ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ölüm geliri bağlanması talebine ilişkindir. Başvuran, babasının 1948 yılında iş kazası geçirdiğini ve 1968 yılında malulen emekli olduğunu, 1992 yılında vefat ettiğinde ise kendisine ve kardeşlerine bağlanan aylığın yalnızca 5 yıl geriye dönük olarak verildiğini belirtmiştir. Başvuran, 2008 yılından önce ve sonra ölüm aylığı için başvuru yaptığını, ancak yasal hakkının verilmediğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın babasının %49 sürekli iş göremezlik derecesi ile gelir aldığını, ancak ölümünün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmadığını belirterek, ölüm geliri bağlanamayacağını açıklamıştır. Ancak, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, %50’nin altında iş göremezlik geliri alanların hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabileceği hükmü getirilmiştir. Bu kapsamda, başvuranın 2022 tarihli talebine istinaden, 2017 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanması gerektiği belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğunu tespit ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuş ve başvuranın talebinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, idarenin karar verme sürecinde iyi yönetim ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir. Başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde, idarenin 30 gün içinde gerekli işlemleri yapması gerektiği ifade edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2300-S.24.3661

BAŞVURU NO : 2023/14016

KARAR TARİHİ : 27.02.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ölüm gelirinin 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; babası ’nin 1948 yılında iş kazası geçirdiğini, 13/02/1968 tarihinde sicil, tahsis numarasıyla malulen emekli olduğunu ve 20/03/1992 tarihli vefatına kadar emekli aylığı aldığını, iki kız kardeş bekar olmalarına rağmen babalarından kendilerine bağlanan aylığın 2022 yılı itibariyle 5 yıl geriye götürülmek suretiyle yapıldığını, ilgili yasa 2008 yılında çıkmasına rağmen birikmiş aylıklarının sadece 5 yıl geriye dönük verildiğini, oysa 2008 yılından önce de 2008 yılından sonrada ölüm aylığı için başvuru yaptığını, ancak buna rağmen yasal hakkının verilmediğini ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedirler.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusu hakkında Kurumumuzca gerçekleştirilen incelenme ve araştırma kapsamında, 09/09/2023 tarih ve sayılı yazımız ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen 06/10/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; 2.1. Müteveffa sigortalı .’nin, iş kazası geçirdiği 10.07.1948 tarihi itibariyle, hizmet akdine tabi olarak (4/1-(a) kapsamında) Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğünde çalışmakta olduğu, 2.2. Başvurana 15.12.2017 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ölüm geliri bağlandığı, 2.3. Başvuranın, 10.07.1948 tarihinde geçirdiği iş kazısına bağlı olarak %49 sürekli iş göremezlik derecesi ile sürekli iş göremezlik geliri almaktayken, ölümü, geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olmaksızın

25.03.1992 tarihinde vefat eden babası .’den dolayı, ilk olarak 13.01.2005 tarihli talebi ile ölüm geliri

talebinde bulunduğu, 2.4. Ölüm sigortasında, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde 05.12.2017 tarihinde yapılan değişikliğe kadar, gerek sigortalılar gerekse hak sahipleri açısından ölüm tarihindeki mevzuat uygulandığı, bu itibarla,

506 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine göre, hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilmesi için, sigortalının

iş kazası / meslek hastalığı sonucu ölmesi veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının en az % 50 olması veya ölümün iş kazası / meslek hastalığına bağlı olması şartlarından birinin varlığı arandığından; % 49 sürekli iş göremezlik derecesi ile sürekli iş göremezlik geliri alırken, geçirdiği iş kazısına bağlı olmaksızın ölen, müteveffa sigortalı .’nin, hak sahiplerine ölüm geliri bağlanamadığı, 2.5. Öte yandan, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine 05.12.2017 tarihinde eklenen geçici 36 ncı madde ile iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü %50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların, ölümünün geçirdiği iş kazası veya tutulduğu meslek hastalığına bağlı olmaması nedeniyle gelir bağlanmamış hak sahiplerine de ölüm geliri bağlanması imkanı getirildiği, 2.6. Söz konusu geçici 36 ncı maddenin “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü

%50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken, Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen ve ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması nedeniyle hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmamış sigortalıların almakta olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin, Kanunun yürürlük tarihine kadar aylık artışlarıyla güncellenmiş tutarı, Kanunun 34 üncü ve 97 nci maddesi hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.” hükmünü amir olduğu, 2.7. Bu nedenle başvuru sahibinin 18.07.2022 tarihli talebine istinaden, 05.12.2017 tarihini takip eden ay başından itibaren (15.12.2017) ölüm geliri bağlandığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç” başlıklı 17 inci maddesi;

“İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının olduğu, meslek hastalığında ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde; analık ve hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. Ancak, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde 180 günden az kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olanlara hastalık ve analık halinde ödeneğe esas tutulacak günlük kazanç, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının iki katını geçemez.

Oniki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanların ödenek veya gelire esas günlük

kazançlarının hesabında:

a) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamaz.

b) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas alınan (…) dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.

Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.

İş kazası ile meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç, yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın otuz katıdır.” 5.2. “Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri” başlıklı 20 nci maddesi; “İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70’i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen tutar, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına

bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir

bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.

Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler uygulanır.

37 nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği verilir.”

5.3. “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesi: “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde

% 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;

1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını

doldurmayanların veya,

2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların

veya,

3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,

her birine % 25’i, c) (b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her birine % 50’si, d) Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25’i, oranında aylık bağlanır. Ancak, hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde

20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların, bu Kanunun 4 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, bunlara aylık bağlanmasına engel oluşturmaz.

Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.

Hak sahiplerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.” 5.4. “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35 inci maddesi; “Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar; a) Sigortalının ölüm tarihini, b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.

Ancak bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilenlerden öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların kesilmesini gerektirmez.

Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanır.

Bu madde gereğince aylığı kesilen çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybederek malul olduğu anlaşılanlara, 34 üncü maddede belirtilen şartları taşımaları halinde, malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takip eden ay başından itibaren, 94 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.

Yeniden bağlanan aylık, aylığın kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe kadar geçen süre için 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak suretiyle belirlenir.” 6. 29/07/1964 tarihli ve 11766 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanununun “Eş ve çocuklara gelir bağlanması:” başlıklı mülga 23 üncü maddesinin (VIII) bendinde; “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün %50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin de ölümün maluliyete esas olan iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine gelir bağlanır.” 7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin; 7.1. “Eski gelir ve aylıklarda durum değişiklikleri ve alt sınır aylığı” başlıklı Geçici 4 üncü maddesi

“Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki

Kanun hükümleri uygulanır.” 7.2. “Sürekli iş göremezlik derecesi % 50’nin altında olup ölüm geliri bağlanamayanlar” başlıklı

Geçici 36 ıncı maddesi; “(1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50

oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken, Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen ve ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması nedeniyle hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmamış sigortalıların almakta olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin, Kanunun yürürlük tarihine kadar aylık artışlarıyla güncellenmiş tutarı, Kanunun 34 üncü ve 97 nci maddesi hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın, 10.07.1948 tarihinde geçirdiği kaza sonucu %49 oranında iş görmezlik derecesiyle sürekli iş görmezlik geliri almakta iken, 20.03.1992 tarihinde vefat eden babasından dolayı ilk olarak 13.01.2005 tarihinde ölüm geliri talebinde bulunduğu, söz konusu tarihte 506 sayılı Kanunun 23. maddesi hükmü gereği babasının iş görmezlik derecesi %50’nin altında olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiği, ancak Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde 5.12.2017 tarihinde yapılan değişiklikle; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü %50 oranın altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların, ölümünün, geçirdiği iş kazası veya tutulduğu meslek hastalığına bağlı olmaması nedeniyle gelir bağlanmamış hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmasının hüküm altına alındığı, bu kapsamda başvuru sahibinin, 18.07.2022 tarihli ölüm geliri talepli dilekçesine istinaden beş yıl geriye gidilmek suretiyle 5.12.2017 tarihini takip eden tarihte (15.12.2017 itibariyle) başvurana ölüm geliri bağlandığı, ancak 506 sayılı Kanun hükmü gereği Yönetmelikte yapılan değişiklik öncesi ölüm geliri bağlanmasına imkan olmadığından bahisle başvuranın 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarihi itibari ile ölüm geliri bağlanması talebinin reddedildiği, buna istinaden başvuranın geçmişe dönük ödemelerin tamamının yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.

10. Başvuruya konu uyuşmazlığın; 1992 yılında vefat eden babasından dolayı, yasa değişikliğini takip eden ay başından itibaren ölüm geliri bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

11. 10/07/1948 tarihinde iş kazası geçiren ve tarafına %49 meslekte kazanma gücü kayıp oranı üzerinden iş görmezlik geliri bağlanan sigortalının 20/03/1992 tarihinde vefat ettiği, başvuranın babasından dolayı ilk kez 13/01/2005 tarihinde ölüm geliri talebinde bulunduğu ve söz konusu tarihte SGK tarafından yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine göre işlem yapıldığı görülmektedir. Buna göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün %50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin hak sahiplerine gelir bağlanacağı düzenlenmiş iken, %50’nin altında orana sahip olanların hak sahiplerine yönelik düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.

Bu itibarla geçirdiği iş kazası sonucu, %49 oran üzerinden iş görmezlik geliri bağlanan başvuranın hak sahiplerine bu kapsamda ölüm geliri bağlanmamasına yönelik SGK tarafından yürütülen işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı değerlendirilmektedir.

12. Ancak Ekim 2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 20 maddesinin üçüncü fıkrasına göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

13. Somut olayda SGK tarafından Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere; başvuranın

1992 yılında vefat eden babasından dolayı muhtelif tarihlerde ölüm gelirine başvurularda bulunduğu, 5510

sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra ise ilk kez 09/02/2009 tarihinden(bila tarihli dilekçesine idare tarafından verilen cevabi yazının tarihi) önce talepte bulunduğu, ancak SGK tarafından müteveffa 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce vefat ettiği gerekçesiyle 506 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğundan bahisle talebinin reddedildiği görülmektedir.

14. Oysa, meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin sürekli iş göremezlik gelirinin, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacağı 5510 sayılı Kanunun 20 maddesinin üçüncü fıkrasında açıkça hüküm altına alınmıştır. Yargıtay’ın emsal kararlarında da söz konusu hükmün kararlarda bu şekilde esas alındığı görülmektedir.

15. Şöyle ki; Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli E.2015/14349, K.2016/6497sayılı emsal kararında; “Davacı, murisinin sağlığında aldığı meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirinin 01.10.2008 tarihini takip eden aybaşından itibaren tahsisine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davacının babasının meslek hastalığı sürekli maluliyeti %12 olup sürekli iş göremezlik geliri almakta iken 01/10/2008 tarihinden önce ölmesi nedeniyle sağlığında almakta olduğu iş bu sürekli iş göremezlik gelirinin 5510 sayılı Kanun’un 55/2 fıkrasındaki güncelleme işlemi yapılmaksızın, ancak üçüncü fıkrasında belirtilen alt sınır gözetilerek, aynı yasanın 34. maddesi uyarınca davamız davacısına 01/02/2010 tarihinden itibaren gelir olarak bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

…

Sonuç olarak; gelir ve aylığın düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesine ilişkin genel düzenlemeler içeren söz konusu maddede genel olarak gelir ve aylıklar için güncelleme yapılacağı açıkça düzenlendiğinden, gelir ve aylıklara ilişkin diğer maddelerde istisna getirilmediği takdirde bu kanuna göre bağlanan tüm gelir ve aylıklarda güncelleme yapılması gerekmektedir. Dava konusu gelire ilişkin 5510

Sayılı Yasanın 20/3 maddesinde de güncelleme yapılmasına ilişkin açık bir sınırlama mevcut olmadığından bu çerçevede bağlanacak gelirler için de güncelleme yapılması gerekmektedir.

Somut olayda mahkemece; dava konusu gelirin bağlanmasına ve bağlandığı tarihe ilişkin kararda isabetsizlik olmadığı anlaşılmakta ise de; sigortalı ‘nın meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri almakta iken 18.10.1988 tarihinde meslek hastalığına bağlı olmayan bir nedenle ölmesi nedeniyle

5510 sayılı Yasanın 20’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, aynı Yasanın 55/2 fıkrasındaki

güncelleme işlemi yapılarak ve üçüncü fıkrasında belirtilen alt sınır gözetilerek, gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, güncelleme yapılmaksızın gelir bağlanmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” 16. Yine Yargıtay’ın bir başka kararında, “Dosyadaki kayıt ve belgelerden ,davacının vefat eden babasının

%29,2 sürekli işgöremezlik oranı ile sürekli işgöremezlik geliri aldığı, 28.03.2001 tarihinden itibaren iş göremezlik derecesinin %37,2 olarak düzeltildiği, murisin gelir almakta iken 04.05.2008 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.

10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 20 .maddesi ” İş kazası veya meslek hastalığına

bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70’i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen tutar, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.”

….

Mahkemece her ne kadar 5510 sayılı Yasanın 20. maddesinin 3. fıkrasında 55. maddenin 2.

Fıkrasındaki güncellemeden söz edilmeksizin sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin 34. Madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacağı belirtilerek davacının güncellemeye ilişkin talebi reddedilmişse de, kanun metninde açıkça 20. maddenin 3. fıkrasına göre bağlanan aylıklarda 55/2 fıkradaki güncelleme işlemi yapılamayacağına dair engelleyici bir hüküm bulunmadığına göre, madde metninde güncellemeden söz edilmemiş olmasının hak sahibi aleyhine yorumlanması doğru bulunmamıştır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”(Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 25.04.2016 tarih ve E.2015/12421, K.2016/7247). Denilerek 5510 sayılı Yasanın 20. maddesinin 3. fıkrası hükmüne istinaden hak sahiplerine ölüm gelirinin bağlanmasının yanı sıra 55. maddenin 2. fıkrasındaki hükme istinaden de güncellenerek ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.

17. Bununla birlikte; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde 5/12/2017 tarihinde yapılan değişiklik ile sürekli iş göremezlik derecesi % 50’nin altında olup ölüm geliri bağlanamayan hak sahiplerine yönelik yeni bir düzenleme yapıldığı, söz konusu düzenlemeye göre Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen ve ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması nedeniyle hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmamış sigortalıların almakta olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin, Kanunun yürürlük tarihine kadar aylık

artışlarıyla güncellenmiş tutarı, Kanunun 34 üncü ve 97 nci maddesi hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda başvuru sahibine 18/07/2022 tarihli dilekçesine istinaden söz konusu hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ölüm geliri bağlandığı görülmektedir.

18. 2008 Ekim ayı itibari ile yürürlüğe giren ve sürekli iş görmezlik derecesi %50’nin altında olan sigortalıların hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmasına ilişkin 5510 sayılı Kanunun 20/3 maddesi hükmü gereği, Kanun yürürlüğü girmeden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine de yargı kararlarında ölüm geliri bağlanmasına hükmedildiği, ölüm geliri bağlanmasına ilişkin söz konusu hükmün Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından da Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği‘nin geçici 36. maddesinin yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı görülmektedir. Netice itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 5510 sayılı

Kanunla iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü %50 oranın altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş görmezlik geliri bağlanmış iken Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen ve ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması nedeniyle hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmamış sigortalıların almakta olduğu iş görmezlik gelirinin Kanunun 34. ve 97. maddesi hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacağı düzenlenmiştir. Her ne kadar söz konusu Yönetmeliğin geçici 36.

maddesinin yürürlüğe girmesiyle bu durumdaki kişilere ölüm geliri bağlanmasına yönelik uygulama yürürlüğe konulsa da, bu hakkın yönetmelikle değil ancak Kanun ile sağlanabileceği değerlendirildiğinden, bu yönetmelik hükmünün esasen 5510 sayılı kanunun 20/3 maddesi hükmünün uygulanmasına yönelik yapılan bir düzenleme olduğu açıktır.

19. Diğer yandan; 5510 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 97 nci maddesinde “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar.” Denilmektedir. Somut olayda 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ölüm gelirine hak kazanan başvuranın Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başvurularda bulunduğu; Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezinin 06/06/2012 tarihli ve sayılı yazısının ilgi kısmından başvuranın bila tarihli dilekçesine Karaelmas SGM’nin ilk kez 09/02/2009 tarihli ve sayılı yazısı ile, yine başvuranın bila tarihli dilekçesine adı geçen SGM’nin 10/08/2009 tarihli ve sayılı cevapları ilgi tutularak talebinin reddedildiği yönünde açıklamalara yer verildiği görülmektedir. Dolayısıyla

5510 sayılı Kanun tarafından sağlanan hak için yapılan başvurular dikkate alındığında, ölüm geliri

bağlanmasına yönelik talebin süresinde yapıldığı, bu itibarla zamanaşımına yönelik hükümlerin uygulanamayacağı değerlendirilmektedir.

20. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen ilgili mevzuat, yargı kararları ve açıklamalar ışığında; 5510 sayılı Kanunun 20/3 maddesi hükmü ile sağlanan hakkın başvuranın ölüm geliri bağlanmasına yönelik yaptığı yazılı başvurular göz önünde bulundurulduğunda

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bağlanmamasına yönelik SGK tarafından yürütülen işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge

talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda ‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Karabük İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, Başvuranın babasından dolayı ölüm geliri bağlanmasına yönelik talebinin 5510 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.” hükmü gereği, başvuranın 09/02/2009 tarihinden önce SGK’ye yaptığı yazılı başvurusu dikkate alınarak ödenmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi