|
ÖZET: Başvuran, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ek 6. maddesi kapsamında 21 Temmuz 2016 tarihinden itibaren sigortalı olarak prim ödemekte olduğunu belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 2019 yılında herhangi bir uyarı yapılmadan, Uluslararası Profesyonel Müzisyenler Derneği tarafından onaylanmamış belgeler nedeniyle son yedi yıla ait sigortalı hizmetlerinin silindiğini iddia etmektedir. Başvuran, askerlik borçlanması ile 5600 gün sigorta süresine sahip olduğunu ve emeklilik işlemleri için başvurduğunda sigortalılığının iptal edilerek Bağ-Kur statüsüne geçirildiğini ifade etmektedir. Bu durumun, ödenen primlerin kaybına ve genel sağlık sigortası borcuna yol açtığını belirterek, SGK’nın hatası nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
SGK, başvuranın giriş bildirisinin onaylandığını ancak ilgili derneğin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen meslek birlikleri arasında yer almadığını açıklamıştır. Bu nedenle, başvuranın sigortalılığı 15 Haziran 2023 tarihinde iptal edilmiştir. Başvuranın, sigortalılık durumunun geçerli sayılması için gerekli belgelerin onaylanmadığı belirtilse de, başvuranın yıllarca prim ödemesi yaptığı ve bu süre zarfında SGK’nın kendisini sigortalı kabul ettiği göz önünde bulundurulmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı hazırlamıştır. Bu karar doğrultusunda, başvuranın 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığının geçerli kabul edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması için SGK’ya tavsiyede bulunulmuştur. SGK’nın bu tavsiyeye uyması için 30 gün içerisinde işlem tesis etmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/556-S.24.878
BAŞVURU NO : 2023/14029
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sigortalılık işlemleri hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 01.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ek 6. maddesi
kapsamında 21/7/2016 tarihinde başlayan sigortalılığına ilişkin primlerini her ay düzenli olarak banka aracılığıyla ödediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından söz konusu sigortalılığına ilişkin olarak 2019 yılında evrak tamamlama dışında hiçbir uyarı yapılmadığını, buna rağmen Uluslararası Profesyonel
Müzisyenler Derneği kaşeli Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesinin 2013/11 sayılı Genelge ekinde yer alan meslek birlikleri tarafından onaylanmamış olduğu gerekçesiyle son yedi yıla ait sigortalı hizmetlerinin silindiğini, oysa 21/7/2016 – 21/7/2021 tarihleri arasını kapsayan sözleşmeyi 9/12/2019 tarihli ve sayı numarası ile Kuruma ibraz ettiğini, askerlik borçlanmasıyla 5600 sigorta gün sayısına sahip olarak 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamında emeklilik işlemlerinin yapılması için başvuruda bulunması üzerine 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptal edilerek Bağ-Kur sigortalılığı statüsüne çevrildiğini, bu durumda 58 yaşını doldurarak ya da sigortalı olarak üç buçuk yıl daha çalışması durumunda emekli olabileceğinin ifade edildiğini, ayrıca 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamında ödemiş olduğu primlerin Bağ-Kur’a çevrilmesi sırasında bir yıla yakın prim gün kaybının olduğunu, yine bu işlem nedeniyle genel sağlık sigortası borcu çıktığını, oysa Kurumun ilk başvuru yaptığında, eksik evrak veya mevzuata uygun olmayan bir durum var ise başvurusunu kabul etmemesi gerektiğini belirterek Kurum hatası nedeniyle yaşamakta olduğu mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 8/11/2023 tarihli
ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvuranın Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi’nin, Uluslararası Profesyonel
Müzisyenler Derneği tarafından onaylandığının anlaşıldığı, buna karşılık Uluslararası Profesyonel
Müzisyenler Derneğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 2012/1 sayılı
Genelge ekinde yer alan mesleki birlik/Bakanlık birimleri arasında sayılmadığı, bu nedenle 5510 sayılı
Kanun’un ek 6. maddesinin birinci fıkrası ile 2013/11 sayılı Genelge’nin ikinci kısım üçüncü bölümünde yer alan düzenlemeler gereği başvuranın sigortalılığının 15/6/2023 tarihinde iptal edildiği,
2.2) Öte yandan başvuranın 15/6/2023 tarihli ve sayılı dilekçesine istinaden 5510 sayılı
Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığı için ödediği primlerin 5510 sayılı Kanun’un 50.
maddesinde hüküm altına alınan isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60. maddesinde;
“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin
birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Dürüst davranma” başlıklı 2. maddesinde;
“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”
6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
6.1) “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde;
“Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar, …
hakkında da uygulanır.”
6.2) “Bazı kısmi süreli çalışanların sigortalılıkları” başlıklı ek 6. maddesinin birinci, ikinci, beşinci,
sekizinci ve onuncu fıkralarında;
“Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma aracı işyerleri ile 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanır.
Bu madde kapsamında sigorta hak ve yükümlülükleri; kendilerince veya kendilerini çalıştıranlar tarafından ya da çalışanların üye oldukları meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlarca bildirimin
Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, birinci fıkrada belirtilen şekildeki çalışma durumlarının son bulmasından itibaren sona erer.
…
Bu madde kapsamında ödenen primler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık olarak değerlendirilir. Ancak, ticari taksi ile dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarını işleten kişilerin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)
numaralı alt bendine tabi olmalarını gerektirecek nitelikte vergi mükellefi olmaları halinde, bu kişiler
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olurlar.
…
Kurum, bu madde kapsamındaki sigortalıların bu Kanunun diğer hükümlerine göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma durumlarını dikkate alarak prim ödeme gün sayılarını ve prim ödeme sürelerini belirlemeye, bu sigortalıları çalıştıranlara ve çalıştıranların bağlı olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara Kurumca belirlenecek süre içinde bu sigortalıların işe başlama ve işten ayrılışlarını bildirmeleri, bu madde veya bu Kanunun uzun vadeli sigorta kollarını ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında sigortalılık kontrolünden sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları süre içerisinde sigortalılıklarının devam edip etmediği ve Kurumca verilecek sigortalılık belgelerinin periyodik kontrolünü sağlama hususunda zorunluluk getirmeye yetkilidir.
…
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak, bu maddede aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu
Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.”
7) 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği’nin “Kısmi süreli çalışan şoför ve sanatçıların sigortalılıkları” başlıklı ek 2. maddesinin birinci, ikinci, dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarında;
“Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma aracı işyerleri ile Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanır.
Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamında sigorta hak ve yükümlülükleri; kendilerince veya kendilerini çalıştıranlar tarafından ya da bunların üye oldukları meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlarca bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, birinci fıkrada belirtilen şekildeki çalışma durumlarının son bulmasından itibaren sona erer.
…
Bu madde kapsamında ödenen primler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık olarak değerlendirilir.
…
Kurum, bu madde kapsamındaki sigortalıların Kanunun diğer hükümlerine göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma durumlarını dikkate alarak prim ödeme gün sayılarını ve prim ödeme sürelerini belirlemeye, bu sigortalıları çalıştıranlara ve çalıştıranların bağlı olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara Kurumca belirlenecek süre içinde bu sigortalıların işe başlama ve işten ayrılışlarını bildirmeleri, bu madde veya bu Kanunun uzun vadeli sigorta kollarını ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında sigortalılık kontrolünden sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları süre içerisinde sigortalılıklarının devam edip etmediği ve Kurumca verilecek sigortalılık belgelerinin periyodik kontrolünü sağlama hususunda zorunluluk getirmeye yetkilidir
Bu madde kapsamındaki sigortalılar, her aya ait primlerini takip eden ayın sonuna kadar Kuruma öderler.
Yasal süresi içinde ödenmeyen primlere Kanunun 89 uncu maddesi gereğince ödenme tarihine kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, prim tutarları izleyen ilk iş günü içinde Kuruma ödenir. Bu madde kapsamındaki sigortalıları çalıştıranlar sigortalıların işe başlama ve işten ayrılışlarını sigortalı işe başlama ve işten ayrılış tarihinden itibaren bir ay içinde Kurumca belirlenecek yöntemle bildirmekle yükümlüdür.
Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak, bu maddede aksine hüküm bulunmaması kaydıyla Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.”
8) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
yayımlanan 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Hakkında Genelge’nin
“Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamındaki Diğer Sigortalılar”
başlıklı İkinci Kısmı’nın “Kanunun Ek 6 ncı Maddesi Kapsamında Çalışanlar” başlıklı Üçüncü
Bölüm’ünün;
8.1) “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 1. maddesinin ikinci paragrafında;
“Ek 6 ncı madde kapsamında sigortalı olabilmek için;
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında tam süreli çalışmamak ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmamak,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine tabi sigortalı olmamak,
İsteğe bağlı sigortalı olmamak,
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalı olmamak,
Kendi sigortalılıklarından dolayı gelir veya aylık almamak şarttır.”
8.2) “Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli olarak çalışanlar” başlıklı
3. maddesinde;
“Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar sigortalı sayılmıştır. SSİY ekinde yer alan “Kanunun 4 üncü Maddesinin İkinci Fıkrasının (b) Bendi Kapsamında
Sayılan Sigortalılara İlişkin Uğraşı Alanı ve Çalışanları Gösterir Liste” (EK-4) ile bu kapsamda sayılan işler belirlenmiştir.
Kanuna eklenen ek 6 ncı madde ile 1/3/2011 tarihinden itibaren 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilenlerden Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı on günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından aylık 30 gün sigortalılık süresi üzerinden karşılığı olan prim ödemeleri suretiyle sağlanacak, bunlar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaktır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü 24/5/2012 tarihli ve 2012/8 sayılı Genelgesi (EK-14) ile “Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi”ni onaylatmak üzere başvuru yapılacak Bakanlık ilgili birimi ve meslek birliklerini, gereken belgelerin tespiti ve meslek birliği tarafından onaylanmaması halinde izlenecek yolun tespiti hususlarını düzenlemiştir.”
8.3) “Sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 3.1. maddesinde;
“Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamında sigortalı olmak isteyenler “Sanatçı Olarak Kısmi Süreli
Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” (EK-15) ile sanatçı ve işvereni arasında imzalanan kısmi süreli iş sözleşmesi ile ikamet edilen ilde bulunan SGİM/SGM’ye müracaat edeceklerdir. İşveren veya çalışanın bağlı olduğu meslek birliği veya sendika ya da Kültür ve Turizm Bakanlığının merkez veya taşra birimleri tarafından onaylanmamış “Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” işleme alınmayacaktır.
Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalıların ay içerisinde birden fazla işverenin veya ek 6 ncı madde kapsamında yeni bir işveren yanında çalışmaya başlamaları halinde, her bir işverenle yapmış oldukları kısmi süreli iş sözleşmeleri Kuruma ayrı ayrı verilecek, ancak ay içerisinde her bir sözleşme için prim ödenmeyip yalnızca aylık 30 gün sigortalılık süresi karşılığı prim ödenecektir.
Sigortalıları çalıştıran işverenler tarafından ya da üye oldukları meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlarca Kuruma bildirilmesi halinde sigortalılık bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacaktır.”
9) Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 24/5/2012
tarihli ve 2012/8 sayılı Genelge’de;
“Bakanlığımızca ek-1’de belirlenen uğraşı alanı ve çalışanlarını gösterir listede belirtilen kişilerin
“Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi”ni onaylatmak üzere başvuru yapacakları meslek birlikleri ve Bakanlığımızın ilgili birimleri Ek-1’de ayrı ayrı belirtilmiştir. Ancak başvuru sahibinin meslek birliği üyesi olması halinde, üyesi olduğu meslek birliği, Ek-1’de belirtilen listede “başvuru yapacakları meslek birlikleri” kısmında yer almasa bile bu meslek birliğine başvurulması mümkündür.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabul
edilmesi hususunda hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere başvuran, 5510 sayılı Kanun’un ek. 6. maddesi
kapsamındaki sigortalılığının geçerli kabul edilmesini talep etmektedir.
12) Bu noktada yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuatın incelenmesinden, 5510 sayılı Kanun’un
4. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanların 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamında sigortalı sayıldıkları anlaşılmaktadır. Mezkûr madde kapsamında sigortalı olmak isteyen kişiler öncelikle işvereni ile kısmi süreli iş sözleşmesi imzalamaktadırlar. Daha sonra bu kapsamdaki kişiler için örneği
Sosyal Güvenlik Kurumunca hazırlanmış olan “Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş
Bildirgesi” (EK-15) doldurularak, kendilerince veya kendilerini çalıştıranlar tarafından ya da çalışanların üye oldukları meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlarca Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimin yapıldığı tarihten itibaren sigorta hak ve yükümlülükleri başlatılmaktadır.
13) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesinin sekizinci fıkrasında Sosyal Güvenlik Kurumuna,
bu madde kapsamındaki sigortalıların Kanun’un diğer hükümlerine göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma durumlarını dikkate alarak, bu sigortalıları çalıştıranlara ve çalıştıranların bağlı olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara; Kurumca belirlenecek süre içinde bu sigortalıların işe başlama ve işten ayrılışlarını bildirmeleri, bu madde veya Kanun’un uzun vadeli sigorta kollarını ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında sigortalılık kontrolünden sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları süre içerisinde sigortalılıklarının devam edip etmediği ve Kurumca verilecek sigortalılık belgelerinin periyodik kontrolünü sağlama hususunda zorunluluk getirme yetkisi verilmiştir. Bu doğrultuda, mezkûr madde kapsamında sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlaması için Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara
Ait Giriş Bildirgesi’nin işveren veya çalışanın bağlı olduğu meslek birliği veya sendika ya da Kültür ve
Turizm Bakanlığının merkez veya taşra birimleri tarafından onaylanmış olması şartı aranmaktadır. Bu aşamadan sonra çalışan ile işvereni arasında imzalanan kısmi süreli iş sözleşmesi ve Sanatçı Olarak Kısmi
Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi çalışanın ikamet ettiği ilde bulunan sosyal güvenlik merkezine iletilerek, 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılıktan doğan hak ve yükümlülükler başlatılmaktadır.
14) Şu halde dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, başvuran ile TİP-TAP Köylüm Eğlence
Merkezi adına işveren/işveren vekili arasında 21/7/2016 başlangıç tarihli ve 21/7/2021 bitiş tarihli beş yıllık süreye ilişkin iş sözleşmesinin akdedildiği, Kurumca da başvuran adına düzenlenen Sanatçı Olarak
Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi esas alınarak 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki çalışması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığının 21/7/2016 tarihinden itibaren başlatıldığı görülmektedir. Bununla birlikte söz konusu
Bildirge ile birlikte verilmesi gereken 21/7/2016 – 21/7/2021 süresini kapsayan kısmi süreli iş sözleşmesinin 9/12/2019 tarihli ve sayılı belge ile Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği, bu doğrultuda başvuranın ek 6. madde kapsamındaki tescil kaydının 9/12/2019 tarihi olarak güncellendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan başvuranın 21/7/2016 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığa ilişkin düzenli prim ödemelerinin bulunduğu görülmekte olup, bu husus uyuşmazlık dışıdır. Yine başvuru dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, başvuranın ek 6. madde kapsamında sigortalı kabul edilmesine engel başkaca bir husus tespit edilemediği gibi bu yönde bir iddianın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
15) Diğer taraftan, başvuran adına düzenlenen ve 21/7/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi
kapsamındaki sigortalılığının başlatılmasına esas alınan Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş
Bildirgesi’nin Uluslararası Profesyonel Müzisyenler Derneği tarafından onaylandığının, Uluslararası
Profesyonel Müzisyenler Derneğinin ise Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 2012/8 sayılı Genelge ekinde yer alan mesleki birlik/Bakanlık birimleri arasında sayılmadığının anlaşılması üzerine başvuranın ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığı 15/6/2023 tarihinde Kurumca iptal edilmiştir. Şu halde 21/7/2016 tarihinde başlayan sigortalılığına istinaden düzenli prim ödemeleri bulunan, bu sigortalılığına ilişkin kısmi süreli iş sözleşmesini 9/12/2019 tarihinde Kuruma ibraz eden başvuranın
5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki çalışma sürelerine ilişkin sigortalılığının geçerli sayılıp
sayılmayacağı temel uyuşmazlık konusudur.
16) Bu aşamada ifade etmek gerekir ki, Anayasa’nın 60. maddesinde ifadesini bulan sosyal güvenlik
hakkının temini için Sosyal Güvenlik Kurumu oluşturulmuştur. Başta 5510 sayılı Kanun olmak üzere ilgili yasal düzenlemelerin öngördüğü sosyal güvenlik sistemi ise nimet – külfet dengesi üzerine kurulmuştur.
Bu doğrultuda, sosyal güvenlik hakkının hayata geçirilmesi ve sigortalıların sosyal güvenliklerinin sağlanması için öncelikle sigortalıların prim ödeme külfetine katlanması gerekmektedir. Sosyal güvenlik kurumları da yasal şartların oluşması durumunda gerekli sigorta ödemesini gerçekleştirmekle yükümlüdürler. Dolayısıyla bu nimet – külfet dengesinin bozulmaması için sigortalıların, yasal koşulları oluşmuş sigorta ödemelerini tam ve zamanında tahsil edebilmeleri gereklidir. Bu gereklilik ise sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı mümkün olduğunca yasal haklarını hatırlatma, bildirimde bulunma gibi birtakım ek ödevlerinin bulunduğu gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.
17) Öte yandan somut uyuşmazlığın çözümü açısından dürüstlük kuralına ilişkin hususların da
açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Zira dürüstlük kuralı, herkesin uyması gerekli olan genel ve objektif bir davranış kuralını ifade etmektedir. Bu noktada 4721 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlendiği haliyle, hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı iki genel ilke olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu ilkeler hukuk düzeninin, kişilere tanıdığı her bir hakkın kapsamı ile bunların kullanılmasının şartlarını ve şeklini ilgili hak yönünden en küçük ayrıntılara kadar düzenlemesinin imkânsızlığı karşısında, bütün hakların kullanılmasında dikkate alınacak genel bir sınırlama koyma ihtiyacından doğmuştur. Bu nedenle, hakların kullanılmasında ve borçların ifasında uyulması gereken dürüstlük kuralı ve hakların genel sınırlarını oluşturan hakkın kötüye kullanılması yasağı, kamu düzeni ihtiyaç ve gerekleri nedeniyle konulmuş kurallardır.
18) Diğer taraftan zaman zaman uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan, her iki tarafın menfaatleri arasında
denge kurmayı amaçlayan ve kaynağını dürüstlük kuralından alan güven teorisine de değinmek gerekir.
Kendine özgü mahiyet arz eden güven sorumluluğu, bir kişinin veya kuruluşun davranışlarıyla başkalarında yarattığı haklı beklentiler nedeniyle oluşan güven ilişkisinden kaynaklanır. Temeli Alman
Borçlar Kanunu’nda yer alan, borçlar hukuku mevzuatımızda düzenlemesi bulunmamakla birlikte gerek
Türk hukukunda gerekse İsviçre hukukunda kendisine uygulama yeri bulan bu teori bir kimsenin kendi yarattığı dış görünüşün meydana getirdiği sonuçlara kendisinin katlanmasının gerekliliğine, aksi yönde bir düşüncenin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği kabulüne dayanır. Bu kapsamda yorum sırasında güven teorisinin uygulanması 4721 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesinin gereğidir. Kanunun getirdiği güvenin korunmasına ilişkin hükümler yanında, tarafların sözlü veya yazılı davranışları da bu güven ortamını sağlayabilir. Sağlanan güvenin, güven sorumluluğu kapsamında, hukuken korunması gerekir. Güven sorumluluğunda taraflar birbirlerinden bekledikleri güveni boşa çıkarmamalıdır. Bu itibarla güven teorisi hukuki güven, istikrar ve hakkaniyet düşüncesini esas alır.
Nitekim hukukun bir amacı da kişilerin gerek birbirleriyle gerekse devletle olan ilişkilerde güven ve sürekliliği sağlamaktır. Yasaya aykırı sakat bir işlemin uzun bir süre sonra geri alınması adalet, hakkaniyet, kamu düzeni ve istikrar ilkelerine dolayısıyla hukuka aykırı olur. Güven teorisi gereği topluma ve kişiye hizmetle yükümlü bir hukuk devleti, kişiye haksızlık yapmamak ve kendisinin yararlandığı bir süreden
kişiyi de yararlandırmak zorundadır. (Bk. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun; 11/11/2009 tarihli ve E:
2009/412, K: 2009/510; 3/2/2010 tarihli ve E: 2010/23, K: 2010/59; 19/12/2019 tarihli ve E: 2015/2372 sayılı kararları)
19) Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince öncelikle ifade edilmelidir ki, başvuru dosyası
kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden başvuranın 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamında sigortalılığının başlatılmasında Kurumu yanıltıcı yönde davranışı veya beyanı tespit edilemediği gibi bu amaçla gerçeğe aykırı bir belge ibrazı sunulduğu yönünde herhangi bir iddia da öne sürülmüş değildir.
Başvuran sigortalı olduğu inancıyla yıllardır primlerini ödemiş, Kurumda primleri tahsil edip uzun süre kullanmış ve bu yönde sigortalılık ilişkisi 21/7/2016 tarihinden yaşlılık aylığı tahsis talebinden sonraki 15/6/2023 tarihli iptal işlemine kadar devam etmiştir.
20) Hal böyle olunca; başvuranın ek 6. madde kapsamındaki sigortalılık işlemleri için Sanatçı Olarak
Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi’nin alt düzenleyici işlemlere uygun olarak onaylanmadığı kabul edilse bile, Kurumun da bilgilendirme ödevini yerine getirmediği ortadadır. Nitekim sonradan sigortalılık başlangıcı için yeterli görülmeyen Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirge ile başvuran yaklaşık yedi yıl boyunca sigortalı kabul edilmiş, başvuran da bu süre içerisinde sigortalı olduğu inancı ile hareket etmiştir. Kurumun, bu süre içerisinde başvurana yapacağı bir bildirimle sigortalılığı yönünden eksik bulduğu hususları tamamlatabilecek iken yaklaşık yedi yıl sonra ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığını iptal etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirgindir.
21) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi
kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinden
itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılığının geçerli kabul edilerek gerekli işlemlerin yapılmasına yönelik işlem tesis edilmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi