onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Kurum tarafından iptal edilen sigortalı çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile bu iptale itiraz edilmesi ve yersiz aylık ödemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi gereği, bu tür hizmet tespiti davalarında özel bir kanıt yöntemi öngörülmemiştir. Resmi belgelerin bulunmaması durumunda, tanık beyanları ve somut bilgilere dayanarak sonuca ulaşmak mümkündür. Mahkeme, tarafların sunduğu delillerle yetinmemeli ve kendiliğinden araştırma ilkesini benimsemelidir.

Mahkeme, davacının kırtasiye dükkanındaki çalışmasının fiili ve gerçek olduğuna dair delilleri değerlendirerek, Kurumun iptal işlemlerinin yerinde olmadığına kanaat getirmiştir. Bu nedenle, davanın kabulü yönünde karar verilmiştir. Ayrıca, yersiz ödenen aylıkların tahsili için açılan icra takibine itirazın haklı olduğu belirtilmiş ve itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Temyiz başvurusu sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/526 E.  ,  2024/2545 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/405 E., 2023/1422 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/249 E., 2022/429 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı … vekili, davacının yaşlılık aylığının iptal edilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın tahsis tarihi itibariyle yeniden bağlanmasına, iptal tarihinden itibaren ödenmeyen aylıklarının faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum tarafından düzenlenen 57.738,18 TL’lik borç tahakkuk işleminin ve borç bildirim belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

    Birleşen davada davacı … Başkanlığı vekili; yersiz ödenen aylıkların tahsili için Düzce 5. İcra Müdürlüğünün 2016/26816 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mülk sahibi dükkanı kiraya veren … ve işveren … ile emniyet araştırması neticesinde kimlik ve adresleri bildirilen komşu işyeri çalışanları …, …, …, …’in davacıyı …’ye ait işyerinde 2010 yılında 4-5 ay çalışırken gördüklerini beyan ettikleri, davacının iptal edilen çalışmalarının fiili olduğu gerekçesiyle emekli aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin ve ayrıca davacıya borç çıkartılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen aylıkların davacıya yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile Kurum tarafından açılan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, Kurumun denetmen raporunun aksi ortaya konulamadığını, dinlenen tanıkların beyanlarına bakıldığında davacının çalışma iddiasının kesin, objektif ve hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığının anlaşıldığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davacının iptal edilen çalışmasının geçtiği kırtasiye dükkanının işletmecisi …, kırtasiye dükkanını ….. kiraya veren …, kolluk makamı tarafından isimleri bildirilen komşu işyeri sahipleri …, …, … ve … isimli şahısların beyanının alındığı, dinlenen tanıkların, davacının hangi yıl ve ne kadar süre ile dava dışı …. ait kırtasiye dükkanında çalıştığı hususunda istikrarlı beyanda bulunmamakla beraber, davacının bu işyerinde çalıştığını doğruladıkları ,dosya kapsamındaki tüm kayıt, belgeler, denetim raporu, işyeri tescil belgeleri, dinlenen tanık beyanları, yapılan kolluk araştırmasından; dava dışı …’ye ait ‘ Köyü /Düzce’ adresinde kayıtlı … ‘dan kiralanan işyerinde 2020 yılında kırtasiye ve bakkaliye faaliyetine ilişkin yoklama fişi düzenlendiği, davacının çalışmalarının bildirildiği 01.05.2010 – 10.08.2010 tarihlerini kapsar şekilde …’nin yolcu taşımacılığı ve kırtasiye ürünleri perakende satış ticareti faaliyeti nedeniyle vergi kaydının bulunduğu, bu adresteki çoklu alışveriş mağazasını 15.02.2011 tarihinde kapattığı, davacının 01.05.2010 – 10.08.2010 tarihleri arasındaki iptal edilen çalışmasının fiili ve gerçek olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Kurum inceleme raporunda, dava dışı …’nin muhasebe işlerini yürüten ve davacının Kuruma sigorta bildirim işlemlerini yürüten…hakkında, para karşılığı fiilen çalışması olmayan kişiler adına Kuruma sigortalı çalışma bildirimi yaptığı yönünde Kurum müfettişine beyanda bulunan dava dışı şahısların beyanı dikkate alınarak ve davacın da iptal edilen çalışmasının aynı kişi tarafından Kuruma bildirim yapılmış olmasından hareketle, davacının fiili çalışmasının gerçeğe aykırı olduğu yönündeki Kurum tespitinin, fiili gerçekliğe uygun olmadığı, bu nedenle, davalı Kurumun yaptığı iptal işlemlerinin yerinde olmadığı kanaatiyle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetli olduğu, …’ın yersiz ödenen aylık tutarlarının tahsili istemiyle aleyhine açılan icra takibine itirazında haklı olduğu, bu durumda itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığının değerlendirildiği gerekçesiyle davalı/ birleşen dosya davacısı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davacı tarafça Kurumun denetmen raporunun aksi ortaya konulamadığı, tanık beyanlarının çalışma iddiasını net olarak ortaya koyamadığı, davacının çalışmasını tereddüte yer vermeyecek şekilde ispat edemediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, asıl davada Kurumca iptal edilen sigortalı çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, yersiz aylık nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine; birleşen davada yersiz aylık ödemesinin tahsiline ilişkin olarak davacı Kurum tarafından yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

    3. Değerlendirme
    Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

    Mahkemece, davacının dava dışı …’ye ait 03.12.2009 – 15.02.2011 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olduğu belirtilen kırtasiye işyerindeki çalışma iddiasıyla ilgili olarak, kırtasiyenin büyüklüğü, kapasitesi, vergi mükellefiyet dönemine ait matrah tutarları araştırılmalı, anılan kırtasiyede dava konusu dönemde çalışması olup da iptal edilmeyen başkaca bordro tanığı varsa dinlenmeli, yine kırtasiyeye komşu işyeri sahibi olanların işyerlerine ait vergi ve ruhsat kayıtları ile çalışanları yönünden hizmet döküm cetvelleri celp edilerek,davacının çalışmasının olup olmadığı, çalışma dönemleri, yaptığı iş hususunda beyanları alınmalı davacının çalışmasının gerçek ve fiili olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle ;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.