onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.04.1991-02.02.2000 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, çalıştığı dönemdeki kazançlarının asgari ücret üzerinden bildirildiğini, gerçek kazancının daha yüksek olduğunu iddia ederek, prime esas kazançların bu gerçek ücretler üzerinden belirlenmesini talep etmiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir; ancak bu karar, eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır.

Hukuki değerlendirmede, 5510 sayılı Kanun’un prime esas kazançların belirlenmesine ilişkin hükümleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun delil yükümlülükleri dikkate alınmıştır. Mahkeme, davacının çalıştığı döneme ait belgeleri yeterince incelememiş ve TİP ödemelerini göz önünde bulundurmamıştır. Bu durum, usul ve yasaya aykırı bir karar oluşturmuştur.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, davacının iddialarının yeterince değerlendirilmediği ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2023/12315 E.  ,  2024/3147 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/116 E., 2021/158 K.
    KARAR : Ret

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, davacının 01.04.1991 – 02.02.2000 tarihleri arasında davalı yanında garson olarak daha yüksek kazançlarla çalışmasına rağmen bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığı, açmış olduğu işçilik alacaklarına dair davada son ücretinin 419,74 TL olarak kabul edildiği ve kararın Yargıtay onamasıyla kesinleştiği, çalıştığı dönemdeki prime esas kazançların gerçek ücretleri üzerinden tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Fer’i müdahil ve davalı vekilleri davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli ve 2015/462 Esas, 2017/37 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı iş yerinde, 1995/1 inci dönemden itibaren 2002/2 nci dönemine kadar geçen sürede 08.02.2016 günü bilirkişi Babür Zaimoğlu’nun hazırladığı raporun 10 numaralı sütununda hesap edilen ücretlerle çalıştığının tespitine, 1993/4 ile 1994/12 dönemine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/1127 Esas, 2018/1835 Karar sayılı kararıyla davalı şirketin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun’un 348 inci maddesi uyarınca reddine, fer’i müdahil Kurumun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizin 02.03.2020 tarihli, 2019/1179 E., 2020/1846 K. kararında; somut olayda Mahkemece verilen kısa ve gerekçeli kararlarda, “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalı iş yerinde, 1995/1 inci dönemden itibaren 2002/2 nci dönemine kadar geçen sürede 08.02.2016 günü bilirkişi Babür Zaimoğlu’nun hazırladığı raporun 10 numaralı sütununda hesap edilen ücretlerle çalıştığının tespitine, 1993/4 ile 1994/12 dönemine ilişkin talebin reddine” denilmek suretiyle usul ve yasaya uygun bir karar oluşturulmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı tarafından iddianın ispatlanamamış olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, önceki hükmün usulden bozulduğunu, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, be nedenle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının 01.04.1991-02.02.2000 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesidir.

    3. Değerlendirme
    Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerli belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değerleri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, aynı maddenin 2 nci fıkrasında, madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.

    Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas-2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas-2010/524 Karar 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas-2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas- 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas-2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

    506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesinde “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında;
    a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,
    b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
    c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.” hükmü düzenlenmiştir.
    İnceleme konusu dosyada; davacı vekili, davacının 01.04.1991-02.02.2000 tarihleri arasında davalı yanında garson olarak daha yüksek kazançlarla çalışmasına rağmen bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığını belirterek çalıştığı dönemdeki prime esas kazançların gerçek ücretleri üzerinden tespitini talep etmiştir.

    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Hizmet cetvelinde davacının iş yerinde 01.04.1993-03.02.2000 tarihleri arasında çalışmasının olduğu, iş yerinde garson olarak çalıştığı ve dosyaya bahşiş defterinin (TİP) sunulduğu anlaşılmaktadır. Aynı işverene karşı açılan prime esas kazanç tespiti davalarında davacılara TİP ödemesi olan aylar için gerçek ücretin bordroda yazılı olan ücrete TİP ödemesinin ilave edilmesiyle toplam miktara hükmedildiği ve kararların Dairemizin 2016/4778 Esas, 2016/5513 Karar sayılı, 12.04.2016 tarihli, 2016/4748 Esas, 2016/5514 Karar sayılı, 12.04.2016 tarihli kararları ile onandığı görülmektedir.

    Dosyaya ibraz edilen TİP defteri yazılı delil olup Mahkemece, Dairemiz incelemesinden geçen emsal dosyalar gözetilmek suretiyle bu kapsamda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.

    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

    25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.