ile birlikte imza sirküsünün (işyeri dosyasında mevcut olup olmadığına bakılmaksızın) ibraz edilmesi,
2- İşverenin Kurumumuza gerek kendisine ait işyerlerinden, gerekse ortağı, üst düzey yöneticisi, alt işvereni ve işveren vekili olduğu işyerlerinden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmaması kaydıyla işveren hissesine isabet eden paraların sigortalının 4/b kapsamındaki prim borçlarına aktarımı yapılacaktır.
İşverenin muvafakatinin olmasına rağmen Kurumumuza borcunun bulunması halinde ise işveren hissesine isabet eden paralar öncelikli işverenin kendi borcuna mahsup edilecek, artan bir tutarın kalması halinde, bu tutar sigortalının 4/b kapsamındaki prim borcuna aktarılacaktır.”
7. Davalı Kurum uygulamasında dahi işveren payının aktarıldığı sabittir. Kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılınmamıştır.