ÖZET: Başvuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yönelik kısmi ihya talebi üzerine bir ret kararı verilmiştir. Başvuran, eşinin vefatından sonra ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan sigortalılık sürelerinin ihya edilmesini talep etmiştir. Eşinin 5510 sayılı Kanun kapsamında toplamda 2340 gün sigortalılık süresi bulunmasına rağmen, talep edilen sürelerin tamamının ihya edilmediği belirtilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebinin, yasal düzenlemelere uygun olmadığını ve ölüm aylığına hak kazanmak için gerekli olan sürelerin ihya edilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçisi, başvuranın iddialarını değerlendirerek, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit etmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un geçici maddeleri çerçevesinde, durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamının ihya edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Başvuranın yalnızca kısmi ihya talebinin kabul edilmesi mümkün olmadığından, ret kararı verilmesi uygun bulunmuştur. Bu karar, başvuranın yasal hak arama özgürlüğü çerçevesinde, ilgili idareye karşı dava açma süresinin devam ettiğini belirtmektedir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar, yasal düzenlemelere ve kamu menfaatine uygun bir şekilde verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/1780-S.21.2934

BAŞVURU NO : 2020/96438

KARAR TARİHİ : 29/01/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Kısmi ihya talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. tarafından yapılmış olan başvuruda; başvuran, eşi 26/02/2020 tarihinde 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamında sigorta hizmetinin devam ettiği sırada vefat ettiğini, eşinin sağlığında 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamında 01/12/2011 tarihinden 30/04/2015 tarihine kadar 1230 günü, 01/05/2015 tarihinden 31/05/2018 tarihine kadar ise 4/b kapsamında 1110 günü olduğunu, sigortalılık hizmetlerine ait borcunu ödememesi nedeniyle aynı Kanunun 63 üncü maddesi gereğince sigortalılığının durdurulduğunu, tarafına ölüm aylığı bağlanması amacıyla yaptığı 22/06/2020 tarih ve 2002930825 sayılı CİMER başvurusuna verilen cevapta durdurulan sigortalı günlerin tamamının ihya edilmesi halinde aylık bağlanacağının ifade edildiğini; ancak 01/05/2015 tarihinden 31/05/2018 tarihine kadar 4/b kapsamında durdurulan 1110 gün sigortalılığın tamamının ihya edilmesi talebinin kabul edildiğini ve borçların ödenmesi halinde, 5510 sayılı

Kanunun 32 nci maddesi kapsamında ölüm aylığı bağlanmaya hak kazanmakta olduğunu, Kastamonu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından kendisine verilen cevapta 5510 sayılı

Kanunun geçici 63 üncü maddesindeki “…Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde

80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç

tutarı hesaplanarak ihya edilir.” hükmüne göre sigortalılık sürelerinin tamamından 01/12/2011 tarihinden 30/04/2015 tarihine kadar olan 1230 günün de dâhil olduğunun anlaşılması gerektiğini, oysa 01/05/2015 tarihinden 31/05/2018 tarihine kadar 4/b kapsamında 1110 gün durdurulan hizmetin tamamının ihya edilmesinin anlaşılması gerektiğini çünkü Kanunun 4/a kapsamındaki 58 gün ile cari döneme ait 4/b kapsamındaki 678 günün ilave edilmesi ile birlikte 1876 güne ulaşılmakta olduğunu ve böylece Kanunun 32 nci maddesindeki ölüm aylığı bağlanması için aranılan 1800 gün şartının sağlandığını belirterek,

26.02.2020 tarihinde vefat eden Eşi ’e ait 01.12.2011 tarihinden 30.04.2015

tarihine kadar 4/b kapsamında 1230 günün ihya edilmeksizin 01.05.2015 tarihinden

31.05.2018 tarihine kadar 4/b kapsamında 1110 günün tamamının ihya edilerek borçlanmasının

kabul edilmesini, borçlanmayı ödedikten sonra ise tarafına ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 25/12/2020 tarih ve sayılı ve eklerinde özetle; 2. Başvurana eşinden dolayı 5510 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükümleri uyarınca aylık bağlanabilmesi için, 01/12/2011 tarihinden 30/04/2015 tarihine kadar olan 1230 gün ile 01/05/2015 tarihinden 31/05/2018 tarihine kadar 4/b kapsamında 1110 gün durdurulan hizmetin tamamının ihya edilmesi gerektiği, ölüm aylığına yetecek kadar sürenin ihya edilmesinin mümkün olmadığı hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 31/05/2066 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununun; 5.1. Geçici 63 üncü maddesi (Ek madde 04/04/2015-6645 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi); “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur.

Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır.

Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir.

Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.

…Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.…”

5.2. Geçici 76 ncı maddesi (Ek madde 11/05/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanunun 24

üncü maddesi):

“Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı halde, 31/5/2018 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların, bu tarihten önceki sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ödememeleri veya ilgili Kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez.

Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları 1/6/2018 tarihi itibarıyla yeniden başlatılır.

Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir.

Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.

…Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuranın eşinin 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamında 01/12/2011 tarihinden 30/04/2015 tarihine kadar 1230 günü, 01/05/2015 tarihinden 31/05/2018 tarihine kadar ise 1110 günü olduğu, bu sürelerin ihya edilmesine bir engel olmadığı açıktır.

Bu kapsamda başvuran yasada belirtilen “sigortalılık sürelerinin tamamı” ifadesinden 5510/Geçici 76 ncı maddesi dönemindeki sürelerin yani 01/05/2015 tarihinden 31/05/2018 tarihine kadarki 1110 günün ihya edilmesinin anlaşılması gerektiğini, tüm durdurulan sürelerin ihya edilmesine gerek olmadığını iddia etmektedir.

8. Başvuru konusu uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanuna dönemin yapılandırma kanunları ile eklenen geçici 63 ve geçici 76 ncı maddeler ile yasalaşan, primi ödenmeyen 4/b sürelerinin canlandırılması (ihyası) uygulamasında, canlandırılması gereken sürenin aylık bağlamaya yetecek kadar mı yoksa tamamı mı olması gerektiği hususunda düğümlenmektedir.

9. Öncelikle anılan yapılandırma yasalarının hangi amaçla yasalaştığı ve bunun gerekçesinin incelenmesi gerekir. 5510 sayılı Kanunun Geçici 76 ncı maddesi (Ek madde 11/05/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi) yasama evresinde görüşülürken, Türkiye Büyük Millet Meclisi 26. yasama dönemi 3. yasama yılı 557 sıra numaralı Vergi ve

Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

İlişkin Kanun Tasarısı (1/944) Genel Gerekçesinde

(https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem26/yil01/ss557.pdf) :

“Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu Uygulanan ekonomik politikalar ve mali disiplin sayesinde ülkemiz gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden daha hızlı büyümüş, kişi başına düşen milli gelir de onbin doların üzerine çıkmıştır. Bu süreçte yatırım, üretim, ihracat ve istihdamın artırılmasına, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ve ülkemizin cazip bir yatırım merkezi haline getirilmesine hizmet eden çok sayıda düzenleme hayata geçirilmiş, işlem maliyetleri azaltılarak ekonomik büyüme desteklenmiştir. Ülke ekonomisinin büyüme hızını desteklemek ve bu suretle kalkınmasını devam ettirmek amacıyla dünyadaki ekonomik ve politik riskler ile yakın coğrafyamızda yaşanan bölgesel olayların vatandaşlarımız üzerinde oluşturması muhtemel etkisini bertaraf etmek ve müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkan sağlamak için;

– Kamuya olan borçların yapılandırılarak ödenmesini, – Mevcut ve muhtemel ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılmasını, – Matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılmasını, – İşletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesini, amaçlayan bu Tasarı hazırlanmıştır.” değerlendirmelerine, Tasarının madde gerekçesinde ise: “ Madde 24- Madde ile, 31/5/2018 tarihi itibarıyla prim borcu olan ve ödeme yapmayan sigortalıların, sigortalılık sürelerinin durdurulması, prim borçlarının silinmesi, talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin ihya edilmesi amaçlanmaktadır.” gerekçelerine yer verilmiştir.

10. Buradan, kanun koyucunun ödenmeyen prim borçlarının tahsilini kolaylaştırma amacıyla bu düzenlemeleri yaptığı, sigortalılara ve hak sahiplerine tanıdığı bu imkanı düzenlerken prim borçlarının tahsiline büyük önem verdiği, bu nedenle kamusal menfaat ile bireysel menfaat dengesini oluştururken, kamusal menfaati sistemin aktüeryal dengesini muhafaza etmek adına korumak istediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle madde düzenlemesinde yer alan “durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı” ifadesinden ihya başvurusu yapıldığı tarihte, o tarihe kadar olan durdurulan tüm sigortalılık sürelerinin ihya kapsamına girdiği ve bunların bölünemeyeceği; kaldı ki: “Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” hükümleri ile bunun tekrar vurgulandığı, bu yönüyle farklı yapılandırma düzenlemeleri kapsamındaki sürelerin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, diğer bir deyişle kısmi ihya yapmaya olanak verilmediği, bu imkandan faydalanacakların bütünsel olarak tüm sürelerini ihya etme hakkı olduğu, aksine bir düzenleme için yasada bunu ifade eden özel bir hüküm olması gerektiği, ihyaya konu BAĞ-KUR/ 4/(b) hizmetlerinin zorunlu hizmetler olduğu hususu da göz önüne alınarak, bu yönüyle idarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

11. Diğer yandan, uyuşmazlığa benzer başka bir uyuşmazlıkta, Kamu Denetçiliği

Kurumunun 2019/5145 Başvuru Numaralı, 24/05/2019 tarihli ve 2019/3661-S.5309 sayılı

RET KARARI’nda; “5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamının, talep tarihinde belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edileceğini düzenlemiştir. Dolayısıyla her ne kadar başvuranın gayesi 4/1-(b) prim borcunun 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığına yetecek sigortalılık süresine karşılık gelen kısmını ödeyip geçici 63 üncü maddeden yararlanarak sigortalılığı sona erdirmek olsa da, geçici 63 üncü madde kısmi ihyaya imkan vermemekte olup kısmi ödeme ile kısmi hizmet elde edilemeyeceğinden başvuranın ihyaya konu borç tutarının bir kısmını ödeyerek sigortalılık kazanmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmektedir… Başvuranın emekli olabilme talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” denilerek benzer başvuru hakkında Ret Kararı verilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

13. Bu yönüyle, ileride yapılacak mevzuat düzenlemelerinde, mevcut uyuşmazlıkta olduğu gibi kısmi ihya yapmaya olanak tanıyacak düzenlemeler yapılmasının aktüeryal denge üzerindeki etkisinin, yapılandırma yasalarının etki analizi yapılırken göz önüne alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi