|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde çalıştığı süre zarfında hizmet akdine dayalı olarak bildirilmeyen çalışmalarının tespitine ilişkindir. Davacı, 20.11.2012-31.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederken, davalı şirket vekili, davacının çalışmadığını ve iddialarını ispat yükünün kendisine ait olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Yargıtay, davacının yaşlılık aylığı aldığı dönemdeki çalışma durumunu inceleyerek, 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkının bulunduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davacının talebinin hangi kapsamda olduğunu netleştirmeden karar vermiştir. Bu durum, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile sonuçlandığı için Yargıtay, temyiz itirazlarını kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu süreç, sosyal güvenlik mevzuatı ve yaşlılık aylığı alanların çalışma hakları açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/1842 E. , 2024/5164 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/694 E., 2021/573 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/115 E., 2019/33 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 20.11.2012-2015/5 inci ay tarihleri arasında davalıya ait …/Merkezde bulunan mağazada, büro elemanı-müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, bildirim yapılmadığını, davalı iş yerinde geçen bildirilmeyen hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının iddia edildiği gibi çalışanı olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında bir iş ilişkisi bulunmadığını, davacının emekli olduktan sonra çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çalışma iddiasının ispat yükünün davacıya ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Fer’i müdahil Kurum vekili, 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkra gereği davaları fer’i müdahil olarak takip edeceklerinden fer’i müdahil sıfatlarına karar verilmesi gerektiğini, davacının ilk işe giriş tarihinin yaşlılık aylığı aldığını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, dinlenecek tanıkların bordrolarda adı geçen kişilerden olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı … Züccaciye ve Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. A.Ş.’nin, Hasanefendi – Ramazanpaşa Mah. 25.Sk. No:6 … adresinde kurulan şubesine ait 1126356.09 sicil numaralı işyerinde 20.11.2012 – 31.05.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle, tüm sigorta kollarına tabi olarak 4/a kapsamında çalıştığının tespitine, karar kesinleştiğinde 5510 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca işlem yapılması için kararın … SGK İl Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Fer’i müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu 506 sayılı Kanun’un 63/A-B maddesi.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada davacının davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ile geçen ve bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ettiği, Mahkemece, davacının yaşlılık aylığı alırken geçen ve bildirilmeyen 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından davacının, 01.06.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı görülmektedir. Sosyal güvenlik destek primi, yaşlılık aylığı kesilmeksizin yeniden çalışmaya başlayabilmek için ödenmesi gereken primdir.
5510 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi 3 üncü fıkrası (a) bendinde; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir.
Ancak, 5510 sayılı Kanun’un “Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 14 üncü maddesi ile bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair, amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’da ise “Yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları” başlıklı 63 üncü maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, somut davada tespiti talep edilen dönemde, davacının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Ancak Mahkemece davacının tahsis dosyası celp edilerek, dava ile ilgili talebi net bir şekilde açıklattırılmalı, isteminin, 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılarak alınacak talebe ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.